Orman ve kıyılar özel mülkiyete konu olamıyor; bu yüzden bir taşınmazın orman ya da kıyı içinde kaldığı sonradan anlaşılırsa tapu kaydı iptal edilebiliyor ya da kullanım hakkı fiilen ortadan kalkıyor. Anayasa Mahkemesi bu kamusal yararı kabul ediyor; ama tapu siciline güvenen malikin zararının karşılanıp karşılanmadığına ve kadastro süreçlerinde mülkiyetin yargısal denetiminin mümkün olup olmadığına bakıyor.
Bu sayfa, Anayasa Mahkemesinin Ekim 2026 başına kadar yayımladığı ve "kadastro, tapu, orman, kıyı, mera" başlığında şikâyet içeren 200 karara dayanıyor. Sonuçların hepsi sayıldı, belirleyici kararlar tek tek okundu. Her tespiti kararın paragrafıyla birlikte bulacaksınız.
Sonuçlar: dört şikâyetten birinde ihlal
200 kararda 213 şikâyet var ve 54'ünde ihlal bulundu. 47'si konu bakımından yetkisizlik, 42'si başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle reddedildi, 35'i açıkça dayanaktan yoksun bulundu. Konu bakımından yetkisizlik kararları, başvurucunun korunan bir mülkü ya da meşru bir beklentisi bulunmadığı anlamına geliyor. İhlaller 2021'den sonra arttı: 2022'de 13, 2023'te 10 şikâyette ihlal bulundu.
Mahkemenin kendi başvuru konusu özetlerine göre ormanla ilgili 49 şikâyetin 13'ünde, kıyıyla ilgili 17 şikâyetin 9'unda ihlal bulundu. İhlal bulunan şikâyetlerin 50'sinde yeniden yargılamaya hükmedildi.
Kıyı kenar çizgisinde kalan tapulu taşınmaz
Balıkesir'in Ayvalık ilçesine bağlı Altınova'da bir kooperatifin 1973'te satın alıp üyelerine ayırdığı, inşaat izni de verilmiş taşınmazlar sonradan kıyı kenar çizgisi içinde kalmıştı. Tapular iptal edilmediği gerekçesiyle başvurucuların açtığı tazminat davaları reddedildi. Genel Kurul, kıyıların özel mülkiyete konu olamaması nedeniyle çizginin kesinleşmesiyle kullanım ve tasarruf yetkilerinin sınırlandığını, yaklaşık kırk bir yıl geçmesine rağmen tapudaki şeklî kaydın tazminata engel sayılmasının ölçüsüz olduğunu belirterek ihlal buldu ve Balıkesir İdare Mahkemesinde yeniden yargılama yapılmasına hükmetti (Abdullah Tantaş ve Diğerleri [GK], B. No: 2018/2739, 15/12/2021, §§ 65–67).
Orman nedeniyle tapu iptali ve tazminat
Tapu orman olarak iptal edildiğinde malikin zararının gerçekten karşılanması gerekiyor.
- Tazminatın hesaplama yöntemi. Alanya'daki taşınmazların 1998'de orman olarak Hazine adına tescili için tapuları iptal edilmiş, AİHM 2010'da mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar vermişti. Sonradan Tazminat Komisyonunca belirlenen tazminatta, mülkiyetin kaybedildiği tarihteki gerçek değerin hangi yöntemle hesaplandığı gösterilmedi; Genel Kurul ihlal buldu (Ahmet Alanay ve Diğerleri [GK], B. No: 2018/32667, 27/4/2023, §§ 41–43).
- Aleyhe vekâlet ücreti. Tapu siciline güvenerek taşınmaz edinen başvurucunun açtığı davada devlet sorumlu tutulup 38.521,12 TL tazminata hükmedilmiş, ama başvurucu reddedilen kısım için Hazineye 11.383,43 TL vekâlet ücreti ödemek zorunda kalmıştı. Genel Kurul 2025'te bu sonucu adil dengeyle bağdaşmaz buldu (Hasan Durmuş [GK], B. No: 2019/19126, 23/1/2025, §§ 64–70).
- 2/B iadesi. 1910 tarihli tapuya dayanılarak 1956 tapulamasında başvurucunun murisi adına tescil edilen, sonra Hazineye geçen ve orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazın eski malike iadesi, orman olarak tescilli başka bir parselin sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle reddedilmişti; bu gerekçenin kanuni dayanağı yoktu (Neziha Arıcı, B. No: 2019/10570, 23/11/2021, §§ 55–57).
Buna karşılık kadastro öncesinde orman olarak belirlenen bölüme uyan bir tapu ya da kaydı olmayan başvurucuların, o bölüm yönünden korunan bir mülkü ya da meşru beklentisi bulunmadığı kabul edildi; şikâyet konu bakımından yetkisizlik nedeniyle incelenmedi (Elberan Vural ve Diğerleri [GK], B. No: 2018/30235, 17/1/2023, §§ 46–48).
Kadastroda dava süresi
Yunanistan'da yaşayan başvurucuların taşınmazları kadastro çalışmasıyla üçüncü kişiler adına tescil edilmiş, açtıkları dava ise süre askı ilanından başlatılarak süre aşımından reddedilmişti. Genel Kurul, başvurucuların yurt dışında yaşadığı bilindiği hâlde kadastro işleminden haberdar olmalarının beklenip beklenemeyeceği araştırılmadan sürenin otomatik başlatılmasını katı ve şekilci bir yorum saydı; altı üye karşı oy kullandı (Amelia Kukutara ve Diğerleri [GK], B. No: 2019/7923, 27/4/2023, §§ 61–63).
Dosyanızda nelere bakabilirsiniz?
- Taşınmazınızın tapusu hangi kayda dayanıyor? Kadastro öncesinde bir tapu ya da kayıt var mı?
- Tapu iptal edildiyse TMK m. 1007'ye göre tazminat davası açtınız mı? Tazminatın hangi tarihteki değere göre ve hangi yöntemle hesaplandığı kararda gösterildi mi?
- Kıyı kenar çizgisi ne zaman kesinleşti? Tapu iptal edilmemiş olsa da taşınmazı kullanabiliyor musunuz?
- Tazminat davasında aleyhinize vekâlet ücreti çıktıysa bunun tazminata oranı ne?
- Kadastro tespitinden haberdar olmanızı engelleyen bir durum (yurt dışında yaşama gibi) var mı ve bunu ileri sürdünüz mü?
- 2/B iadesi reddedildiyse ret gerekçesinin dayandığı kanun hükmü nedir?
Bu soruları Başvuru Testi ile adım adım cevaplayabilir, sonucu benzer kararlar ve beklenecek giderimle birlikte görebilirsiniz.
Bu sayfa nasıl hazırlandı?
Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi Bankası'nda yayımlanan bireysel başvuru kararlarından, Mahkemenin "kadastro, tapu, orman, kıyı, mera" olarak sınıflandırdığı şikâyetleri içeren 200 kararın sonuç ve giderim bilgileri Mahkemenin kendi sınıflandırmasından sayıldı. Kararlar, Mahkemenin her karar için yazdığı başvuru konusu özetindeki ifadelere göre gruplandırıldı. Belirleyici 6 karar tek tek okundu. Sayfadaki her tespit ilgili kararın paragraf numarasıyla verildi; alıntıların kararda birebir geçtiği, künyelerin ve sonuçların Mahkemenin kayıtlarıyla uyuştuğu denetlendi.
Kadastro, orman ve kıyı hakkında sık sorulan sorular
Taşınmazım kıyı kenar çizgisinde kaldı ama tapum duruyor; tazminat isteyebilir miyim?
Genel Kurul, tapu iptal edilmemiş olsa bile kıyı kenar çizgisinin kesinleşmesiyle taşınmazın kullanımı fiilen imkânsız hâle geldiyse, tapudaki şeklî kaydın tazminata engel sayılmasını ihlal saydı.
Tapum orman olarak iptal edildi; ne alabilirim?
Tapu siciline güvenerek taşınmaz edinen malikin zararından devlet sorumlu. Tazminatın, mülkiyetin kaybedildiği tarihteki gerçek değere göre ve gösterilen bir yöntemle hesaplanması gerekiyor; aleyhe vekâlet ücretinin tazminatın önemli bir kısmını eritmesi de ihlal sayıldı.
Kadastroda taşınmazım başkası adına yazıldı, dava süresini kaçırdım; ne olur?
Süre kural olarak askı ilanından başlıyor. Ancak yurt dışında yaşamak gibi, kadastrodan haberdar olmayı makul olarak engelleyen bir durum varsa bunun araştırılması gerekiyor; araştırılmadığında ihlal bulundu.
Neden bazı başvurular hiç incelenmiyor?
Kadastro öncesinde o bölüme ilişkin tapu ya da kaydınız yoksa, Anayasa Mahkemesi korunan bir mülkünüz bulunmadığı sonucuna varabiliyor; bu başlıkta 47 şikâyet bu nedenle incelenmedi.
İhlal kararı ne sağlar?
İhlal bulunan şikâyetlerin 50'sinde yeniden yargılamaya hükmedildi.
