Bir tıbbi müdahale sonucunda ölüm ya da kalıcı zarar meydana geldiğinde Anayasa'nın 17. maddesindeki yaşam hakkı ile maddi ve manevi varlığın korunması hakkı devreye giriyor. Anayasa Mahkemesi bu başvurularda doktorun kusurlu olup olmadığına kendisi karar vermiyor. Mahkemelerin, tazminat davalarında iddiaları Anayasa'nın 17. maddesinin gerektirdiği seviyede derinlik ve özenle inceleyip incelemediğini denetliyor (Yasin Çıldır, B. No: 2013/8147, 14/4/2016, § 57).
Bu sayfa, Anayasa Mahkemesinin 9 Ekim 2026'ya kadar yayımladığı ve "tıbbi ihmal ve tıbbi uygulamalar" ile "tıbbi ihmal veya sağlık hizmetlerine erişememe sonucu ölüm" başlıklarında şikâyet içeren 261 karara dayanıyor. Sonuçların hepsi sayıldı, belirleyici kararlar tek tek okundu. Her tespiti kararın paragrafıyla birlikte bulacaksınız.
Sonuçlar: her üç şikâyetten birinde ihlal
261 kararda 273 şikâyet var ve 90'ında ihlal bulundu. 79 şikâyet başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle reddedildi, 46'sında ihlal olmadığına karar verildi, 26'sı açıkça dayanaktan yoksun bulundu, 15'i düştü, 6'sı süre aşımı nedeniyle reddedildi.
İhlal kararları 2020'den sonra arttı: 2020'de 8, 2021'de 19, 2022'de 16, 2023'te 14, 2024'te 11, 2025'te 9, 2026'da şimdiye kadar 6 şikâyette ihlal bulundu. İhlal bulunan şikâyetlerin 72'sinde yeniden yargılamaya, 20'sinde manevi tazminata hükmedildi.
Önce tazminat davası
Tıbbi hata nedeniyle ölüm iddiasında Genel Kurul, ceza soruşturmasını değil tazminat yolunu öncelikli yol olarak görüyor. Hem sağlık personelinin ve hastanenin sorumluluğunu saptayabilen hem de zararın ödenmesini sağlayabilen tazminat davası açılmadan, yalnızca ceza soruşturmasının etkisizliğinden yakınan başvurucuların başvurusu reddedildi; iddianın öncelikle hukuk mahkemeleri önünde ileri sürülmesi gerekiyor (Nafia Sevin Ergün Sefada ve Diğerleri [GK], B. No: 2014/14844, 1/12/2016, §§ 75–77).
Kızını bademcik ameliyatı için uygulanan anesteziden sonra kaybeden ve doktorlar hakkındaki ceza davası zamanaşımı nedeniyle düşen başvurucunun şikâyeti de aynı gerekçeyle incelenmedi; tazminat davası henüz sonuçlanmamıştı. Genel Kurul, bu tür başvurularda tüketilmesi gereken uygun hukuki çarenin tazminat yolu olduğunu ve ceza soruşturmasının uzunluğunun ayrıca incelenmeyeceğini belirtti (Özer Er [GK], B. No: 2014/11770, 15/3/2018, §§ 64–66).
Eksik bilirkişi raporu ve karşılanmayan itirazlar
Okunan ihlal kararlarında en sık karşılaşılan sorun, mahkemelerin Adli Tıp Kurumu ya da başka bilirkişi raporlarına dayanıp başvurucunun esaslı itirazlarını karşılamaması. Doğum sırasında zarar gören bir bebeğe ilişkin davada mahkemeler, hastaya ait tıbbi kayıtları saklama yükümlülüğünün sağlık kuruluşunda olduğunu gözetmeden ATK raporuna göre hüküm kurmuştu; esaslı iddialar raporda tüm yönleriyle aydınlatılmadığı için ihlal bulundu (Hatice Turhan, B. No: 2016/4642, 20/11/2019, §§ 41–43).
Gebelik takibinde bebekteki uzuv eksikliğinin tespit edilmediği bir davada ATK, bilirkişi heyeti ve Yüksek Sağlık Şûrası raporları arasındaki tartışma giderilmemiş, başvurucunun dayanaktan yoksun olmayan itirazları karşılanmamıştı (Selçuk Karabıcak, B. No: 2018/1514, 22/11/2023, §§ 38–40). 2026'da, ikiz gebelikte bebeklerden birinin ölü doğduğu ve acil serviste bekletme ile uyarılara rağmen sevk iddialarının tüm açıklığıyla incelenmediği davada da ihlal bulundu (Ebubekir Çirci ve Şerife Çirci, B. No: 2021/10952, 12/3/2026, §§ 46–48).
Ölüm olaylarında aynı denetim yaşam hakkının usul boyutu altında yapılıyor. Gebe eşinin ölümü üzerine açılan davada idare mahkemesi, eşin ameliyatı reddettiğinin kayıtlı olduğunu belirten mütalaaya dayanmıştı; oysa bu yönde imzalı bir belge yoktu ve ambulansla sevk edilmemesi ile ölüm arasındaki illiyet bağı araştırılmamıştı (Cüneyt Efe, B. No: 2021/59814, 11/6/2025, §§ 30–31).
Buna karşılık mahkeme itirazlar üzerine yeni ve ayrıntılı raporlar almış, aydınlatma yükümlülüğünü de bilirkişilere sormuşsa ihlal bulunmuyor. Tümör ameliyatından sonra yüz felci gelişen başvurucunun davasında Mahkeme, maddi vakayı aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirildiğini ve bariz takdir hatası bulunmadığını tespit etti (Figen Kara ve Diğerleri, B. No: 2021/45975, 17/7/2024, §§ 16–18).
Aydınlatılmış onam
Hukuka uygun bir rızadan söz edebilmek için hastanın uygulanacak işlem, faydaları ve muhtemel sakıncaları, alternatif yöntemler ve tedavi edilmemenin sonuçları hakkında bilgilendirilmiş olması gerekiyor (Fındık Kılıçaslan, B. No: 2015/97, 11/10/2018, § 50). Göz ameliyatlarından sonra bir gözünü kaybeden başvurucunun, ameliyat öncesinde yeterince aydınlatılmadığı yönündeki iddiası derece mahkemelerince tartışılmadığı için ihlal bulundu (§§ 52–54).
Aydınlatma eksikliğinin kusur sayıldığı durumda da sonuçlarının gerekçelendirilmesi gerekiyor. İdare mahkemesi risklerin anlatılmamasını hizmet kusuru saymış ama bu kusurun neden yalnızca manevi zarar doğurduğunu açıklamamıştı (Eliçe Aydın ve Diğerleri, B. No: 2015/5228, 20/3/2019, §§ 59–61).
Açıkça yetersiz tazminat
Kusur kabul edilse bile hükmedilen tazminat uğranılan zararla açıkça orantısızsa ihlal bulunabiliyor. Başarısız bir kürtaj nedeniyle gebeliğin yasal süre geçtikten sonra öğrenildiği olayda her başvurucuya 5.000 TL, toplam 10.000 TL manevi tazminata hükmedilmişti; Mahkeme bu tutarla zarar arasında açık bir orantısızlık gördü (Çağlar Özdaş ve Dilek Özdaş, B. No: 2020/4909, 5/9/2023, §§ 22–24).
İlaç ve aşı bedeli
Sağlık hizmetine erişimle ilgili iki yeni karar sınırı gösteriyor. Akciğer kanseri teşhisi konulan başvurucu lehine iş mahkemesi ilaca ücretsiz erişim için ihtiyati tedbir kararı vermişti; Sosyal Güvenlik Kurumu ise bedelin önce başvurucu tarafından ödenmesini öngören uygulamada ısrar etti. Mahkeme, kurumun ilacın koşulsuz ve ücretsiz temini taleplerini ısrarla reddettiğini belirterek yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine karar verdi (Ayşegül Cimilli ve Diğerleri, B. No: 2021/25486, 12/3/2026, §§ 61–63).
Buna karşılık rahim ağzı kanserine karşı koruyucu amaçla yaptırılan HPV aşısının bedelinin ödenmemesinde Genel Kurul ihlal bulmadı: ciddi ve aktüel bir tehlike yoktu ve aşı muhtemel bir tehlikeye karşı koruyucu önlem niteliğindeydi. Karara üç üye katılmadı (Alkım İrem Özdemir [GK], B. No: 2024/48161, 19/2/2026, §§ 38–40).
Uzun süren davalar: önce Tazminat Komisyonu
Tıbbi ihmal davalarının uzun sürmesine ilişkin şikâyetler doğrudan incelenmiyor. 9/3/2023 tarihinde derdest olan yargılamalar için önce Tazminat Komisyonuna başvurulması gerekiyor (Ebubekir Çirci ve Şerife Çirci, § 27); 7499 sayılı Kanun'la makul süre şikâyetlerinin üç ay içinde yapılacak başvuru üzerine Tazminat Komisyonunca inceleneceği düzenlendi (Figen Kara ve Diğerleri, §§ 20–21).
Dosyanızda nelere bakabilirsiniz?
- Ölüm ya da yaralanma için tazminat davası (özel hastane için adli, kamu hastanesi için idari yargıda) açtınız mı? Yalnızca suç duyurusu yeterli değil.
- Mahkemenin dayandığı ATK ya da bilirkişi raporu tıbbi kayıtların tamamı incelenerek mi hazırlandı?
- Rapora yönelik somut itirazlarınız, ek rapor talepleriniz kararda karşılandı mı? Raporlar arasındaki çelişki giderildi mi?
- Ameliyat öncesinde risklerin anlatılmadığını ileri sürdüyseniz bu iddia kararda tartışıldı mı? Onam formu dosyada var mı?
- Hükmedilen tazminat uğradığınız zararla orantılı mı?
- Yargılama uzun sürdüyse Tazminat Komisyonuna başvurdunuz mu?
Bu soruları Başvuru Testi ile adım adım cevaplayabilir, sonucu benzer kararlar ve beklenecek giderimle birlikte görebilirsiniz.
Bu sayfa nasıl hazırlandı?
Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi Bankası'nda yayımlanan bireysel başvuru kararlarından, Mahkemenin "tıbbi ihmal ve tıbbi uygulamalar" ile "tıbbi ihmal veya sağlık hizmetlerine erişememe sonucu ölüm" olarak sınıflandırdığı şikâyetleri içeren 261 kararın sonuç ve giderim bilgileri Mahkemenin kendi sınıflandırmasından sayıldı. 2020'den önceki bazı tıbbi ihmal kararları Mahkemece "fiziksel ve ruhsal bütünlük" başlığında sınıflandırıldığı için bu sayılara girmiyor; bunlardan üçü okunan kararlar arasında. Belirleyici 12 karar tek tek okundu. Sayfadaki her tespit ilgili kararın paragraf numarasıyla verildi; alıntıların kararda birebir geçtiği, künyelerin ve sonuçların Mahkemenin kayıtlarıyla uyuştuğu denetlendi.
Tıbbi ihmal hakkında sık sorulan sorular
Doktor hatası nedeniyle yakınımı kaybettim; önce ne yapmalıyım?
Genel Kurul'a göre tüketilmesi gereken yol tazminat davası. Yalnızca suç duyurusunda bulunup ceza soruşturmasının sonucuyla yapılan başvurular, tazminat yolu tüketilmediği gerekçesiyle reddediliyor.
Bilirkişi raporu doktoru kusursuz buldu; Anayasa Mahkemesine başvurabilir miyim?
Anayasa Mahkemesi kusur konusunda yeni bir değerlendirme yapmıyor. Ancak rapor tıbbi kayıtların tamamı incelenmeden hazırlandıysa, raporlar arasındaki çelişki giderilmediyse ya da somut itirazlarınız karşılanmadıysa ihlal bulunabiliyor. İtirazlar üzerine ayrıntılı yeni raporlar alındığında ise ihlal bulunmuyor.
Ameliyat öncesinde riskler bana anlatılmadı; bu ihlal mi?
Bu iddiayı davada ileri sürdüyseniz mahkemenin tartışması gerekiyor. İddia hiç tartışılmadığında ya da aydınlatma eksikliğinin sonuçları gerekçelendirilmediğinde ihlal bulundu.
Mahkeme kusuru kabul etti ama tazminat çok düşük; ne yapabilirim?
Tazminat ile uğranılan zarar arasında açık bir orantısızlık varsa Anayasa Mahkemesi ihlal bulabiliyor; başarısız kürtaj olayında toplam 10.000 TL manevi tazminat açıkça yetersiz sayıldı.
İhlal kararı ne sağlar?
İhlal bulunan şikâyetlerin 72'sinde yeniden yargılamaya, 20'sinde manevi tazminata hükmedildi. Yeniden yargılamada mahkemenin, Anayasa Mahkemesinin gösterdiği eksiklikleri gidermesi gerekiyor.
Başlıca hukukî kaynaklar
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 17
- 6384 sayılı Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun
- AYM [GK], Nafia Sevin Ergün Sefada ve Diğerleri, B. No. 2014/14844, 1.12.2016
- AYM [GK], Özer Er, B. No. 2014/11770, 15.3.2018
- AYM, Fındık Kılıçaslan, B. No. 2015/97, 11.10.2018
- AYM [GK], Alkım İrem Özdemir, B. No. 2024/48161, 19.2.2026
- AYM, Ayşegül Cimilli ve Diğerleri, B. No. 2021/25486, 12.3.2026
