İfade özgürlüğü şikâyetlerinin büyük kısmı hakaret, terör propagandası ya da gazetecilik faaliyetleriyle ilgili. Anayasa Mahkemesi bunların dışında kalan şikâyetleri "diğer" başlığında topluyor: izinsiz afiş ve bildiri için verilen idari para cezaları, tek başına yapılan oturma eylemleri, avukatların dilekçe ve duruşmadaki sözleri, şikâyet dilekçeleri nedeniyle verilen disiplin cezaları, kitaplar, bir heykel ve bilgi edinme talepleri.

Bu sayfa, Anayasa Mahkemesinin Ekim 2026 başına kadar yayımladığı ve bu başlıkta şikâyet içeren 168 karara dayanıyor. Sonuçların hepsi sayıldı, belirleyici kararlar tek tek okundu. Her tespiti kararın paragrafıyla birlikte bulacaksınız. Hakaret ve propaganda kararları için hakaret, propaganda ve disiplin cezaları sayfasına bakabilirsiniz.

Sonuçlar: 180 şikâyetin 72'sinde ihlal

Bu başlıkta 168 kararda 180 şikâyet var. 72'sinde ihlal bulundu, 42'si açıkça dayanaktan yoksun sayıldı, 18'inde ihlal olmadığına karar verildi, 15'i başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez bulundu. Kararların 11'i Genel Kurul kararı.

İhlal bulunan şikâyetlerin 60'ında yeniden yargılamaya, 28'inde manevi tazminata hükmedildi. Son yıllarda ihlal oranı yükseldi: 2025'te karara bağlanan 19 şikâyetin 14'ünde ihlal bulundu.

Kümeler arasında fark var. Karar özetinde afiş, bildiri, stant, pankart, oturma eylemi ya da basın açıklaması geçen 33 kararın 21'inde; dilekçe ya da duruşma geçen 12 kararın 8'inde; disiplin cezası geçen 25 kararın 14'ünde ihlal bulundu.

Afiş, bildiri ve oturma eylemi: idari para cezaları

Üniversite öğrencisi başvurucu, 1 Mayıs öncesinde Ankara'da arkadaşlarıyla birlikte bir stant açıp masaya afiş asmış, izinsiz afiş astığı için idari para cezası almıştı. Mahkeme, afiş asmanın düşünce açıklaması olduğunu, izin şartına uyulmamasının yaptırımı tek başına haklı kılmayabileceğini belirtti. İdare de hâkimlik de afişin kamu düzenini bozduğuna dair bir tespit yapmamıştı; ihlal bulundu (Ahmet Özdem, B. No: 2016/13541, 28/5/2019, §§ 31–36).

İşine son verilmesini protesto etmek için kaymakamlık yakınındaki parkta her gün tek başına oturan başvurucuya, her eylem için Kabahatler Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca emre aykırı davranıştan idari para cezası verilmişti. Bu kabahat, önceden usulüne uygun ilan edilmiş bir emrin varlığını gerektiriyor. Eylem tarihlerinde böyle bir emir yoktu; ceza yoruma dayandığı için kanunilik yönünden ihlal bulundu (Türkan Albayrak, B. No: 2019/1628, 28/12/2021, §§ 44–46).

Valiliğin etkinlikleri izne bağlayan bir kararı bulunsa bile sonuç değişmeyebiliyor. Bir siyasi partinin camiden çıkanlara broşür dağıtan beş kişilik grubunda yer alan başvurucu, bu karara aykırılıktan cezalandırılmıştı; tutanakta broşürün içeriğine hiç yer verilmemişti. Mahkeme, şeklen usule uygun verilmiş bir emre aykırılığın tek başına müdahale için yeterli olmadığını, zorunlu toplumsal ihtiyacın gerekçelendirilmesi gerektiğini belirtti (Melik Müjdeci, B. No: 2022/27185, 29/4/2025, §§ 15–17).

Dilekçe ve duruşmadaki sözler

Velayet davasında anneyi temsil eden avukat, dilekçesinde babayı dürüst olmayan, yalancı ve dolandırıcı bir mizaçta olmakla nitelendirdiği için hakaretten adli para cezası almış, hükmün açıklanması geri bırakılmıştı. Mahkeme, avukattan ölçülü olmasının beklendiğini, ancak bu beklentinin "avukatı kullanacağı her sözcüğü ölçüp tartmaya, fikir beyanında bulunmaktan kaçınmaya sevk edecek boyuta ulaşmamalı" olduğunu belirtti. Sözler uyuşmazlıkla bağlantılıydı; HAGB kararı da müdahalenin ağırlığını hafifletmiyordu (Kenan Gül, B. No: 2015/17892, 19/2/2019, §§ 63–68).

Duruşmada savcıya yönelttiği sözler nedeniyle iki kez 11 ay 20 gün hapis cezası alan müdafi için de ihlal bulundu. Mahkeme, savunma görevini yapan avukata hapis cezası verilmesinin acil ihtiyacının gösterilmediğini ve sözlerin yalnızca duruşma salonunda söylendiğini vurguladı (Bayram Akın, B. No: 2015/19278, 7/3/2019, §§ 49–51).

Disiplin cezaları ve şikâyet dilekçeleri

Uzmanlığı dışındaki işlerde çalıştırıldığını, amirlerine yaptığı başvuruların sonuçsuz kaldığını belirterek BİMER'e dilekçe gönderen astsubaya uyarma cezası verilmişti. Genel Kurul, şikâyetlerin kişisel olduğunu, askerî makamlara zarar verecek nitelik taşımadığını, dilekçenin bir kamu kurumuna gönderildiğini ve kamuoyuna yansımadığını belirterek ihlal buldu; dört üye karşı oy kullandı (Adem Talas [GK], B. No: 2014/12143, 16/11/2017, §§ 53–55).

Karşı örnek: Okulundaki öğretmen ve yöneticiler hakkında CİMER'e ve savcılığa şikâyetlerde bulunan okul müdürü, müdürlükten alınarak öğretmen olarak başka bir göreve atanmıştı. Mahkeme, işlemin yalnızca CİMER başvuruları nedeniyle yapılmadığını, müdürün görevlerini yerine getirmediğini ve cezai amaç emaresi bulunmadığını belirterek ihlal olmadığına karar verdi (Raziye Kum ve Deniz Kum, B. No: 2021/2166, 17/4/2024, §§ 22–26).

Kredi ve yurtlar kurumu yurdunda kalan bir öğrencinin, Ankara Garı saldırısıyla ilgili bildiri dağıttığı için yurttan çıkarılmasında ise disiplin suçlarını belirleyen kanuni bir düzenleme bulunmadığından kanunilik yönünden ihlal bulundu (Kardelen Hasret Kaygusuz, B. No: 2017/38607, 18/5/2021, §§ 53–55).

Sosyal medyada dolar bozduranlara ücretsiz avukatlık hizmeti sunacağını duyuran avukata reklam yasağına aykırılıktan verilen uyarma cezası ise ihlal sayılmadı. Mahkeme, hükûmet politikasını desteklemenin meşru olduğunu ama uyulması gereken meslek kurallarının ihlalini meşru kılmadığını belirtti (Ayşe Rabia Yüreklitürk, B. No: 2021/56916, 22/5/2024, §§ 38–40).

Orduevlerine giriş yasağı

Emekli albay olan başvurucu, Genelkurmay Başkanının Balyoz davasıyla ilgili açıklamasından sonra o koltukta bir dakika daha oturmaması gerektiğini söylemiş, orduevlerine girişi altı ay yasaklanmıştı. Mahkeme, sözlerin kurum disiplinine olası etkilerinin gerekçelendirilmediğini ve yasağın öngörülebilir bir kanuni dayanağı bulunmadığını belirterek ihlal buldu; 4.000 TL manevi tazminata hükmetti (Hüsnü Şimşek, B. No: 2015/9734, 11/10/2018, §§ 56–58, 63). Karar özetinde sosyal tesis geçen 4 kararın 3'ünde ihlal var.

Kitap, sanat eseri ve din

William S. Burroughs'un bir romanını yayımlayan yayınevi müdürü hakkında müstehcenlikten açılan davada mahkeme, gerekçe göstermeden kovuşturmanın ertelenmesine ve başvurucunun üç yıl denetim altında tutulmasına karar vermişti. Mahkeme, edebî değeri ileri sürülen eserlerde önce bu değerin tespit edilmesi gerektiğini belirterek ifade, sanat ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine karar verdi (İrfan Sancı, B. No: 2014/20168, 26/10/2017, §§ 66–68).

Kars'ta belediye kararıyla yapılan İnsanlık Anıtı'nın yıktırılması da ihlal sayıldı. Genel Kurul, alenileşen bir sanat eserinin insanlığın fikrî servetinin parçası olduğunu ve kamu organlarının yıkımın demokratik toplumda gerekli olduğunu gösteremediğini belirtti; altı üye karşı oy kullandı (Mehmet Aksoy [GK], B. No: 2014/5433, 11/7/2019, §§ 88–90).

Sosyal medyada İslam ve Hz. Muhammed hakkında yaptığı paylaşımlar nedeniyle halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılamaktan cezalandırılan başvurucunun şikâyeti ise açıkça dayanaktan yoksun bulundu. Mahkeme, paylaşımların kamuoyu tartışmasına nesnel bir katkı amacı taşımadığını ve dinî eleştirinin sınırlarını aştığını belirtti (Şendoğan Yazıcı, B. No: 2022/52106, 13/1/2026, §§ 50–53).

Bilgi edinme

Anayasa'nın 26. maddesi resmî makamlarca tutulan bilgiye ulaşma konusunda genel bir hak tanımıyor. Buna rağmen erişim engeli kararlarına ilişkin istatistikleri isteyen başvurucunun talebinde ihlal bulundu: başvurucu yalnızca istatistik istemişti, idare mahkemesi ise kararların kendisine verilip verilemeyeceğini tartışmış ve asıl talebi tespit edememişti (Yaman Akdeniz (2) [GK], B. No: 2016/6815, 15/2/2023, §§ 96–98).

Dosyanızda nelere bakabilirsiniz?

  1. Cezanın dayanağı hangi madde: izinsiz afiş (Kabahatler Kanunu m.42) mi, emre aykırılık (m.32) mı?
  2. Emre aykırılık cezasında, eylem tarihinde usulüne uygun ilan edilmiş bir emir ya da izne bağlama kararı var mıydı?
  3. Tutanakta ya da hâkimlik kararında, eylemin kamu düzenini nasıl bozduğu somut olarak gösterilmiş mi?
  4. Dilekçe ya da duruşmadaki sözler uyuşmazlıkla bağlantılı mı, yalnızca mahkeme önünde mi söylendi?
  5. Disiplin cezası sözün içeriğine mi, yoksa başka bir görev ihmaline mi dayanıyor? Disiplin suçunu belirleyen kanuni bir dayanak var mı?
  6. Yaptırımın ağırlığı (hapis, HAGB, tazminat, yasak) ve süresi neydi?

Bu soruları Başvuru Testi ile adım adım cevaplayabilir, sonucu benzer kararlar ve beklenecek giderimle birlikte görebilirsiniz.

Bu sayfa nasıl hazırlandı?

Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi Bankası'nda yayımlanan bireysel başvuru kararlarından, Mahkemenin ifade özgürlüğü altında "diğer" olarak sınıflandırdığı şikâyetleri içeren kararların sonuç ve giderim bilgileri Mahkemenin kendi sınıflandırmasından sayıldı. Kümeler karar özetlerindeki ifadelere göre ayrıldı. Belirleyici 13 karar tek tek okundu. Sayfadaki her tespit ilgili kararın paragraf numarasıyla verildi; alıntıların kararda birebir geçtiği, künyelerin ve sonuçların Mahkemenin kayıtlarıyla uyuştuğu denetlendi.

Sık sorulanlar

İfade özgürlüğü hakkında sık sorulan sorular: afiş, bildiri, dilekçe

İzinsiz afiş astığım için idari para cezası aldım; ifade özgürlüğü ihlali mi?

Olabilir. Mahkeme, izin şartına uyulmamasını tek başına yeterli görmüyor; idarenin ve hâkimliğin afişin kamu düzenini bozduğunu ya da bozma tehlikesi yarattığını göstermesini arıyor. Bu gösterilmediğinde ihlal bulunuyor.

Tek başına oturma eylemi yaptığım için emre aykırılıktan ceza aldım; ne yapabilirim?

Emre aykırılık kabahati, önceden usulüne uygun ilan edilmiş bir emrin varlığını gerektiriyor. Böyle bir emir yoksa ceza kanunilik yönünden ihlal sayıldı. Emir varsa da cezanın zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşıladığının gerekçelendirilmesi gerekiyor.

Avukat olarak dilekçemdeki sözler nedeniyle hakaretten yargılanıyorum; bu ihlal mi?

Sözler uyuşmazlıkla bağlantılı ve müvekkilin tezini desteklemeye yönelikse ihlal bulunabiliyor. Mahkeme, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının müdahalenin ağırlığını hafifletmediğini de vurguladı.

Şikâyet dilekçesi verdiğim için disiplin cezası aldım; ihlal mi?

Sözün niteliğine ve yaptırımın gerekçesine bağlı. BİMER'e gönderilen ve kamuoyuna yansımayan kişisel bir şikâyet için verilen uyarma cezası ihlal sayıldı; yöneticinin görevlerini yerine getirmemesi de gerekçe yapılan görev yeri değişikliğinde ihlal bulunmadı.

İhlal kararı ne sağlar?

İhlal bulunan 72 şikâyetin 60'ında yeniden yargılamaya, 28'inde manevi tazminata hükmedildi. Yeniden yargılamada, idari para cezası ya da disiplin cezası Anayasa Mahkemesinin gösterdiği ölçütlerle yeniden değerlendiriliyor.

Başlıca hukukî kaynaklar

  1. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 26 ve 27
  2. AYM [GK], Adem Talas, B. No. 2014/12143, 16.11.2017
  3. AYM [GK], Mehmet Aksoy, B. No. 2014/5433, 11.7.2019
  4. AYM [GK], Yaman Akdeniz (2), B. No. 2016/6815, 15.2.2023
  5. AYM, Ahmet Özdem, B. No. 2016/13541, 28.5.2019
  6. AYM, Kenan Gül, B. No. 2015/17892, 19.2.2019