Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru otuz gün içinde yapılmalı. Ancak bu sürenin başlangıcı çoğu kişinin sandığı gibi kararın tebliğ tarihi değil, kararın öğrenildiği tarih. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu son yıllarda verdiği kararlarda, nihai kararın UYAP'ta ilk açıldığı günü, avukata tebliğden önce olsa bile, süre başlangıcı saydı; e-tebligatın açıldığı günü ve başvurucunun kararı "haricen öğrendiğini" yazdığı dilekçenin tarihini de esas aldı. Bu yazı süre başlangıcına ilişkin kuralları ve en sık yapılan hataları Mahkemenin kararlarıyla anlatıyor.
Son günü hesaplamak için bireysel başvuru süresi hesaplama aracı; süre kaçırıldığında başvurulabilecek haklı mazeret için AYM'de süre aşımı ve haklı mazeret yazısı.
Kural: süre öğrenmeden başlar
6216 sayılı Kanun'a göre bireysel başvuru, başvuru yollarının tüketildiği tarihten, başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılır (6216, m. 47/5; İçtüzük, m. 64/1). Anayasa Mahkemesi, haberdar olunmayan bir konuda başvuru yapılamayacağı için "başvuru yollarının tüketildiği tarih" ibaresini nihai kararın gerekçesinin öğrenildiği tarih olarak anlıyor (A.C. ve Diğerleri [GK], B. No: 2013/1827, 25.2.2016, § 25).
Gerekçenin tebliği öğrenme yollarından yalnızca biridir. Başvurucu gerekçeyi dava dosyasını inceleyerek ya da dosyadan suret alarak da öğrenebilir; başvurucunun kendisinin beyan ettiği öğrenme tarihi de süre başlangıcı olarak ele alınabilir. Somut olayın koşullarında başvurucunun karardan daha erken haberdar olması gerektiği anlaşılırsa Mahkeme o tarihi esas alabilir (Mehmet Özcan, B. No: 2019/6266, 15.1.2020, §§ 22-24). Mahkemenin ifadesiyle, sürenin yalnızca tebliğden itibaren işlediği usul kurallarının aksine bireysel başvuruda süre ihlalin öğrenilmesi esasına bağlanmıştır (aynı karar, § 27). Mahkemenin mevcut içtihadına göre süre başlangıcı, başvurucunun ya da vekilinin nihai kararın sonucunu ve gerekçesini öğrenme imkânına sahip olup olmadığına bakılarak belirleniyor (Cihat Tuncay [GK], B. No: 2023/31244, 2.7.2026, § 16).
UYAP'ta kararın açılması
UYAP evrak işlem kütüğü, bir evrak üzerinde yapılan oluşturma, imzalama, açma, okuma ve yazdırma gibi işlemleri, işlemi yapanın adı, sıfatı, tarih ve saatiyle kaydediyor. Anayasa Mahkemesi bu kayıtları süre incelemesinde kullanıyor: avukatların vekâleti bulunan dosyaları UYAP'tan inceleyebildiğini ve gerekçeye erişim mümkün hâle geldiğinde kararın gerekçesini kesin olarak öğrenme imkânını elde ettiğini belirterek avukatın kararı UYAP'ta okuduğu tarihi süre başlangıcı saydı (Hüseyin Aşkan, B. No: 2017/15649, 21.7.2020; atıf için Ümran Özkan [GK], §§ 40-42).
Genel Kurul Ümran Özkan kararında bunu başvurucunun kendisine de uyguladı. Bölge idare mahkemesinin kesin kararını başvurucu 27 Mart 2019'da UYAP'ta açıp okumuş, karar avukatına 6 Nisan 2019'da tebliğ edilmişti; başvuru 30 Nisan 2019'da yapıldı. Mahkeme, vekille takip edilen işlerde de öğrenmenin asil ya da vekil tarafından gerçekleşmesinin fark etmediğini, sürenin hangisi önce öğrenirse o tarihten başladığını belirtti ve başvuruyu süre aşımı nedeniyle kabul edilemez buldu (Ümran Özkan [GK], B. No: 2019/13338, 8.3.2023, §§ 13, 31, 43-46). Karar sekize karşı yedi oyla verildi; ama Genel Kurul içtihadı bu yönde.
Bu nedenle nihai karar UYAP'ta, e-Devlet'te ya da UYAP Vatandaş Portalı'nda ilk kez açıldığında süre hesabı o günden yapılmalı; tebligatın beklenmesi süreyi uzatmaz.
e-Tebligat
Elektronik tebligat, gönderinin muhatabın hesabına ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Mehmet Özcan davasında Yargıtay onama kararı avukata e-tebligatla gönderilmiş, tebligat hesaba ulaştığı gün avukat tarafından açılmıştı; beşinci günün sonunda sistem kaydı "otomatik olarak okundu sayıldı" ifadesini taşıyordu. Anayasa Mahkemesi, tebligatın açıldığına ilişkin delil kaydı bulunduğu için başvurucunun karardan açılma gününde haberdar olduğunu ve sürenin o günden işlediğini kabul etti; başvuru süre aşımı nedeniyle kabul edilemez bulundu (Mehmet Özcan, §§ 8, 26-28).
Tebligat hiç açılmamışsa, beşinci günün sonunda oluşturulan "okundu sayıldı" kaydının tarihi öğrenme tarihi kabul ediliyor. Mustafa Temiz kararında istinaf kararı müdafiye e-tebligatla tebliğ edilmiş, açıldığına dair kayıt bulunmuyordu; Mahkeme otomatik okundu kaydının tarihini esas aldı ve başvurucunun kararı üç ay sonra öğrendiğine ilişkin beyanına rağmen başvuruyu süre aşımı nedeniyle kabul edilemez buldu (Mustafa Temiz, B. No: 2021/37851, 3.10.2024, §§ 4, 7-8).
Avukat, zorunlu müdafi ve üçüncü kişiler
Avukatın bilgisi. Suat Bircan davasında gerekçeli Yargıtay kararı henüz avukata tebliğ edilmemişti; ancak avukat, başvuru formunda kararı öğrendiğini yazdığı tarihten önce ilk derece mahkemesine kararın tebliğe çıkarılması için dilekçeler vermişti. Genel Kurul, UYAP Avukat Bilgi Sistemini kullanan avukatın kararın sonucunu ve gerekçesini öğrenme imkânı bulunduğunu belirterek süreyi avukatın ilk yazılı talep tarihinden başlattı (Suat Bircan [GK], B. No: 2014/16800, 1.12.2016, §§ 25-27; özet için Mehmet Özcan, § 25). Avukatın işle ilgili gelişmelerden müvekkilini bilgilendirmesi özen yükümlülüğünün kapsamındadır (Betül Koç, B. No: 2020/32565, 13.9.2022, § 15).
Zorunlu müdafi. Birnur Doğan davasında Yargıtay onama kararını önce baro tarafından görevlendirilen zorunlu müdafi, iki gün sonra da başvurucunun bilgileriyle başka kişiler UYAP'ta açmıştı; başvurucu kararı daha sonra öğrendiğini beyan ederek yaklaşık iki ay sonra başvurdu. Genel Kurul, özen yükümlülüğü bakımından atanmış ve seçilmiş müdafi arasında fark olmadığını, bu nedenle sürenin zorunlu müdafinin kararı öğrendiği tarihten başlatılması gerektiğini belirtti. Ceza infaz kurumundaki başvurucunun UYAP'a kendisinin erişemediği tespit edilmişti; ancak e-Devlet bilgilerini paylaştığı kişilerin onun onayıyla kararı okuduğu somut olgulardan anlaşıldığından o tarih de süre başlangıcı sayıldı. Başvuru süre aşımı nedeniyle kabul edilemez bulundu (Birnur Doğan [GK], B. No: 2020/34420, 31.1.2024, §§ 17-19, 51-58).
Haricen öğrenme ve dilekçedeki beyan
Cihat Tuncay davasında başvurucu, 28 Şubat 2023 tarihli iki dilekçesinde mahkûmiyetinin Yargıtay tarafından onandığını "haricen öğrendiğini" yazmıştı. Genel Kurul, onama sonucunu öğrenen başvurucunun aynı tarihte kararın gerekçesini de kesin olarak öğrenme imkânına sahip olduğunu, bu nedenle en geç 30 Mart 2023'e kadar başvurması gerekirken 27 Nisan 2023'te başvurduğunu ve bir mazeret de bildirmediğini belirterek başvuruyu süre aşımı nedeniyle kabul edilemez buldu (Cihat Tuncay [GK], B. No: 2023/31244, 2.7.2026, § 17).
Mahkemelere ya da idareye verilen dilekçelerde kararın öğrenildiğine ilişkin ifadeler, bireysel başvuru süresinin başlangıcını öne çekebilir. Kararın tebliğe çıkarılması için dilekçe vermek de (Suat Bircan) aynı sonucu doğurabilir.
Adli tatil, hafta sonu ve mazeret
- Adli tatil süreyi durdurmaz. Anayasa Mahkemesinin form kılavuzuna göre Mahkeme adli tatile tabi değildir; adli tatil süresince başvuru süresi ve diğer süreler işlemeye devam eder (AYM, Bireysel Başvuru Formu Kılavuzu, V-A).
- Son gün tatile denk gelirse. Sürenin son günü hafta sonuna ya da resmî tatile denk gelirse süre izleyen ilk iş günü biter; son günün hesabı için süre hesaplama aracı kullanılabilir.
- Başvuru tarihi. Başvuru, form ve harç makbuzunun Anayasa Mahkemesine, bir mahkemeye ya da yurt dışı temsilciliğine teslim edildiği ve alındı belgesinin verildiği gün yapılmış sayılır (İçtüzük, m. 63/2).
- Haklı mazeret. Mücbir sebep ya da ağır hastalık gibi haklı bir mazeret varsa mazeretin kalktığı tarihten itibaren on beş gün içinde, belgeleriyle başvurulabilir (6216, m. 47/5).
- Kesinlik. Süre aşımı nedeniyle verilen kabul edilemezlik kararı kesindir ve AİHM bakımından da iç hukuk yolunun usulüne uygun tüketilmediği sonucunu doğurabilir (bkz. AYM kabul edilemezlik kararı).
Kararlar tablosu
| Karar | Tarih | Süreyi başlatan olay | Sonuç |
|---|---|---|---|
| A.C. ve Diğerleri [GK] | 25.2.2016 | Süre, nihai kararın gerekçesinin öğrenildiği tarihten başlar | İlke (§ 25) |
| Suat Bircan [GK] | 1.12.2016 | Avukatın kararın tebliğe çıkarılması için verdiği ilk dilekçe tarihi; UYAP'tan öğrenme imkânı | Süre aşımı |
| Mehmet Özcan | 15.1.2020 | e-Tebligatın avukat tarafından açıldığı gün öğrenme sayıldı | Süre aşımı |
| Hüseyin Aşkan | 21.7.2020 | Avukatın kararı UYAP'ta okuduğu tarih | Süre aşımı |
| Ümran Özkan [GK] | 8.3.2023 | Başvurucunun kararı UYAP'ta açtığı gün, avukata tebliğden önce | Süre aşımı (8'e karşı 7) |
| Birnur Doğan [GK] | 31.1.2024 | Zorunlu müdafinin ve başvurucunun bilgileriyle üçüncü kişilerin UYAP'ta okuması | Süre aşımı |
| Mustafa Temiz | 3.10.2024 | Açılmayan e-tebligatta beşinci günün sonunda okundu sayılma | Süre aşımı |
| Cihat Tuncay [GK] | 2.7.2026 | Onama kararını haricen öğrendiğini dilekçesinde beyan etmesi | Süre aşımı |
AYM başvuru süresinin başlangıcı hakkında sık sorulan sorular
AYM bireysel başvuru süresi tebliğden mi başlar?
Hayır, öğrenmeden başlar. Kanuna göre otuz günlük süre başvuru yollarının tüketildiği tarihten işler ve Anayasa Mahkemesi bunu nihai kararın gerekçesinin öğrenildiği tarih olarak yorumluyor. Tebliğ öğrenme yollarından yalnızca biri; karar daha önce UYAP'ta okunmuş, dosyadan suret alınmış ya da başka yolla öğrenilmişse süre o tarihten başlıyor.
Kararı UYAP'tan açıp okumak süreyi başlatır mı?
Evet. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu Ümran Özkan kararında, başvurucunun nihai kararı UYAP'ta açtığı tarihi, karar avukata daha sonra tebliğ edilmiş olsa bile süre başlangıcı saydı. UYAP evrak işlem kütüğü kararı kimin, hangi gün ve saatte açtığını kaydediyor ve Mahkeme bu kayıtları inceliyor. Avukatın UYAP'ta okuması da süreyi başlatıyor.
e-Tebligatta süre ne zaman başlar?
Elektronik tebligat, muhatabın hesabına ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılıyor. Ancak tebligat bundan önce açılmışsa Anayasa Mahkemesi açıldığı günü öğrenme tarihi kabul ediyor (Mehmet Özcan). Açılmamışsa sistemin otomatik olarak okundu saydığı tarih esas alınıyor (Mustafa Temiz).
AYM başvuru süresi adli tatilde durur mu?
Hayır. Anayasa Mahkemesinin form kılavuzuna göre Mahkeme adli tatile tabi değil; adli tatil süresince başvuru süresi ve diğer süreler işlemeye devam ediyor. Sürenin son günü hafta sonuna ya da resmî tatile denk gelirse süre izleyen ilk iş günü biter.
Süre kaçırıldıysa ne yapılabilir?
Mücbir sebep ya da ağır hastalık gibi haklı bir mazeret varsa, mazeretin kalktığı tarihten itibaren on beş gün içinde ve mazereti gösteren belgelerle başvurulabilir; Mahkeme önce mazeretin geçerli olup olmadığını inceler (6216, m. 47/5). Haklı mazeret yoksa başvuru süre aşımı nedeniyle kabul edilemez bulunur ve bu karar kesindir.
Başlıca hukukî kaynaklar
- 6216 sayılı Kanun, m. 47/5; Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü, m. 63 ve 64; 7201 sayılı Tebligat Kanunu, m. 7/a
- AYM, A.C. ve Diğerleri [GK], B. No: 2013/1827, 25.2.2016
- AYM, Suat Bircan [GK], B. No: 2014/16800, 1.12.2016
- AYM, Mehmet Özcan, B. No: 2019/6266, 15.1.2020
- AYM, Hüseyin Aşkan, B. No: 2017/15649, 21.7.2020
- AYM, Betül Koç, B. No: 2020/32565, 13.9.2022
- AYM, Ümran Özkan [GK], B. No: 2019/13338, 8.3.2023
- AYM, Birnur Doğan [GK], B. No: 2020/34420, 31.1.2024
- AYM, Mustafa Temiz, B. No: 2021/37851, 3.10.2024
- AYM, Cihat Tuncay [GK], B. No: 2023/31244, 2.7.2026
- Anayasa Mahkemesi, Bireysel Başvuru Formu Kılavuzu

