Mahkeme, hükümden hemen önce hazır sanığa şahsen son söz verir. Ceza yargılamasında sanığın savunmasını yürüten avukata müdafi denir; müdafi hukukî savunmayı yapar, sanığın kişisel son sözünü onun yerine kullanmaz. Son söz aşaması, Cumhuriyet savcısının davanın sonucu hakkındaki görüşü olan esas hakkındaki mütalaanın açıklanması ve buna karşı savunmaların tamamlanmasından sonra gelir.

Son söz sırası duruşmada ne zaman gelir?

Ceza muhakemesinde bir delil hakkında görüş bildirmek, davanın esası hakkında savunma yapmak ve son sözü söylemek farklı işlemlerdir. Mahkeme, CMK m. 215 uyarınca bir tanığı veya bilirkişiyi dinledikten ya da bir belgeyi okuduktan sonra taraflara bu delil hakkındaki görüşlerini sorar. Bu açıklama, hükümden önceki kişisel son söz değildir.

Deliller ortaya konulup tartışıldığında mahkeme CMK m. 216/1-2’deki sırayı uygular. Katılan veya vekili ile Cumhuriyet savcısı görüşünü açıklar; sanık ve müdafi delillere ve esas hakkındaki mütalaaya cevap verir. Tarafların cevap hakları tamamlandıktan sonra mahkeme, CMK m. 216/3 uyarınca hazır sanığa son sözünü sorar.

CMK m. 223, duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm kurulacağını düzenler. Karar oturumundaki sıra bu nedenle delil tartışması, esas hakkındaki mütalaa, esas savunmaları, hazır sanığın kişisel son sözü ve hüküm biçiminde ilerler. Mahkeme hazır sanığa bu imkânı tanımadan hükme geçemez.

Müdafiin savunması neden sanığın son sözünün yerini tutmaz?

Müdafi delilleri tartışır, savcının esas hakkındaki mütalaasına cevap verir, hukukî itirazları açıklar ve müdafi yardımının gerektirdiği savunmayı yürütür. Son söz ise sanığın bizzat kullanacağı kişisel haktır. Mahkeme müdafiin savunmasını dinledikten sonra sözü ayrıca hazır sanığa yöneltir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 22 Ocak 2013 tarihli kararında, hüküm oturumunda bulunmayan sanığın müdafiinin kişisel son sözü onun adına kullanamayacağını belirledi. Karar aynı zamanda müdafiin CMK m. 216/1-2 kapsamındaki esas savunma ve cevap hakkının ayrı olduğunu gösterir. Müdafi sanığın yerine son söz söylemez; mahkeme de bu nedenle müdafiin esas savunmasını atlayamaz.

CMK m. 216/3’ün ikinci cümlesi yalnız bütün esaslı işlemler tamamlanıp sıra sanığın kişisel son sözüne geldiğinde zorunlu müdafiin yokluğunun hükmün açıklanmasına engel olmayacağını söyler. Anayasa Mahkemesi E. 2018/95, K. 2023/221 sayılı kararında bu hükmü dar son söz aşamasıyla sınırlı açıkladı. Mahkeme bu cümleyi delilleri, esas hakkındaki mütalaayı veya zorunlu müdafiin esas savunmasını onun yokluğunda tamamlamak için kullanamaz.

Sanık son sözünde ne söyleyebilir?

Mahkeme son sözü doğrudan sanığa sorar. Sanık olay, delil, ceza veya kişisel durumu hakkında kısa bir açıklama yapabilir; önceki savunmasını tekrar edebilir ya da ekleyeceği bir husus bulunmadığını söyleyebilir. Sanık konuşmak zorunda değildir. Önemli olan, mahkemenin hakkı açıkça tanıması ve sanığın tercihini tutanağa geçirmesidir.

Son söz, önceki işlemlerdeki eksikliği onaran dar bir süre değildir. Mahkemenin sanığa son sözünü sorması; esas hakkındaki mütalaanın açıklanmamasını, mütalaaya karşı hazırlanma süresi verilmemesini, zorunlu müdafiin esas savunmasının alınmamasını veya yeni bir delilin tartışılmamasını gidermez. Ek savunma hakkı doğmuşsa mahkeme önce bu hakkı kullandırır, sonra son söz aşamasına geçer.

Birden fazla sanık varsa mahkeme hazır olan her sanığa son sözünü ayrı ayrı sorar. Tutanak, sorunun hangi sanığa yöneltildiğini ve o kişinin cevabını tereddütsüz gösterecek biçimde düzenlenir.

Sanıktan sonra yeniden konuşulursa ne olur?

Sanığın son sözünden sonra müdafi yeniden savunma yaparsa, Cumhuriyet savcısı veya katılan yeni bir açıklamada bulunursa ya da mahkeme yeni bir delili tartışmaya açarsa sanık bu yeni duruma cevap verebilmelidir. Mahkeme yeni işlemi tamamlar ve hükümden önce son sözü yeniden sanığa verir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 12 Haziran 2018 tarihli kararında, sanığa son söz verildikten sonra müdafiin yeniden konuştuğu fakat sanığa tekrar söz verilmediği direnme hükmünü bozdu. Ceza Genel Kurulunun 28 Mayıs 2020 tarihli kararında da iki müdafi sanığın son sözünden sonra mütalaaya karşı savunma yaptığı için aynı sıra yeniden kurulmalıydı.

Sanık kendisinden sonra yeni bir açıklama yapıldığını fark ederse yeniden son söz istediğini açıkça belirtir. Mahkeme bu talebi, yeni beyanı ve son sözün yeniden verilip verilmediğini duruşma tutanağına geçirir.

İçtihat ayrımı

Yargıtay son sözden sonraki işlemleri nasıl ayırıyor?

Kararlar, son sözden sonra yapılan işlemin sanık için yeni bir cevap ihtiyacı doğurup doğurmadığına bakar.

Yeni cevap ihtiyacı

Son söz yeniden verilir

Müdafi, savcı veya katılan yeni bir beyan sunar ya da mahkeme yeni bir delili tartışmaya açarsa işlem bittikten sonra sıra yeniden sanığa döner. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2018 ve 2020 tarihli kararlarında sanıktan sonra yapılan müdafi savunmaları bu sonucu doğurdu.

Yeni cevap ihtiyacı yok

Önceki son söz yeterli kalır

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 7 Haziran 2017 tarihli kararında, sanık aleyhine yeni durum veya yeni savunma ihtiyacı yaratmayan salt okuma biçimindeki kayıtta önceki son sözü çoğunluk görüşüyle yeterli gördü. Ölçüt, tutanakta son sözden sonra herhangi bir satır bulunması değil; sonraki işlemin sanığın yeniden cevap vermesini gerektirip gerektirmemesidir.

Sanık yoksa veya SEGBİS’le katılıyorsa hak nasıl kullanılır?

Sanık hüküm oturumunda yoksa müdafi onun adına kişisel son söz söylemez; fakat delil tartışmasına ve esas hakkındaki mütalaaya cevap vermeye ilişkin savunmasını sürdürür. Mahkemenin sanığın yokluğunda duruşmayı bitirip bitiremeyeceği, son söz kuralından değil CMK’nın hazır bulunma ve yokluk hükümlerinden belirlenir. Sanığın duruşmada hazır bulunması rehberi bu ayrı konuyu açıklar.

Sanık duruşmaya SEGBİS aracılığıyla etkili biçimde katılıyorsa mahkeme son sözü bağlantı üzerinden doğrudan ona sorar. Sanık mahkemeyi duyamaz, sözü kesilir veya bağlantı beyanını iletmeye elvermezse sorunu hemen bildirir ve kayda geçirilmesini ister. Mahkeme, son sözün anlaşılır biçimde kullanılması için gerekli işlemi yapar.

Bozma veya direnme sonrasında son söz ne zaman verilir?

Yargıtay bozmasından sonra ilk derece mahkemesi yeni bir hüküm kuracaksa taraflara bozma ilamı hakkındaki görüşlerini sorar. Sanığın bozma ilamına ilişkin açıklaması, CMK m. 216/3 anlamındaki son söz değildir. Mahkeme yeni hüküm için gerekli delil ve esas savunma işlemlerini tamamladıktan sonra hazır sanığa ayrıca son söz verir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 16 Şubat 2021 tarihli kararında, sanık, müdafi ve mağdurun bozma ilamı hakkındaki görüşleri alınmasına rağmen hazır sanığa ayrıca son söz verilmeden kurulan direnme hükmünü bozdu. Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 4 Mart 2026 tarihli kararında ise sanıkların son sözünden sonra bir yokluk ara kararı verilmiş, fakat son söz yenilenmeden hükme geçilmişti; Daire bu sırayı CMK m. 216/3’e aykırı buldu.

Yargıtayda duruşmalı inceleme yapılırsa CMK m. 300/2 ayrıca son sözün sanığa ait olduğunu düzenler. İlk derece hükmüne karşı istinaf veya temyiz başvurusunda ise ilgili merci, son söz iddiasını celse tutanağı ve sonraki işlemin savunmaya etkisi üzerinden inceler.

Tutanakta hangi sıra aranır?

CMK m. 221 ve m. 222 uyarınca duruşmanın nasıl yürütüldüğü kural olarak duruşma tutanağıyla ispatlanır. Karar oturumunun tutanağında şu kayıtlar birbirinden ayrılarak okunur:

  • Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaası;
  • sanık ile müdafiin mütalaaya karşı esas savunmaları;
  • son sözün hangi hazır sanığa sorulduğu ve sanığın cevabı;
  • son sözden sonra alınan başka beyan veya yapılan işlem ile varsa yenilenen son söz;
  • duruşmanın sona erdiğinin açıklanması ve hüküm.

Sanık, tutanakta kendi son sözünün hiç yer almadığını, başka bir sanıkla karıştığını veya kendisinden sonra yeni bir beyan alındığını görürse kanun yolu başvurusunda oturum tarihini, konuşan kişiyi, işlem sırasını ve eksik kalan son söz kaydını somut olarak belirtir. Hazır sanığa kişisel son sözün hiç verilmemesi ya da savunmayı etkileyen yeni işlemden sonra yenilenmemesi, Ceza Genel Kurulu kararlarında savunma hakkının sınırlandırılması ve CMK m. 289/1-h kapsamında hukuka kesin aykırılık olarak kabul edilir.

Sık sorulanlar

Sanığın son söz hakkı hakkında sık sorulan sorular

Ceza davasında son söz kime verilir?

Mahkeme hükümden önce son sözü duruşmada hazır bulunan sanığa şahsen verir. Birden fazla hazır sanık varsa her sanığa ayrı ayrı son söz sorulur.

Müdafi savunma yaptıysa sanığa ayrıca son söz verilir mi?

Evet. Müdafi esas savunmasını ve hukukî açıklamalarını yapar; ardından mahkeme hazır sanığa kişisel son sözünü sorar.

Sanık son sözünde ne söyleyebilir?

Sanık kısa bir kişisel açıklama yapabilir, önceki savunmasını tekrar edebilir veya ekleyeceği bir husus bulunmadığını belirtebilir.

Sanık son söz hakkını kullanmak zorunda mıdır?

Hayır. Mahkeme konuşma imkânını tanır; sanık konuşmayı, önceki savunmasını tekrar etmeyi veya ek açıklama yapmamayı seçer.

Sanıktan sonra başka biri konuşursa son söz yeniden verilir mi?

Mahkeme, yeni beyan veya savunmayı etkileyen işlem tamamlandıktan sonra hükme geçmeden sanığa yeniden son söz verir.

Son sözün verilmediği hangi kayıttan anlaşılır?

Duruşma tutanağı konuşan kişileri, beyanların sırasını, sanığın son sözünü ve ardından yapılan işlemleri gösterir. Sanık bu kronolojiyi istinaf veya temyiz başvurusunda somut olarak açıklar.

Başlıca hukukî kaynaklar

  1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, özellikle m. 188, 215, 216, 221–223, 280, 289, 300 ve 307
  2. AYM, E. 2018/95, K. 2023/221, 27.12.2023, özellikle §§ 507–531
  3. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2012/3-1469, K. 2013/19, 22.1.2013
  4. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2017/1098, K. 2018/283, 12.6.2018
  5. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2020/129, K. 2020/230, 28.5.2020
  6. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2021/21, K. 2021/37, 16.2.2021
  7. Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/10250, K. 2025/11577, 18.6.2025; E. 2025/15770, K. 2026/4290, 4.3.2026
  8. Berrin Akbulut, “Sanığın Duruşmaya SEGBİS Aracılığıyla Katılması ve Esas Hakkında Mütalaa ile Son Söz Uygulaması”, Türkiye Adalet Akademisi Dergisi, Yıl 16, S. 63, Temmuz 2025, s. 23–62