İstinaf, ilk derece ceza mahkemesinin hükmünü olay, delil ve hukuk bakımından Bölge Adliye Mahkemesinin denetimine taşır. Başvurucu, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde dilekçesini hükmü veren mahkemeye sunar. Süresinde yapılan başvuru hükmün kesinleşmesini engeller.

Dilekçenin gücünü, hükümdeki hata ile istenen sonuç arasındaki bağ belirler. Bölge Adliye Mahkemesi önce başvurunun koşullarını, ardından ilk derece mahkemesinin olay kabulünü, delil değerlendirmesini ve uyguladığı hukuk kuralını inceler.

Başvuru süresi gerekçeli kararın tebliğiyle işler

1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen hükümlerde iki haftalık süre, gerekçeli kararın usulüne uygun tebliğini izleyen gün başlar. Süre, ikinci haftada tebliğ gününe ad olarak karşılık gelen günün mesai saati sonunda tamamlanır; son gün resmî tatile rastlarsa tatili izleyen ilk iş gününe uzar. Salı günü tebliğ edilen karar için son gün, iki hafta sonraki salıdır.

Gerekçeli karar, mahkemenin hangi delile neden üstünlük verdiğini ve hükmü hangi hukukî kabule dayandırdığını gösterir. Anayasa Mahkemesinin 26 Temmuz 2023 tarihli kararı, kanun yolu süresinin kişi gerekçeyi öğrendikten sonra etkili biçimde kullanabileceği şekilde kurulmasını gerekli gördü.

Başvuru hükmü veren mahkemeye yapılır

Başvurucu, dilekçesini hükmü kuran ilk derece mahkemesine verir veya zabıt kâtibine beyanda bulunur. Kâtip beyanı tutanağa geçirir; hâkim tutanağı onaylar. Tutuklu sanık ise dilekçesini ya da beyanını ceza infaz kurumu müdürüne ileterek süreyi korur. Her durumda kayıt tarihi ve numarasını gösteren belgenin saklanması başvuru zamanını somutlaştırır.

İlk derece mahkemesi sürenin, başvuru hakkının ve hükmün istinafa açıklığının ön denetimini yapar; kabul edilen başvuruyu Bölge Adliye Mahkemesine gönderir. Başvurunun içeriği kanun yolu iradesini açıkça gösteriyorsa merci veya kanun yolu adındaki yanılmayı CMK m. 264 giderir ve başvuruyu alan merci evrakı görevli makama iletir.

Dilekçe somut hatayı istenen sonuca bağlar

Sanığın ve katılanın başvuru nedenlerini yazmamış olması incelemeyi engellemez; Cumhuriyet savcısı ise nedenlerini gerekçeleriyle birlikte göstermek zorundadır. Etkili bir dilekçe, hükmün tartışılan bölümünü saptar, hatanın sonuca etkisini açıklar ve Bölge Adliye Mahkemesinden istenen kararı belirtir.

Dilekçenin omurgasını olayın kabulü, delillerin değerlendirilmesi, yargılama usulü, suçun hukukî niteliği veya ceza hesabındaki hata oluşturabilir. Örneğin mahkeme olay saatini gösteren kamera kaydını tartışmadan çelişkili iki tanık anlatımına dayanmışsa başvurucu bu eksikliği gösterir ve delillerin birlikte değerlendirilmesini ister.

Bu karşılaştırma için gerekçeli karar; tebliğ belgesi, duruşma tutanakları, esas hakkındaki mütalaa, bilirkişi raporları ve tartışmalı delillerle birlikte okunur. Başvurucu böylece beraat, cezanın düzeltilmesi, hükmün bozulması veya duruşma açılması talebini dosyanın gerçek uyuşmazlığına dayandırır.

Bölge Adliye Mahkemesi olay ve hukuk denetimi yapar

Bölge Adliye Mahkemesi ön incelemede başvurunun süresini, başvuranın yetkisini ve hükmün istinafa açıklığını denetler. Başvuru bu aşamayı geçince daire dosyayı ve dosyayla birlikte sunulan delilleri inceler.

Daire, ilk derece mahkemesinin olay kabulünü ve delillere verdiği anlamı maddi yönden; usul kurallarını, suç vasfını ve ceza hesabını hukukî yönden değerlendirir. İstinafın temyizden temel farkı bu iki alanı birlikte kapsamasıdır. İncelemenin kapsamını ise dosyadaki uyuşmazlık belirler.

Duruşmayı doğrudan değerlendirme ihtiyacı belirler

Daire, belge ve tutanakların yeterli olduğu dosyalarda kararını dosya üzerinden verebilir. Tanığın güvenilirliği, sanığın açıklaması veya deliller arasındaki ilişki yeniden değerlendirilecekse Bölge Adliye Mahkemesi duruşma açar; tarafları dinler, gerekli delilleri tartışır ve yeni hükmü bu incelemenin sonunda kurar.

Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 5 Mayıs 2026 tarihli kararı, suç vasfını ve delil değerlendirmesini değiştiren dairenin tarafları dinlemesi gerektiğini vurgular. AİHM'in Ekbatani/İsveç kararı da üst mahkemenin suçluluk ve beyan güvenilirliği hakkında karar vereceği uyuşmazlıkta doğrudan dinlemenin taşıdığı güvenceyi açıklar.

Kararın türünü saptanan hata belirler

Bölge Adliye Mahkemesi, dosyada ulaştığı sonuca göre dört temel yoldan birini seçer:

  1. 1

    Esastan ret: Daire, ilk derece hükmünde sonucu etkileyen bir aykırılık saptamaz ve hükmü korur.

  2. 2

    Düzelterek esastan ret: Daire, yeniden yargılama gerektirmeyen sınırlı hukuk veya hesap hatasını giderir.

  3. 3

    Bozma: Daire, CMK'nın bozma nedeni saydığı aykırılığı belirler ve dosyayı ilk derece mahkemesine gönderir.

  4. 4

    Yeniden hüküm: Daire duruşma açar, ilk hükmü kaldırır ve yaptığı incelemeye göre yeni karar kurar.

Bölge Adliye Mahkemesinin duruşma sonunda kurduğu hüküm ilk derece hükmünün yerini alır. Bu kararın Yargıtay denetimine açık olup olmadığını CMK m. 286'daki karar türü ve ceza sınırları belirler.

Yalnız sanık lehine başvuru cezayı sınırlar

İstinaf yoluna yalnız sanık lehine başvurulmuşsa Bölge Adliye Mahkemesinin yeniden verdiği hükümdeki ceza, ilk derece mahkemesinin belirlediği cezadan ağır olamaz. CMK m. 283 bu sınırı aleyhe değiştirme yasağı olarak kurar.

Daire bu güvenceyi uygularken dosyadaki bütün başvuruların sahibini, yönünü ve geçerliliğini inceler. Cumhuriyet savcısının veya katılanın sanık aleyhine geçerli başvurusu varsa incelemenin sınırı değişir. Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 26 Mart 2026 tarihli kararında, aleyhe başvurduğu düşünülen kişinin kanun yolu sıfatı bulunmadığı saptanmış; daire yalnız sanık lehine kalan başvuru nedeniyle cezanın ağırlaştırılamayacağı sonucuna ulaşmıştır.

Dosyanın resmî kaydıDuruşma tutanağında neler yer alır? Suç vasfı değişirseEk savunma hakkı Savunma güvencesiMüdafi yardımından yararlanma hakkı

Başlıca hukukî kaynaklar

  1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, özellikle m. 39, 260-265, 272-286
  2. 7499 sayılı Kanun, m. 18 ve geçici m. 1
  3. AYM, E. 2022/144, K. 2023/137, 26.7.2023
  4. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2025/123, K. 2025/294, 25.6.2025
  5. Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2025/12471, K. 2026/8367, 5.5.2026
  6. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2025/1845, K. 2026/3350, 26.3.2026
  7. AİHM, Ekbatani/İsveç, B. No. 10563/83, 26.5.1988
  8. Muharrem Özen, “Türk Ceza Muhakemesinde İstinaf”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2016
  9. Ülkem Cansu Aygün Karakoyunlu, “Ceza Muhakemesi Hukukunda İstinaf”, Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2023