Hâkim, tutuklama kararını birbirini tamamlayan şartlar üzerinden kurar. Dosyada somut delillere dayalı kuvvetli suç şüphesi, kanunî bir tutuklama nedeni ve özgürlüğü sınırlamayı gerekli kılan ölçülülük birlikte bulunur; adli kontrol aynı riski karşılıyorsa hâkim daha hafif tedbiri seçer.

Tutuklama bir ceza değil, soruşturma veya kovuşturma sürerken muhakemeyi koruyan geçici bir tedbirdir. Bu niteliği nedeniyle karar, suçun adından değil dosyanın o günkü delil ve risklerinden hareket eder.

CMK 100 şartları tek bir karar zinciri oluşturur

  1. Kuvvetli suç şüphesiSomut deliller kişiyi isnat edilen fiille güçlü biçimde ilişkilendirir.
  2. Tutuklama nedeniKişinin kaçması veya delillere müdahale etmesi yönündeki güncel tehlike olgularla açıklanır.
  3. ÖlçülülükÖzgürlük üzerindeki ağır müdahale, dosyadaki risk ve beklenen yaptırımla karşılaştırılır.
  4. Adli kontrol karşılaştırmasıHâkim, belirlenen riski hangi daha hafif yükümlülüğün karşılayıp karşılamayacağını inceler.
  5. Kanunî sınır ve gerekçeTutuklama yasağı kontrol edilir; yetkili hâkim veya mahkeme her basamağı kişiye özgü gerekçeyle karara bağlar.

Bu zincirde delil, kişinin isnat edilen fiille bağını; tutuklama nedeni ise kişi serbest kaldığında muhakemenin karşılaşacağı tehlikeyi açıklar. Hâkim iki ayrı soruya iki ayrı dayanak gösterir.

Somut delil kişi ile isnat edilen fiil arasında bağ kurar

Kuvvetli suç şüphesi, kolluğun veya savcılığın kanaatinden daha fazlasını gerektirir. Hâkim tanık anlatımı, belge, görüntü, iletişim veya dijital veri gibi delilin kime ait olduğunu, güvenilirliğini ve isnat edilen olayla ilgisini gösterir.

Örneğin iki kişi arasındaki görüşme kaydı ancak görüşmenin zamanı, içeriği ve olayla bağlantısı açıklandığında kararın parçası olur. Delilin yalnız adını sıralamak, kişi ile fiil arasındaki bağı kurmaz.

Delil ölçüsüSomut delil şartını ayrıntılı inceleyin

Tutuklama nedeni kaçma veya delile müdahale riskini gösterir

CMK m. 100/2, kişinin kaçması, saklanması veya kaçacağını gösteren olgular ile delilleri yok etme, gizleme, değiştirme ya da tanık ve mağdur üzerinde baskı kurma girişimini tutuklama nedeni sayar. Hâkim riskin güncel kaynağını ve kişinin bu riski nasıl gerçekleştirebileceğini açıklar.

Katalog suçlarda CMK m. 100/3, somut delillere dayalı kuvvetli şüphe bulunması hâlinde tutuklama nedenini varsayma yetkisi verir. Hâkim yine dosyadaki olguları, ölçülülüğü ve adli kontrolü inceleyerek karar verir.

Risk ölçüsüKaçma ve delilleri etkileme tehlikesini inceleyin Kanunî listeKatalog suçların tutuklamadaki işlevini görün

Hâkim tutuklamayı adli kontrol seçenekleriyle karşılaştırır

Ölçülülük, özgürlük üzerindeki müdahalenin korunmak istenen muhakeme amacına uygun ağırlıkta olmasını sağlar. Cumhuriyet savcısı tutuklama talebinde adli kontrolün neden yetersiz kalacağını açıklar; hâkim de bu karşılaştırmayı kararında kurar.

Yurt dışına çıkış yasağı kaçma riskine, belirli kişi veya yerlere yaklaşmama delillere müdahale riskine cevap verebilir. Hâkim, somut riski karşılayan yükümlülüğü seçebiliyorsa tutuklama yerine adli kontrol uygular.

Daha hafif tedbirAdli kontrol yükümlülüklerini karşılaştırın

Kanunî yasak ve yetkili merci kararın son kapısını oluşturur

CMK m. 100/4 uyarınca yalnız adli para cezasını gerektiren suçlarda tutuklama uygulanmaz. Vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenen suçlar hariç, kanundaki hapis cezasının üst sınırı iki yılı aşmayan suçlar da bu yasağın içindedir.

Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı talepte bulunur, sulh ceza hâkimi karar verir. Kovuşturma evresinde davaya bakan mahkeme savcının talebi üzerine veya kendiliğinden karar kurar. Kolluk ve savcı doğrudan tutuklama kararı vermez.

Şüpheli veya sanık sorguda müdafi yardımından yararlanır. Hâkim veya mahkeme kararın bir örneğini kişiye verir ve itiraz yolunu gösterir. Kaçak olduğu usulüne uygun biçimde belirlenen sanık hakkında CMK m. 247/5, yoklukta tutuklama kararı verilebilmesine ilişkin özel kuralı içerir.

Her inceleme karar tarihindeki güncel dosyaya dayanır

Tanığın dinlenmesi, dijital verinin kopyalanması veya belgenin ele geçirilmesi müdahale riskini azaltabilir. Kişinin çağrılara ve adli kontrol yükümlülüklerine uyması kaçma riskine ilişkin değerlendirmeyi değiştirebilir. Yeni delil, yükümlülük ihlali veya tanığa ulaşma girişimi ise farklı bir sonuca dayanak olabilir.

Bu nedenle hâkim tutukluluğun devamında önceki kararın cümlelerini aktarmakla yetinmez; delili, riski ve adli kontrol seçeneklerini inceleme günündeki bilgilerle yeniden kurar.

Sürenin etkisiAzami ve makul tutukluluk süresini inceleyin

Karar beş bağlantıyı görünür kılar

  1. 1

    Hangi delil kişiyi hangi fiille ilişkilendiriyor?

  2. 2

    Kişi serbest kaldığında hangi güncel risk doğuyor?

  3. 3

    Bu risk karşısında tutuklama neden ölçülü kalıyor?

  4. 4

    Hangi adli kontrol seçeneği neden yetersiz kalıyor?

  5. 5

    Kanunî yasak ve usul şartları kararda nasıl karşılanıyor?

Başlıca kaynaklar

  1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 100, 101 ve 247
  2. AYM, Ali Sarıpınar [GK], B. No: 2013/5973, 2/12/2015
  3. AYM, E.E.T., B. No: 2021/35038, 11/7/2024
  4. AYM, Selçuk Akbulut, B. No: 2022/100171, 14/5/2025
  5. AİHM, Buzadji/Moldova Cumhuriyeti [BD], B. No: 23755/07, 5/7/2016