Sanık kural olarak duruşma çağrısına uyar. Mahkemenin belirli bir oturum için verdiği bağışıklık kararı veya kanunun yoklukta ilerlemeye izin verdiği özel hüküm bu yükümlülüğün kapsamını belirler. Sanık duruşmada suçlamayı ve delilleri doğrudan izler, mahkemeye kendi sözleriyle cevap verir ve savunmasına yön verir.

Sorgunun yapılıp yapılmadığı, bağışıklık kararı, o celsede yapılacak işlem ve çağrı kâğıdındaki uyarılar sanığın her celseye katılıp katılmayacağını belirler. Dosyada müdafi bulunsa da sanık çağrı kâğıdını ve sonraki ara kararları kendisi de kontrol eder.

Duruşmada hazır bulunmak hem hak hem yükümlülüktür

CMK m. 193, kanunun ayrık tuttuğu hâller dışında mahkemenin hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapmayacağını düzenler. Mahkeme geçerli bir nedeni olmadan çağrıya uymayan sanığın zorla getirilmesine karar verebilir.

Sanık duruşmada kendisine yöneltilen suçlamayı dinler, tanıklar ve diğer deliller hakkındaki görüşünü açıklar, müdafiiyle savunmasını kurar ve hükümden önce son sözünü söyler. Mahkeme de olayın sanık tarafından nasıl anlatıldığını doğrudan görür ve duyar. Hazır bulunma, salondaki fiziksel varlığın yanında yargılamaya etkili katılımı ifade eder.

Anayasa Mahkemesi, Şehrivan Çoban kararında bu hakkı sanığın duruşmayı takip etmesi ve hakkında söylenenlere cevap vermesiyle birlikte ele aldı. Sanık fiziksel olarak mahkeme salonunda bulunmak istediğini açıkça bildirdiğinde mahkeme, celsede yapılacak işlemi ve uzaktan katılımı zorunlu kılan dosyaya özgü nedenleri açıklayarak talebi karara bağlar.

Mahkeme mahkûmiyet hükmünden önce sanığı sorgular

Sorgu, sanığın suçlamaya karşı mahkeme önünde bizzat açıklama yaptığı işlemdir. Mahkeme bu işlemi, kolluğun veya Cumhuriyet savcısının soruşturma sırasında aldığı ifadeden ayrı olarak yapar. İfade ve sorgu arasındaki fark rehberi bu iki işlemin ayrımını ayrıntısıyla açıklar.

Toplanan deliller beraat veya düşme kararını gerektiriyorsa CMK m. 193/2 mahkemeye davayı sanığı sorgulamadan bitirme yetkisi verir. Mahkeme ceza verilmesine yer olmadığı veya güvenlik tedbiri kararı verecekse de önce sanığı sorgular.

CMK m. 195 yalnız adlî para cezası veya müsadere yaptırımı öngörülen suçlar için ayrı bir istisna getirir. Yaptırım bunlardan biri ya da ikisi birlikteyse mahkeme sanık gelmeden duruşma yapabilir. Mahkeme davetiyeye, sanık gelmese de duruşmanın yapılacağı uyarısını yazar. Mahkeme bu yolu ancak yaptırım ve uyarılı davetiye şartları birlikte gerçekleşirse kullanır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, sanığın sorgusu yapılmadan mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı kuralını 17 Eylül 2019 tarihli kararında uyguladı. Sanık ilk celsede savunmasını hazırlamak için süre istemiş, fakat mahkeme sonraki celsede sorgusunu yapmadan yalnız müdafiini dinleyerek mahkûmiyet kurmuştu. Ceza Genel Kurulu, müdafiin hukukî savunmasının sanığın kişisel sorgusunun yerini tutmayacağını belirterek hükmü bozdu.

Sanığa yüklenen suçun alt sınırı beş yıl veya daha fazla hapis ise mahkeme sorguyu başka bir mahkemeye talimat yazarak yaptıramaz. CMK m. 196/2 sorgunun başka bir mahkeme aracılığıyla yapılabileceği alanı, m. 196/4 ise sanığın görüntülü ve sesli bağlantıyla davaya bakan mahkemeye katılmasını düzenler.

Mahkeme sorgudan sonra sanığı bazı oturumlardan bağışık tutabilir

Belirli oturumlardan bağışık tutulmak isteyen sanık, sorgudan sonra mahkemeye talepte bulunur. Sanık bu konuda müdafiini açıkça yetkilendirmişse talebi müdafi de iletir. Mahkeme, uygulamada “vareste tutulma” denilen bu istemi celsede yapılacak işlemi gözeterek karara bağlar.

Bağışıklık kararı, kapsadığı oturum ve işlemler için sonuç doğurur. Mahkeme bir tanığın sanığı teşhis edeceği, yeni bir delil hakkında kişisel açıklama alınacağı veya sanığın yeniden dinlenmesini gerektiren başka bir işlem yapılacağı celse için sanığı çağırabilir. CMK m. 199, mahkemeye sanığın hazır bulunmasına her zaman karar verme ve gerektiğinde zorla getirme ya da yakalama emri düzenleme yetkisi verir.

CMK m. 194, sorgudan sonra savuşan veya ara vermeyi izleyen oturuma gelmeyen sanığın yokluğunda yargılamanın sürdürülmesini düzenler. Mahkeme, sanığın yeniden hazır bulunmasını gerekli görmüyorsa yargılamayı yokluğunda bitirebilir. Mahkeme bu yola ancak sanığı daha önce sorgulamışsa ve yeniden hazır bulunmasını gerekli görmediğini açıkça karara bağlamışsa başvurur.

Sanık, tutanaktaki bağışıklık kararının hangi celseyi ve hangi işlemleri kapsadığını okur. Sonraki ara kararda yeniden çağrılmışsa yeni karara uyar; katılmasını engelleyen bir durum varsa mazeretini gecikmeden ve belgesiyle mahkemeye sunar.

Sanık kişisel savunmasını yapar, müdafi hukukî savunmayı yürütür

CMK m. 197, sanık bulunmasa da müdafiin bütün oturumlara katılmasına imkân verir. Müdafi tanıklara soru yöneltir, deliller hakkındaki görüşünü açıklar, usul işlemlerine itiraz eder ve hukukî savunmayı yürütür. Müdafi yardımından yararlanma hakkı, sanığın yargılamaya etkili katılımını güçlendirir.

Sorguyu ve olaylara ilişkin kişisel açıklamayı sanık yapar. Mahkeme suçun hukukî niteliğini daha ağır bir yaptırım doğuracak biçimde değiştirecekse sanığa ve müdafiine ek savunma hakkını açıklar ve hazırlık için uygun imkân verir.

Savcı esas hakkındaki mütalaasını açıkladığında sanık ile müdafii bu görüşe cevap verebilir. Sanığın savunmasını hazırlamak için süre istemesi hâlinde mahkeme bu talep hakkında karar verir. Hükümden hemen önce mahkeme, CMK m. 216/3 uyarınca müdafiin son savunmasından sonra hazır bulunan sanığa son söz verir.

Mahkeme mazeret ve yokluk kararını dosyaya yazar

Sanık sağlık sorunu, başka bir mahkemedeki zorunlu işlem veya ulaşımı fiilen engelleyen bir olay nedeniyle duruşmaya katılamıyorsa mazeretini mümkün olan en kısa sürede mahkemeye bildirir. Sağlık raporu, başka celseye ait çağrı kâğıdı veya engeli doğrulayan kayıt, mahkemenin nedeni ve tarihi incelemesini sağlar.

Sanık mazeretini ve dayanak belgesini mahkemeye iletir; katılmama izni mahkemenin bu talebi kabul etmesiyle doğar. Sanık, ara kararın sonucunu ve varsa yeni duruşma gününü dosyadan izler. Mahkeme mazereti geçerli bulmaz ve sanığın hazır bulunmasını gerekli görürse CMK m. 193/1 uyarınca zorla getirme kararı verebilir. CMK m. 199 ise mahkemeye, yargılama boyunca sanığı yeniden hazır bulundurmak için ayrıca zorla getirme veya yakalama emri verme yetkisi tanır.

Mahkeme, usulüne uygun çağrıya mazeretsiz gelmeyen ve henüz sorgulanmamış sanığın yokluğunda CMK m. 206 uyarınca delilleri ortaya koymaya devam edebilir. Sanık sonraki celseye geldiğinde mahkeme yokluğunda ortaya konulan delilleri kendisine bildirir ve savunma imkânını sağlar.

Mahkeme duruşmayı sanığın yokluğunda yürütmüşse sanık, kanunî bir nedene dayanarak yokluğunda verilen karar ve yapılan işlemler hakkında CMK m. 198 uyarınca “eski hâle getirme” isteyebilir. Bir haftalık süre, yoklukta verilen karar ve yapılan işlemler sanığa tebliğ edildiğinde başlar. Sanık, başvurusunda yokluğuna ilişkin kanunî nedeni ve isteminin hangi karar veya işlemi kapsadığını açıklar. Sanık kendi talebiyle duruşmadan bağışık tutulmuşsa veya müdafii aracılığıyla temsil hakkını kullanmışsa bu özel yoldan yararlanamaz. Sanık, tebliğ tarihini kontrol ederek talebini bir haftalık süre içinde mahkemeye sunar.

Mahkeme SEGBİS kararının gerekliliğini açıklar

Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi, sanığın başka bir yerdeyken duruşmaya eş zamanlı katılmasını sağlar. Yürürlükteki CMK m. 196/4, hâkim veya mahkemenin zorunlu gördüğü durumlarda görüntülü ve sesli iletişim tekniğiyle sanığın sorgusunun yapılmasına veya duruşmaya katılmasına karar verilebileceğini düzenler. Fıkra metninde ayrıca sanığın rızasını arayan bir şart bulunmaz.

AYM’ye göre mahkeme, sanık fiziksel katılım istediğinde uzaktan katılımı zorunlu kılan dosyaya özgü nedeni ve daha hafif yöntemlerin neden yetersiz kalacağını açıklar. Tanık dinlenmesi, esas hakkındaki mütalaanın açıklanması, son savunma veya hüküm gibi işlemler mahkemenin daha güçlü bir gerekçe kurmasını gerektirir.

AYM’nin Mehmet Ergün ve Atilla Darendeli kararlarında mahkemeler fiziksel katılım taleplerini uzaklık, genel güvenlik veya SEGBİS’in doğrudanlık ilkesine aykırı olmadığı yönündeki soyut ifadelerle reddetmişti. AYM, mahkemeler zorunluluk ile alternatifleri başvurucuların koşullarıyla ilişkilendirmediği için ihlal kararı verdi. Şehrivan Çoban kararı da teknik yöntemin mevcut olması ile kullanılmasının gerekli olması arasındaki farkı ortaya koydu.

Ansar Onat kararında ise sanık dört celseye SEGBİS ile katılmış, bu katılım biçimine itiraz etmemiş, fiziksel katılım istememiş, ayrıntılı savunma yapmış ve teknik sorun bildirmemişti. AYM, sanığın açık bir vazgeçme beyanı vermese de bu tutarlı davranışlarıyla fiziksel katılım hakkını kullanmak istemediğini gösterdiği sonucuna ulaştı. Karar, “örtülü feragat” denilen bu sonucu yalnız sessizliğe değil, sağlanan usul güvencelerine ve davranışların öngörülebilir sonuçlarına bağladı.

Etkili uzaktan katılımda sanık duruşmayı görür ve duyar, söz istediğinde mahkemeye ulaşır, kendisine gösterilen belgeyi inceleyebilir ve müdafiiyle başkalarının duymayacağı biçimde görüşebilir. AİHM, Marcello Viola/İtalya kararında istinaf duruşmasındaki video bağlantısını bu güvenceler sağlandığı için Sözleşme’ye uygun buldu. Sakhnovskiy/Rusya kararında ise karmaşık dosyada yeni müdafiyle duruşmadan hemen önce yalnız on beş dakika görüşülmesini etkili hukukî yardım için yetersiz buldu; video bağlantısına ilişkin şikâyeti ayrıca incelemedi.

Fiziksel katılım isteyen sanık talebini ilk fırsatta açıkça bildirir. Ses, görüntü, belge erişimi veya müdafiyle gizli görüşme sorunu yaşarsa celse sırasında bunu mahkemeye söyler ve duruşma tutanağına geçirilmesini ister. Kanun yolu mercii, katılımın etkili olup olmadığını tutanaktaki bu kayıtlardan denetler.

İstinaf ve bozma sonrası daha ağır ceza ihtimali kişisel dinlemeyi gerektirir

Bölge adliye mahkemesi, usulüne uygun çağrıya rağmen gelmeyen sanığın yokluğunda istinaf duruşmasını sürdürebilir. Bununla birlikte CMK m. 282, m. 195’teki özel hâl saklı olmak üzere, ilk derece hükmündeki cezadan daha ağır bir ceza verilecekse sanığın dinlenmesini şart koşar. Ceza davasında istinaf rehberi, dosya üzerinden inceleme ile duruşmalı inceleme arasındaki farkı açıklar.

Yargıtay bozmasından sonra dosyayı yeniden ele alan mahkeme de tarafların bozma hakkındaki görüşünü alır. Usulüne uygun çağrıya rağmen gelmeyen tarafların yokluğunda yargılamayı tamamlayabilir; fakat bozma konusu cezadan daha ağır yeni bir ceza verecekse CMK m. 307 uyarınca sanığı dinler.

Sanık karar veya kanun yolu duruşmasına ait çağrıda celsenin amacını kontrol eder. Esas hakkındaki mütalaa açıklanacaksa cevap hazırlığını yapar; daha ağır ceza ihtimali varsa kişisel dinlenme hakkını kullanır; yokluğunda yürütülen işlemleri de tutanaktan takip eder.

Sanık duruşma çağrısını dört kayıtla birlikte kontrol eder

Sanığın her celse için katılım durumunu en açık biçimde gösteren dört kayıt şunlardır:

  1. 01

    Sorgu tutanağı: Mahkemenin sanığın kişisel savunmasını alıp almadığını gösterir.

  2. 02

    Bağışık tutulma kararı: Sanığın hangi oturum veya işlemler için hazır bulunmasının aranmadığını gösterir.

  3. 03

    Ara karar ve çağrı kâğıdı: Yeni celsenin tarihini, amacını, katılım biçimini ve gelmemenin sonucuna ilişkin uyarıyı gösterir.

  4. 04

    Mazeret ve SEGBİS kayıtları: Sanığın fiziksel katılım talebini, mazeretini, teknik sorunu ve mahkemenin bunlara verdiği cevabı gösterir.

Sanık bu kayıtlar arasında çelişki görürse duruşmadan önce mahkemeye açık bir dilekçe sunar. Celse sonunda da fiziksel katılım talebinin, mazeretin, bağlantı kesintisinin, mütalaaya cevap için istediği sürenin ve son sözün tutanağa doğru yazıldığını kontrol eder.

Sık sorulanlar

Sanığın duruşmaya katılması hakkında sık sorulan sorular

Avukat varsa sanık duruşmaya gitmek zorunda mıdır?

Mahkemenin sanığa yönelik çağrısı devam eder. Sorgusu yapılmış ve mahkemece ilgili celse için bağışık tutulmuş sanık izin kapsamındaki oturuma gelmeyebilir. Müdafi sorgu, kişisel açıklama veya sanığın dinlenmesini zorunlu kılan işlemlerde sanığın yerini almaz.

Vareste kararı nereden anlaşılır?

Bağışık tutma kararı duruşma tutanağında veya ara kararda yer alır. Sanık kararın hangi celseyi kapsadığını ve sonraki oturum için yeni bir çağrı çıkarılıp çıkarılmadığını birlikte kontrol eder.

Mazeret dilekçesi vermek yeterli midir?

Mazeret, mahkemenin kabul kararıyla sonuç doğurur. Sanık nedenini belgesiyle gecikmeden sunar; ardından mahkemenin kararını ve yeni duruşma gününü dosyadan izler.

Sanık SEGBİS yerine mahkeme salonunda bulunmayı isteyebilir mi?

Evet. Mahkeme fiziksel katılım talebini, celsede yapılacak işlem ile uzaktan katılımı zorunlu kılan dosyaya özgü nedenleri karşılaştırarak gerekçeli biçimde karara bağlar.

Karar duruşmasına gelmeyen sanık hakkında hüküm verilebilir mi?

Sorgusu yapılan sanığın yokluğunda ilerlemeye kanunun izin verdiği şartlar oluşmuşsa mahkeme hüküm kurabilir. Sanık hazırsa son söz ona verilir. İstinafta, CMK m. 195’teki özel hâl saklı olmak üzere, ilk derece cezasından daha ağır ceza verilecekse mahkeme sanığı dinler. Bozma sonrasında bozmaya konu cezadan daha ağır ceza verilecekse mahkeme sanığı her hâlde dinler.

Başlıca hukukî kaynaklar

  1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, özellikle m. 193–200, 204, 206, 216, 217, 282 ve 307
  2. AYM, Şehrivan Çoban [GK], B. No. 2017/22672, 6.2.2020
  3. AYM, Mehmet Ergün [GK], B. No. 2019/34180, 25.7.2023
  4. AYM, Atilla Darendeli [GK], B. No. 2021/3006, 28.3.2024
  5. AYM, Ansar Onat, B. No. 2019/14515, 15.6.2022
  6. AİHM, Marcello Viola/İtalya, B. No. 45106/04, 5.10.2006; Sakhnovskiy/Rusya [BD], B. No. 21272/03, 2.11.2010
  7. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2017/188, K. 2019/544, 17.9.2019
  8. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2024/3704, K. 2024/9386, 1.7.2024
  9. Uğur Ersoy, “Sanığın Duruşmada Hazır Bulunma Hakkından Feragat Etmesinin Mümkün Olup Olmadığı Sorununa SEGBİS Özelinden Bir Bakış”, Adalet Dergisi, S. 74, Nisan 2025, s. 57–73
  10. Berrin Akbulut, “Sanığın Duruşmaya SEGBİS Aracılığıyla Katılması ve Esas Hakkında Mütalaa ile Son Söz Uygulaması”, Türkiye Adalet Akademisi Dergisi, Yıl 16, S. 63, Temmuz 2025, s. 23–62