Tutuklama kararına itiraz, kararın öğrenildiği günden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie yapılır. Karar 1 Haziran 2024 veya sonrasında verilmişse güncel genel süre budur.

Başvurucu karar ve öğrenme tarihini kaydeder, dilekçesini kararı veren hâkim veya mahkemeye sunar ve tahliye talebini dosyadaki delil, tutuklama nedeni ile adli kontrol seçenekleri üzerinden açıklar. Tutuklu kişi aynı işlemi ceza infaz kurumu aracılığıyla yapabilir.

İki haftalık süre kararın öğrenildiği gün üzerinden hesaplanır

CMK m. 268, tutuklama, tutukluluğun devamı ve tahliye talebinin reddi kararlarına karşı genel itiraz süresini iki hafta olarak belirler. Karar kişinin yüzüne karşı açıklanmışsa tefhim; daha sonra resmî yolla bildirilmişse tebliğ kaydı süre başlangıcını gösterir.

Hafta olarak belirlenen süre, öğrenme gününün ikinci haftadaki aynı isimli gününün mesai saati sonunda biter. Örneğin kişi kararı salı günü öğrenmişse süre ikinci haftanın salı günü sona erer; son gün resmî tatile rastlarsa tatili izleyen gün süreye dâhil olur.

Karar tarihi ile öğrenme tarihi farklı olabilir. Başvurucu karar tutanağındaki tefhim veya tebliğ kaydını çıkarır ve dilekçenin teslim edildiği tarihi ayrıca belgelendirir.

Başvuruyu kararı veren hâkim veya mahkeme kayda alır

Başvurucu dilekçeyi doğrudan üst mercie değil, kararı veren hâkim veya mahkemeye verir. Kararı veren merci itirazı kabul ederse kararını düzeltir; kabul etmezse dosyayı en çok üç gün içinde yetkili itiraz merciine gönderir.

  • Adliyeden başvuruKişi veya müdafii dilekçeyi kararı veren mercie sunar ya da zabıt kâtibine beyanda bulunur. Zabıt kâtibi beyanı tutanağa geçirir; hâkim veya mahkeme başkanı tutanağı onaylar.
  • Ceza infaz kurumundan başvuruTutuklu kişi kurum müdürüne beyanda bulunur veya dilekçe verir. Görevli başvuruyu deftere kaydeder, tutanağın bir örneğini tutukluya verir ve evrakı derhâl ilgili mahkemeye gönderir.
  • Avukat, eş veya yasal temsilciMüdafi başvuru yapabilir; CMK m. 262 uyarınca eş ve yasal temsilci de kişiye açık kanun yoluna süresi içinde kendiliğinden başvurabilir.

Ceza infaz kurumunda kayıt işleminin yapıldığı anda süre korunur. Tutuklu kişi kendisine verilen tutanağı başvuru tarihinin belgesi olarak saklar.

Başvurucu kanun yolunun veya merciin adında yanılırsa CMK m. 264, kabul edilebilir başvurunun görevli mercie gönderilmesini sağlar. Karar tarihi, karar numarası ve “tahliye; bu uygun görülmezse adli kontrol” şeklindeki talep başvurunun konusunu açık tutar.

İtiraz ile tahliye talebi farklı zamanlarda işler

YolİşleviZamanı
İtirazBelirli bir tutuklama, devam veya ret kararını üst mercie denetletir.Kararın öğrenilmesinden itibaren iki hafta
Tahliye talebiDosyaya bakan hâkim veya mahkemeden tahliye ya da adli kontrol ister.Soruşturma ve kovuşturmanın her aşaması
Resen incelemeYetkili merci tutukluluğun sürmesini kendiliğinden denetler.Kanundaki inceleme aralıkları

İki haftalık sürenin geçmesi, sonraki tahliye taleplerini ortadan kaldırmaz. CMK m. 104 uyarınca kişi her aşamada tahliye isteyebilir; yeni delil, tamamlanan soruşturma işlemi veya değişen kişisel koşul bu talebin dayanağını oluşturabilir.

Süre denetimiTutukluluk süresi hangi sınırlara tabidir?

Dilekçe karar ile dosyadaki dört konuyu karşılaştırır

Başvurucu önce itiraz edilen kararın tarihini, numarasını, öğrenme tarihini ve açık talebini yazar. Ardından kararın dayandığı her noktaya dosyadaki bilgi veya belgeyle cevap verir:

  1. Delil ile kişi arasındaki bağKararda gösterilen delilin içeriğini, kime ait olduğunu ve isnat edilen fiille nasıl ilişki kurduğunu tartışır. “Delil yok” yerine kopuk veya eksik bağı gösterir.
  2. Kaçma tehlikesine ilişkin olgularÇağrılara uyma, kendiliğinden başvurma, önceki yükümlülüklere uyma, ikamet, iş, eğitim ve aile bağlarını belgeye bağlar.
  3. Delillere müdahale imkânıToplanan delilleri, dinlenen kişileri ve tamamlanan işlemleri tarihleriyle sıralar; başvurucunun hangi delile nasıl etki edebileceğini kararın somutlaştırıp somutlaştırmadığını açıklar.
  4. Uygun adli kontrolYurt dışına çıkış yasağı, imza, belirli kişi veya yerlere yaklaşmama gibi yükümlülüklerden hangisinin karardaki riski karşılayacağını belirtir.
Delil denetimiSomut delil kişi ve fiille nasıl bağ kurar? Risk denetimiKaçma ve delilleri etkileme tehlikesi nasıl belirlenir? Daha hafif tedbirAdli kontrol yükümlülükleri hangi riske cevap verir?

Kararı veren merci başvuruyu üç adımda ilerletir

  1. 1

    Hâkim veya mahkeme dilekçeyi kayda alır ve kendi kararını yeniden inceler.

  2. 2

    Kararını düzeltmezse dosyayı en çok üç gün içinde yetkili itiraz merciine gönderir.

  3. 3

    İtiraz mercii dosyayı inceler; itirazı kabul ederse tutukluluk hakkında gerekli kararı da verir.

İtiraz başvurusu tutuklama kararının uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz. Kararı veren makam veya itiraz mercii, gerekli görürse uygulamayı geri bırakabilir.

İnceleme sırasında tutuklu görüşe cevap verebilir

İtiraz mercii kural olarak dosya üzerinden ve mümkün olan en kısa sürede karar verir. Merci gerekli görürse Cumhuriyet savcısını, ardından müdafii dinler. Her itiraz için ayrı duruşma açılmaz; tutuklu kişinin makul aralıklarla hâkim önünde sözlü açıklama yapabilmesi korunur.

Merci Cumhuriyet savcısından görüş alırsa bu görüşü şüpheliye, sanığa veya müdafiine bildirir. İlgili kişi görüşe üç gün içinde cevap verebilir. Anayasa Mahkemesi Hikmet Yayğın kararında, savcılığın yazılı görüşünün tutukluya bildirilmemesini kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlali saymıştır.

İtiraz merciinin kararı kural olarak kesindir. Merci ilk kez tutuklama kararı verirse kişi bu yeni karara ayrıca itiraz edebilir.

Başlıca kaynaklar

  1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 39, 101, 104, 262-271
  2. 7499 sayılı Kanun, m. 37 ve geçiş hükmü
  3. AYM, Hikmet Yayğın, B. No: 2013/1279, 30/12/2014
  4. AYM, Firas Aslan ve Hebat Aslan, B. No: 2012/1158, 21/11/2013