Hakkında yakalama kararı verilen kişi, kararın amacına göre ifadesi veya sorgusu alınmak ya da başka bir adli işlem yapılmak üzere yetkili merci önüne çıkarılır. Yakalama kararı tek başına tutuklama kararı değildir. Kişinin yakalandıktan sonra serbest bırakılması, gözaltına alınması, adli kontrol altına alınması veya tutuklanması; kararın amacı, dosyadaki deliller ve ayrıca verilecek karara bağlıdır.
Günlük dilde “yakalama kararı” denilen işlem, Ceza Muhakemesi Kanunu'nda çoğunlukla yakalama emri olarak adlandırılır. Bu yazıda iki ifade aynı anlamda kullanılmaktadır.
Yakalama kararı ne anlama gelir?
Yakalama emri, kişinin özgürlüğünün geçici olarak sınırlandırılarak belirli bir adli merci önüne getirilmesini sağlayan yazılı bir karardır. Emirde kişinin kimliği veya biliniyorsa eşkâli, isnat edilen suç ve yakalandığında nereye gönderileceği gösterilmelidir.
İsnat, kişiye belirli bir suçu işlediği yönünde yöneltilen suçlamadır. Yakalama emri, bu suçlamanın kesinleştiği veya kişinin suçlu bulunduğu anlamına gelmez. Emrin amacı, kişinin dosyada yapılması gereken işleme hazır edilmesidir.
Yakalama emri yalnız ifade almak, sanığın savunmasını tamamlamak, tutuklama talebini değerlendirmek veya kesinleşmiş bir hükmün infazını sağlamak için düzenlenmiş olabilir. Bu nedenle emrin neden çıkarıldığı, yakalandıktan sonra ne olacağını belirleyen ilk bilgidir.
Her yakalama önceden verilmiş bir karara dayanmaz
Ceza muhakemesinde emre dayalı yakalama ile emirsiz yakalama farklıdır. Suçüstü hâlinde, suçüstü fiilden dolayı izlenen kişinin kaçma ihtimali varsa veya kimliği hemen belirlenemiyorsa kanunun gösterdiği kişiler önceden karar olmadan yakalama yapabilir. Kolluk da gecikmesinde sakınca bulunan ve savcıya ya da amirine hemen ulaşamadığı bazı durumlarda emirsiz yakalama yetkisini kullanabilir.
Yakalama emri ise daha önce başlamış bir soruşturma, dava veya infaz işlemi içinde belirli bir kişi hakkında düzenlenir. “Yakalandı” denildiğinde önce işlemin bir emre mi yoksa suçüstü gibi kanunda sayılan başka bir nedene mi dayandığı belirlenmelidir.
Yakalama kararını kim verir?
Yetkili makam, dosyanın bulunduğu aşamaya ve emrin nedenine göre değişir:
- Soruşturma aşamasındaÇağrı üzerine gelmeyen veya kendisine çağrı yapılamayan şüpheli hakkında Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi emir verebilir.
- Tutuklama talebine itirazdaTutuklama isteminin reddine yapılan itirazı kabul eden merci yakalama emri düzenleyebilir.
- Kovuşturma aşamasındaKaçak sanık hakkında hâkim veya mahkeme kendiliğinden ya da savcının istemi üzerine emir verebilir.
- Kaçma hâlindeYakalandıktan sonra kolluğun elinden, tutukevinden veya ceza infaz kurumundan kaçan kişi hakkında Cumhuriyet savcısı ile kolluk da yakalama emri düzenleyebilir.
Bu ayrım nedeniyle yalnız kararın varlığına bakılarak dosyanın sonucu anlaşılamaz. Emri veren merci, emrin dayandığı hüküm ve yakalandığında yapılması istenen işlem birlikte görülmelidir.
Yakalama emrinden önce çağrı yapılması gerekir mi?
Soruşturma aşamasında sırf kişinin adresinde bulunamaması her zaman yakalama emri için yeterli değildir. CMK m. 98, çağrı üzerine gelmeyen veya çağrı yapılamayan şüpheliden söz eder. Bu nedenle kişinin usulüne uygun biçimde çağrılıp çağrılmadığı ve güncel adresinin yeterince araştırılıp araştırılmadığı önemlidir.
Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 10 Mayıs 2022 tarihli kararında, kişilerin adreste tanınmadığına ilişkin tutanağa rağmen yeterli adres araştırması ve usulüne uygun çağrı yapılmaması üzerinde durulmuştur. Yargıtay 12. Ceza Dairesi de 6 Ekim 2021 tarihli kararında, kişinin başka şehirde olduğunun öğrenilmesine rağmen oradaki adresi araştırılmadan yakalama emri istenmesini yeterli görmemiştir.
Bu kararlar, soruşturmada yakalama emrinin yalnız bir kez adreste bulunamama gibi biçimsel bir tespite değil, çağrı yapılamadığını gösteren gerçek ve yeterli bir araştırmaya dayanması gerektiğini açıklar.
Yakalama kararı tutuklama kararı değildir
Yakalama emri kişiyi yetkili merci önüne getirir. Tutuklama ise kişiyi suçla ilişkilendiren somut deliller, kaçma veya delilleri etkileme gibi bir tutuklama nedeni ve ölçülülük şartları değerlendirilerek ayrıca verilen karardır.
Aşağıdaki tablo, yakalamadan sonra karşılaşılabilecek işlemleri birbirinden ayırır. Hangi işlemin uygulanacağı yalnız emrin varlığından değil, emrin amacı ve yetkili merciin sonraki kararından anlaşılır.
| İşlem | Kişi bakımından anlamı | Kararı belirleyen husus |
|---|---|---|
| İfade veya savunma sonrası serbest bırakma | Emirde istenen açıklama alınır ve kişi serbest kalır. | Emir yalnız eksik adli işlemi tamamlamak amacıyla çıkarılmış olabilir. |
| Gözaltı | Kişi soruşturma işlemleri için kanundaki süreyle kolluk gözetiminde tutulur. | Savcının ayrıca gözaltı kararı vermesi ve kanuni şartların bulunması gerekir. |
| Adli kontrol | İmza verme veya yurt dışına çıkamama gibi yükümlülükler uygulanır. | Hâkim, tutuklama yerine daha hafif bir tedbirin yeterli olduğuna karar verir. |
| Tutuklama | Kişi ceza infaz kurumunda tutulur. | Hâkim sorgu yaptıktan sonra tutuklama şartlarını ayrı bir kararla değerlendirir. |
Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 24 Ocak 2023 tarihli kararına konu emirde sanığın savunması ve ek savunması alındıktan sonra serbest bırakılması açıkça belirtilmiştir. Bu örnek, savunma almaya yönelik emrin kendiliğinden tutuklama sonucu doğurmadığını gösterir.
Başka şehirde yakalanan kişi nereye götürülür?
Hâkim veya mahkemenin yakalama emri üzerine yakalanan kişi, en geç 24 saat içinde yetkili hâkim veya mahkeme önüne çıkarılmalıdır. Buradaki yetkili merci, emri veren veya dosyayı gören hâkim ya da mahkemedir.
Kişiyi bu süre içinde fiziken yetkili merci önüne götürmek mümkün değilse, aynı süre içinde yakalandığı yer adliyesinden SEGBİS aracılığıyla ifade veya sorgu yapılır. SEGBİS, ses ve görüntünün aynı anda iletildiği yargısal iletişim sistemidir. Yakalandığı yerde sistem yoksa en yakın adliyeden bağlantı kurulmalıdır.
Yirmi dört saatlik kural, kişinin sırf başka şehirde yakalandığı için günlerce bekletilmesini önler. Yargıtay Ceza Genel Kurulu da CMK m. 94'teki bu güvenceyi, isnat edilen suçun cezasına göre ayrım yapmadan uygulamıştır. SEGBİS kullanılması, kişinin müdafi yardımından ve gerçek bir yargısal incelemeden vazgeçildiği anlamına gelmez.
İfade için yakalama kararı ne demektir?
Bazen emir yalnız kişinin ifadesini veya savunmasını almak amacıyla düzenlenir. Bu durumda yakalamanın amacı, eksik kalan adli işlemi tamamlamaktır. Yine de dosyada başka bir talep bulunup bulunmadığı, emrin tam metni görülmeden kesin olarak söylenemez.
İfade verme taahhüdü bütün yakalama emirleri için geçerli değildir. Emir tutuklama değerlendirmesi, hükmün infazı veya başka bir amaçla düzenlenmişse bu yol uygulanmaz. Serbest bırakma da kendiliğinden gerçekleşmez; şartların oluşması ve savcının karar vermesi gerekir.
Yakalama kararı ne zaman düşer?
Bütün yakalama emirleri için geçerli “şu kadar gün sonra kendiliğinden düşer” biçiminde tek bir süre yoktur. Emrin sona ermesi; çıkarılış amacı, dosyanın aşaması, infaz edilip edilmediği, geri alınıp alınmadığı ve gerektiğinde zamanaşımı hükümleri değerlendirilerek belirlenir.
Yakalama emrinin amacı gerçekleştiğinde emri veren mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet savcısı emrin derhâl iadesini istemelidir. Yalnız ifade almak için çıkarılan emir bakımından ifade alındığında, aynı emrin aynı amaçla uygulanmaya devam etmemesi gerekir.
Kararın kaldırılması kadar elektronik ve idari kayıtlara doğru işlenmesi de önemlidir. AYM'nin 9 Aralık 2025 tarihli Ayten Öztürk kararında, yıllar önce kaldırılmış bir emrin sistemde aktif görünmesi nedeniyle kişinin yaklaşık 21 saat tutulduğu iddiası incelenmiştir. AYM, bu iddiayı karşılamayan tazminat yargılamasında gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.
Eski tarihli bir emir görüldüğünde yalnız karar tarihine bakılarak “düşmüştür” veya “hâlâ geçerlidir” denilmemeli; güncel durum emri veren merciden ve dosya kayıtlarından doğrulanmalıdır.
Hakkında yakalama kararı olan kişi ne yapmalı?
Öncelikle bilginin doğruluğu ve kararın kapsamı dosya üzerinden kontrol edilmelidir. Kararı veren merci, dosya numarası, emrin amacı ve yakalandığında yapılması istenen işlem bilinmeden güvenilir bir yol haritası kurulamaz.
Kişinin bir müdafi aracılığıyla dosyayı inceletmesi; çağrı veya tebligatların durumunu, emrin güncelliğini ve yalnız ifadeye yönelik olup olmadığını öğrenmesi yararlı olur. Gerekirse yetkili merciye hukuka uygun biçimde başvurmak ve ifade ya da savunma işlemini tamamlamak için hazırlık yapılabilir.
Bu hazırlığın amacı yakalamadan kaçınma yöntemi geliştirmek değildir. Kişi, yapılacak işlemi ve haklarını önceden öğrenerek belirsizliği azaltır. Emir tutuklama değerlendirmesine yönelikse savunma ile lehe delillerin hazırlanması ayrıca önem taşır.
Yakalanan kişinin hakları nelerdir?
Yakalanan kişiye, yakalamanın nedeni ve hakkındaki iddialar ile susma ve müdafiden yararlanma gibi kanuni hakları gecikmeden bildirilmelidir. Müdafi, ceza soruşturması veya davasında şüpheli ya da sanığın savunmasını üstlenen avukattır.
- Nedeni öğrenmeKişi hangi olay ve suç nedeniyle yakalandığını bilmelidir.
- Susma ve avukat yardımıKişi kendisini suçlayacak açıklamaya zorlanamaz ve müdafiden yararlanabilir.
- Yakına bildirimKanundaki usule göre yakınlarından birine yakalandığı haber verilmelidir.
- Hâkim denetimiKişi yakalama işlemine ve özgürlüğünün kısıtlanmasının devamına karşı hâkime başvurabilir.
Yakalama emri kolluğa sınırsız müdahale yetkisi vermez. Kullanılan tedbir yakalamanın amacıyla sınırlı olmalı; kişinin onuru, sağlık durumu ve savunma hakları korunmalıdır.
Hukuka aykırı yakalama tazminat hakkı doğurur mu?
Kanuni şartlar oluşmadan yakalanan, süresi içinde hâkim önüne çıkarılmayan veya emrin amacı tamamlandığı hâlde özgürlüğü kısıtlanmaya devam eden kişi bakımından CMK m. 141 ve devamındaki tazminat yolu gündeme gelebilir. Ancak her usul eksikliği otomatik olarak tazminat sonucunu doğurmaz; yakalamanın dayanağı, süresi ve kişi üzerindeki gerçek etkisi somut dosyada incelenir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 24 Şubat 2015 tarihli kararına konu olayda ek savunma için yakalanan kişi yetkili mahkeme önüne ancak 15 gün sonra çıkarılmıştır. Daire bu beklemeyi kabul edilemez bulmuş ve tazminatın değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Aynı Dairenin 16 Aralık 2024 tarihli başka bir kararında ise kişi yakalandığı gün SEGBİS ile yetkili hâkim önüne çıkarılmış; somut olayda tazminat şartlarının oluşmadığı sonucuna varılmıştır.
İki karar arasındaki fark açıktır: Yakalama emrinin bulunması tek başına yeterli değildir; kişi emrin infazından sonra süratle ve gerçekten yetkili hâkim önüne çıkarılmalıdır.
Yakalama kararı hakkında sık sorulan sorular
Yakalama kararı olan kişi hemen tutuklanır mı?
Hayır. Yakalama emri ile tutuklama kararı farklı işlemlerdir. Kişi yalnız ifade veya savunma için aranıyor olabilir. Tutuklama ancak kanundaki şartlar ayrıca değerlendirilerek hâkim tarafından kararlaştırılabilir.
Yakalama kararı ne kadar süre geçerlidir?
Bütün yakalama emirleri için tek bir geçerlilik süresi yoktur. Emrin amacı gerçekleştiğinde geri alınması gerekir. Dosyanın aşaması, kararın kaldırılıp kaldırılmadığı ve ilgili zamanaşımı kuralları güncel dosya kaydından kontrol edilmelidir.
Başka şehirde yakalanan kişi dosyanın bulunduğu şehre götürülür mü?
Kişi en geç 24 saat içinde yetkili hâkim veya mahkeme önüne çıkarılmalıdır. Bu süre içinde fiziki olarak götürülmesi mümkün değilse yakalandığı yerden veya en yakın adliyeden SEGBİS ile ifade ya da sorgu yapılır.
İfade için yakalama kararı tutuklamaya dönüşür mü?
Emrin yalnız ifade almak için çıkarılması tek başına tutuklama sonucu doğurmaz. Bununla birlikte dosyada ayrıca bir tutuklama talebi veya başka bir karar bulunup bulunmadığı, emrin tam metninden ve güncel dosya kayıtlarından kontrol edilmelidir.
Yakalama kararına itiraz edilebilir mi?
Yakalanan kişi, CMK m. 91/5 uyarınca yakalama işlemine ve özgürlüğünün kısıtlanmasının devamına karşı sulh ceza hâkimine başvurabilir. Yakalama emrinin kendisine karşı kullanılabilecek kanun yolu ise emri veren makam, dosyanın aşaması ve kararın niteliğine göre ayrıca değerlendirilir.
Emrin amacı görülmeden sonucu anlaşılamaz
Yakalama kararı, kişinin mutlaka tutuklanacağı veya suçlu bulunduğu anlamına gelmez. Karar kişiyi belirli bir adli işlem için yetkili merci önüne getirmeye yarar. Bu nedenle emrin kim tarafından, hangi amaçla ve hangi dosya aşamasında verildiği öğrenilmeden yalnız “yakalama kararı var” bilgisinden sonuç çıkarılmamalıdır.
Yakalamadan sonra 24 saat içinde yetkili hâkim veya mahkemeye çıkarılma, gerektiğinde SEGBİS kullanılması, müdafi yardımı ve hakların bildirilmesi temel güvencelerdir. Hakkında emir bulunduğunu öğrenen kişinin ilk adımı, emrin içeriğini dosyadan doğrulamak ve yapılacak adli işleme hukuka uygun biçimde hazırlanmaktır.
İlgili incelemeGözaltı Süresi Ne Kadardır?→ İlgili çalışma alanıCeza Hukuku→Kaynak seçimi ve güncellik
CMK'nın güncel hükümleri; sekiz Yargıtay kararının tam metni; AYM ve AİHM kararları; biri doktora olmak üzere üç lisansüstü tezin ilgili bölümleri ve iki güncel akademik makale karşılaştırılmıştır. İfadeye yönelik emir, tutuklama değerlendirmesine yönelik emir ve emirsiz yakalama birbirinden ayrılmıştır.
Kaynakça
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, özellikle m. 90, 91, 94, 98 ve 141
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2016/639, K. 2017/339, 20/6/2017.
- Yargıtay 8. CD, E. 2021/5209, K. 2022/6770, 10/5/2022.
- Yargıtay 10. CD, E. 2020/17614, K. 2023/482, 24/1/2023.
- Yargıtay 12. CD, E. 2014/17838, K. 2015/3398, 24/2/2015; E. 2021/3664, K. 2021/6591, 6/10/2021; E. 2021/9197, K. 2024/7566, 16/12/2024.
- AYM, Ayten Öztürk, B. No. 2023/10860, 9/12/2025
- AYM, Kenan Başaran, B. No. 2022/7316, 10/1/2024
- AİHM, Fox, Campbell and Hartley/Birleşik Krallık, 30/8/1990; Brogan ve Diğerleri/Birleşik Krallık, 29/11/1988; Baş/Türkiye, B. No. 66448/17, 3/3/2020.
- Özen Kaya Göçmen, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin Ceza Muhakemesi Kanunu'ndaki Koruma Tedbirleri Üzerindeki Etkileri, Ankara Üniversitesi, doktora tezi, 2021.
- Ertan Aydın, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararları Bağlamında Ceza Muhakemesi Hukukundaki Koruma Tedbirlerinden Yakalama, Gözaltına Alma ve Tutuklama, Polis Akademisi, yüksek lisans tezi, 2020.
- Alper Öztuğut, Yakalama ve Gözaltı, Başkent Üniversitesi, yüksek lisans tezi, 2020.
- Gökhan Çaluk, “Yakalama Emri (Müzekkereli Yakalama)”, Hacettepe Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 16, S. 2, 2026, s. 673-706, DOI: 10.32957/hacettepehdf.1757711.
- Enes Bakkaloğlu, “Ceza Muhakemesi Kanunu'nda Yeni Bir Usul Olarak Öngörülen İfade Verme Taahhüdü”, İstanbul Medeniyet Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 7, S. 13, 2022.
