İfadeyi kolluk veya Cumhuriyet savcısı; sorguyu hâkim veya mahkeme yapar. İşlemi yapan makam, dinlemenin adını ve beyanın hükümde kullanılma şartlarını belirler.

Şüpheli veya sanık her iki işlemde de isnadı öğrenir; susma, müdafi yardımından yararlanma ve lehine delil bildirme haklarını kullanır. Tutanak, bu güvencelerin nasıl uygulandığını ve kişinin ne söylediğini birlikte gösterir.

İşlemin adını kişiyi dinleyen makam belirler

Ceza Muhakemesi Kanunu, suç şüphesi altındaki kişiyi iddianamenin kabulüne kadar şüpheli, kovuşturmanın başlamasından hükmün kesinleşmesine kadar sanık olarak tanımlar.

Kişinin şüpheli sıfatından sanık sıfatına geçtiği kabul aşaması ve mahkemenin dosyayı neden savcılığa geri gönderebileceği, İddianame Nedir ve İddianamenin İadesi başlıklı yazıda açıklanmıştır.

Kolluk görevlisi veya Cumhuriyet savcısı, soruşturulan suç hakkında şüphelinin ifadesini alır. Hâkim ya da mahkeme ise soruşturma veya kovuşturma konusu suç hakkında şüpheliyi ya da sanığı sorgular. Günlük dildeki “polis sorgusu” bu nedenle teknik olarak kolluk ifadesidir.

Sulh ceza hâkimi, Cumhuriyet savcısının tutuklama veya adli kontrol talebi üzerine şüpheliyi sorgular; davaya bakan mahkeme de sanığı dinler. Hâkim sorgudan sonra önündeki talebi tutuklama şartları ve ölçülülük yönünden karara bağlar.

İşlemDinlenen kişiİşlemi yapanYargılama evresi
Kolluk ifadesiŞüpheliPolis veya jandarmaSoruşturma
Savcılık ifadesiŞüpheliCumhuriyet savcısıSoruşturma
Hâkim sorgusuŞüpheliHâkimSoruşturma
Mahkeme sorgusuSanıkMahkemeKovuşturma

Susma, müdafi ve lehe delil hakları iki işlemde de korunur

İşlemi yapan kolluk, savcı, hâkim veya mahkeme önce kişinin kimliğini saptar ve yüklenen suçu açıklar. Şüpheli veya sanık kimlik sorularını doğru cevaplandırır; isnat edilen olay hakkındaki sorular karşısında susma hakkını kullanabilir.

Kişi, seçtiği müdafiin ifade veya sorguda yanında bulunmasını isteyebilir. Kanundaki şartlar gerçekleştiğinde baro müdafi görevlendirir. İfade çoğu kez gözaltı süresi içinde alındığından müdafi, hak bildiriminin ve işlem saatlerinin tutanağa doğru geçirilmesini de izler.

Şüpheli veya sanık, şüpheden kurtulmasına yardım edecek belirli delilleri bildirir. İfadeyi alan veya sorguyu yapan makam; kamera kaydı, tanık ya da para transferinin açıklaması gibi talepleri tutanağa geçirir.

Beyan özgür iradeye dayanır. Kötü davranma, işkence, yorma, aldatma, cebir, tehdit, ilaç verme veya kanuna aykırı yarar vaadiyle alınan anlatım, kişi sonradan rıza gösterse bile delil olamaz. Mahkeme böyle bir iddiayı işlem kaydı, sağlık raporu ve müdafi açıklamaları üzerinden inceler; sonuç hukuka aykırı delil kurallarına göre belirlenir.

Beyanın hükümdeki değeri alındığı makama ve güvenceye bağlıdır

Müdafi hazır olmadan kolluğun aldığı ifade, şüpheli veya sanık daha sonra hâkim ya da mahkeme önünde doğruladığında hükme esas olabilir. Yargıtay, bu doğrulama bulunmadan müdafisiz kolluk anlatımına dayanılarak mahkûmiyet kurulmasını bozma nedeni saymaktadır.

CMK m. 213, sanığın duruşmadaki anlatımıyla önceki beyanı çeliştiğinde üç tür tutanağın okunmasına izin verir: hâkim veya mahkeme önündeki açıklama, Cumhuriyet savcısının aldığı ifade ve müdafi hazırken kolluğun aldığı ifade.

Mahkeme, okunabilen beyanın hangi şartlarda alındığını, kendi içindeki tutarlılığını ve bağımsız delillerle uyumunu tartışır. Yasak yöntemle alınan anlatım içinse doğrudan dışlama kuralı geçerlidir.

Kişi önceki beyanını düzeltebilir veya geri alabilir

Şüpheli veya sanık önceki anlatımını tamamlayabilir, düzeltebilir, geri alabilir ya da sonraki aşamada susma hakkını kullanabilir. Mahkeme, beyanlar arasındaki farkı ve değişikliğin açıklanan nedenini dosyadaki diğer delillerle birlikte inceler.

Örneğin kişi kollukta suçlamayı kabul edip hâkim önünde baskı altında konuştuğunu söylemişse mahkeme; sağlık raporunu, işlem kaydını, müdafiin açıklamalarını ve anlatımın bağımsız delillerle desteklenip desteklenmediğini karşılaştırır.

Anayasa Mahkemesi, Yusuf Karakuş ve diğerleri kararında avukata erişmeden alınan, daha sonra geri çekilen kendini suçlayıcı beyanların mahkûmiyetteki ağırlığını inceledi. AİHM de Salduz/Türkiye kararında ilk polis dinlemesinden itibaren müdafi yardımının susma ve kendini suçlamama haklarını koruduğunu belirledi.

Aynı olayda yeniden ifadeyi Cumhuriyet savcısı alır

Şüphelinin aynı olay hakkında yeniden dinlenmesi gerektiğinde CMK m. 148/5 işlemi Cumhuriyet savcısına verir. Kolluk, yeni sorular oluştuğu gerekçesiyle aynı fiil hakkında ikinci kez ifade alamaz.

İşlemi yapan merci, “aynı olay” değerlendirmesinde sonraki dinlemenin hangi fiil ve soruşturmayla ilgili olduğunu belirler. Ceza Genel Kurulu, 11 Ekim 2023 tarihli kararında farklı suç iddialarına ilişkin iki soruşturmadaki dinlemeleri bu nedenle aynı olayın tekrarı olarak görmedi.

Tutanak işlemin güvencelerini açıkça gösterir

İfade veya sorgu sona erdiğinde kişi ve müdafi şu altı bilgiyi tutanak üzerinden kontrol eder:

  1. İsnat edilen fiil ve kişinin hangi sıfatla dinlendiği
  2. Susma ve müdafi haklarının bildirildiği, müdafi varsa kimliği
  3. Soruların ve cevapların anlatılmak istenen anlamı koruduğu
  4. Lehe delil talepleri ile işleme yönelik itirazların kayda geçirildiği
  5. İşlemin yeri, tarihi, hazır bulunanlar ve teknik kayıt bilgisi
  6. Okuma sırasında görülen eksiklerin imzadan önce düzeltildiği

Tutanak beyanı karşılamıyorsa kişi veya müdafi eksikliği açıklar ve istediği düzeltmeyi kayda geçirir. Böylece mahkeme, sonraki aşamada gerçek bir beyan değişikliği ile kayıt hatasını ayırabilir.

Başlıca hukukî kaynaklar

  1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, özellikle m. 2, 145-150 ve 213
  2. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2019/9088, K. 2023/690, 18.1.2023
  3. Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2014/32811, K. 2016/12011, 23.6.2016
  4. Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2021/4064, K. 2021/19671, 16.12.2021
  5. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2023/230, K. 2023/507, 11.10.2023
  6. AYM, Yusuf Karakuş ve diğerleri, B. No: 2014/12002, 8.12.2016
  7. AYM, Erol Kaplan ve diğerleri, B. No: 2014/14284, 27.6.2018
  8. AİHM, Salduz/Türkiye [BD], B. No: 36391/02, 27.11.2008
  9. AİHM, Beuze/Belçika [BD], B. No: 71409/10, 9.11.2018
  10. Özge Apiş, İfade Alma ve Sorgu Sırasında Şüpheli/Sanığın Hakları, 2019
  11. Mehmet Arıcan, Ceza Muhakemesi Hukukunda İfade Alma ve Sorgu, 2009