Cumhuriyet savcısı, topladığı deliller suçun işlendiği konusunda yeterli şüphe oluşturduğunda iddianame düzenler. Mahkemenin iddianameyi kabul etmesiyle kamu davası açılır; kişi şüpheli sıfatından sanık sıfatına geçer ve kovuşturma evresi başlar.

Mahkeme, iddianameyi ve soruşturma dosyasını teslim aldığı tarihten itibaren on beş gün içinde inceler. Kanunda sayılan bir eksiklik saptarsa dosyayı Cumhuriyet Başsavcılığına geri gönderir; kabul kararı verirse duruşma hazırlığını başlatır. Suçluluk hakkında hükmü ise delilleri duruşmada tartıştıktan sonra kurar.

Dosya kaydındaki üç aşama

UYAP veya tebligatta görülen kayıt, dosyanın hangi makamda bulunduğunu gösterir:

  • İddianame hazırlandıCumhuriyet savcısı suçlama belgesini tamamlamıştır; dosya soruşturma evresindedir.
  • Mahkemeye gönderildiMahkemenin on beş günlük kabul veya iade incelemesi başlamıştır.
  • İddianame kabul edildiKamu davası açılmış, kişi sanık sıfatını almış ve kovuşturma başlamıştır.

Mahkeme on beş günlük süre içinde iade kararı vermezse kanun iddianameyi kabul edilmiş sayar. Kişi, kaydın tarihini ve karar durumunu birlikte okuyarak dosyanın soruşturmada mı yoksa kovuşturmada mı bulunduğunu belirleyebilir.

İddianamenin taşıması gereken bilgiler

Savcı, kişiye yüklediği fiili yer, tarih ve olay akışıyla açıklar; bu fiili dosyadaki delillerle ilişkilendirir. Bu anlatım, kişinin hangi davranış nedeniyle ve hangi delillere dayanılarak suçlandığını anlamasını sağlar.

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170. maddesine göre iddianamede şüphelinin kimliği, varsa müdafii, mağdur veya suçtan zarar gören, yüklenen suç, uygulanması istenen kanun maddeleri, suçun işlendiği yer ve zaman, deliller ile tutukluluk bilgileri bulunur. Savcı, şüphelinin yalnız aleyhine olan noktaları değil, lehine olan hususları da sonuç bölümünde gösterir.

İddianameyi okuyan kişi şu dört sorunun cevabını bulabilmelidir:

  1. Suçlanan kişi kimdir ve ona yüklenen somut fiil nedir?
  2. Bu fiilin nerede, ne zaman ve nasıl işlendiği ileri sürülmektedir?
  3. Her delil, anlatılan olayın hangi kısmıyla ilişkilendirilmektedir?
  4. Savcılık hangi cezanın veya güvenlik tedbirinin uygulanmasını istemektedir?

Savcı, tanığın neyi gördüğünü, banka işleminin hangi olayla bağlantılı olduğunu ve dijital kaydı hangi kişi ile eyleme bağladığını iddianamede açıklar. AİHM de suçlamanın hukukî adıyla birlikte dayandığı maddi olayların kişiye ayrıntılı ve zamanında bildirilmesini savunma hakkının temel bir parçası olarak görmektedir.

Mahkemenin on beş günlük incelemesi

Mahkeme bu aşamada iddianamenin kanunda aranan içeriği taşıyıp taşımadığını, suçun ispatını doğrudan etkileyen mevcut bir delilin toplanmadan bırakılıp bırakılmadığını ve dava açılmadan önce tamamlanması gereken usullerin yerine getirilip getirilmediğini denetler. Suçluluk incelemesini kovuşturma sırasında, delilleri taraflarla birlikte tartışarak yapar.

Bu inceleme, soruşturma ile kovuşturma arasında bir filtre görevi görür. Eksik hazırlanmış bir dosyanın doğrudan davaya dönüşmesi kişiyi uzun ve gereksiz bir yargılamayla karşı karşıya bırakabilir. Diğer yandan mahkeme, yararlı olabilecek her yeni araştırmayı iade sebebi sayarak savcının soruşturma alanını sınırsız biçimde genişletemez. Kanun bu nedenle iade sebeplerini belirli ve sınırlı tutmuştur.

Dört iade sebebi

Aşağıdaki karşılaştırma, CMK m. 174'teki dört iade sebebinin günlük uygulamada ne anlama geldiğini gösterir. Her satır bağımsız bir kanunî sebebi ve bu sebebi açıklayan temsilî bir örneği içerir.

İade sebebiNe anlama gelir?Örnek
CMK m. 170'e aykırı hazırlanmasıZorunlu bilgiler eksiktir veya isnat edilen olay mevcut delillerle ilişkilendirilmemiştir.Hangi şüphelinin hangi eylemle suçlandığı ya da olayın hangi delile dayandığı anlaşılamıyordur.
İspatı doğrudan etkileyen mevcut delilin toplanmamasıVarlığı bilinen ve suçun oluşup oluşmadığını doğrudan etkileyen delil dosyaya alınmamıştır.Mağdurun kimliğini veya suç konusu eşyanın aidiyetini belirleyecek mevcut kayıt araştırılmamıştır.
Alternatif usulün uygulanmamasıDosyadan açıkça önödeme, uzlaştırma veya seri muhakeme gerektiği anlaşıldığı hâlde usul hiç işletilmemiştir.Uzlaştırma kapsamındaki bir suçta taraflar için uzlaşma süreci başlatılmadan iddianame düzenlenmiştir.
Gerekli izin veya talebin bulunmamasıSoruşturma veya kovuşturma kanunen bir makamın iznine ya da talebine bağlıdır; bu şart yerine getirilmemiştir.İzne bağlı bir suçta gerekli izin alınmadan iddianame hazırlanmıştır.

Mahkeme, yalnız savcının suçun hukukî adını yanlış belirlediğini düşündüğü için iddianameyi iade edemez. Çünkü mahkeme yargılama sonunda fiilin hukukî niteliğini kendisi belirler. Bununla birlikte iddianamede suçlanan fiilin açıkça anlatılması gerekir. Mahkeme kanun maddesiyle bağlı değildir; fakat iddianamede gösterilmeyen başka bir fiil veya başka bir kişi hakkında hüküm kuramaz.

İade sınırını delilin işlevi belirler

Mahkeme, eksik bırakılan işlemin suçun ispatını doğrudan etkileyip etkilemediğini dosyadaki mevcut deliller üzerinden açıklar.

Yargıtay, bir yaralama dosyasındaki kesin sağlık raporunun ve başka bir dosyadaki keşif ile bilirkişi incelemesinin yargılama sırasında tamamlanabileceğine karar verdi. Daireler, bu eksiklikleri olayın hukukî nitelendirilmesine ilişkin tartışmalar içinde ele aldı.

Buna karşılık nitelikli hırsızlık soruşturmasında suç konusu eşyanın kime ait olduğu ve nereden geldiği belirlenmeden iddianame düzenlenen bir dosyada iadeyi yerinde buldu. Çünkü mağdurun kimliği iddianamenin zorunlu unsurlarındandı ve eşyanın aidiyeti suçun ispatını doğrudan etkiliyordu.

Bu iki örneği ayıran soru şudur: Eksik bırakılan işlem, varlığı bilinen ve suçun işlenip işlenmediğini doğrudan etkileyen bir delile mi ilişkindir? Mahkeme iade kararında delili ve suçun ispatına etkisini adıyla gösterir.

Şüphelinin ifadesi alınamadığında

Cumhuriyet savcısı, uzun süredir ulaşılamayan şüpheli hakkında dosyadaki diğer deliller yeterli şüphe oluşturuyorsa iddianame düzenleyebilir. İfade, olayın aydınlatılmasına sağlayacağı katkı ve şüpheliye ulaşma imkânı içinde önem taşır.

Yargıtay, şüphelinin yalnız yurt dışında bulunması ya da kendisine ulaşılamaması nedeniyle soruşturmanın süresiz bekletilmesini doğru bulmamaktadır. 2022 ve 2025 tarihli iki kararında; şüphelinin uzun süredir bulunamadığı, yakalama emri çıkarıldığı ve suçlamayı destekleyen tanık, seyahat, finans veya dijital kayıtların dosyada bulunduğu olaylarda yalnız ifadenin alınmamış olmasını iade için yeterli görmedi.

Mahkeme; şüpheliye ulaşmak için gösterilen çabayı, geçen süreyi, dosyadaki diğer delilleri ve ifadenin olaya sağlayacağı katkıyı birlikte inceler. Şüpheli iddianameyi öğrendiğinde olay ve deliller hakkındaki savunmasını mahkemeye sunar.

İade kararından sonraki işlem

İade kararı verildiğinde kamu davası henüz açılmaz ve dosya Cumhuriyet Başsavcılığına döner. Cumhuriyet savcısı kararda gösterilen eksikleri tamamlar, hatalı noktaları düzeltir ve dosyada kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesini gerektiren bir durum yoksa yeniden iddianame düzenler.

Soruşturmanın kamu davası açılmadan sona erdiği diğer yol ise takipsizlik kararıdır. Bu karara karşı başvuru süresi ve itirazın nasıl hazırlanacağı ayrı yazıda açıklanmıştır.

Savcı iade kararını hukuka aykırı görürse karara itiraz edebilir. İtiraz reddedilir ve iade kesinleşirse kararda gösterilen eksiklikler giderilmelidir. Savcılık aynı iddianameyi eksikleri tamamlamadan yeniden gönderirse mahkeme ilk iade sebebine dayanarak dosyayı tekrar iade edebilir.

Mahkeme ilk iade kararında yazmadığı başka bir sebebi daha sonra ileri sürerek iddianameyi yeniden iade edemez. Bu kural, dosyanın farklı gerekçelerle savcılık ve mahkeme arasında gidip gelmesini önler. Dolayısıyla iade, soruşturmanın sona ermesi değil; kanunda belirtilen eksikliğin giderilmesi için soruşturmanın devam etmesidir.

Kabulün başlattığı kovuşturma

Mahkemenin kabul kararıyla kamu davası açılır ve kovuşturma evresi başlar. Şüpheli artık sanık sıfatını alır. Mahkeme duruşma gününü belirler; iddianameyi çağrı kâğıdıyla birlikte sanığa tebliğ eder.

Savcının iddianame düzenlerken aradığı yeterli şüphe, mahkûmiyet için gereken her türlü makul şüpheden uzak ispat düzeyinden daha düşük bir eşiktir. Kabul kararı yalnız yargılamayı başlatır; mahkeme delilleri tarafların katılımıyla tartıştıktan sonra hüküm verir.

CMK, kabul kararını sanık için ayrı bir itiraz yoluna bağlamaz. Sanık; olay anlatımındaki yanlışı, delil ile kendisi arasında kurulan bağdaki eksikliği, lehe hususları ve suçlamanın hukukî sonucuna ilişkin görüşünü kovuşturma sırasında mahkemeye sunar.

İddianamenin ilk okuması

Kişi ve müdafi iddianamenin tamamını, özellikle olay anlatımı ile delillerin açıklandığı bölümü birlikte inceler:

  • Dosyanın aşamasıİddianame hazırlanmış mı, mahkemeye gönderilmiş mi, kabul edilmiş mi?
  • İsnat edilen fiilKişinin hangi tarihte, nerede ve ne yaptığı ileri sürülüyor?
  • Delil bağlantısıHer delilin kişiyle ve anlatılan eylemle bağı nasıl kuruluyor?
  • Yanlış veya eksik bilgiTarih, kişi, hesap, telefon, işyeri ya da olay sıralamasında hangi hata bulunuyor?
  • Lehe hususlarHangi kamera kaydı, yazışma, belge, tanık veya veri kişinin açıklamasını destekliyor?
  • Tebligat ve duruşmaİddianame ne zaman tebliğ edilmiş, duruşma hangi tarihe bırakılmış?

Sanık veya müdafi, yanlış olduğunu düşündüğü paragrafı ve bunu gösteren belgeyi mahkemeye sunar. Müdafi yardımından yararlanma hakkı, suçlamanın ve delillerin savunma açısından değerlendirilmesini sağlar; kişinin önceki beyanlarının kullanımı ise ifade ve sorgu arasındaki fark başlıklı yazıda açıklanır.

Başlıca hukukî kaynaklar

  1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, özellikle m. 170, 174-176, 225 ve 226
  2. Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2010/15596, K. 2010/16779, 26.5.2010
  3. Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2011/17629, K. 2011/6976, 30.11.2011
  4. Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/1390, K. 2022/3200, 1.6.2022
  5. Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2023/17008, K. 2025/9603, 26.3.2025
  6. AYM, Diyaeddin Alak, B. No: 2013/7122, 21.4.2016
  7. AİHM, Pélissier ve Sassi/Fransa [BD], B. No: 25444/94, 25.3.1999
  8. AİHM, Mattoccia/İtalya, B. No: 23969/94, 25.7.2000
  9. Ramazan Arıtürk, “İddianamenin İadesi ile İlgili Sorunlar ve Çözüm Önerileri”, TAAD, 2022/50, s. 181-218
  10. Birsen Elmas, “Yargıtay Kararları Işığında İddianamenin İadesi”, TAAD, 2016/28, s. 207-234