SGK emekliliği iptal ettiğinde ortada üç ayrı işlem vardır: Kurum bir işyerinden bildirilen günleri fiilî çalışmaya dayanmadığı gerekçesiyle siler, kalan günler yetmediği için aylığı bağlandığı tarihten itibaren keser ve ödenen aylıkları borç yazar. Kişi önce SGK'ya yazılı başvurur; Kurum 60 gün içinde cevap vermezse başvuru reddedilmiş sayılır (7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 4). Ardından idare mahkemesinde değil iş mahkemesinde, SGK'ya ve bildirimi yapan işverene karşı dava açar ve o işyerinde gerçekten çalıştığını tanık ve belgeyle ispat eder. Mahkeme çalışmayı gerçek bulursa aylık kesildiği tarihten yeniden bağlanır ve borç kalkar; bulmazsa SGK aylıkları geriye doğru on yıla kadar, her ödemenin tarihinden işleyen kanuni faiziyle ister (5510 sayılı Kanun m. 96/1-a).
Silinen günler emekliliği her zaman bitirmez. Kalan hizmet başka bir statüde aylık şartlarını karşılıyorsa Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, aylığın yeni bir dilekçe beklenmeden şartların tamamlandığı tarihten bağlanması gerektiğine karar verdi (9.11.2022). Bu yazı SGK yazısının ne anlama geldiğini, Kurumun sahteliği nasıl tespit ettiğini, borcun nasıl hesaplandığını, ilk adımları, davayı, mahkemenin aradığı delilleri, kalan günlerle yeniden aylık bağlanmasını, hak sahiplerinin durumunu, ceza boyutunu ve Anayasa Mahkemesinin yaklaşımını 2025-2026 Yargıtay kararlarıyla anlatır.
SGK'nın yazısında üç ayrı işlem
Emeklilik iptali yazısı çoğu zaman tek sayfadır, ama üç ayrı işlemi birlikte bildirir:
- Hizmetin iptali. Kurum denetmeni bir işyerini sahte bulmuş ya da kişinin o işyerinde fiilen çalışmadığını tespit etmiştir. O işyerinden yapılan bildirimler hizmet dökümünden silinir.
- Aylığın kesilmesi. Kalan günler yaş, gün ya da sigortalılık süresi şartını karşılamıyorsa aylık, bağlandığı tarihten itibaren geçersiz sayılır.
- Borç. O tarihten beri ödenen aylıklar, bayram ikramiyeleri ve genel sağlık sigortası kapsamında yapılan sağlık harcamaları borç yazılır.
Her işlem ayrı bir hukukî soruya bağlıdır: hizmet gerçek mi, kalan günlerle başka bir aylık bağlanabilir mi, borç doğru kurala göre mi hesaplandı? Kişi itirazında ve davasında üçünü birlikte ele alır.
Bu yazı, hizmetin fiilî çalışmaya dayanmadığı gerekçesiyle silindiği dosyalara odaklanır; uygulamada "sahte sigortalılık" denen durum budur. Yargıtay kararlarına yansıyan dosyalarda üç tablo öne çıkıyor: faaliyet göstermeyen ya da paravan şirket, kişinin ortağı ya da yakını olduğu işyerinden yapılan bildirim ve eksik günleri tamamlamak için para karşılığı yapılan bildirim. Aylık, Kurumun kendi hatası yüzünden kesildiyse (yanlış borçlanma, gün hesabı, kayıt hatası) borç farklı ve daha hafif bir kurala göre hesaplanır; bu durum SGK yersiz ödeme borcu yazısında anlatıldı.
Silinen gün sayısının az olması sonucu hafifletmez. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2026'da incelediği dosyalarda iptal edilen hizmet 5, 10 ve 64 gündü; 2005 yılına ait 64 günün silinmesiyle 2006-2015 arasında ödenen 63.241,25 TL aylık, 27.644,48 TL işlemiş faizle birlikte geri istendi (E.2025/4007, K.2026/1250, 11.2.2026). Eksik birkaç günü tamamlamak için yapılan bir bildirim iptal edilirse emekliliğin tamamı gider.
Kurum sahteliği nasıl tespit ediyor
SGK'nın denetim ve kontrol memurları (denetmenler, müfettişler) işyerinin o dönemde gerçekten faal olup olmadığını araştırır: adreste bir işyeri var mı, vergi ve ticaret sicili kayıtları bildirilen işçi sayısıyla uyumlu mu, işyerinin gider kayıtlarında ücret, yemek, temizlik gibi kalemler görünüyor mu, işveren ve bordrodaki kişiler ne anlatıyor. Denetim bir ihbar üzerine de başlayabilir (10. HD E.2025/11088).
Kanun, bu memurların düzenlediği tutanaklara güçlü bir değer verir: tutanaklar "aksi sabit oluncaya kadar" geçerlidir ve tespit, yemin dışında her türlü delile dayandırılabilir (5510 sayılı Kanun m. 59/2). Davada tutanağın aksini kişinin ispat etmesi gerekir. Aynı madde, çağrılan işveren ve sigortalının gelip bilgi vermesini ve belgeleri göstermesini zorunlu tutar.
Denetmen karşısında verilen ifade davada kişinin önüne gelir. Konya Bölge Adliye Mahkemesinin incelediği bir dosyada kişi çay ve temizlik işlerini yaptığını söylemiş, işyerinin kayıtlarında böyle bir gider bulunamamıştı; dinlenen bordro tanıkları da kişinin para karşılığı sigortalı gösterildiğini anlatınca dava reddedildi ve Yargıtay kararı onadı (10. HD E.2025/11088, K.2025/17132, 11.12.2025). Bu yüzden kişi ifadeye giderken yaptığı işi, çalıştığı adresi, birlikte çalıştığı kişileri ve ücretini nasıl aldığını somut olarak anlatır ve ifade tutanağını okuyarak imzalar.
Denetmen bir işyerini bütünüyle sahte bulursa rapor genellikle o işyerinden yapılan bütün sigortalı bildirimlerinin iptalini ister (10. HD E.2025/6530, K.2025/13271'de aktarılan raporlar). Gerçekten çalışmış biri de bu listeye girebilir. Onun hakkını koruyacak yol, aşağıda anlatılan davadır: Kurum kaydı silmiş olsa da mahkeme kişinin fiilî çalışmasını tespit edebilir.
Borç: ne kadar geriye, hangi faizle
5510 sayılı Kanun'un 96. maddesi yersiz ödemeyi kaynağına göre iki kurala bağlar:
- Kişinin kastı ya da kusuru (m. 96/1-a). SGK, hatalı işlemin tespit edildiği tarihten geriye en fazla on yıl içinde yapılan ödemeleri ister; kanuni faiz her ödemenin yapıldığı tarihten işler. Fiilî çalışma bulunmadığı tespit edilen dosyalarda Kurum borcu bu bende göre hesaplar.
- Kurumun hatası (m. 96/1-b). Geriye en fazla beş yıl gidilir; borç tebliğden itibaren 24 ay içinde ödenirse faiz istenmez.
Borç yazısındaki kalemler ayrı ayrı itiraza açıktır ve mahkemeler onları ayrı ayrı inceliyor: Samsun'daki bir dosyada iş mahkemesi aylıkların iadesini yerinde bulmuş, ama 3.303,59 TL sağlık hizmet bedeli ile işlemiş faiz kısmını iptal etmişti (Anayasa Mahkemesinin Arif Yıldırım kararı, § 12'de aktarıldığı gibi).
Borcun tahsili için Kurumun elinde üç yol vardır. Kişi başka bir aylık alıyorsa borç, kanuni faiziyle birlikte bu aylığın %25'i kesilerek alınır; Kurumdan alacağı varsa önce ona mahsup edilir (m. 96). Kişinin aylığı ya da Kurumdan alacağı yoksa SGK icra takibi başlatır; kişi süresinde itiraz ederse Kurum itirazın iptali davası açar. Bu davayı kaybeden borçlu, alacağın %20'si oranında icra inkâr tazminatı da öder; 63.241,25 TL'lik alacakta bu tutar 12.648,25 TL'ydi (10. HD E.2025/4007). Kişi kendi davasını açmışsa Kurumun itirazın iptali davası onunla birleştirilir ve borç aynı yargılamada çözülür (10. HD E.2025/18183, K.2026/5448; E.2026/770, K.2026/2259).
Hesap kuralları, taksitlendirme ve borç silme düzenlemeleri SGK yersiz ödeme borcu yazısında; emekli aylığına haciz sınırları emekli maaşına haciz yazısında.
Yazı gelince ilk adımlar
- Tebliğ tarihini yazın. Yazıyı ve zarfını saklayın; e-Devlet'te tebliğ edildiyse ekran görüntüsünü alın.
- Hizmet dökümünü çıkarın. e-Devlet'teki SGK hizmet dökümünden hangi işyerinin hangi aylarının silindiğini, toplam ve statü bazında kalan gün sayınızı not edin. Kalan günlerin hangi aylığa yetebileceği bu sayıya bağlıdır.
- SGK'ya yazılı başvurun. Dilekçede hizmet iptalinin, aylık kesme işleminin ve borcun kaldırılmasını, kesilen aylığın yeniden bağlanmasını, kalan günler başka statüde yetiyorsa o statüden aylık bağlanmasını isteyin. İptalin dayandığı raporun tarih ve sayısını ve kendi ifade tutanağınızın örneğini de isteyin. Dava açmadan önce bu başvuru zorunludur; Kurum 60 gün içinde cevap vermezse başvuru reddedilmiş sayılır ve başvuruda geçen süre zamanaşımı ile hak düşürücü sürelere sayılmaz (7036 sayılı Kanun m. 4/1).
- Delil toplayın. Ücretin yattığı banka hesap dökümleri, imzalı ödeme makbuzları, işyeri giriş kartı, işyerine ait yazışmalar, aynı dönemde orada ya da komşu işyerlerinde çalışmış kişilerin adları ve iletişim bilgileri. Hangi delilin neyi ispatladığı aşağıdaki ispat bölümünde.
- Davayı açın. Kurum başvuruyu reddettiğinde ya da 60 gün dolduğunda dava iş mahkemesinde açılır.
Dava: iş mahkemesi, iki davalı, dört talep
Davalılar. Dava SGK'ya ve günleri bildiren işverene karşı açılır. İşverenin hak alanını etkileyen bir karar verileceği için mahkeme onu davaya dahil etmek zorundadır. Yargıtay, iptal edilen hizmetlerin başka işverenler yanından bildirildiği bir dosyada, davacıya bu işverenleri davaya katması için süre verilmesini istedi (HMK m. 124; 10. HD E.2025/19077, K.2026/5459, 27.4.2026). Şirket tasfiye hâlindeyse tasfiye hâlindeki unvanıyla taraf gösterilir (aynı karar).
Yetkili mahkeme. Davalılardan birinin yerleşim yerindeki ya da işin veya işlemin yapıldığı yerdeki iş mahkemesi yetkilidir (7036 m. 6). Bu, çoğu zaman işyerinin bulunduğu yer ya da işlemi yapan SGK ünitesinin bulunduğu yerdir. Yargılama basit usulle yürür (m. 7).
Talepler. Dilekçe dört şeyi birlikte ister:
- iptal edilen dönemde o işyerinde fiilen çalışıldığının tespiti,
- hizmet iptali, aylık kesme ve borç çıkarma işlemlerinin iptali,
- aylığın kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması ve ödenmeyen aylıkların faiziyle ödenmesi,
- Kuruma borçlu olunmadığının tespiti ve yapılmış kesintilerin iadesi.
Kırıkkale'deki bir dosyada mahkeme bu talepleri kabul etti: Kurum işlemi iptal edildi, kişinin 13.008,84 TL borcu olmadığı ve aylığın yeniden bağlanması gerektiği tespit edildi; SGK'nın istinaf ve temyiz başvuruları sonuç vermedi (10. HD E.2025/18183, K.2026/5448, 27.4.2026).
Süre. İş mahkemesindeki bu dava için idari yargıdaki gibi bir dava açma süresi yoktur. 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesindeki beş yıllık süre, işverenin hiç bildirmediği ya da Kurumun tespit edemediği çalışmalar içindir; o davalar hizmet tespit davası yazısında anlatıldı. SGK, emeklilik iptali davalarında da beş yıl itirazında bulunuyor; incelediğimiz 2026 kararlarında 10. Hukuk Dairesi, 1993 ve 2006-2007 yıllarına ait iptal edilmiş hizmetleri bu gerekçeyle reddetmedi, işin esasını araştırdı (E.2025/20121, K.2026/7742; E.2025/19077, K.2026/5459). Yine de tanıklar dağılmadan ve hatıralar silinmeden, Kurumun cevabından hemen sonra dava açmak gerekir.
Kanun yolu. İş mahkemesi kararına karşı istinaf, bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz süresi kararın tebliğinden itibaren iki haftadır (HMK m. 345, 361; 7036 m. 7/4).
Mahkeme neye bakıyor: fiilî çalışmanın ispatı
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi bu davaları "hizmet tespiti içerikli" sayıyor ve ispat ölçüsünü her kararında aynı paragrafla tekrarlıyor: resmî belge ve yazılı deliller güçlü delildir; bunlar yoksa somut bilgiye dayanan ve inandırıcı olan bordro tanıkları ile iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanlarının anlatımıyla da sonuca gidilebilir. Dava kamu düzenine ilişkin olduğu için hâkim tarafların gösterdiği delillerle yetinmez, kendiliğinden araştırma yapar ve hizmet sözleşmesinin ve eylemli çalışmanın varlığını ortaya koyar (E.2025/20681, K.2026/6178, 4.5.2026; E.2025/17071, K.2026/5154, 21.4.2026).
Önce iddiayı somutlaştırın. Yargıtay, iddianın zaman, yer ve içerik olarak somutlaştırılmasını istiyor. Dilekçede tam olarak ne iş yapıldığı, hangi adreste ya da şantiyede, kimlerle birlikte, hangi saatlerde çalışıldığı ve ücretin nasıl ödendiği yazılmalı. Antalya Bölge Adliye Mahkemesinden gelen bir dosyada ilk derece mahkemesi davayı kabul etmişti; Yargıtay kararı SGK'nın temyizi üzerine bozdu ve mahkemeden davacıya bu soruları sormasını, komşu işyerlerini SGK, zabıta, maliye, meslek odası ve muhtarlık aracılığıyla bulup çalışanlarını dinlemesini istedi (E.2025/17071).
Belgeler. Konya Bölge Adliye Mahkemesinden gelen bir dosyada 1.059 günlük inşaat çalışması silinen kişi, şirketin adının basılı olduğu tediye makbuzlarını sunmuştu. İlk derece mahkemesi makbuzları kişinin kendi hesabına çalıştığı yönünde yorumladı. Yargıtay, makbuzlardaki 225, 600, 720 ve 960 TL'lik ödemelerin dönemin 886,50 ve 940,50 TL'lik brüt asgari ücretiyle uyumlu, yani işçilik karşılığı olduğunu belirtti ve kişinin çalıştığını söylediği parselin yapı ruhsatının getirtilerek binanın o dönemde inşa edilip edilmediğinin araştırılması için kararı bozdu (E.2025/20681). Ücretin yattığı banka kaydı, işyerine giriş kartı, işyerinden gelen yazışma, inşaatta ruhsat ve iskân kayıtları bu türden delillerdir.
Tanıklar. Mahkemeler, aynı dönemde o işyerinde bordroda görünen ya da komşu işyerinde çalışmış kişilerin anlatımına ağırlık veriyor. İzmir'deki bir dosyada kişi yazılı bir delil sunamamıştı ve temyizde dayandığı tanık işverenin mali müşaviriydi; mahkeme denetmen raporunun aksinin ispatlanamadığını kabul etti ve Yargıtay onadı (E.2025/17717, K.2026/3720, 2.4.2026). Kırıkkale dosyasında ise inşaatta malzeme taşıma, bekçilik ve temizlik yaptığını anlatan kişinin davası kabul edildi ve Yargıtay onadı (E.2025/18183).
Çalışma başka şirkette geçmişse. Bazen kişi gerçekten çalışmıştır, ama işveren onu grubun başka bir şirketinden bildirmiştir. İstanbul'daki bir dosyada 268 günü silinen kişinin çalışmasının aynı gruba ait başka bir şirkette geçtiği tespit edildi; mahkeme Kurum işlemini iptal etti ve Yargıtay onadı (E.2025/14854, K.2026/4349, 13.4.2026). Kişi davada asıl çalıştığı işyerini de gösterir ve o işvereni de davaya katar.
Günler silinse de aylık kurtulabilir
Kurumun yazısındaki "aylığınız iptal edilmiştir" cümlesi, kalan hizmetin başka bir aylığa yetip yetmediğini cevaplamaz. Bu soruyu kişinin kendisi sorar ve gerekiyorsa davada ister.
Hukuk Genel Kurulu kararı. 2012'de 506 sayılı Kanun'a göre (SSK) emekli olan kişinin 2007-2012 arasındaki hizmetleri sahte işyerlerinden bildirildiği gerekçesiyle 2016'da silinmiş, aylığı başlangıçtan kesilmiş ve 2012-2016 aylıkları ile sağlık harcamaları borç yazılmıştı. Kalan günleri 1479 sayılı Kanun'a göre (Bağ-Kur) aylık şartlarını 2014'te karşılıyordu; Kurum ise aylığı ancak kişinin 2016'daki yeni dilekçesinden sonra bağladı. Hukuk Genel Kurulu, 2012'deki tahsis talebinin yeterli olduğunu, yeni bir talep beklenmeden aylığın şartların tamamlandığı 1.12.2014'ten bağlanması gerektiğini kabul etti; böylece iade edilecek borç da küçüldü (E.2021/231, K.2022/1470, 9.11.2022, §§ 26-28). Karar oy çokluğuyla verildi; karşı görüş, kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağını savundu (§ 29).
Bağ-Kur prim borcu tuzağı. 4/1-b statüsünden aylık bağlanabilmesi için kişinin kendi sigortalılığından prim borcu bulunmamalıdır (5510 m. 28). İstanbul'daki bir dosyada 463 günü silinen kişi, şirket ortaklığı nedeniyle o dönemde zorunlu Bağ-Kur'lu sayılmış, bu dönemin primini 2020'de ödemişti. Bağ-Kur aylığı 2015'ten değil, borcun ödendiği ve yeni talebin verildiği 2020'den bağlandı; 94.781,55 TL'lik borç yerinde bulundu (10. HD E.2025/6530, K.2025/13271, 9.10.2025). Kişi kalan statüde prim borcu varsa onu ödeyip talebini hemen yeniler.
Eksik gün kalmışsa. Kişi sigortalı çalışmaya devam ederek, şartlarını taşıyorsa askerlik ya da doğum borçlanmasıyla veya isteğe bağlı sigorta primi ödeyerek eksik süreyi tamamlar ve yeniden tahsis talebinde bulunur. İsteğe bağlı sigortalılık, başvurunun Kurum kayıtlarına girdiği günü izleyen günden başlar; geçmişe dönük sigortalılık kazandırmaz (5510 m. 51; Şahin, 2026). Borç bu sırada ayrıca ödenir ya da yeni aylıktan kesilir.
Eş ya da anne baba öldükten sonra gelen iptal
Denetim bazen sigortalı öldükten yıllar sonra gelir. Kurum ölen kişinin hizmetini silince ona bağlı dul ve yetim aylıkları da kesilir ve hak sahiplerine ödenen aylıklar geri istenir. Davayı hak sahibi açar ve ölen kişinin o işyerinde çalıştığını ispat eder.
Yargıtay'ın 2026'da onadığı bir dosyada ölen eşin 1993'te bir şirkette geçen 60 günü denetmen raporuyla silinmiş, dul aylığı alan eşten 2002-2011 arasında ödenen aylıklar için 52.455,43 TL anapara ve 30.244,42 TL faiz istenmişti. Daire ilk incelemesinde mahkemeden şunları istedi: işyerinin dönem bordrolarını getirtmek, o dönem bordroda kayıtlı tarafsız tanıkları dinlemek, ölen eşin şirketteki ortaklık payını ve yöneticiliğini araştırmak. Bozmaya uyularak dava kabul edildi ve karar onandı (E.2025/20121, K.2026/7742, 1.6.2026). Başka bir dosyada da eşin iptal edilen hizmeti için açılan dava, eksik araştırma nedeniyle bir kez bozulduktan sonra kabul edildi ve onandı (E.2025/19311, K.2026/5372, 22.4.2026).
Hak sahiplerinin aylığının başka hangi nedenlerle kesildiği yetim aylığı ve dul maaşı yazısında.
Ceza soruşturması ve işveren
SGK'nın hizmet iptali parasal sonuç doğurur; ceza soruşturması ayrı yürür ve sonucu işyerinin gerçek mi paravan mı olduğuna, kişinin neyi bildiğine göre değişir. İncelediğimiz dosyalarda soruşturma, kamu kurumlarının zararına nitelikli dolandırıcılık (TCK m. 158/1-e) ve belgede sahtecilik isnadıyla açılmıştı.
- Gerçek işyeri, sade bildirim. Afyonkarahisar'daki bir dosyada çalışmadığı hâlde sigortalı gösterilerek emekli olan kişi ve bildirimi yapanlar nitelikli dolandırıcılıktan mahkûm edilmişti. Yargıtay 11. Ceza Dairesi mahkûmiyetleri bozdu: işyeri gerçekti, sanıkların Kurumun denetim imkânını ortadan kaldıran hileli bir davranışı yoktu, Kurum bildirilen kişilerin gerçekten çalışıp çalışmadığını her zaman denetleyebiliyordu ve zarar sanıklardan tahsil edilebiliyordu (E.2021/13384, K.2024/2287, 27.2.2024).
- Paravan işyerleri. Kayseri'deki bir ceza dosyasında, paravan işyerleri açılarak 529 kişinin sahte sigortalı gösterildiği iddia edilmişti. Aynı Daire bir sanık bakımından mahkûmiyeti eksik araştırma nedeniyle bozdu. Mahkemenin, işe giriş bildirgelerini kimin hangi şifreyle ve hangi IP adresinden SGK sistemine girdiğini araştırması gerekiyordu (E.2021/42611, K.2026/5654, 20.5.2026).
Ceza dosyasındaki ifade ve kararlar iş mahkemesindeki davayı da etkiler; kişi iki dosyada tutarlı anlatım verir. Dolandırıcılık suçunun unsurları dolandırıcılık suçu yazısında.
İşverenin yaptırımı. Denetimde fiilen çalışmayan kişiyi sigortalı bildirdiği tespit edilen işyeri, ilk tespitte bir ay, üç yıl içinde tekrarlanan her tespitte bir yıl süreyle sigorta primi teşvik, destek ve indirimlerinden yararlanamaz (5510 sayılı Kanun ek m. 14).
Anayasa Mahkemesi
Anayasa Mahkemesi aylığın kesilmesini ve ödenenlerin geri istenmesini mülkiyet hakkı kapsamında inceler. Kişi davada çalıştığını ispatlayamamış ve Kurumun bir kusuru da yoksa, aylığın kesilmesi ve ödenenlerin faiziyle geri istenmesi Mahkemeye göre ölçülüdür:
- Bülent Sinan Kaya dosyasında 2004-2006 hizmetleri sahte işyerinden bildirildiği gerekçesiyle silinmiş, 20.976,17 TL aylık faiziyle 23.593,96 TL olarak istenmişti. İlk derece mahkemesi komşu işyeri ve bordro tanıklarına dayanarak davayı kabul etmiş, Yargıtay işyerinin gerçekten var olup olmadığının araştırılması için bozmuş, yeniden yargılamada dava reddedilmişti. Anayasa Mahkemesi; kişinin o işyerinde çalıştığını ispatlayamadığını, şirketin sahte bildiriminden yalnız SGK'nın sorumlu tutulamayacağını ve kişinin kusurunun ağırlığını gözeterek ihlal bulmadı (B. No: 2016/1854, 28.5.2019, §§ 58-60).
- Arif Yıldırım dosyasında başka birinin oda kaydı üzerine yazılarak 6 yıl 4 ay 9 günlük sahte hizmet kazandırılmıştı. Mahkeme, kamu makamlarına bir kusur atfedilemediği için ödenenlerin faiziyle istenmesini orantılı buldu ve başvuruyu açıkça dayanaktan yoksun saydı (B. No: 2018/10145, 8.6.2021, §§ 46-50).
Aynı kararda Mahkeme, kamu makamlarının da kusurlu olduğu dosyalarda faizle geri istemenin orantısız bir külfet olduğuna dair önceki kararlarını hatırlattı (§ 47). Anayasa Mahkemesi delillerin takdirini kural olarak derece mahkemelerine bırakır. Bu yüzden bireysel başvuru, çalışmanın yeniden değerlendirilmesi için değil, iki tür şikâyet için yol açar: mahkemenin sonuca etkili bir iddia ya da delili karşılamadan karar vermesi (gerekçeli karar hakkı) ve Kurumun da kusurlu olduğu bir dosyada borcun faizle ya da tek seferde istenmesi. Başvuru süresi, kesin kararın öğrenilmesinden itibaren 30 gündür (bkz. başvuru süresi ne zaman başlar; genel çerçeve Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru rehberinde).
SGK emeklilik iptali hakkında sık sorulan sorular
SGK emeklilik iptali neden olur?
SGK, aylık bağlanmasında sayılan günlerin bir kısmını sonradan geçersiz sayınca emekliliği iptal eder. En sık neden, Kurum denetmeninin bir işyerini sahte bulması ya da kişinin o işyerinde fiilen çalışmadığını tespit etmesidir: Kurum bu günleri siler, kalan günler aylık şartlarını karşılamıyorsa aylığı bağlandığı tarihten itibaren keser ve ödenen aylıkları 5510 sayılı Kanun'un 96. maddesine göre borç yazar. Hatalı borçlanma ya da gün hesabı gibi Kurumun kendi hatası da aylığı kesebilir; bu durumda borç daha sınırlı hesaplanır.
Emekliliğim iptal edildi, ne yapmalıyım?
Önce yazının tebliğ tarihini not edin ve e-Devlet'teki hizmet dökümünden hangi işyerinin hangi dönemlerinin silindiğini ve kaç gününüzün kaldığını çıkarın. Sonra SGK'ya yazılı başvuruyla iptalin, aylık kesme işleminin ve borcun kaldırılmasını isteyin; Kurum 60 gün içinde cevap vermezse başvuru reddedilmiş sayılır (7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 4). Ret üzerine iş mahkemesinde SGK'ya ve bildirimi yapan işverene karşı dava açıp o işyerinde gerçekten çalıştığınızı tanık ve belgeyle ispat edersiniz. Kalan günleriniz başka bir statüde aylık şartlarını karşılıyorsa bunu da aynı başvuruda isteyin.
SGK emeklilik iptali davası hangi mahkemede açılır?
Dava iş mahkemesinde açılır, idare mahkemesinde değil. 5510 sayılı Kanun'un 101. maddesi bu Kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıkları, 7036 sayılı Kanun'un 5. maddesi de SGK'nın taraf olduğu sosyal güvenlik uyuşmazlıklarını iş mahkemesine verir; iş mahkemesi bulunmayan yerde asliye hukuk mahkemesi iş mahkemesi sıfatıyla bakar. Davalılardan birinin yerleşim yerindeki ya da işin yapıldığı yerdeki mahkeme yetkilidir (7036 m. 6). Davalılar SGK ve bildirimi yapan işverendir.
SGK emeklilik iptali dava açma süresi ne kadar?
Kurum işlemine karşı iş mahkemesinde açılacak bu dava için kanunda idari yargıdaki gibi 60 günlük bir dava süresi yoktur. Dava açmadan önce SGK'ya yazılı başvuru zorunludur; Kurum 60 gün içinde cevap vermezse başvuru reddedilmiş sayılır ve başvuruda geçen süre zamanaşımı ile hak düşürücü sürelere sayılmaz (7036 sayılı Kanun m. 4). 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesindeki beş yıllık süre, işverenin hiç bildirmediği çalışmaların tespiti için yazılmıştır. SGK bu davalarda beş yıl itirazında bulunuyor; Yargıtay 10. Hukuk Dairesi incelediğimiz 2026 kararlarında 1993 ve 2006-2007 yıllarına ait iptal edilmiş hizmetleri esastan araştırdı. Tanıklar dağılmadan davayı Kurumun cevabından sonra beklemeden açmak gerekir.
Sahte sigortalılıkta zamanaşımı var mı?
5510 sayılı Kanun, SGK'nın fiilî çalışmaya dayanmayan bir hizmeti iptal etmesi için bir süre öngörmez; Kurum yıllar önce bildirilmiş günleri de denetimle silebilir. Süre, geri istenecek para için konmuştur: yersiz ödeme kişinin kastından ya da kusurundan doğmuşsa SGK, hatanın tespit edildiği tarihten geriye en fazla on yıl içinde yapılan ödemeleri, her ödemenin yapıldığı tarihten işleyen kanuni faiziyle ister (m. 96/1-a). On yıldan eski aylıklar borca yazılamaz. Hata Kurumdan kaynaklanıyorsa sınır beş yıldır ve borç tebliğden itibaren 24 ay içinde faizsiz ödenebilir (m. 96/1-b).
Emekliliği iptal olanlar tekrar emekli olabilir mi?
Evet. Silinen günlerden sonra kalan hizmet başka bir statüde (ör. 4/1-b Bağ-Kur) aylık şartlarını karşılıyorsa SGK aylığı o statüden bağlar. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, ilk emeklilik başvurusu bulunan kişide yeni bir tahsis talebi beklenmeden aylığın şartların tamamlandığı tarihten bağlanması gerektiğine karar verdi; bu, geri istenecek borcu da azaltır (E.2021/231, K.2022/1470, 9.11.2022). Bağ-Kur aylığı için kişinin kendi sigortalılığından prim borcu bulunmamalıdır; borcunu 2020'de ödeyen kişiye aylık ancak 2020'den bağlandı (10. HD E.2025/6530, K.2025/13271). Eksik gün varsa çalışmaya devam ederek, borçlanmayla ya da ileriye dönük isteğe bağlı sigortayla tamamlanır.
Sahte sigortalılığın cezası nedir?
SGK'nın işlemleri parasal sonuç doğurur: silinen günler, kesilen aylık ve faiziyle geri istenen ödemeler. İşveren ayrıca teşviklerden yararlanamaz (5510 sayılı Kanun ek m. 14). İncelediğimiz ceza dosyalarında isnat, kamu kurumlarının zararına nitelikli dolandırıcılık (TCK 158/1-e) ve belgede sahtecilikti; sonuç dosyaya göre değişti. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, gerçek bir işyerinden yapılan ve Kurumun denetim imkânını ortadan kaldırmayan bildirimde dolandırıcılık suçunun oluşmadığına karar verdi (E.2021/13384, K.2024/2287, 27.2.2024); paravan işyerleri üzerinden yüzlerce kişinin bildirildiği dosyada ise kastın SGK sistem kayıtlarıyla araştırılmasını istedi (E.2021/42611, K.2026/5654, 20.5.2026).
Başlıca hukukî kaynaklar
- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m. 28, 51, 59, 86, 96, 101, ek m. 14; 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 4, 5, 6, 7; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 31, 119, 124, 194, 345, 361; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 158/1-e
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu: E.2021/231, K.2022/1470, 9.11.2022
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi: E.2025/6530, K.2025/13271, 9.10.2025; E.2025/11088, K.2025/17132, 11.12.2025; E.2025/4007, K.2026/1250, 11.2.2026; E.2026/770, K.2026/2259, 26.2.2026; E.2025/17717, K.2026/3720, 2.4.2026; E.2025/14854, K.2026/4349, 13.4.2026; E.2025/17071, K.2026/5154, 21.4.2026; E.2025/19311, K.2026/5372, 22.4.2026; E.2025/18183, K.2026/5448, 27.4.2026; E.2025/19077, K.2026/5459, 27.4.2026; E.2025/20681, K.2026/6178, 4.5.2026; E.2025/20121, K.2026/7742, 1.6.2026
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi: E.2021/13384, K.2024/2287, 27.2.2024; E.2021/42611, K.2026/5654, 20.5.2026
- Anayasa Mahkemesi: Bülent Sinan Kaya, B. No: 2016/1854, 28.5.2019; Arif Yıldırım, B. No: 2018/10145, 8.6.2021
- Duygu Erkan Şahin, "Sahte Sigortalılığın Önlenmesinde İsteğe Bağlı Sigortalılık: Mevcut Yapı ve Reform Önerileri", Cumhuriyet Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi, 27(3), 2026, s. 1025-1044; İştar Urhanoğlu, "Sosyal Sigorta Gelir ve Aylıklarında Zamanaşımı, Hakkın Düşmesi ve Avans", Adalet Dergisi, 2024

