Tutuklama veya tutukluluğun devamı kararı verildiğinde ilk sorulardan biri, bu karara hangi süre içinde ve nereye itiraz edileceğidir. Bu sorunun cevabı önemlidir; çünkü güncel olmayan birçok kaynakta itiraz süresi hâlâ yedi gün olarak gösterilmektedir.
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 268. maddesine göre güncel genel itiraz süresi iki haftadır. Ancak kararın tarihi, sürenin ne zaman başladığı, başvurunun nasıl kayda geçirildiği ve itiraz ile tahliye talebi arasındaki fark birlikte değerlendirilmelidir.
Bu yazıda tutuklama ve tutukluluğun devamı kararlarına itiraz; süre, başvuru yeri, ceza infaz kurumundan başvuru, dilekçenin içeriği ve itiraz incelemesindeki temel güvenceler bakımından açıklanmaktadır.
Tutukluluğa itiraz nedir?
İtiraz, hâkim kararlarının ve kanunda açıkça gösterilen bazı mahkeme kararlarının başka bir yargı mercii tarafından incelenmesini sağlayan olağan kanun yoludur. Tutuklama, tutukluluğun devamı ve tahliye talebinin reddi kararlarına itiraz edilebilir.
İtiraz merciinin önündeki temel soru, kişinin suçlu olup olmadığı değildir. İncelenen konu, özgürlüğü sınırlayan kararın verildiği anda tutuklama şartlarının bulunup bulunmadığı ve kararın hukuka uygun gerekçeye dayanıp dayanmadığıdır.
Bu nedenle itiraz dilekçesi, ceza davasının bütününü tekrar eden genel bir savunma yerine tutuklama kararının dayandığı noktalarla doğrudan bağlantı kurmalıdır. Kişiyi suçlamayla ilişkilendiren delilin niteliği, kaçma veya delilleri etkileme tehlikesi, adli kontrolün yeterliliği ve kararın gerekçesi ayrı ayrı ele alınabilir.
İlgili incelemeTutuklama Şartları Nelerdir?→Tutukluluğa itiraz süresi iki haftadır
CMK m. 268'de daha önce yedi gün olan genel itiraz süresi, 7499 sayılı Kanunla iki haftaya çıkarılmıştır. Değişiklik, 1 Haziran 2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu nedenle eski kararları veya değişiklikten önce hazırlanmış internet sayfalarını okuyan kişinin “yedi gün” bilgisiyle karşılaşması mümkündür.
1 Haziran 2024'ten önce verilen kararlar için geçiş hükmü ayrıca değerlendirilmelidir. Güncel bir karar bakımından ise kural iki haftadır. Bununla birlikte kanunda özel bir süre öngörülen hâller saklıdır.
İki haftalık süre ne zaman başlar?
Süre, ilgilinin kararı öğrendiği tarihe göre hesaplanır. Kararın kişinin yüzüne karşı açıklanmasına tefhim, kararın daha sonra resmî yolla bildirilmesine ise tebliğ denir. Kararın hangi tarihte öğrenildiği dosyadaki tefhim veya tebliğ kaydından belirlenmelidir.
CMK m. 39'a göre hafta olarak belirlenen süre, kararın öğrenildiği günün ikinci haftadaki aynı isimli gününün mesai saati sonunda biter. Örneğin karar salı günü öğrenilmişse iki haftalık süre, kural olarak ikinci haftanın salı günü sona erer. Son gün resmî tatile rastlarsa süre tatili izleyen gün biter.
Süre hesabı hak kaybına yol açabileceği için karar tarihi ile öğrenme tarihi birbirine karıştırılmamalı ve başvuru son güne bırakılmamalıdır. Özellikle kararın duruşmada mı açıklandığı, ceza infaz kurumunda mı tebliğ edildiği ve dilekçenin hangi gün kayda alındığı kontrol edilmelidir.
Tutukluluğa itiraz nereye yapılır?
İtiraz dilekçesi doğrudan üst mercie değil, kural olarak kararı veren hâkim veya mahkemeye verilir. Kararı veren merci itirazı yerinde görürse kararını düzeltebilir. Yerinde görmezse dilekçeyi ve dosyayı en çok üç gün içinde incelemeye yetkili mercie gönderir.
Soruşturma evresinde sulh ceza hâkimliğinin verdiği tutuklama ve adli kontrol kararlarına karşı yapılan itirazları, aynı yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler. Kovuşturma evresinde ise kararı veren mahkemenin türüne göre CMK m. 268'deki görev kuralları uygulanır. Başvuruyu yapan kişinin bütün bu merci sıralamasını kendi başına çözmesi gerekmez; dilekçenin kararı veren mercie sunulması yeterlidir.
İtiraz nasıl yapılır?
- Dilekçe verilebilirİtirazın hangi karara yöneldiği, talep ve gerekçeler yazılı olarak kararı veren mercie sunulur.
- Zabıt kâtibine beyanda bulunulabilirSözlü beyan tutanağa geçirilir; tutanak hâkim veya mahkeme başkanı tarafından onaylanır.
- Ceza infaz kurumundan başvurulabilirTutuklu kişi kurum müdürüne beyanda bulunabilir veya dilekçe verebilir. Başvuru kayda alınıp ilgili mahkemeye gönderilir.
CMK m. 263 uyarınca ceza infaz kurumunda beyanın veya dilekçenin ilgili deftere kaydedildiği anda kanun yolu süresi korunur. Tutukluya düzenlenen tutanağın bir örneğinin verilmesi gerekir. Bu belge, başvurunun hangi tarihte yapıldığını göstermesi bakımından önemlidir.
Kanun yolunun veya merciin adında yanılma da kabul edilebilir bir başvuruyu kendiliğinden geçersiz kılmaz. CMK m. 264, başvurunun görevli ve yetkili mercie gönderilmesini öngörür. Yine de dilekçede karar tarihi, karar numarası ve açık talebin yazılması karışıklığı önler.
Tutuklama kararına kimler itiraz edebilir?
Şüpheli veya sanık ile müdafii tutuklama kararına itiraz edebilir. Müdafi, ceza soruşturması veya kovuşturmasında şüpheli ya da sanığın savunmasını üstlenen avukattır.
CMK m. 262, şüpheli veya sanığın yasal temsilcisi ile eşine de, kişiye açık olan kanun yollarına süresi içinde kendiliklerinden başvurma hakkı tanır. Bu kişilerin başvurusu da aynı süre ve usul kurallarına tabidir.
Başvuru hakkının bulunması, itirazın dosyadan bağımsız genel ifadelerle hazırlanmasının yeterli olduğu anlamına gelmez. İtirazın etkili olabilmesi için kararın hangi yönüne karşı çıkıldığı ve talep edilen sonucun ne olduğu açıkça gösterilmelidir.
İtiraz, tahliye talebi ve resen inceleme aynı şey değildir
Uygulamada bu üç yol sıkça birbirine karıştırılır. Aşağıdaki karşılaştırma, her yolun hangi soruya cevap verdiğini göstermektedir:
| Başvuru veya inceleme | Ne için kullanılır? | Süre ve karar mercii |
|---|---|---|
| Tutukluluğa itiraz | Belirli bir tutuklama, tutukluluğun devamı veya tahliye talebinin reddi kararının hukuka uygunluğunu üst mercie inceletmek için kullanılır. | Kural olarak kararın öğrenilmesinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie sunulur; itirazı yetkili üst merci karara bağlar. |
| Tahliye talebi | Tutuklama şartlarının bulunmadığı veya sonradan ortadan kalktığı ileri sürülerek serbest bırakılmak ya da adli kontrol uygulanmasını istemek için kullanılır. | Soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında yapılabilir; talebi dosyaya bakan hâkim veya mahkeme değerlendirir. |
| Resen tutukluluk incelemesi | Tutukluluğun devamının gerekip gerekmediğinin yetkili merci tarafından kendiliğinden denetlenmesidir. | Soruşturmada en geç otuzar günlük aralıklarla; kovuşturmada her oturumda, gerektiğinde oturumlar arasında veya en geç otuz gün içinde yapılır. |
İtiraz süresinin kaçırılması, kişinin bir daha tahliye talep edemeyeceği anlamına gelmez. CMK m. 104 uyarınca yeni veya güncel olgulara dayanılarak her aşamada tahliye istenebilir. Ancak bu durum, süresinde itiraz edilmesinin sağlayacağı üst merci denetiminin yerini bütünüyle tutmaz.
Yargıtay 8. Ceza Dairesinin E. 2015/13920, K. 2016/2427 ve Yargıtay 12. Ceza Dairesinin E. 2017/3269, K. 2017/5130 sayılı kararları da tutukluluğa ilişkin başvuru ile hükme karşı kanun yolunun birbirinin yerine geçmediğini göstermektedir. Bu nedenle dilekçenin başında hangi karara, hangi kanun yoluyla ve hangi taleple başvurulduğu açıkça yazılmalıdır.
İlgili incelemeTutukluluk Süresi Ne Kadardır?→Tutukluluğa itiraz dilekçesinde neler bulunmalıdır?
Kanunda herkese uyan tek bir itiraz dilekçesi şablonu yoktur. Çünkü tutuklama kararının dayandığı deliller, tutuklama nedeni ve dosyanın geldiği aşama her olayda farklıdır. Bununla birlikte dilekçenin anlaşılır ve denetlenebilir olması için aşağıdaki bilgilerin bulunması yararlıdır:
- İtiraz edilen kararın tarihi, numarası ve kararı veren merci
- Kararın hangi tarihte öğrenildiği veya tebliğ edildiği
- Tahliye veya uygun adli kontrol uygulanması yönündeki açık talep
- Kişiyi suçlamayla ilişkilendirdiği ileri sürülen delillere yönelik somut açıklamalar
- Kaçma veya delilleri etkileme tehlikesinin neden bulunmadığı ya da güncelliğini neden yitirdiği
- Daha hafif bir adli kontrol yükümlülüğünün belirlenen riski neden karşılayabileceği
- İleri sürülen olguları destekleyen belge ve kayıtlar
Somut delile yönelik itiraz nasıl kurulmalıdır?
Yalnızca “delil yoktur” demek yerine, kararda hangi delilin gösterildiği ve bu delilin kişiyi suçlamayla neden ilişkilendirmediği açıklanmalıdır. Örneğin iletişim kaydı yalnız görüşmenin varlığını gösteriyorsa içeriğin bilinmediği; dijital verinin aidiyeti tartışmalıysa verinin kişiye veya cihaza nasıl bağlandığının açıklanmadığı belirtilebilir.
Ayrıntılı incelemeTutuklama Kararlarında Somut Delil Şartı→Kaçma ve delilleri etkileme tehlikesi nasıl ele alınmalıdır?
Sabit ikametgâh, iş, eğitim ve aile bağları kaçma tehlikesi değerlendirmesinde önem taşıyabilir; fakat tek başına yeterli bir savunma olarak görülmeyebilir. Kişinin çağrılara uyması, kendiliğinden başvurması, yurt dışına çıkma imkânı varken kaçmaması veya daha önceki yükümlülükleri eksiksiz yerine getirmesi gibi dosyaya özgü davranışlar da gösterilmelidir.
Delilleri etkileme tehlikesine karşı ise hangi delillerin toplandığı, tanıkların dinlenip dinlenmediği ve kişinin artık hangi delile nasıl müdahale edebileceği incelenmelidir. “Deliller toplanmıştır” cümlesi yerine, tamamlanan işlemlerin tarihleri ve dosyadaki karşılığı açıklanmalıdır.
Ayrıntılı incelemeTutuklama Nedenleri Nasıl Değerlendirilir?→Adli kontrol talebi nasıl somutlaştırılır?
İtiraz dilekçesinde yalnız “adli kontrol yeterlidir” denilmemeli; hangi yükümlülüğün hangi riski karşılayacağı açıklanmalıdır. Örneğin yurt dışına çıkış yasağı kaçma endişesiyle, belirli kişilerle temas kurmama veya belirli yerlere gitmeme yükümlülüğü delilleri etkileme tehlikesiyle ilişkilendirilebilir. Böylece talep, dosyanın gerçek ihtiyacına göre kurulmuş olur.
İlgili incelemeAdli Kontrol Nedir ve Hangi Yükümlülükleri İçerir?→Tutukluluğa itiraz nasıl incelenir?
- 01
Dilekçe veya beyan kararı veren mercide ya da ceza infaz kurumunda kayda alınır.
- 02
Kararı veren hâkim veya mahkeme itirazı yerinde görürse kararını kendisi düzeltebilir.
- 03
İtiraz yerinde görülmezse dosya en çok üç gün içinde yetkili itiraz merciine gönderilir.
- 04
İtiraz mercii kural olarak dosya üzerinden inceleme yapar; gerekli görürse araştırma yapabilir veya tarafları dinleyebilir.
- 05
İtiraz yerinde görülürse merci yalnız kararı kaldırmakla kalmaz, itiraz konusu hakkında gerekli kararı da verir.
- 06
Karar mümkün olan en kısa sürede verilir ve kural olarak kesindir.
İtirazın yapılması, tutuklama kararını kendiliğinden durdurmaz ve otomatik tahliye sonucu doğurmaz. Ancak kararı veren veya itirazı inceleyen merci, kararın uygulanmasının geri bırakılmasına karar verebilir.
İtiraz incelemesinde duruşma yapılır mı?
CMK m. 271'e göre itiraz kural olarak duruşma yapılmadan, dosya üzerinden karara bağlanır. Gerekli görülürse önce Cumhuriyet savcısı, ardından müdafi veya vekil dinlenebilir.
Bu kural, tutuklu kişinin hiçbir zaman hâkim önünde dinlenmeyeceği anlamına gelmez. Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, her kısa aralıklı itirazda yeni bir duruşma yapılmasını zorunlu görmemektedir. Buna karşılık tutuklu kişinin makul aralıklarla hâkim önünde etkili biçimde açıklama yapabilmesi gerekir.
AYM, Firas Aslan ve Hebat Aslan kararında başvurucuların on bir gün önce duruşmada dinlenmiş olmasını dikkate almış ve itirazın ayrıca duruşma açılmadan incelenmesini ihlal saymamıştır. AİHM de Eroğlu ve Diğerleri/Türkiye kararında, on altı gün önce sözlü açıklama yapma imkânı bulunan başvurucular bakımından aynı sonuca ulaşmıştır.
Buna karşılık uzun süre hâkim önüne çıkarılmadan yalnız dosya üzerinden karar verilmesi farklı değerlendirilir. AİHM, Baş/Türkiye kararında tutukluluğun hukukiliğinin etkili ve süratli biçimde incelenmesi güvencesini vurgulamıştır.
Savcılık görüşü tutukluya bildirilmelidir
İtirazı inceleyen merci Cumhuriyet savcısından görüş alırsa, bu görüş şüpheliye, sanığa veya müdafiine bildirilmelidir. İlgili kişi üç gün içinde görüşünü açıklayabilir. Amaç, karar verilirken kullanılan görüşten haberdar olunmasını ve gerektiğinde buna cevap verilebilmesini sağlamaktır.
Hikmet Yayğın başvurusu
İtiraz mercii savcılığın yazılı görüşünü almış ancak başvurucuya bildirmemiştir. Başvurucunun bu görüşe cevap verme imkânı bulunmadığı için AYM, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.
Firas Aslan ve Hebat Aslan başvurusu
Başvurucular kısa süre önce duruşmada dinlendiği için itiraz incelemesinde yeniden duruşma yapılmaması tek başına ihlal sayılmamıştır. Bununla birlikte aynı dosyada savcılık görüşünün bildirilmemesi ayrı bir güvence eksikliği olarak ihlal sonucuna yol açmıştır.
AYM, Firas Aslan ve Hebat Aslan, B. No. 2012/1158, 21/11/2013
Bu kararlar birlikte okunduğunda iki farklı mesele görülür. Her itirazda duruşma açılması zorunlu değildir; ancak yargı makamının yalnız savcılıktan aldığı bir görüşe dayanması hâlinde tutukluya gerçek bir cevap imkânı tanınmalıdır. Özgürlüğün söz konusu olduğu bir incelemede kararın süratli verilmesi kadar, tarafların karara etki edebilecek bilgi ve görüşlerden haberdar olması da önemlidir.
İtiraz üzerine verilen karar kesin midir?
İtiraz merciinin verdiği karar kural olarak kesindir. Bunun önemli istisnası, itiraz merciinin ilk kez tutuklama kararı vermesidir. Örneğin ilk merci tutuklama talebini reddeder, itiraz mercii ise kişiyi ilk defa tutuklarsa bu yeni tutuklama kararına ayrıca itiraz edilebilir.
İtirazın reddedilmesi, tutukluluğun bundan sonra hiçbir şekilde incelenemeyeceği anlamına gelmez. Kişi soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında tahliye talebinde bulunabilir; yetkili makam da tutukluluğu kanundaki aralıklarla kendiliğinden incelemek zorundadır. Yeni deliller, tamamlanan soruşturma işlemleri veya değişen kişisel koşullar sonraki değerlendirmede ileri sürülebilir.
Tutukluluğa itiraz hakkında sık sorulan sorular
Tutukluluğa itiraz süresi yedi gün mü, iki hafta mı?
1 Haziran 2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar için genel itiraz süresi iki haftadır. Bu tarihten önce verilen kararlar bakımından eski yedi günlük kural geçiş hükmü nedeniyle ayrıca değerlendirilir.
Tutuklama kararına itiraz doğrudan üst mahkemeye mi verilir?
Hayır. İtiraz kural olarak kararı veren hâkim veya mahkemeye sunulur. Bu merci kararını düzeltmezse dosyayı en çok üç gün içinde incelemeye yetkili mercie gönderir.
Tutuklu kişi cezaevinden nasıl itiraz eder?
Tutuklu kişi ceza infaz kurumu müdürüne beyanda bulunabilir veya dilekçe verebilir. Başvuru ilgili deftere kaydedilir, tutanak düzenlenir ve mahkemeye gönderilir. Kayıt işlemi yapıldığında kanun yolu süresi korunur.
Eş veya yasal temsilci tutukluluğa itiraz edebilir mi?
Evet. CMK m. 262 uyarınca şüpheli veya sanığın eşi ile yasal temsilcisi, kişiye açık olan kanun yoluna süresi içinde kendiliklerinden başvurabilir.
İtiraz edilince kişi hemen tahliye edilir mi?
Hayır. İtirazın yapılması tutuklama kararını kendiliğinden durdurmaz ve otomatik tahliye sonucu doğurmaz. İtiraz mercii dosyayı inceleyerek itirazın kabulüne veya reddine karar verir; kabul hâlinde tahliye veya uygun görülen başka bir karar verilebilir.
İtiraz süresi kaçırılırsa tahliye talep edilebilir mi?
Evet. İki haftalık itiraz süresinin geçmiş olması, CMK m. 104 uyarınca daha sonra tahliye talebinde bulunmaya engel değildir. Ancak tahliye talebi ile belirli bir karara karşı yapılan itiraz farklı yollardır ve biri diğerinin bütün sonuçlarını sağlamaz.
İtiraz incelemesinde mutlaka duruşma yapılır mı?
Hayır. İtiraz kural olarak dosya üzerinden incelenir. Bununla birlikte tutuklu kişinin makul aralıklarla hâkim önünde dinlenebilmesi ve savcılık görüşü alınmışsa bu görüşe cevap verebilmesi gerekir.
İtiraz dilekçesinde yalnız “suçsuzum” demek yeterli midir?
Genellikle yeterli değildir. Dilekçede karardaki delillerin kişiyi suçlamayla neden ilişkilendirmediği, kaçma veya delilleri etkileme tehlikesinin neden bulunmadığı ve adli kontrolün neden yeterli olabileceği dosyadaki somut bilgilerle açıklanmalıdır.
Süre kadar itirazın somut içeriği de önemlidir
Tutukluluğa itirazda ilk güvence, başvurunun süresinde ve kayda alınabilecek bir yöntemle yapılmasıdır. Güncel kararlar bakımından genel süre iki haftadır ve başvuru kararı veren mercie sunulur. Tutuklu kişi başvurusunu ceza infaz kurumundan da yapabilir.
Başvurunun yalnız süresinde olması ise yeterli değildir. İtiraz, tutuklama kararındaki delil, kaçma veya delilleri etkileme tehlikesi, ölçülülük ve adli kontrol değerlendirmesiyle doğrudan bağlantı kurmalıdır. İtiraz merciinin görevi de bu açıklamaları süratle ve gerçekten incelemektir. Özgürlüğü sınırlayan bir kararın denetimi, kısa bir ret cümlesinden ibaret kalmamalı; kişi itirazlarının neden kabul edilmediğini anlayabilmelidir.
İlgili çalışma alanıCeza Hukuku→Kaynak seçimi ve araştırma yöntemi
CMK'nın güncel metni ve 7499 sayılı Kanunun geçiş hükmü; yedi Yargıtay ve AYM kararının tam metni; AİHM'in ihlal ve kabul edilemezlik kararları; üç lisansüstü tezin ilgili bölümleri ve üç akademik çalışma karşılaştırılmıştır. Değişiklikten önceki kaynaklarda yer alan yedi günlük süre güncel metne taşınmamış, yalnız tarihsel bağlamı açıklamak için kullanılmıştır.
Kaynakça
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 39, 101, 104, 105, 262-271, güncel konsolide metin
- 7499 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
- AYM, Hikmet Yayğın, B. No. 2013/1279, 30/12/2014
- AYM, Firas Aslan ve Hebat Aslan, B. No. 2012/1158, 21/11/2013
- AYM, B. No. 2014/2991, 25/10/2017
- AYM, B. No. 2018/22191, 9/5/2019
- AİHM, Baş/Türkiye, B. No. 66448/17, 3/3/2020
- AİHM, Hebat Aslan ve Firas Aslan/Türkiye, B. No. 15048/09, 28/10/2014
- AİHM, Eroğlu ve Diğerleri/Türkiye, B. No. 19206/07, 17/4/2012
- Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2015/13920, K. 2016/2427, 1/3/2016.
- Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2017/3269, K. 2017/5130, 14/6/2017.
- Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2022/2262, K. 2022/4385, 3/6/2022.
- Ahmet Zeki Teber, Tutuklama Tedbirinin Bireysel Başvuru Yoluyla Anayasa Mahkemesince İncelenmesi, Süleyman Demirel Üniversitesi, yüksek lisans tezi, 2020, Tez No. 618759.
- Orhan Arslan, Ceza Muhakemesi Hukukunda Tutuklama, Ankara Üniversitesi, doktora tezi, 2022, Tez No. 770829.
- Yunus Emre Alkış, Tutuklamanın Anayasal Ölçütleri, İstanbul Medipol Üniversitesi, yüksek lisans tezi, 2026, Tez No. 996496.
- Recep Kayabaşı, “Tartışmalı Yönleriyle Ceza Muhakemesi Hukukunda İtiraz Kanun Yolu”, 2023, s. 100-126
- Gülsün Ayhan Aygörmez Uğurlubay, “Güncel Tartışmalar ve Gelişmeler Işığında Türk Ceza Muhakemesi Hukukunda İtiraz”, 2014, s. 3999-4044
- Fatma Dilan Topuz, “Tutuklama ve Adli Kontrol Kararlarında Gerekçe”, 2026, s. 312-328
