Tutukluluk süresini dosyanın aşaması, görevli mahkeme ve suç grubu belirler. CMK m. 102 soruşturma evresi için ayrı, dosyanın bütünü için ayrı üst sınırlar koyar.
Doğru hesap için yakalama, gözaltı, tutuklama ve iddianamenin kabul tarihleri çıkarılır; kişinin fiil tarihinde çocuk olup olmadığı ile dosyanın özel suç grubuna girip girmediği kontrol edilir.
Azami süre ile makul süre iki ayrı sınırdır
Azami süre kanunun izin verdiği son günü gösterir; süre dolduğunda hâkim veya mahkeme tutukluluğu sona erdirir. Makul süre ise tutukluluğun somut dosyada hangi tarihe kadar gerekli ve ölçülü kaldığını gösterir.
Deliller toplanmış, tanıklar dinlenmiş veya kaçma riski zayıflamışsa mahkeme üst sınıra ulaşmadan tahliye ya da adli kontrol kararı verebilir. AYM Murat Narman kararında bu iki sınırı birbirinden ayırmıştır.
Soruşturma evresinde altı ay, bir yıl veya iki yıllık sınır uygulanır
| Dosyanın niteliği | Kanundaki süre | Uzatmayla toplam |
|---|---|---|
| Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen iş | 6 ay | 6 ay |
| Ağır ceza mahkemesinin görevine giren iş | 1 yıl | 1 yıl |
| TCK'daki özel bölümler, TMK kapsamı veya toplu suç | 1 yıl 6 ay | 2 yıl |
Soruşturma, iddianamenin mahkemece kabul edildiği tarihte sona erer. Özel gruptaki bir yıl altı aylık süreyi hâkim, gerekçesini göstererek en çok altı ay uzatabilir.
Dosyanın bütünü için bir buçuk, beş veya yedi yıllık üst sınır vardır
| Dosyanın niteliği | Kanundaki süre | Uzatmayla toplam |
|---|---|---|
| Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen iş | 1 yıl | 1 yıl 6 ay |
| Ağır ceza mahkemesinin görevine giren iş | 2 yıl | 5 yıl |
| TCK'daki özel bölümler veya TMK kapsamındaki suç | 2 yıl | 7 yıl |
Soruşturmada geçen süre bu toplamın içindedir. Örneğin ağır cezalık dosyada soruşturmadaki bir yılın üzerine beş yıl eklenmez; aynı bir yıl beş yıllık toplamdan düşülür.
Uzatma kararından önce hâkim veya mahkeme Cumhuriyet savcısı, şüpheli veya sanık ile müdafiin görüşünü alır ve zorunluluğu gerekçelendirir.
Suçun kanunî niteliği görevli mahkemeyi gösterir
Gündelik dilde suçun ağır görülmesi süre tablosunu seçmez. Dosyanın ağır ceza veya asliye ceza mahkemesinin görevine girmesini suçun kanundaki cezası ve özel görev kuralları belirler. Başvurucu isnat edilen madde ve fıkrayı, iddianameyi ve görevli mahkemeyi birlikte kontrol eder.
Fiil tarihindeki yaş çocuklar için süreyi azaltır
- On beş yaşını doldurmamış çocukTablodaki sürelerin yarısı uygulanır.
- On beş yaşını doldurmuş, on sekiz yaşını doldurmamış çocukTablodaki sürelerin dörtte üçü uygulanır.
Örneğin yetişkin için altı aylık soruşturma sınırı, fiil tarihinde on beş yaşını doldurmamış çocuk için üç aydır. Yaşı suçun işlendiği tarih belirler.
Süre çizelgesi fiilî tutulmanın başladığı tarihten kurulur
Yakalama ve gözaltı tutuklamayla kesintisiz devam etmişse hesap çizelgesi kişinin ilk kez fiilen tutulduğu tarihten başlar. Tahliye ve yeniden tutuklama, dosyanın ayrılması veya birleşmesi, görevsizlik ve bozma kararları varsa her dönem ayrı satıra yazılır.
Aynı dosyadaki suç sayısı üst sınırı çoğaltmaz. AYM Savaş Çetinkaya kararında, tek ve kesintisiz tutukluluk için suç başına ayrı sürelerin toplanmasını kişi özgürlüğüyle bağdaşmaz bulmuştur.
Hâkim üst sınırdan önce de tahliye kararı verebilir
Sulh ceza hâkimi soruşturma evresinde tutukluluğu en geç otuzar günlük aralıklarla inceler. Şüpheli veya sanık CMK m. 104 uyarınca her aşamada tahliye isteyebilir; merci istemi kural olarak üç gün, örgüt faaliyeti çerçevesindeki suçlarda yedi gün içinde karara bağlar.
Tahliye talebinde tutuklama ve iddianamenin kabul tarihleri, toplanan deliller, dinlenen tanıklar, kişinin çağrılara uyumu ve riski karşılayacak adli kontrol seçeneği gösterilir.
Güncel riskTutuklama nedenlerinin zamanla nasıl değiştiğini inceleyin→ Daha hafif tedbirAdli kontrol yükümlülüklerini inceleyin→Süre çizelgesi altı tarihi bir araya getirir
- 1
Yakalama, gözaltı ve tutuklama ne zaman başladı?
- 2
İddianame hangi gün kabul edildi?
- 3
Suç hangi görev ve özel süre grubunda?
- 4
Kişi fiil tarihinde kaç yaşındaydı?
- 5
Tahliye veya yeniden tutuklama aralığı var mı?
- 6
İlk derece ve bozma kararları hangi tarihlerde verildi?

