Mahkeme hükmünü iddianamede anlatılan fiil hakkında kurar; bu fiilin hukukî niteliğini kendisi belirler. Mahkeme savcının gösterdiğinden farklı bir suç veya ilk kez ortaya çıkan bir ceza artırımı üzerinde duruyorsa, yeni ihtimali sanığa hükümden önce açıklar. Sanığın değişen isnada hazırlanıp cevap vermesini sağlayan bu güvenceye ek savunma hakkı denir.

Bildirim, savunmanın yönünü belirler. Yeni suçun unsurları veya ceza artırımı farklı bir açıklama, belge ya da tanık gerektiriyorsa sanık hazırlanmak için süre ister; mahkeme de bu ihtiyaca elverişli bir süre verir.

Mahkeme fiille bağlıdır, hukukî adı kendisi belirler

Fiil, iddianamenin kimin, ne zaman, nerede ve hangi davranışla suçlandığını anlatan olay kısmıdır. Hukukî nitelik ise bu olayın kanundaki suç karşılığıdır. CMK m. 225 mahkemeyi fiil ve faille sınırlar; savcının seçtiği suç adı mahkemenin hukukî değerlendirmesini bağlamaz.

Savcı bir para alışverişini rüşvet olarak nitelendirmiş, mahkeme ise aynı olayın görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu görüşüne varmış olabilir. İki suçun unsurları farklı olduğu için mahkeme yeni nitelendirmeyi sanığa bildirir. Böylece sanık hangi unsura cevap vereceğini ve hangi delili sunacağını hükümden önce bilir.

Anayasa Mahkemesi, İsmail Reçber kararında bu durumu inceledi. Rüşvet alma suçundan açılan dava görevi kötüye kullanma mahkûmiyetiyle sonuçlanmış, başvurucuya ek savunma imkânı tanınmamıştı. AYM, uygulanacak cezanın miktarından bağımsız olarak değişen suçlamanın bildirilmesi gerektiğine karar verdi.

Kapsam

Ek savunma iki değişiklikte devreye girer

CMK m. 226 iki temel durumu düzenler. Birincisi, iddianamede anlatılan fiilin hukukî niteliğinin değişmesidir. İkincisi, cezayı artıracak veya cezaya ek bir güvenlik tedbiri uygulanmasını gerektirecek hâlin ilk kez duruşmada ortaya çıkmasıdır.

Suçun hukukî niteliği değişirse

Hırsızlık olarak nitelendirilen aynı fiilin güveni kötüye kullanma veya rüşvet olarak nitelendirilen aynı fiilin görevi kötüye kullanma sayılması ihtimali bu gruptadır. Yeni nitelendirme daha hafif ceza öngörse de suçun unsurları ve savunmanın vereceği cevap değişir. Mahkeme bu nedenle yeni suç adını ve ilgili kanun hükmünü bildirir.

Ceza artırımı ilk kez gündeme gelirse

İddianamede istenmeyen zincirleme suç hükmünün, suçun silahla veya birden fazla kişiyle işlendiğine ilişkin nitelikli hâlin ya da başka bir ceza artırımı nedeninin duruşmada ilk kez uygulanması düşünülüyorsa sanığa bu ihtimal bildirilmelidir.

Ölçü, yeni bir savunma konusu doğup doğmadığıdır. İddianame ceza artırımını ve dayandığı olayı zaten gösteriyorsa sanık bu konuya baştan beri cevap verebilir. Duruşmada ilk kez yeni bir suç niteliği veya artırım sebebi ortaya çıktığında mahkeme ek savunma yolunu açar.

İddianamede anlatılmayan fiil yeni dava gerektirir

Ek savunma aynı fiilin başka bir kanun hükmü altında incelenmesini sağlar. İddianamede yer almayan bağımsız bir olay ise davanın sınırının dışındadır; Cumhuriyet savcısı o olay hakkında soruşturma yürütür ve şartları oluşursa yeni iddianame düzenler.

Örneğin iddianame yalnız belirli eşyaların çalınmasını anlatıyorsa, aynı gece işlendiği ileri sürülen fakat olay kısmında gösterilmeyen işyeri dokunulmazlığının ihlali ayrı fiildir. Mahkeme, sanığa ek savunma sorarak bu fiili mevcut davaya ekleyemez. Bu ayrım sanığın yargılama boyunca hangi olaya cevap vereceğini sabit tutar.

Bildirim değişen fiil–hüküm bağını açıklar

Mahkeme bildirimi sanığın yeni ihtimali anlayacağı açıklıkta yapar. Tutanak veya ara karar şu üç bilgiyi gösterir:

  1. İddianamedeki hangi fiilin hukukî değerlendirmesinin değiştiğini,
  2. Uygulanması düşünülen yeni suçun veya ceza artırımının hangisi olduğunu,
  3. Hemen savunma yapmak zorunda olmadığını ve hazırlanmak için süre isteyebileceğini.

AİHM, Pélissier ve Sassi/Fransa kararında suçlamaya ilişkin bilginin olayla birlikte hukukî niteliği de kapsaması gerektiğini belirtti. Başvurucular yeni nitelendirmeyi ancak kanun yolu kararıyla öğrenmişti; bu zamanlama yeni ihtimale karşı savunma hazırlamalarını engellemişti.

Hazırlık süresini savunmanın ihtiyacı belirler

CMK m. 226/3 sabit bir gün sayısı koymaz. Sanık süre istediğinde mahkeme; dosyanın kapsamını, yeni nitelendirmenin unsurlarını ve savunmanın yapacağı hazırlığı dikkate alarak süre verir.

Yeni tanık bildirmek, belge temin etmek veya uzman görüşü sunmak gerekiyorsa süre talebi bu işlemleri ve nedenlerini açıklar. Böylece mahkeme ihtiyaca uygun takvimi kurabilir. Sanık değişikliği anladığını ve hazırlık istemediğini belirterek aynı oturumda da ek savunmasını yapabilir.

Bildirim sanığa ve varsa müdafiine yapılır

Güncel CMK m. 226/4'e göre bildirim sanığa ve varsa müdafiine yapılır. Müdafi de sanığa tanınan haklardan onun gibi yararlanır. Sanığın dosyada bulunan son adresine bildirim yapılamazsa veya sanık bildirime rağmen duruşmaya gelmezse müdafie yapılan bildirim yeterli kabul edilir.

Savunma yeni unsur çevresinde hazırlanır

Sanık ve müdafi önce duruşma tutanağındaki yeni suç veya artırım hükmünü iddianamenin olay anlatımıyla karşılaştırır. Aynı fiil sınırında kalınıp kalınmadığı, yeni hükmün hangi unsurunun gerçekleşmiş sayıldığı ve mahkemenin bu unsur için hangi delile dayandığı böylece ortaya çıkar.

Ardından savunma, yeni unsura cevap veren açıklamayı ve delili seçer. Belge, tanık veya uzman görüşü gerekiyorsa sanık bunların toplanmasını ister ve hazırlık için neden süreye ihtiyaç duyduğunu açıklar. Ek savunma önceki beyanı yinelemek yerine değişikliğin dosyada doğurduğu yeni soruya cevap verir.

Kanun yolu başvurusu eksik bırakılan savunmayı gösterir

Sanık değişen suç niteliğini veya ceza artırımını ancak hükümle öğrenirse bu aykırılığı kararın niteliğine göre istinaf ya da temyiz başvurusuna taşır. Başvuru; uygulanan yeni hükmü, bildirimin ne zaman yapıldığını ve sanığın hangi açıklama veya delili hükümden önce sunamadığını somutlaştırır.

Kanun yolu mercii bildirimin açıklığını, hazırlık imkânını ve savunmanın yeni ihtimale gerçekten cevap verip veremediğini dosyanın bütünü içinde inceler. AİHM, Ujlaki ve Piskóti/Macaristan kararında iki muhtemel hukukî nitelendirmenin önceden bildirildiğini ve sanıkların bunlara cevap verebildiğini dikkate aldı.

Davanın sınırıİddianame nedir? Savunma yardımıMüdafi yardımından yararlanma İlk savunmaİfade ile sorgu arasındaki fark

Başlıca hukukî kaynaklar

  1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 225-226
  2. 7532 sayılı Kanun, m. 16
  3. AYM, T.K., B. No: 2019/7210, 28.12.2021
  4. AYM, İsmail Reçber, B. No: 2021/7616, 7.6.2023
  5. AYM, E. 2023/163, K. 2024/57, 22.2.2024
  6. AİHM, Pélissier ve Sassi/Fransa [BD], B. No: 25444/94, 25.3.1999
  7. AİHM, Ujlaki ve Piskóti/Macaristan, B. No: 6668/14, 26.2.2019