Bağlanmış bir emekli, yaşlılık ya da ölüm aylığı ve hak kazanılmış bir emekli ikramiyesi, Anayasa'nın 35. maddesindeki mülkiyet hakkı kapsamında korunuyor. Anayasa Mahkemesi bu ödemelerin kesilmesini, geri istenmesini ya da değer kaybına uğratılarak yapılmasını "sosyal güvenlik" başlığında inceliyor.

Bu sayfa, 9 Ekim 2026'ya kadar yayımlanan ve bu başlıkta şikâyet içeren 118 karara dayanıyor. Sonuçların hepsi sayıldı, belirleyici kararlar tek tek okundu. Her tespiti kararın paragrafıyla birlikte bulacaksınız.

Sonuçlar: 125 şikâyetin 36'sında ihlal

Bu başlıkta 118 kararda 125 şikâyet var. 36'sında ihlal bulundu, 26'sı açıkça dayanaktan yoksun sayıldı, 18'i konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez bulundu, 14'ünde ihlal olmadığına karar verildi. İhlal bulunan şikâyetlerin 27'sinde yeniden yargılamaya, 8'inde maddi tazminata hükmedildi.

Konu bakımından yetkisizlik kararları genellikle, kişinin henüz hak kazanmadığı bir ödeme için meşru bir beklentisi bulunmadığında veriliyor; örneğin yaş şartını sağlamadan emekli aylığı ve ikramiyesi isteyen başvurucu, buna dayanak olacak açık bir kanun hükmü ya da yerleşik içtihat gösterememişti (Ayhan Doğruöz, B. No: 2020/7581, 6/9/2023, §§ 34–36).

Kümeler: karar özetinde aylığın kesilmesi, iptali ya da iadesi geçen 33 kararın 17'sinde; ikramiye ya da değer kaybı geçen 26 kararın 9'unda; kamu görevinden çıkarılma, resen emeklilik ya da emeklilik talebinin karara bağlanması geçen 10 kararın 7'sinde ihlal var.

Yersiz ödenen aylıklar: idarenin hatası kime yüklenir?

Hatalı ödendiği belirlenen anaparanın geri istenebileceğinde kuşku yok. Belirleyici olan, geri alma yöntemi ve hatanın kimden kaynaklandığı.

Emekli olduktan sonra kamuda çalışmaya başlayan başvurucuya SGK aylık ödemeye devam etmiş, sonradan 36.100,39 TL aylığın yanında 11.659,53 TL yasal faizin iadesini istemişti. Mahkeme, idarelerin de kusuru bulunduğu hâlde başvurucuya faiz yüklenmesini orantısız buldu ve faiz yönünden ihlal kararı verdi (Uğur Ziyaretli, B. No: 2014/5724, 15/2/2017, §§ 76–78).

Ölen eşinin askerlik borçlanmasını Kurumun kabulüyle yapan ve ölüm aylığı alan başvurucunun aylığı, yıllar sonra askerlik ve Bağ-Kur sürelerinin 24 gün çakıştığı gerekçesiyle başlangıçtan itibaren iptal edilmiş ve başvurucu geriye dönük borçlandırılmıştı. Mahkeme, idarenin hatalı işlemlerinden doğan yükün bütünüyle kişiye bırakılmasının müdahaleyi ölçüsüz kıldığını belirtti (Ümmü Çakır, B. No: 2015/18918, 28/11/2018, §§ 59–61).

Aynı ilke, kamu görevinden çıkarıldıkları gün idarece resen emekli edilen ve sonradan emeklilik talepleri bulunmadığı gerekçesiyle aylıkları geri istenen kişiler için de uygulandı: emeklilik işlemini idare kendi inisiyatifiyle yapmıştı, başvurucuların kusuru yoktu (Şaban Umut ve Diğerleri, B. No: 2020/34798, 7/1/2026, §§ 43–45).

Karşı örnek: Çalıştığı görünen şirketin sigortalılık bildirimleri sahte çıkan ve o işyerinde fiilen çalıştığını ispatlayamayan başvurucunun aylığının iptali ve ödenenlerin geri istenmesi ihlal sayılmadı; Mahkeme, bildirimlerin sahteliğinden tek başına SGK'nın sorumlu tutulamayacağını ve başvurucunun kusurunun ağırlığını gözetti (Bülent Sinan Kaya, B. No: 2016/1854, 28/5/2019, §§ 58–61).

Emekli ikramiyesinde değer kaybı

Anayasa Mahkemesinin 2009'da hizmet birleştirmesine ilişkin bir kuralı iptal etmesinden sonra, Emekli Sandığına tabi eski hizmetleri için emekli ikramiyesi isteyenlere ikramiye ödendi; ancak tutar, aylığın bağlandığı yıllardaki katsayılarla hesaplandı.

Genel Kurul, hak kazanılan tarihten ödemeye kadar geçen yaklaşık 25 yıldaki enflasyon karşısında ikramiyenin değer kaybına uğratılarak ödendiğini ve başvurucuya aşırı ve olağandışı bir külfet yüklendiğini belirterek ihlal buldu (Ferda Yeşiltepe [GK], B. No: 2014/7621, 25/7/2017, §§ 75–76).

1970-1988 arasında öğretmenlik yapan başvurucuya 18 yıl sonra 149,66 TL ikramiye ve 22,81 TL faiz ödenmişti. Mahkeme değer kaybını telafi edecek farkı 12.574,78 TL olarak hesapladı, ödenen faizi mahsup ederek 12.551,97 TL maddi tazminata hükmetti (Güler Ergin, B. No: 2015/7602, 10/5/2018, §§ 34–36, 40).

Kamu görevinden çıkarılanların emekliliği

Emeklilik dilekçesi verdiği gün görevden uzaklaştırılan ve OHAL döneminde kamu görevinden çıkarılan başvurucunun emeklilik işlemi bir ay içinde yapılmamış, emekliliği ancak aylar sonra açıktan emeklilik talebiyle kabul edilmişti. Mahkeme, emekli aylıklarının geç ödenmesinin OHAL'de bir aylık sürenin uygulanmayacağına ilişkin kuralın bir gereği olmadığını belirterek, Anayasa'nın 15. maddesiyle birlikte değerlendirildiğinde de ihlal buldu (Raci Ün, B. No: 2020/21683, 17/7/2025, §§ 60–62).

Kamu görevinden çıkarılan kişiye emekli aylığı bağlanmış ve aylıktan kesinti yapılmamışsa, mesleki unvana bağlı ek ödemenin yapılmaması ise ihlal sayılmadı (Ersin Güven [GK], B. No: 2022/57308, 24/2/2026, §§ 68–69).

Prim borcundan yönetim kurulu üyesinin sorumluluğu

Bir hisse devralarak şirketin yönetim kurulu üyesi olan başvurucu, şirketin ödenmeyen prim ve gecikme zammı borcu için müteselsil sorumlu tutulmuştu. Genel Kurul, başvurucunun ödediği tutar için diğer hissedarlara ve şirkete rücu edebileceğini ve aşırı bir külfete katlanmadığını belirterek ihlal bulmadı; üç üye karşı oy kullandı (Erol Kesgin [GK], B. No: 2015/11192, 30/5/2019, §§ 65–67).

Dosyanızda nelere bakabilirsiniz?

  1. Yersiz ödeme kimin hatasından kaynaklandı: SGK'nın mı, işverenin mi, sizin mi? Bunu gösteren belgeler var mı?
  2. Geri istenen tutara faiz eklendi mi, toptan mı istendi? İdarenin de kusuru varsa bu mahkemede tartışıldı mı?
  3. Aylık kaç yıl sonra iptal edildi? İdare hatasını ne zaman fark etti?
  4. Emekli ikramiyesi hangi tarihteki katsayılarla hesaplandı? Hak kazandığınız tarihle ödeme tarihi arasında kaç yıl var?
  5. Emeklilik talebiniz kanuni süre içinde karara bağlandı mı?
  6. Talep ettiğiniz ödeme için açık bir kanun hükmü ya da yerleşik bir içtihat var mı?

Bu soruları Başvuru Testi ile adım adım cevaplayabilir, sonucu benzer kararlar ve beklenecek giderimle birlikte görebilirsiniz.

Bu sayfa nasıl hazırlandı?

Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi Bankası'nda yayımlanan bireysel başvuru kararlarından, Mahkemenin mülkiyet hakkı altında "sosyal güvenlik" olarak sınıflandırdığı şikâyetleri içeren kararların sonuç ve giderim bilgileri Mahkemenin kendi sınıflandırmasından sayıldı. Kümeler karar özetlerindeki ifadelere göre ayrıldı. Belirleyici 9 karar tek tek okundu. Sayfadaki her tespit ilgili kararın paragraf numarasıyla verildi; alıntıların kararda birebir geçtiği, künyelerin ve sonuçların Mahkemenin kayıtlarıyla uyuştuğu denetlendi.

Sık sorulanlar

Sosyal güvenlik ve mülkiyet hakkı hakkında sık sorulan sorular

SGK yıllar önce ödediği aylıkları geri istiyor; ödemek zorunda mıyım?

Hatalı ödenen anaparanın geri istenebileceği kabul ediliyor. Ancak hata idareden kaynaklanıyorsa, yükün bütünüyle size bırakılması, faiz eklenmesi ya da aylığın yıllar sonra başlangıçtan itibaren iptal edilmesi ihlal sayılabiliyor.

Faiz de isteniyor; bu ihlal mi?

İdarenin de kusuru bulunan bir dosyada anaparanın yanında yasal faiz istenmesi orantısız bulundu ve faiz yönünden ihlal kararı verildi.

Emekli ikramiyemi yıllar sonra çok düşük bir tutarla aldım; ne yapabilirim?

Anayasa Mahkemesi, ikramiyenin hak kazanılmasından 18-25 yıl sonra eski katsayılarla ödenmesini değer kaybı nedeniyle ihlal saydı ve farkı maddi tazminat olarak ödetti.

Şirketin prim borcundan yönetim kurulu üyesi olarak sorumlu tutuldum; ihlal mi?

Genel Kurul, ödediğiniz tutar için diğer hissedarlara ve şirkete rücu imkânınız bulunduğundan bu sorumluluğu ölçüsüz bulmadı.

İhlal kararı ne sağlar?

Bu başlıkta ihlal bulunan şikâyetlerin 27'sinde yeniden yargılamaya, 8'inde maddi tazminata hükmedildi. Değer kaybı dosyalarında Mahkeme farkı doğrudan hesaplayıp ödetebiliyor.

Başlıca hukukî kaynaklar

  1. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 35
  2. AYM [GK], Ferda Yeşiltepe, B. No. 2014/7621, 25.7.2017
  3. AYM [GK], Erol Kesgin, B. No. 2015/11192, 30.5.2019
  4. AYM [GK], Ersin Güven, B. No. 2022/57308, 24.2.2026
  5. AYM, Uğur Ziyaretli, B. No. 2014/5724, 15.2.2017
  6. AYM, Ümmü Çakır, B. No. 2015/18918, 28.11.2018