Cep telefonunun içeriğini CMK m. 134'teki karar zinciri açar. Cihazın fiziken alınması ile mesajların, fotoğrafların ve uygulama verilerinin aranması iki ayrı ceza muhakemesi işlemidir.

Hâkim olağan durumda inceleme kararını verir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâlde Cumhuriyet savcısı karar verebilir; savcı kararı yirmi dört saat içinde hâkimin önüne getirir, hâkim de yirmi dört saat içinde kararını açıklar.

Dosya denetimi karar, tutanak ve teknik raporu birlikte kapsar. Bu belgeler cihazın nasıl kopyalandığını, verinin bütünlüğünün nasıl korunduğunu, incelemenin hangi suç ve veri türleriyle sınırlandığını ve telefonun neden elde tutulduğunu göstermelidir.

Fiziksel elkoyma ve veri incelemesi ayrı işlemlerdir

CMK m. 123–127 cihazın muhafaza altına alınmasını ve gerektiğinde elkonulmasını; CMK m. 134 ise kayıtlı verinin aranmasını, kopyalanmasını ve çözümlenmesini düzenler. Telefonun teslim edilmesi veya elkoyma tutanağına yazılması yalnız ilk işlemin dayanağını gösterir.

Yargıtay akıllı telefonu, kayıtlı veriyi işleyen bir bilgisayar olarak CMK m. 134 kapsamında ele alıyor. Bu nedenle dosyada elkoyma tutanağı ile dijital inceleme kararı ayrı ayrı bulunmalıdır. Kişi, cihazın hangi işlemle alındığını ve içeriğin hangi kararla açıldığını bu iki belgeden izleyebilir.

Karar zincirini hâkim ve savcı kurar

CMK m. 134 iki maddi şart arar: Telefonun aranan delili içerdiğini gösteren somut olaylara dayalı kuvvetli şüphe sebepleri bulunmalı ve delile başka yoldan ulaşma imkânı kalmamalıdır. Karar, incelenecek cihaz ile suçlama arasındaki bağı bu bilgiler üzerinden kurar.

Hâkim olağan karar merciidir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâlde Cumhuriyet savcısı, hâkim kararı beklenirse delilin kaybolmasına veya soruşturmanın ciddi zarar görmesine yol açacak olguyu kararında açıklar. Savcı kararı yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunar; hâkim de en geç yirmi dört saat içinde karar verir. Süre dolarsa veya hâkim onaylamazsa adlî birim çıkarılan kopyaları ve çözümü yapılan metinleri derhâl imha eder.

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 17 Ekim 2024 tarihli kararında savcının yazılı kararı ile süresindeki hâkim onayını birlikte değerlendirerek telefon verisini hukuka uygun buldu. Bu örnekte işlemi kolluk değil, kanunun gösterdiği iki merci yürüttü.

Telefonun teslimi karar şartını değiştirmez

Kişi cihazı kolluğa verebilir veya telefonun alınmasına karşı koymayabilir. CMK m. 134'teki yazılı karar şartı bu davranıştan bağımsız olarak devam eder. Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2 Aralık 2021 tarihli kararında, rızaya dayanılarak açılan mesajları hukuka aykırı delil saydı; Yargıtay 3. Ceza Dairesi 15 Ocak 2024 tarihli kararında aynı kuralı herkese açık sosyal medya verisine telefondan ulaşılması bakımından uyguladı.

Şifre çözülemez veya teknik işlem uzun sürerse yetkili makam cihaza CMK m. 134 kapsamında el koyabilir. Adlî birim teknik çalışmayı yine kararın çizdiği sınırlar içinde yürütür.

Adlî kopya ve hash verinin bütünlüğünü denetler

Adlî imaj, telefon verisinin yapısını koruyarak incelemeyi mümkün olduğunca asıl cihaz yerine bir kopya üzerinde yürütmeye yarayan teknik örnektir. Hash değeri ise belirli bir veri kümesinin matematiksel özetidir. İlk kopya ile incelenen kopyanın hash değerleri eşleştiğinde, verinin iki işlem arasında aynı kaldığı kontrol edilebilir.

Hash eşleşmesi verinin sahibini veya suçlamayla bağını göstermez; yalnız karşılaştırılan verinin bütünlüğü hakkında bilgi verir. CMK m. 134 hash yöntemini adıyla düzenlemez. Öğretide imaj veya hash eksikliğinin doğrudan hukuka aykırılık mı yoksa öncelikle güvenilirlik sorunu mu doğurduğu tartışmalıdır; hâkim eksikliğin veriyi denetleme imkânına etkisini dosyadaki bütün işlem kayıtlarıyla belirler.

Bilgisayar veya bilgisayar kütüğüne elkoyma sırasında adlî birim sistemdeki bütün verileri yedekler. Görevli, bu yedekten bir kopyayı şüpheliye veya vekiline verir ve teslimi tutanağa geçirir. Savunma bu kopyayı teknik incelemede kullanılan veriyle karşılaştırabilir.

Dijital içeriğin kişi ve suçla bağı kurulur

Mahkeme önce verinin hukuka uygun elde edilip edilmediğini, ardından içeriğin kime ait olduğunu ve isnat edilen fiili nasıl gösterdiğini inceler. Hattın veya hesabın kime kayıtlı olduğu başlangıç bilgisidir; mesaj tarihi, cihaz kaydı, karşı taraf, başka delillerle uyum ve kullanıcı hareketleri bağı tamamlar.

Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 15 Şubat 2017 tarihli kararında sanığın telefonunda bir motosiklet fotoğrafı vardı. Daire hem kararsız incelemeyi hukuka aykırı buldu hem de fotoğrafın çalınan motosikleti ve hırsızlığı yapan kişiyi göstermediğini belirtti. Bu olay dijital veri için iki ayrı denetim sorusu verir:

  1. Veri hukuka uygun bir yöntemle mi elde edildi?
  2. Veri, isnat edilen fiili ve bu fiili kimin işlediğini gerçekten gösteriyor mu?

O anda gelen aramayı kolluğun cevaplaması ise kayıtlı mesaj incelemesinden farklı bir tedbirdir. Devam eden haberleşmeye müdahale eden görevli, işlemin niteliğine göre CMK m. 135–138'deki iletişim güvencelerine uyar.

Özel hayat

İnceleme kararın suç ve veri sınırında yürür

Telefon, sahibinin aile ilişkilerinden sağlık ve banka bilgilerine kadar günlük hayatına yayılan kayıtları saklar. Bu nedenle kararın suçlamayı, aranacak veri türünü ve mümkünse tarih aralığını anlaşılır biçimde göstermesi gerekir. “Telefondaki bütün verilerin incelenmesi” şeklindeki sınırsız bir yaklaşım, soruşturmanın amacıyla ilgisi bulunmayan özel bilgileri de erişilebilir hâle getirir.

Bu sorun özellikle avukat–müvekkil yazışmalarında belirgindir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Saber/Norveç kararında telefonun birebir kopyasında bulunan avukat yazışmalarının nasıl ayrılacağını inceledi. Telefon kopyası önce mahkemeye gönderilmiş, daha sonra gizli yazışmaları ayıklaması için yeniden polise verilmişti. Ancak ayıklamanın nasıl yapılacağını gösteren açık bir düzenleme ve somut usul güvenceleri yoktu. Mahkeme, bu belirsizlik nedeniyle yazışma hakkının ihlal edildiğine karar verdi.

İnceleme raporu kullanılan anahtar kelimeleri, tarihleri, uygulamaları veya veri türlerini açıklar. Böylece sağlık bilgileri, üçüncü kişilerin konuşmaları ve soruşturmayla ilgisiz fotoğraflar kararın kapsamı dışında tutulur.

Görevli başka bir suça ilişkin veriyle karşılaşırsa bulgunun hangi işlem sırasında ortaya çıktığını tutanağa geçirir ve yetkili Cumhuriyet savcısına bildirir. İlk karar yalnız yazılı kapsamındaki veriler için kullanılır.

Gerekli kopya alınınca telefon iade edilir

CMK m. 134, şifre çözülüp gerekli kopyalar alındığında bu maddeye göre elkonulan cihazın gecikmeden iadesini emreder. Cumhuriyet savcılığı veya mahkeme cihazı tutmaya devam edecekse, telefonun kendisi üzerinde yapılacak işlem ya da başka bir elkoyma nedenini dosyada gösterir.

İade talebinde telefonun marka, model ve IMEI bilgisi, elkoyma tarihi, tutanak numarası ve mümkünse dosya numarası yazılmalıdır. Kişi, adlî kopyanın alınıp alınmadığının araştırılmasını ve cihazın fiziksel olarak tutulmasını gerektiren başka bir neden yoksa iadesini isteyebilir. Telefonun iş, eğitim, sağlık veya aile iletişimi için gerekli olduğunu gösteren belgeler de müdahalenin kişi üzerindeki ağırlığını ortaya koyar.

Telefon suçun konusu veya aracı olarak müsadere incelemesine konuysa ya da cihazın fiziksel özellikleri delil taşıyorsa hâkim veya savcılık bu ayrı dayanağı değerlendirir. Genel elkoyma ve iade süreci elkoyma kararı hakkındaki yazıda açıklanmaktadır.

İtiraz üç belgeyi karşılaştırır

Kişi veya müdafi, inceleme kararı ile elkoyma tutanağını ve teknik raporu yan yana okur. Bu belgelerde şu kayıtlar aranır:

  1. Telefon ile suçlama arasındaki kuvvetli şüphe bağı ve başka yoldan delil elde edilememe nedeni
  2. Kararı veren merci ile savcı kararının hâkim onayına sunulduğu tarih ve saat
  3. Cihazın marka, model, seri veya IMEI bilgileri
  4. Adlî kopyanın alındığı yer, zaman ve kullanılan yöntem
  5. İlk kopya ile incelenen veriye ait bütünlük kayıtları
  6. Yedek kopyanın şüpheliye veya vekiline teslimine ilişkin tutanak
  7. Karardaki tarih, uygulama ve veri sınırları ile raporun gerçek kapsamı
  8. Bulgunun telefona, kullanıcıya ve isnat edilen fiile nasıl bağlandığı
  9. Gerekli kopyadan sonra cihazın tutulmasını açıklayan güncel neden

Telefon bir konut aramasında alındıysa kişi arama kararındaki yer, zaman ve kapsamı da bu zincire ekler.

Mahkeme hukuka aykırı veriyi dışarıda bırakır

Mahkeme hukuka aykırı elde edilen telefon verisini ispat değerlendirmesine katmaz; sonra kalan hukuka uygun delillerin suçlamayı ispat edip etmediğini belirler. Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23 Ekim 2025 tarihli kararında rızaya dayalı telefon incelemesi dışarıda bırakıldı, fakat aynı olayı gösteren bağımsız deliller bulunduğu için mahkûmiyet korundu.

Kişi veya müdafi önce karar ya da uygulamadaki aykırılığı belgeler, sonra tartışmalı veri çıkarıldığında kalan delilleri gösterir. Anayasa Mahkemesi Helin Yusuf kararında belirleyici dijital veriye ilişkin itirazın cevapsız bırakılmasını ihlal nedeni saydı. Türemiş delil ile kalan ispat tablosu hukuka aykırı delil yazısında ele alınmaktadır.

Başlıca hukukî kaynaklar

  1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, özellikle m. 123–127 ve 134
  2. AYM, Helin Yusuf, B. No: 2020/14678, 14/1/2025
  3. AİHM, Saber/Norveç, B. No: 459/18, 17/12/2020