Bir kişi gözaltına alınmış veya tutuklanmış, daha sonra hakkında kovuşturmaya yer olmadığına ya da beraatine karar verilmiş olabilir. Böyle bir durumda ilk sorulardan biri, özgürlüğünün sınırlandığı dönem için tazminat isteyip isteyemeyeceğidir.

Günlük dilde “haksız tutuklama tazminatı” denilse de Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) yalnız tutuklamayı değil; yakalama, gözaltı, uzun tutukluluk, bazı adli kontrol tedbirleri, arama ve elkoyma gibi işlemlerden doğan zararları da düzenler. Her başvurunun şartı ve yapılacağı yer aynı değildir.

Özellikle 1 Haziran 2024 tarihinde yürürlüğe giren görev değişikliği önemlidir. Beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı nedeniyle yapılacak bazı başvurular artık ağır ceza mahkemesine değil Tazminat Komisyonuna yapılmaktadır. Bu yazıda kimlerin tazminat isteyebileceği, nereye ve hangi sürede başvurulacağı, maddi ve manevi tazminatın nasıl belirlendiği açıklanmaktadır.

“Haksız tutuklama” hukuken ne anlama gelir?

“Haksız tutuklama” CMK'da tek bir başlık altında tanımlanan bağımsız bir dava sebebi değildir. Bu ifade uygulamada farklı hukukî durumları anlatmak için kullanılır.

İlk durum, kişinin kanundaki tutuklama şartları bulunmadan tutuklanmasıdır. Örneğin kişiyi suçlamayla ilişkilendiren kuvvetli şüpheyi gösteren somut deliller veya kaçma ve delilleri etkileme tehlikesi yoksa CMK m. 141/1-a gündeme gelebilir.

İkinci durum, yakalama veya tutuklama kararı verildiği tarihte kanuna uygun olsa bile soruşturmanın kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla ya da davanın beraatle sonuçlanmasıdır. Bu hâl CMK m. 141/1-e'de ayrıca düzenlenmiştir. Anayasa Mahkemesinin Gülseren Çıtak kararında açıkladığı üzere, bu bent kapsamında tazminat istenebilmesi için yakalama veya tutuklamanın baştan hukuka aykırı olduğunun ayrıca ispatlanması gerekmez.

Bu ayrım yalnız teorik değildir. Başvurunun Tazminat Komisyonuna mı yoksa ağır ceza mahkemesine mi yapılacağını doğrudan etkiler.

İlgili incelemeTutuklama Şartları Nelerdir?

Tutuklama nedeniyle hangi durumlarda tazminat istenebilir?

CMK m. 141, tazminat sebeplerini tek tek sayar. Tutuklama ve özgürlüğün sınırlanması bakımından en sık karşılaşılan durumlar şunlardır:

  • Şartların bulunmamasıKanunda aranan şartlar bulunmadan yakalanma, tutuklanma veya tutukluluğun devamına karar verilmesi.
  • Gözaltı süresinin aşılmasıKişinin kanuni gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmaması.
  • Haklardan yararlandırılmamaKanuni haklar hatırlatılmadan veya bu haklardan yararlanma isteği karşılanmadan tutuklanma.
  • Makul sürenin aşılmasıKanuna uygun tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii önüne çıkarılmama veya makul sürede hüküm verilmemesi.
  • Beraat veya kovuşturmamaKanuna uygun yakalama veya tutuklamadan sonra kovuşturmaya yer olmadığı ya da beraat kararı verilmesi.
  • Sürenin cezayı aşmasıGözaltı ve tutukluluk süresinin verilen hapis cezasından fazla olması veya suçun yalnız para cezasını gerektirmesi nedeniyle para cezasına hükmedilmesi.
  • Bildirim yapılmamasıYakalama veya tutuklama nedenleri ile suçlamanın kişiye açıklanmaması ya da durumun yakınlarına bildirilmemesi.
  • Bazı adli kontrollerKonutu terk etmeme veya belirli bir yerde tedavi ve rehabilitasyon yükümlülüğünden sonra kovuşturmaya yer olmadığı ya da beraat kararı verilmesi.

Arama ve elkoyma nedeniyle tazminat da aynı maddede düzenlenir; ancak bu yazının odağı özgürlüğü doğrudan sınırlayan tedbirlerdir.

Başvuru Tazminat Komisyonuna mı, ağır ceza mahkemesine mi yapılır?

Başvurudan önce tazminat talebinin CMK m. 141'in hangi bendine dayandığı belirlenmelidir. Aşağıdaki tablo, 1 Haziran 2024 ve sonrasında yapılan başvurulardaki görev ayrımını göstermektedir:

Talebin dayanağıBaşvuru merciiHangi durumu kapsar?
CMK m. 141/1-eTazminat KomisyonuYakalama veya tutuklamadan sonra kovuşturmaya yer olmadığı ya da beraat kararı verilmesi.
CMK m. 141/1-fTazminat KomisyonuTutukluluk süresinin verilen cezayı aşması veya suç nedeniyle yalnız para cezasına hükmedilmesi.
CMK m. 141/1-lTazminat KomisyonuKonutu terk etmeme ya da tedavi yükümlülüğünden sonra kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararı verilmesi.
Diğer CMK m. 141 sebepleriAğır ceza mahkemesiTutuklama şartlarının bulunmaması, uzun tutukluluk, hakların bildirilmemesi, ölçüsüz arama veya hukuka aykırı elkoyma gibi diğer sebepler.

Bu değişiklik nedeniyle eski tarihli bir internet yazısında bütün talepler için ağır ceza mahkemesinin gösterilmesi güncel olmayabilir. Tazminat Komisyonu Başkanlığının resmî açıklaması da CMK m. 141/1-e, f ve l kapsamındaki istemlerin 1 Haziran 2024'ten sonra Komisyonun görevinde olduğunu belirtmektedir.

Yanlış mercie başvurulması başvurunun kendiliğinden kaybedileceği anlamına gelmez. Komisyonun görevindeki bir istem ağır ceza mahkemesine verilmişse dosya Komisyona gönderilir. Dilekçede hem Komisyonun hem mahkemenin görevine giren sebepler birlikte ileri sürülmüşse ağır ceza mahkemesi kendi görevindeki talepleri inceler, diğer kısmı ayırarak Komisyona yollar.

Beraat eden herkes tazminat alabilir mi?

Beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı, CMK m. 141/1-e kapsamında tazminat isteme hakkı doğurur. Beraat kararının “delil yetersizliği” gerekçesine dayanması bu hakkı kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Kanun, beraat gerekçeleri arasında ayrım yapmaz.

Ancak “beraat ettim, bu nedenle otomatik olarak belirli bir miktar ödenir” şeklinde bir kural yoktur. Öncelikle kararın kesinleşmesi, başvurunun süresinde yapılması ve tazminat istenemeyecek hâllerden birinin bulunmaması gerekir. Maddi zarar ayrıca belgelenir; manevi tazminatın miktarı ise tutukluluğun süresi ve kişinin yaşamındaki etkiler dikkate alınarak belirlenir.

  • Tazminat isteme hakkı doğmuş mu?
    Kararın türü, kesinleşme, süre ve CMK m. 144'teki sınırlamalar incelenir.
  • Zararın miktarı ne kadar?
    Maddi kayıp belgelerle, manevi zarar ise özgürlük kaybının kişisel etkileriyle değerlendirilir.
  • Beraat ilk sorunun cevabını etkiler; ikinci sorunun cevabı ise dosyadaki zarar ve kişinin koşullarına göre verilir.

    Haksız tutuklama tazminatında başvuru süresi nedir?

    Başvuru, kararın veya hükmün kesinleştiğinin kişiye tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içinde yapılmalıdır. Ayrıca kesinleşme tarihini izleyen bir yıllık üst süre vardır. Bu bir yıllık süre, karar kişiye geç bildirilmiş olsa bile önemini korur.

    Süre hesabında şu üç tarih birbirine karıştırılmamalıdır:

    1. Beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararının verildiği tarih
    2. Kararın kesinleştiği tarih
    3. Kesinleşmenin ilgiliye tebliğ edildiği tarih

    Kararın verilmesi ile kesinleşmesi aynı şey değildir. Kesinleşme, karara karşı olağan kanun yolunun kalmaması anlamına gelir. Üç aylık sürenin hesabında yalnız karar günü esas alınmaz; kesinleşmenin ne zaman ve nasıl bildirildiği dosyadan kontrol edilmelidir.

    CMK m. 141/1-e dışındaki bazı tazminat sebeplerinde ceza davasının bitmesini beklemek gerekmez. Örneğin kanuni gözaltı süresinin aşılması veya yakınlara bildirim yapılmaması gibi bir hukuka aykırılık, işlem gerçekleştiği anda belirlenebilir. Yargıtay 12. Ceza Dairesinin E. 2022/5588, K. 2026/3544 sayılı kararı da farklı tazminat sebeplerinin kesinleşme şartı bakımından ayrı ayrı incelenmesi gerektiğini göstermektedir.

    Başvuruda hangi bilgi ve belgeler bulunmalıdır?

    Başvuruda yalnızca “haksız yere tutuklandım ve mağdur oldum” denilmesi yeterli değildir. Uygulanan tedbir, süre ve zarar anlaşılır biçimde ortaya konmalıdır.

    • Kimlik ve adresBaşvuranın açık kimliği, adresi ve iletişim bilgileri.
    • Tedbir tarihleriYakalama, gözaltı, tutuklama, tahliye ve varsa adli kontrol tarihleri.
    • Kesinleşmiş kararKovuşturmaya yer olmadığı, beraat veya mahkûmiyet kararının örneği ile kesinleşme bilgisi.
    • Ayrı taleplerMaddi ve manevi tazminat taleplerinin türü ve miktarı.
    • Maddi zarar belgeleriGelir kaybı, ücret kesintisi, iş veya meslek kaydı ve doğrudan giderleri gösteren belgeler.
    • Kişisel etkiTutukluluğun sağlık, aile, çalışma ve sosyal yaşam üzerindeki etkisini gösteren bilgiler ve belgeler.
    • Hukukî dayanakTazminat talebinin CMK m. 141'in hangi bendine dayandığına ilişkin açıklama.

    Dilekçedeki zorunlu bilgi ve belgeler eksikse tamamlanması için bir aylık süre verilir. Bu sürede eksiklik giderilmezse istem reddedilebilir. Komisyonun görevindeki talepler için Adalet Bakanlığının yayımladığı Koruma Tedbirleri Yönünden Başvuru Formu da kullanılabilir.

    Maddi tazminat nasıl hesaplanır?

    Maddi tazminatın amacı, özgürlük kısıtlanmasaydı kişinin malvarlığının bulunacağı durum ile fiilen bulunduğu durum arasındaki farkı karşılamaktır. Bu nedenle her dosyada aynı rakamı üreten bir hesaplama formülü yoktur.

    İncelenebilecek başlıca zarar kalemleri şunlardır:

    • Tutukluluk döneminde alınamayan ücret veya meslek geliri
    • Tedbir nedeniyle doğrudan ortaya çıkan ve belgelenebilen giderler
    • Tedbirle doğrudan bağlantısı ve gerçekleştiği gösterilebilen diğer mali kayıplar
    • Somut belgelerle ortaya konabilen kazanç kaybı

    Gelirin bordro, vergi kaydı, banka hareketi, sözleşme veya meslek kaydıyla gösterilmesi hesabı somutlaştırır. Gelir kanıtlanamıyorsa Yargıtay uygulamasında tutuklu kalınan dönemdeki net asgari ücretin esas alındığı kararlar vardır. Bu yaklaşım, gelir belgesi sunulmasının gereksiz olduğu anlamına gelmez. Gerçek gelir güvenilir belgelerle gösterilebiliyorsa değerlendirme buna göre yapılabilir.

    Varsayımsal kazançlar aynı şekilde kabul edilmez. “Tutuklanmasaydım kesin olarak bu işi alacaktım” veya “şu göreve atanacaktım” biçimindeki ihtimallerin somut verilerle desteklenmesi gerekir. Yargıtay 12. Ceza Dairesinin E. 2022/7202, K. 2026/3499 sayılı kararı, maddi zararın somut ve belirli olması gerektiğini vurgular.

    Öte yandan tutukluluk dönemine ait maaş veya mali haklar sonradan eksiksiz ödenmişse aynı zarar ikinci kez tazmin edilmez. Yargıtay 12. Ceza Dairesinin E. 2022/6976, K. 2026/3188 sayılı kararında da sonradan iade edilen maaş ödemeleri bu yönüyle ele alınmıştır. Bu durum manevi tazminat istenmesine engel değildir; yalnız maddi zarar hesabını etkiler.

    Manevi tazminat miktarı nasıl belirlenir?

    Manevi tazminat, özgürlükten yoksun kalmanın kişide ve yaşamında doğurduğu manevi zararı karşılamaya yöneliktir. Bunun için günlük veya aylık sabit bir tarife bulunmaz.

    Yargıtay kararlarında özellikle şu unsurlar dikkate alınmaktadır:

    • Gözaltı ve tutuklulukta geçen süre
    • Kişiye yöneltilen suçlamanın niteliği
    • Tutuklamaya neden olan olayın oluş biçimi
    • Kişinin sosyal ve ekonomik durumu
    • Tutuklamanın aile, çalışma ve sosyal yaşama etkisi
    • Tazminatın karar kesinleşinceye kadar faizle ulaşacağı değer

    Bu ölçütler bir puan tablosu oluşturmaz. Aynı süre tutuklu kalan iki kişinin uğradığı manevi zarar aynı olmayabilir. Sağlık sorunu, küçük çocuğundan ayrı kalma, meslekî itibarın etkilenmesi veya tutukluluk koşulları gibi kişiye özgü durumlar açıklanmalı ve mümkünse belgelenmelidir.

    Yargıtay 12. Ceza Dairesinin E. 2022/7316, K. 2026/3584 ve E. 2022/6551, K. 2026/3460 sayılı güncel kararlarında da bu ölçütlerden uzak ve eksik kalan manevi tazminat miktarları bozma nedeni yapılmıştır.

    Anayasa Mahkemesi, derece mahkemelerinin miktarı belirlerken takdir yetkisi bulunduğunu kabul etmektedir. Bununla birlikte ihlalle açıkça orantısız, önemsiz veya yalnız sembolik kalan bir miktar tazminat hakkını etkisiz hâle getirebilir. B. No. 2022/32033 sayılı kararda da miktarın somut olayın kendine özgü şartları içinde ciddi bir karşılık oluşturması gerektiği açıklanmıştır.

    Kimler tazminat isteyemez?

    CMK m. 144 bazı durumlarda tazminat hakkını sınırlar. Başlıca örnekler şunlardır:

    • Gözaltı veya tutukluluk süresinin başka bir mahkûmiyetten tamamen mahsup edilmiş olması.
    • Sonradan yürürlüğe giren lehe bir kanun nedeniyle durumun tazminat istemeye uygun hâle gelmesi.
    • Genel veya özel af, şikâyetten vazgeçme, uzlaşma ve kanunda sayılan benzer sebeplerle kovuşturmaya yer olmadığına veya davanın düşmesine karar verilmesi.
    • Kusur yeteneğinin bulunmaması nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi.
    • Kişinin gerçeğe aykırı biçimde suçu işlediğini veya suça katıldığını söyleyerek kendi gözaltına alınmasına ya da tutuklanmasına neden olması.

    Bu sınırlamalar özellikle CMK m. 141/1-e kapsamındaki taleplerde önemlidir. Somut olayın m. 144'teki hangi duruma girip girmediği, kararın gerekçesi ve dosyanın bütünü üzerinden değerlendirilmelidir.

    Başvuru nasıl incelenir ve karara nasıl itiraz edilir?

    Tazminat Komisyonu, başvuruyu ve belgeleri inceler; gerekli görürse araştırma yaptırabilir veya bilirkişi incelemesi isteyebilir. Komisyon kararına karşı tebliğden itibaren on beş gün içinde, Komisyon aracılığıyla Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir. Bu mahkemenin kararı kesindir.

    Ağır ceza mahkemesinin görevine giren taleplerde ise mahkeme dilekçeyi Hazine temsilcisine bildirir, gerekli araştırmayı yapar ve duruşmalı olarak karar verir. Karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi dosyayı esas yönünden karara bağlar ve verdiği karar kesindir.

    Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de Aydın/Türkiye kararında, AİHS m. 5'in ihlal edilmesi durumunda uygulanabilir bir tazminat yolunun bulunması gerektiğini vurgulamıştır. Bir başvuru yolunun yalnız kanunda yazması değil, ileri sürülen ihlali gerçekten inceleyebilmesi önemlidir.

    Başvuru yolu ve sonraki kanun yolu aynı olmadığı için, dilekçenin hangi tazminat sebebine dayandığı baştan açıkça gösterilmelidir.

    Kısa ve doğrudan yanıtlar

    Haksız tutuklama tazminatı hakkında sık sorulan sorular

    Beraat kararı tutuklamanın baştan hukuka aykırı olduğunu mu gösterir?

    Her zaman değil. Tutuklama kararı verildiği tarihte kanuni şartlar bulunmuş olabilir. Ancak CMK m. 141/1-e, daha sonra beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesini ayrıca bir tazminat sebebi kabul eder. Bu bent kapsamında ilk kararın hukuka aykırılığını ayrıca ispatlamak gerekmez.

    Haksız tutuklama tazminatı için kararın kesinleşmesi gerekir mi?

    Beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararına dayanan CMK m. 141/1-e başvurusunda kararın kesinleşmesi gerekir. Kanuni gözaltı süresinin aşılması veya hakların bildirilmemesi gibi bazı diğer tazminat sebeplerinde ise ceza davasının sonucunu beklemek zorunlu değildir.

    Haksız tutuklama tazminatı ne kadardır?

    Sabit bir miktar veya herkese uygulanan günlük tarife yoktur. Maddi tazminat kanıtlanabilen gerçek mali kayba; manevi tazminat ise tutukluluk süresi, suçlamanın niteliği ve olayın kişinin yaşamındaki etkisine göre belirlenir.

    İnternetteki tazminat hesaplama araçları doğru sonuç verir mi?

    Tek başına güvenilir bir sonuç vermez. Net asgari ücret bazı dosyalarda maddi zarar hesabında kullanılabilir; ancak bu yalnız bir uygulama ölçütüdür. Gerçek gelir, sonradan yapılan ödemeler, somut giderler ve manevi zararın kişisel etkileri görülmeden doğru bir toplam hesaplanamaz.

    Çalışan kişi tutukluluk döneminde maaşını aldıysa tazminat isteyebilir mi?

    Maaş eksiksiz ödenmişse aynı ücret maddi zarar olarak ikinci kez istenemez. Başka bir somut maddi kayıp varsa ayrıca incelenebilir; özgürlükten yoksun kalmanın manevi etkileri de bağımsız olarak değerlendirilir.

    Ev hapsi nedeniyle tazminat istenebilir mi?

    Konutu terk etmeme şeklindeki adli kontrolden sonra kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararı verilmesi, 1 Haziran 2024'te yürürlüğe giren CMK m. 141/1-l kapsamında tazminat sebebi olabilir. Bu başvuru Tazminat Komisyonuna yapılır.

    Yanlış yere başvuru yapılırsa talep reddedilir mi?

    Görevli merci konusunda yanılma talebin kendiliğinden reddedilmesini gerektirmez. Komisyonun görevindeki talep ağır ceza mahkemesine verilmişse dosya Komisyona gönderilir. Karma taleplerde ise görev alanları ayrılarak inceleme yapılır.

    Tazminat başvurusu için avukat zorunlu mudur?

    Kanun başvurunun mutlaka avukatla yapılmasını şart koşmaz. Bununla birlikte görev ayrımı, süre, dayanak bent ve zarar kalemleri birbirinden farklı olduğu için başvurunun dosyaya özgü hazırlanması gerekir.

    Sonuç

    Doğru hukukî sebep, doğru merci ve somut zarar

    Haksız tutuklama nedeniyle tazminatta ilk yapılması gereken, yalnız beraat kararına bakmak değil, talebin CMK m. 141'in hangi bendine dayandığını belirlemektir. Çünkü tazminat hakkının şartları, kararın kesinleşmesinin gerekip gerekmediği ve başvurunun yapılacağı yer bu ayrıma göre değişir.

    Beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararına dayanan başvurular 1 Haziran 2024'ten sonra Tazminat Komisyonunun görevindedir. Tutuklama şartlarının bulunmaması, uzun tutukluluk veya başka bir usul güvencesinin ihlali ileri sürülüyorsa ağır ceza mahkemesi görevli olabilir. Süre her iki yol bakımından da önemlidir: kesinleşmenin tebliğinden itibaren üç ay ve her durumda kesinleşmeden itibaren bir yıl.

    Tazminat miktarı da hazır bir formülden çıkarılamaz. Maddi zarar belge ve doğrudan nedensellik bağıyla; manevi zarar ise özgürlük kaybının süresi ve kişinin yaşamında oluşturduğu gerçek etkiyle açıklanmalıdır. Etkili bir başvuru, hem doğru hukukî sebebe hem de zararı görünür kılan somut bilgilere dayanır.

    İlgili incelemeTutukluluk Süresi Ne Kadardır? İlgili incelemeTutukluluğa İtiraz Süresi ve İtiraz Usulü İlgili çalışma alanıCeza Hukuku
    Araştırma notu

    Kaynak seçimi ve güncellik

    CMK m. 141-144 ile 6384 sayılı Kanunun güncel metni; yedi Yargıtay kararının tam metni; AYM ve AİHM kararları; biri doktora olmak üzere dört lisansüstü tezin ilgili bölümleri ve akademik çalışmalar karşılaştırılmıştır. Eski kaynaklardaki görev bilgileri 1 Haziran 2024 değişikliğiyle güncellenmiştir.

    Seçili resmî ve akademik kaynaklar

    Kaynakça

    1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 141-144 ve Geçici m. 6
    2. 6384 sayılı Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun
    3. Tazminat Komisyonu Başkanlığı, görev alanları
    4. AYM, Gülseren Çıtak [GK], B. No. 2020/1554, 27/4/2023
    5. AYM, B. No. 2022/32033, tazminat miktarının yeterliliği
    6. AİHM, Aydın/Türkiye, B. No. 43654/05, 16/5/2017
    7. Yargıtay 12. CD, E. 2026/540, K. 2026/3575, 8/4/2026.
    8. Yargıtay 12. CD, E. 2022/7316, K. 2026/3584, 8/4/2026.
    9. Yargıtay 12. CD, E. 2022/6551, K. 2026/3460, 7/4/2026.
    10. Yargıtay 12. CD, E. 2022/7202, K. 2026/3499, 7/4/2026.
    11. Yargıtay 12. CD, E. 2026/870, K. 2026/3184, 1/4/2026.
    12. Yargıtay 12. CD, E. 2022/6976, K. 2026/3188, 1/4/2026.
    13. Yargıtay 12. CD, E. 2022/5588, K. 2026/3544, 8/4/2026.
    14. Emrullah Aycı, Ceza Yargılamasında Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat, İstanbul Kültür Üniversitesi, doktora tezi, 2012.
    15. Esra Güngör, Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat, Marmara Üniversitesi, yüksek lisans tezi, 2019.
    16. Seydi Çetin, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na Göre Tutuklama ve Haksız Tutuklama Tazminatı, Marmara Üniversitesi, yüksek lisans tezi, 2024.
    17. Gürsel Yalvaç, “Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat”, Ceza Hukuku ve Kriminoloji Dergisi, C. 3, S. 2, 2015, s. 267-306
    18. Can Ceylan, “Yargıtayın Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat Davalarında Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu Uygulamasının Bir Eleştirisi”, Sakarya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 13, S. 2, 2025, s. 978-992