Hizmet tespit davası, işverenin SGK'ya bildirmediği ya da eksik bildirdiği çalışmanın iş mahkemesi kararıyla sigortalı hizmet sayılmasını sağlar; işçi davayı, çalışmanın geçtiği yılın sonundan itibaren beş yıl içinde açar. Bu süre 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinden gelir. Yargıtay süreyi dar yorumlar: işveren aynı çalışma için SGK'ya bir belge vermişse ya da çalışma SGK denetiminde ortaya çıkmışsa, bildirilen dönemle kesintisiz devam eden çalışma için süre işlemez.
İşçi davayı işverene karşı açar; mahkeme davayı SGK'ya ihbar eder. Önce SGK'ya başvurmak ya da arabulucuya gitmek gerekmez. Anayasa Mahkemesi, son çalışma tarihi araştırılmadan süre aşımından reddedilen bir davada mahkemeye erişim hakkının, lehe kesinleşmiş işçilik alacağı kararı karşılanmadan reddedilen bir davada gerekçeli karar hakkının ihlaline karar verdi.
Dava neyi sağlar?
Sigortasız geçen her gün, emeklilik için gereken prim gününden ve sigorta başlangıç tarihinden eksiltir. İş mahkemesi çalışmayı tespit ederse 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesine göre kararda yazan gün sayısı ve kazanç SGK kayıtlarına işlenir; ilk kez sigortalı olunan tarih de değişebilir. Emin Balta dosyasında ilk derece mahkemesi, başvurucunun 1990'daki işe girişini sigortalılık başlangıcı olarak tespit etmişti (B. No: 2017/23739, 20.10.2021, § 15).
SGK'ya şikâyet geçmişin tamamını kurtarmaz. Aynı madde, denetimde kayıt ve belgeye dayanmadan çalıştığı belirlenen kişinin geçmiş hizmetini en fazla tespit tarihinden geriye bir yıl için kabul eder. Daha eski dönem için kişi hizmet tespiti davası açar.
Beş yıllık süre ve süreyi işletmeyen kayıtlar
Kanunun sözü yalındır: işverenin belgelerini vermediği ya da çalışması SGK'ca tespit edilemeyen sigortalı, çalışmasını hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde iş mahkemesinde ispat eder. Bu süre hak düşürücüdür. 2018'in Mart ayında biten bir çalışma için dava, en geç 31 Aralık 2023'te açılmış olmalıdır.
Yargıtay bu süreyi işçi lehine dar yorumlar. Hukuk Genel Kuruluna göre süre şu hâllerde işlemez (2.7.2019, E.2017/2177, K.2019/836):
- İşveren işe giriş bildirgesi gibi yönetmelikte sayılan belgelerden birini SGK'ya vermişse, çünkü Kurum artık çalışmadan haberdardır;
- çalışma SGK müfettişinin raporuyla saptanmışsa;
- işçinin ücretinden sigorta primi kesilmişse;
- çalışma SGK'ya kısmen bildirilmişse, eksik bildirilen kısım için.
Bildirimden önce başlayan ve bildirilen döneme kesintisiz bağlanan çalışmada, Yargıtay 10. Hukuk Dairesine göre süre, kesintisiz çalışmanın sona erdiği yılın sonundan başlar (8.9.2025, E.2025/5026, K.2025/11466). Aynı karar, Hukuk Genel Kurulunun 2003 tarihli içtihadına dayanarak bir tuzağa da dikkat çeker: işçinin imzasını taşıyan birden fazla işe giriş bildirgesi ve parça parça bildirimler, çalışmanın kesintili olduğuna karine sayılır; işçi bu karineyi tanıkla değil, ancak eşdeğer delillerle çürütür. Kesintili çalışmada mahkeme süreyi her dönem için ayrı hesaplar.
Son çalışma tarihi bu yüzden davanın kaderini belirler. Ramazan Şaş dosyasında başvurucu Tekel'in Tekirdağ'daki işyerinde 1979'dan itibaren sigortasız çalıştığını ileri sürmüş, önce açtığı işçilik alacağı davasını kazanmıştı. 27.12.2012'de açtığı hizmet tespiti davası, son çalışma tarihinin 31.12.2006 olduğu kabul edilerek süre aşımından reddedildi; oysa alacak kararında fesih tarihi kimi yerde 31.12.2006, kimi yerde 1.1.2007 olarak yazılıydı ve ikinci tarih esas alınsaydı dava süresinde açılmış olacaktı. Anayasa Mahkemesi, mahkemenin son çalışma tarihini araştırmadan davayı reddetmesini bariz takdir hatası sayarak mahkemeye erişim hakkının ihlaline karar verdi (B. No: 2014/16928, 27.10.2016, §§ 45, 49-52).
Süresi dolmak üzere olan kişi, son çalışma tarihini fesih bildirimi, son ücret dekontu ya da işyerinin kapanış belgesiyle kesinleştirir ve davayı son güne bırakmaz.
Davayı açmak: mahkeme, taraflar, ön şartlar
- Mahkeme. İşçi davayı iş mahkemesinde, işverenin yerleşim yerinde ya da işin yapıldığı yerde açar; işçiyi başka bir yere bağlayan yetki sözleşmesi geçersizdir (7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 6). Yargılama basit usulle yürür (m. 7).
- Taraflar. Davalı işverendir. Mahkeme davayı SGK'ya ihbar eder; Kurum davaya işverenin yanında katılır, kanun yoluna başvurabilir ve kesinleşen kararı uygulamakla yükümlüdür (m. 4/2).
- SGK'ya ön başvuru yok. SGK'ya karşı davalarda Kuruma önceden başvurmak zorunludur, ama Kanun hizmet akdine dayalı sigortalılık süresinin tespitini bu kuraldan ayrı tutar (m. 4/1).
- Arabuluculuk yok. Arabuluculuk; işçilik alacağı, tazminat ve işe iade davalarında dava şartıdır (m. 3/1). Hizmet tespiti bu davalar arasında sayılmaz. Kıdem tazminatı, fazla mesai ya da ücret de istenecekse, işçi bu alacaklar için arabulucuya ayrıca başvurur (bkz. işe iade ve arabuluculuk).
İki dava birbirini etkiler. Yargıtay daireleri, açılmış bir hizmet tespiti davası varsa işçilik alacağı davasında onun sonucunun beklenmesini ister (Emin Balta kararında aktarılan Yargıtay kararları, §§ 25-26).
Çalışmanın ispatı
Hizmet tespiti davaları kamu düzenine ilişkindir. Bu yüzden hâkim tarafların gösterdiği delillerle yetinmez, gerekli araştırmayı kendisi yapar (Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 21.6.2021, E.2020/9152, K.2021/8633, Emin Balta kararı § 27'de aktarıldığı gibi). Yargıtay'ın Emin Balta dosyasındaki bozma kararında tarif ettiği araştırma iki adımlıdır (§ 16):
- İşyeri o dönemde faal miydi? Mahkeme işyerinin vergi kaydını, elektrik ve su faturalarını getirtir; belediye ve zabıtadan işyerinin hangi tarihlerde açık olduğunu sorar.
- Kim çalışıyordu? Dönem bordrosu varsa mahkeme bordroda adı geçen çalışanları dinler. Bordro yoksa SGK, zabıta, maliye, meslek odası ve muhtarlık aracılığıyla komşu işyerlerinin o dönemdeki kayıtlı çalışanlarını, onlar da yoksa komşu işyeri sahiplerini bulup dinler. Mahkeme, gerçek bir çalışmanın varlığını bu somut bilgilere dayandırır.
İşçi bu araştırmayı kolaylaştıracak belgeleri dilekçesine ekler: ücretin yattığı banka hesabının dökümü, işyerinin adını taşıyan yazışmalar ve belgeler, aynı dönemde kayıtlı çalışan iş arkadaşlarının adları. Daha önce kazandığı işçilik alacağı davasının kararı güçlü bir delildir, ama kesin delil değildir: hizmet tespitinde mahkeme çalışmayı yeniden araştırır (Emin Balta § 44). Yargıtay'a göre kesinleşmiş böyle bir karar yalnız tanık sözleriyle ortadan kaldırılamaz (10. Hukuk Dairesi, 21.6.2021).
Anayasa Mahkemesi kararları
Anayasa Mahkemesi hizmet tespiti davalarını adil yargılanma hakkı yönünden inceliyor; bariz bir hata ya da keyfîlik yoksa derece mahkemesinin delil değerlendirmesine karışmıyor (Emin Balta § 45). İhlal kararları usulden doğuyor:
- Süre aşımı kararı. Dava açma süresinin başlangıcı belirsiz bırakılıp işçi aleyhine hesaplanırsa mahkemeye erişim hakkı ihlal edilir (Ramazan Şaş, yukarıda).
- Birbirine aykırı iki karar. Emin Balta dosyasında başvurucu, İstanbul'da bir handa 1990'dan 2008'e kadar temizlik görevlisi ve bekçi olarak çalıştığını ileri sürmüştü. İşçilik alacağı davasında mahkeme çalışmayı kabul etti ve karar 76.134,69 TL üzerinden kesinleşti; hizmet tespiti davası ise çalışmanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddedildi. Anayasa Mahkemesi, iki davanın neden farklı sonuçlandığının gerekçede açıklanmadığını ve tanıkların neden dikkate alınmadığının belirtilmediğini tespit ederek gerekçeli karar hakkının ihlaline ve yeniden yargılamaya karar verdi (§§ 45-48).
- Uzun süren dava. İlke Kodal dosyasında 2005'te açılan hizmet tespiti davası 2019'da bitmişti; Mahkeme yaklaşık 14 yıl 2 aylık süreyi makul bulmadı ve 36.000 TL manevi tazminata hükmetti (B. No: 2019/21360, 30.9.2020, § 14). Levent Kurtuluş Elpen dosyasında 6 yıl 3 ay süren dava için de ihlal kararı verdi (B. No: 2014/17457, 19.4.2017, § 19). Uzun yargılama şikâyetinin bugün izlediği yol Tazminat Komisyonu yazısında.
Kesinleşen kararı öğrenen kişi otuz gün içinde Anayasa Mahkemesine başvurur (bkz. başvuru süresi ne zaman başlar). Başvuruda, derece mahkemesinin karşılamadığı somut iddiayı, örneğin lehe kesinleşmiş alacak kararını ya da tartışmalı son çalışma tarihini, belgeleriyle gösterir.
Hizmet tespit davası hakkında sık sorulan sorular
Hizmet tespit davası nedir?
İşverenin SGK'ya hiç bildirmediği ya da eksik bildirdiği çalışmanın iş mahkemesi kararıyla sigortalı hizmet olarak kabul edilmesini sağlayan davadır. 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesine göre mahkeme kararında belirtilen gün sayısı ve kazanç, kişinin sigorta kayıtlarına işlenir. İşçi davayı işverene karşı açar; mahkeme davayı SGK'ya ihbar eder ve Kurum davaya işverenin yanında katılır (7036 sayılı Kanun m. 4).
Hizmet tespit davasında zamanaşımı var mı?
Zamanaşımı değil, hak düşürücü süre vardır: işçi davayı, çalışmanın geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde açar (5510 sayılı Kanun m. 86). Yargıtay'a göre işveren aynı çalışma için işe giriş bildirgesi gibi bir belgeyi SGK'ya vermişse ya da çalışma SGK denetiminde tespit edilmişse, bildirilen dönemle kesintisiz devam eden çalışma için bu süre işlemez. Bildirimden önceki kesintisiz çalışmada süre, kesintisiz çalışmanın bittiği yılın sonundan başlar.
Hizmet tespit davasında arabuluculuk şartı var mı?
Hayır. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3. maddesi arabulucuya başvurmayı işçilik alacağı, tazminat ve işe iade davalarında dava şartı yapar; hizmet tespiti bu davalar arasında sayılmaz. Aynı Kanun'un 4. maddesi de hizmet tespiti için SGK'ya önceden başvurma zorunluluğunu kaldırır. İşçi kıdem tazminatı veya ücret gibi alacakları da istiyorsa, bu alacaklar için arabulucuya ayrıca başvurur.
Hizmet tespit davası nasıl açılır?
İşçi, işverenin yerleşim yerindeki ya da işin yapıldığı yerdeki iş mahkemesinde işverene karşı dava açar (7036 sayılı Kanun m. 6). Dilekçede çalıştığı dönemi, işyerini, yaptığı işi, ücretini ve tanıklarını yazar; maaşın yattığı banka kayıtlarını ve işyerine ait belgeleri ekler. Mahkeme davayı SGK'ya ihbar eder, işyerinin o dönemde faal olup olmadığını araştırır ve aynı dönemde orada ya da komşu işyerlerinde kayıtlı çalışanları dinler.
Hizmet tespit davası ne kadar sürer?
Kanun bir süre öngörmez; mahkeme işyeri kayıtlarını, kurum yazışmalarını ve tanıkları topladığı için davalar uzayabilir. Anayasa Mahkemesi, 2005'te açılıp 2019'da biten bir hizmet tespiti davasında makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verdi ve 36.000 TL manevi tazminata hükmetti (İlke Kodal, B. No: 2019/21360, 30.9.2020). 2024'ten beri uzun yargılama nedeniyle manevi tazminat istemi için 6384 sayılı Kanun'la Tazminat Komisyonu yolu açıktır.
Başlıca hukukî kaynaklar
- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m. 86; 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3, 4, 6 ve 7
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2.7.2019, E.2017/2177, K.2019/836; Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 8.9.2025, E.2025/5026, K.2025/11466
- Ramazan Şaş, B. No: 2014/16928, 27.10.2016; Emin Balta, B. No: 2017/23739, 20.10.2021
- İlke Kodal, B. No: 2019/21360, 30.9.2020; Levent Kurtuluş Elpen, B. No: 2014/17457, 19.4.2017

