Mülkiyet hakkı yalnızca devletin el koymasına karşı korumuyor. Uyuşmazlık iki özel kişi arasında olduğunda da devletin, mülkiyeti koruyacak bir yargı ve icra sistemi işletme yükümlülüğü var. Anayasa Mahkemesi bu tür şikâyetleri "özel hukuk ilişkileri" başlığında inceliyor ve mahkemelerin, menfaatler arasında adil bir denge kurup kurmadığına, sonuca etkili iddiaları inceleyip incelemediğine bakıyor.

Bu sayfa, Ekim 2026 başına kadar yayımlanan ve bu başlıkta şikâyet içeren 61 karara dayanıyor. Sonuçların hepsi sayıldı, belirleyici kararlar tek tek okundu. Her tespiti kararın paragrafıyla birlikte bulacaksınız.

Sonuçlar: 62 şikâyetin 22'sinde ihlal

Bu başlıkta 61 kararda 62 şikâyet var. 22'sinde ihlal bulundu, 19'u açıkça dayanaktan yoksun sayıldı, 4'ünde ihlal olmadığına karar verildi. İhlal bulunan şikâyetlerde 13 kez yeniden yargılamaya, 7 kez maddi, 3 kez manevi tazminata hükmedildi.

En büyük küme mahkeme ve icra veznesindeki paralar: karar özetinde nemalandırılmama, değer kaybı ya da faizsiz iade geçen 16 kararın 14'ünde ihlal var.

İcra ve mahkeme veznesindeki paralar

Bir icra takibinde borçlunun taşınmazları satılmış, ama sıra cetvelinin kesinleşmesi yaklaşık dokuz yıl sürmüş ve bu sürede satış bedeli nemalandırılmamıştı. Mahkeme, paranın alacaklıya ödenene kadar icra müdürlüğünün kontrolünde olduğunu, değer kaybını önleyebilecek olanın da o olduğunu belirtti; parayı vadeli hesaba yatırmak gibi basit bir tedbirin alınmamasını ihlal saydı (Fatma Yıldırım, B. No: 2014/6577, 16/2/2017, §§ 61–63).

Aynı ilke mahkemelere yatırılan paralara da uygulanıyor. Tasarrufun iptali davasında teminat olarak yatırılan 80.550 TL, 2012'den 2020'ye kadar nemalandırılmamıştı; değer kaybı giderilmiş karşılığı 186.862,6 TL olacaktı. Mahkeme ihlal buldu ve başvurucunun talep ettiği 61.372,48 TL'yi maddi tazminat olarak ödetti (Cihangir Irmak, B. No: 2020/25110, 23/12/2025, §§ 20–22, 25).

Paranın nemalandırılıp nemasının alacaklıya değil Hazineye aktarılması da ihlal sayıldı. Mahkeme, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 36. maddesine dayanan bu uygulamanın meşru bir amacı bulunmadığını, Anayasa'nın 90. maddesi uyarınca temel haklara ilişkin uluslararası andlaşmalarla çatışan kanun hükmünün uygulanmaması gerektiğini ve mahkemelerin bu hüküm için itiraz yoluna da başvurmadığını belirtti (Muharrem Pınarbaşı, B. No: 2020/91, 4/10/2023, §§ 45–47).

Sonuca etkili iddiaların incelenmemesi

Başvurucunun murisinin taşınmazlarını vekili satmış ve bedeli ödememişti; vekil güveni kötüye kullanmaktan mahkûm olmuştu. Murisin alıcılara karşı açtığı tapu iptali davası, alıcıların iyi niyetli olduğu gerekçesiyle reddedildi. Mahkeme, alıcıların vekilin yetkiyi kötüye kullandığını bildiğine işaret eden iddia ve olguların hiç değerlendirilmediğini ve bu özen eksikliğinin pozitif yükümlülüğü ihlal ettiğini belirtti (Gülsün Giley, B. No: 2018/36546, 25/5/2022, §§ 43–45).

Zorunlu askerlikte psikotik reaksiyon tanısı alan ve Mehmetçik Vakfından yıllarca malul gazi yardımı alan başvurucunun yardımı kesilmişti. Genel Kurul, Adli Tıp raporunun askerlik hizmetinin hastalığa etkili olmadığına dair kesin bir kanaat içermediğini ve şartı sağlamadığı kesin tespit edilemeyen başvurucunun yardımının kesilmesinin menfaat dengesini bozduğunu belirterek ihlal buldu (Kemal Kılıç [GK], B. No: 2019/16400, 28/7/2022, §§ 73–75).

Öngörülemez yorum ve katı şekilcilik

İşçinin fazla çalışma ücreti talebi, iş sözleşmesindeki feragat hükmüne dayanılarak reddedilmişti. Mahkeme, feragatin emredici hükümlere aykırı çalıştırma karşılığı hakları da kapsadığı yorumunu öngörülemez ve ağır hata olarak gördü (Oya Gümüşdal, B. No: 2018/11246, 29/6/2022, §§ 24–26).

Okuma yazma bilmeyen mirasbırakanın resmî vasiyetnamesi, tanıkların beyanın kendi önlerinde yapıldığını belirtmedikleri gerekçesiyle iptal edilmişti; oysa vasiyetnameden tanıkların süreç boyunca mirasbırakanla birlikte bulunduğu anlaşılıyordu. Mahkeme, kanun hükmünün katı ve şekilci yorumunun taraflar arasındaki dengeyi bozduğunu belirtti (Ebru Kaya, B. No: 2019/36400, 16/7/2025, §§ 46–48).

Elektrik aboneliğini yıllar önce kapattıran ve fesih belgesini imzalayan şirket görevlisi tanık olarak dinlenen başvurucu, şirket kayıtlarında fesih görünmediği için kendisinden sonra aynı yerde kullanılan kaçak elektriğin borcundan sorumlu tutulmuştu. Mahkeme, kayıtların doğru tutulmasının şirketin yükümlülüğü olduğunu, bunu takip etme sorumluluğunu aboneye yüklemenin aşırı külfet olduğunu belirtti (Şengül Açıkgöz, B. No: 2018/37889, 10/1/2024, §§ 24–26).

İhlal bulunmayan örnek: kendi iradesiyle üstlenilen risk

Kendi iradeleriyle bir garanti sözleşmesine kefil olan ve teminat mektubu paraya çevrilince rehinli paralarına el konulan başvurucuların mülkiyet şikâyeti ise reddedildi; Mahkeme, kefalet ilişkisine özgür iradeyle girildiğini ve mahkemelerin gerekli incelemeyi yaptığını belirtti. Aynı dosyada yaklaşık 18 yıl süren yargılama nedeniyle makul süre ihlali bulundu (Gözen Rodoplu ve Tayfun Rodoplu, B. No: 2018/23854, 10/5/2022, §§ 54–56, 61–62).

Dosyanızda nelere bakabilirsiniz?

  1. Paranız ne kadar süre icra ya da mahkeme veznesinde bekledi? Bu sürede nemalandırıldı mı?
  2. Nema size mi ödendi, Hazineye mi aktarıldı?
  3. Mahkeme, davanın sonucunu değiştirebilecek iddia ve delillerinizi tek tek değerlendirdi mi?
  4. Kararın dayandığı yorum, daha önceki içtihatla ve kanunun amacıyla uyumlu mu?
  5. Şekil şartı gerekçe yapıldıysa, şartın amacı somut olayda gerçekleşmiş mi?
  6. Risk, sizin özgür iradenizle girdiğiniz bir sözleşmeden mi kaynaklanıyor?

Bu soruları Başvuru Testi ile adım adım cevaplayabilir, sonucu benzer kararlar ve beklenecek giderimle birlikte görebilirsiniz.

Bu sayfa nasıl hazırlandı?

Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi Bankası'nda yayımlanan bireysel başvuru kararlarından, Mahkemenin mülkiyet hakkı altında "özel hukuk ilişkileri" olarak sınıflandırdığı şikâyetleri içeren kararların sonuç ve giderim bilgileri Mahkemenin kendi sınıflandırmasından sayıldı. Kümeler karar özetlerindeki ifadelere göre ayrıldı. Belirleyici 9 karar tek tek okundu. Sayfadaki her tespit ilgili kararın paragraf numarasıyla verildi; alıntıların kararda birebir geçtiği, künyelerin ve sonuçların Mahkemenin kayıtlarıyla uyuştuğu denetlendi.

Sık sorulanlar

Özel hukuk uyuşmazlıklarında mülkiyet hakkı hakkında sık sorulan sorular

İcra dosyasındaki param yıllarca bekledi ve değer kaybetti; ne yapabilirim?

Anayasa Mahkemesi, icra müdürlüğünün parayı vadeli hesaba yatırmak gibi basit bir tedbiri almamasını mülkiyet hakkının ihlali saydı. Bu kümede 16 kararın 14'ünde ihlal bulundu; bazı dosyalarda değer kaybı maddi tazminat olarak ödetildi.

Paranın neması Hazineye aktarılmış; bu ihlal mi?

Mahkeme, nemanın alacaklı yerine Hazineye aktarılmasının meşru bir amacı bulunmadığını belirterek ihlal buldu.

Uyuşmazlık iki özel kişi arasında; Anayasa Mahkemesine başvurabilir miyim?

Başvurabilirsiniz; Mahkeme devletin özel kişiler arasındaki uyuşmazlıklarda adil bir yargılama yapma ve menfaatleri dengeleme yükümlülüğünü inceliyor. Ancak yalnızca sonuca itiraz eden şikâyetler çoğu zaman açıkça dayanaktan yoksun bulunuyor (19 şikâyet).

Vekilim taşınmazımı satıp parayı vermedi; alıcıya karşı dava açtım ama kaybettim. İhlal mi?

Mahkemenin, alıcıların kötü niyetine işaret eden iddia ve olguları hiç değerlendirmeden davayı reddetmesi ihlal sayıldı.

İhlal kararı ne sağlar?

Bu başlıkta ihlal bulunan şikâyetlerde 13 kez yeniden yargılamaya, 7 kez maddi, 3 kez manevi tazminata hükmedildi.

Başlıca hukukî kaynaklar

  1. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 35 ve 90
  2. AYM [GK], Kemal Kılıç, B. No. 2019/16400, 28.7.2022
  3. AYM, Fatma Yıldırım, B. No. 2014/6577, 16.2.2017
  4. AYM, Muharrem Pınarbaşı, B. No. 2020/91, 4.10.2023
  5. AYM, Gülsün Giley, B. No. 2018/36546, 25.5.2022
  6. AYM, Cihangir Irmak, B. No. 2020/25110, 23.12.2025