Yetim aylığı, çocuğun kanundaki hak sahipliği şartı ortadan kalkınca kesilir; dul eşin aylığı ise çalıştığı ya da emekli olduğu için kesilmez, yeniden evlenince sona erer. 5510 sayılı Kanun'a göre malul olmayan oğlun aylığı 18 yaşında (lise öğrencisiyse 20, üniversite öğrencisiyse 25 yaşında) biter. Kızın aylığında yaş sınırı yoktur: SGK bu aylığı kız evlenince, kendi emekli aylığını almaya başlayınca ya da yaş sınırını geçtikten sonra sigortalı bir işe girince keser.

Kesilme sebebi ortadan kalkarsa, örneğin kız boşanır ya da işten ayrılırsa, SGK aylığı kişinin yazılı başvurusunu izleyen ay başından yeniden bağlar; başvurudan önceki aylar ödenmez. Ölen ebeveyn 2008'den önce memur idiyse ya da aylık 1 Ekim 2008'den önce bağlandıysa eski kanunlar uygulanır. Anayasa Mahkemesi, SGK'nın hatası yüzünden kaybedilen ya da yıllar sonra geri istenen aylıklarda birçok ihlal kararı verdi.

Önce hangi kanunun uygulandığı

Yetim ve dul aylığının kuralları, ölen kişinin hangi sigortaya bağlı olduğuna ve aylığın ne zaman bağlandığına göre değişir. Aşağıdaki tablo, kesilme sorusunda hangi metne bakılacağını gösteriyor:

DurumUygulanan hüküm
Ölen kişi SSK'lı (4/a) ya da Bağ-Kur'lu (4/b), aylık 1 Ekim 2008'den sonra bağlandı5510 sayılı Kanun m. 34, 35, 37, 54 ve 56
Ölen kişi SSK'lı ya da Bağ-Kur'lu, aylık 1 Ekim 2008'den önce bağlandıAylığın kesilmesi ve yeniden bağlanmasında yürürlükten kalkmış 506 ya da 1479 sayılı Kanun (5510 geçici m. 1)
Ölen kişi 2008'den önce Emekli Sandığına tabi memurduYürürlükten kalkmış hükümleriyle birlikte 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu (5510 geçici m. 4)

Bu yazı 5510 sayılı Kanun'un kurallarını anlatıyor; eski kanunlar iki noktada ayrılıyor. 506 sayılı Kanun'a göre kız çocuğunun aylığı SSK'ya ya da Emekli Sandığına tabi bir işte çalışmaya, buralardan aylık almaya başlamasıyla veya evlenmesiyle kesilir; evlilik bitince yeniden bağlanır ve kocasından da aylık hak kazanan kadına iki aylıktan yüksek olanı ödenir (506 sayılı Kanun m. 68/VI'nın 2003 metni, Huriye Bilge Özdoğan kararı § 13'te aktarıldığı gibi). 5434 sayılı Kanun'a göre ise evli kız çocuğuna yetim aylığı bağlanmaz (Yeşim Bullock kararı § 39).

Kız çocuğu evlenince

5510 sayılı Kanun'un 34. maddesi, yaşı ne olursa olsun evli olmayan, evlendikten sonra boşanan ya da dul kalan kıza aylık bağlar. Kız evlenince bu şart ortadan kalkar ve SGK aylığı evlenmeyi izleyen ödeme döneminin başından keser (m. 35). Evlenen kız durumu SGK'ya bildirir; bildirmeden ödenmeye devam eden aylıklar yersiz ödeme olur ve Kurum bunları yersiz ödeme kuralına göre geri ister.

  • Evlenme ödeneği. Evlenen kız isterse, almakta olduğu aylığın iki yıllık tutarını bir defada peşin alır (m. 37). Bunun bir karşılığı vardır: ödeneği alan kadın iki yıl içinde boşanır ya da dul kalırsa, iki yıllık süre dolana kadar ona aylık bağlanmaz; bu süre boyunca genel sağlık sigortalısı sayılır.
  • Kızın payı. Kesilen pay anneye ya da kardeşlere olduğu gibi geçmez. SGK diğer hak sahiplerinin aylıklarını 34. maddeye göre yeniden hesaplar; evlenme ödeneği verildiyse bunu iki yıllık sürenin bitiminden itibaren yapar (m. 37). Bu hesapta, aylık alan başka çocuğu kalmayan, çalışmayan ve kendi aylığı bulunmayan anne %50 yerine %75 alır.
  • Boşanma ya da eşin ölümü. Evlilik biten kadın yeniden hak sahibidir. Kadın SGK'ya yazılı başvuru yapar; aylık başvuruyu izleyen ay başından başlar (m. 35). Boşanma kararı kesinleşir kesinleşmez yapılan başvuru, kaybedilecek ayları önler.

Dul kalan kızın iki aylığı

Hem babasından hem eşinden aylık hak kazanan kadına 5510 sayılı Kanun iki aylıktan yalnız birini, kadının seçtiğini öder (m. 54/1-a-5). Ölümler eski kanunlar döneminde olduysa bu konu uzun süre tartışmalı kaldı. Leyla Yücel dosyasında babası 1995'te ölen başvurucuya, eşinden aldığı aylığın yanında 2010'dan itibaren babasından da aylık bağlanmıştı. SGK 2014'te bu ikinci aylığı başlangıcından itibaren iptal etti ve ödenenleri geri istedi; Bölge Adliye Mahkemesi 25.194,34 TL'nin başvurucudan tahsiline karar verdi (B. No: 2017/31861, 21.4.2021, §§ 11-18).

Anayasa Mahkemesi, SGK'nın ve Yargıtay dairelerinin aynı hükmü birbirine zıt biçimde yorumladığını, içtihadın birleştirilmediğini ve SGK'nın 2017'de çıkardığı bir genel yazıyla uygulamasını tersine çevirdiğini tespit etti. Böyle bir kural kişinin davranışını öngörmesine imkân vermez; Mahkeme müdahalenin kanunilik şartını karşılamadığına ve mülkiyet hakkının ihlal edildiğine oybirliğiyle karar verdi (§§ 58-62). Benzer bir iptalle karşılaşan kişi, itirazında aynı konudaki lehe Yargıtay kararlarını ve SGK'nın kendi genel yazılarını gösterir.

İşe girince: yaş sınırı belirleyici

5510 sayılı Kanun'un 34. maddesi, Türkiye'de ya da yabancı bir ülkede sigortalı çalışan ya da kendi sigortalılığından aylık alan çocuğa yetim aylığı bağlamaz. Kanun bu kuralı iki yönden yumuşatır:

  • Yaş sınırı içindeki çocuk. 18 yaşını (lise öğrencisiyse 20, üniversite öğrencisiyse 25 yaşını) doldurmamış çocuk işçi olarak (4/a) sigortalı çalışırsa aylığı sürer. Bu cümle 2018'de 7103 sayılı Kanun'la eklendi ve yalnız işçi statüsünü kapsar; aynı çocuk esnaf (Bağ-Kur, 4/b) ya da memur (4/c) olursa aylık kesilir.
  • Staj ve çıraklık. Çıraklar, işletmede mesleki eğitim gören ve staj yapan öğrenciler, kamu destekli projelerdeki bursiyerler ve üniversitede kısmi zamanlı çalıştırılan öğrenciler (m. 5/1-b) bu çalışma yüzünden aylık kaybetmez.

Yaş sınırını geçmiş kız çocuğu için kural yalındır: sigortalı bir işe girdiği ay aylığı kesilir, işten ayrıldıktan sonra yaptığı başvuruyla yeniden bağlanır (m. 35). Kendi emekli aylığını almaya başlayan kızın yetim aylığı da kesilir.

İşe girişi bildirmemenin bedeli ağırdır. Huriye Bilge Özdoğan dosyasında başvurucu 1991'de babasından aylık isterken bir bankada çalışıyordu; buna rağmen çalışmadığını beyan etmiş ve çalışırsa bunu bildireceğini taahhüt etmişti. Daha sonra banka vakfından emekli aylığı da aldı, ama SGK'ya hiç bildirimde bulunmadı. SGK durumu 2017'de tespit edince aylığı kesti ve geriye doğru on yıllık ödemeleri yasal faiziyle istedi. Anayasa Mahkemesi kusurun başvurucuda olduğunu, emekli aylığı SGK dışında bir vakıftan ödendiği için Kurumun bunu bilmemesinin idareye yüklenemeyeceğini belirtti ve başvuruyu açıkça dayanaktan yoksun buldu (B. No: 2020/22718, 17.6.2026, §§ 48-52).

Dul eşin aylığı

Dul eş, ölen eşinin aylığının %50'sini alır. Aylık bağlanmış çocuğu bulunmayan dul eş, çalışmıyor ve kendi sigortalılığından aylık almıyorsa %75 alır (m. 34/1-a). Dul eşin aylığına çalışma şartı bağlanmamıştır:

  • İşe girmek. Dul eş sigortalı bir işe girerse aylığı kesilmez. Aylık alan çocuğu yoksa payı %75'ten %50'ye iner.
  • Emekli olmak. Kendi emekli ya da malullük aylığını almaya başlayan dul eşe, ölen eşinden doğan aylıkla birlikte iki aylık birden ödenir (m. 54/1-a-2); aylık alan çocuğu yoksa dul aylığındaki payı burada da %50'ye iner.
  • Yeniden evlenmek. Evlenen kişi artık ölen eşin dul eşi değildir; aylık evlenmeyi izleyen ödeme döneminin başından kesilir (m. 35). Evlenme ödeneği 2008'deki değişiklikten beri yalnız kız çocuklarına verilir; dul eş bu ödeneği alamaz. Yeni eşi de ölürse kişi iki aylıktan birini seçer (m. 54/1-a-7).

Ölüm aylığına kimin hak kazanacağını mirasçılık değil, 34. maddedeki hak sahipliği belirler. Kanun, sigortalıyı kasten öldüren, öldürmeye teşebbüs eden ya da sakat bırakan ve ölüme bağlı tasarrufla mirasçılıktan çıkarılan hak sahibine, bu konuda kesinleşmiş yargı kararı varsa aylık ödemez (m. 56). Mirası reddetmek bu sebepler arasında yoktur; mirası reddeden dul eş ve çocuklar aylıklarını almaya devam eder.

Boşandığı eşle birlikte yaşamak

5510 sayılı Kanun'un 56. maddesine göre boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen kişinin aylığı kesilir ve ödenen aylıklar yersiz ödeme olarak geri alınır. Kural, örneğin babasından yetim aylığı alan, boşandıktan sonra eski eşiyle aynı evde yaşamaya devam eden kadına uygulanır. Geri almayı 96. madde düzenler: kişinin kusuru varsa Kurum geriye on yıla kadar ödenen aylıkları faiziyle ister.

Birlikte yaşayıp yaşamadığını derece mahkemesi delillere bakarak belirler; Anayasa Mahkemesi bu değerlendirmeyi yeniden yapmaz. Ayşe Türkan Özoğlu dosyasında İstanbul Anadolu 9. İş Mahkemesi, başvurucunun yetim aylığı almak için boşandığını ve eski eşiyle fiilen birlikte yaşadığını kabul etmişti (B. No: 2014/8404, 21.9.2017, § 11). Anayasa Mahkemesi delillerin yanlış değerlendirildiği şikâyetini kanun yolu şikâyeti sayıp açıkça dayanaktan yoksun buldu (§§ 17-18). Aylığın devam etmesi beklentisini ise mülkiyet hakkı kapsamında bir hak saymadı ve bu kısmı konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez buldu; Mahkeme aynı sonuca 2015 tarihli Emel Kavas kararında da ulaşmıştı (§§ 23-24).

Bu yüzden belirleyici aşama derece mahkemesindeki davadır. Ayrı yaşadığını söyleyen kişi, ayrı adreste düzenlenmiş kira sözleşmesini, abonelik kayıtlarını ve tanıklarını bu davada sunar.

Geç başvuru ve Kurum hatası

Ölüm aylığı ölüm tarihini izleyen ay başından başlar, ama hak sahibinin yazılı başvurusuyla bağlanır (m. 32, 35). Hakkın kazanıldığı tarihten itibaren beş yıl içinde istenmeyen aylıklar zamanaşımına uğrar; başvurmamasının haklı bir sebebe dayandığını ispat eden kişi bu kuraldan etkilenmez (m. 97). Anayasa Mahkemesi kaybedilen aylıklarla ilgili şu dosyalarda ihlal kararı verdi:

  • Ölümü geç öğrenen evlatlık. Yeşim Bullock dosyasında çocukken evlatlık verilen başvurucu, emekli babasının 1996'daki ölümünü geç öğrendiğini söyledi; 2005'te başvurunca aylığı bağlandı, ama birikmiş aylıklar beş yıllık süre gerekçesiyle reddedildi. Anayasa Mahkemesi, ölümden haberi olmayan kişi için sürenin ölüm tarihinden başlatılmasının ve onun makul açıklamalarının yetersiz görülmesinin aşırı bir külfet olduğunu belirterek mülkiyet hakkının ihlaline karar verdi (B. No: 2014/13223, 20.9.2017, §§ 59, 64). Yedi yılı aşan dava süresi için ayrıca makul sürede yargılanma hakkının ihlalini tespit etti (§ 70).
  • Kurumun yanlış hesabı. Besime Çetin dosyasında SGK, ölen eşin 766 günlük askerliğini 756 gün olarak hesapladı; prim günü beş gün eksik kaldığı için ölüm aylığı bağlanmadı. Askerlik süresi mahkeme kararıyla düzeltilince aylık ancak 2013'te bağlandı. Anayasa Mahkemesi, idarenin hatasından doğan yükün kişiye bırakılamayacağını belirterek 2008-2013 aylıklarının ödenmemesini ihlal saydı ve yeniden yargılamaya karar verdi (B. No: 2014/17809, 8.11.2017, §§ 47, 51).
  • Dul aylığına eklenmeyen tazminat. Hayrettin Kayahan Tangör dosyasında eşi belde başkanlığı yapmış dul kadın, dul aylığına eklenmesi gereken makam ve görev tazminatını 2005'ten itibaren istedi; SGK yalnız 2008'den sonrasını ödedi ve idare mahkemesi davayı süre aşımıyla reddetti. Genel Kurul, Danıştayın benzer davalarda beş yıllık süreyi uygularken bu dosyada içtihadından neden ayrıldığını açıklamadığını belirterek mahkemeye erişim hakkının ihlaline oybirliğiyle karar verdi (B. No: 2020/11324, 6.2.2025, §§ 58-61).

Aylığın geç ya da eksik bağlandığını düşünen kişi, SGK'ya yazdığı dilekçede hangi dönemin ödenmediğini ve gecikmenin nedenini belgeleriyle gösterir.

Kesme işlemine ve borca karşı yol

  1. SGK'ya başvuru. Aylığı kesilen ya da borç yazısı alan kişi önce SGK'ya yazılı başvuru yapar. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 4. maddesi, dava açmadan önce Kuruma başvurmayı zorunlu tutar; Kurum altmış gün içinde cevap vermezse talep reddedilmiş sayılır.
  2. Dava. Ret üzerine kişi iş mahkemesinde dava açar (5510 sayılı Kanun m. 101). Ölen ebeveyn Emekli Sandığına tabi memursa uyuşmazlık idari yargıda görülür; Anayasa Mahkemesinin incelediği Bullock ve Tangör dosyaları idare mahkemesinde açılmıştı. İdare mahkemesinde dava açma süresi, işlemin yazılı bildiriminden itibaren altmış gündür (2577 sayılı Kanun m. 7).
  3. Uzun süren dava. Ümüs Babayiğit dosyasında SGK'nın yersiz ödenen ölüm aylığı için 2014'te açtığı dava altı yılı aşkın süredir sürüyordu; Anayasa Mahkemesi makul sürede yargılanma hakkının ihlaline karar verdi ve 12.000 TL manevi tazminat ödenmesine hükmetti (B. No: 2019/18179, 19.11.2020, § 15). Uzun yargılama şikâyetinin bugün izlediği yol Tazminat Komisyonu yazısında.
  4. Bireysel başvuru. Kesinleşen kararı öğrenen kişi otuz gün içinde Anayasa Mahkemesine başvurur (bkz. başvuru süresi ne zaman başlar). Geri istenen tutar ve faiz için ölçütler SGK yersiz ödeme borcu yazısında.
Sık sorulanlar

Yetim aylığı ve dul maaşı hakkında sık sorulan sorular

Evlenince yetim aylığı kesilir mi?

Evet. 5510 sayılı Kanun'a göre kız çocuğu yaşı ne olursa olsun evli olmadığı sürece yetim aylığı alır; evlenince SGK aylığı evlenmeyi izleyen ödeme döneminin başından keser (m. 34/1-b, m. 35). Kız çocuğu isterse iki yıllık aylık tutarı kadar evlenme ödeneğini bir defada alır (m. 37). Evlilik boşanmayla ya da eşin ölümüyle biterse kadın SGK'ya yazılı başvuru yapar ve aylık başvuruyu izleyen ay başından yeniden bağlanır; evlenme ödeneği almışsa bu, aylığın kesildiği tarihten iki yıl geçmeden olmaz.

Yetim aylığı çalışınca kesilir mi?

Çocuğun yaşına ve nasıl çalıştığına bağlıdır. 18 yaşını (lise öğrencisiyse 20, üniversite öğrencisiyse 25 yaşını) doldurmamış çocuk işçi olarak sigortalı çalışırsa aylığı sürer; bu kural 2018'de 5510 sayılı Kanun'un 34. maddesine eklendi. Esnaf (Bağ-Kur) ya da memur olarak çalışırsa, ya da yaş sınırını geçmiş kız çocuğu herhangi bir sigortalı işe girerse SGK aylığı keser. Staj, çıraklık ve üniversitede kısmi zamanlı öğrenci çalışması aylığı kesmez (m. 5/1-b).

Dul maaşı çalışınca ya da emekli olunca kesilir mi?

Hayır. 5510 sayılı Kanun'un 34. maddesine göre dul eş ölen eşinin aylığının %50'sini alır ve bu pay çalışmakla kesilmez. Aylık alan çocuğu bulunmayan dul eş, çalışmıyor ve kendi aylığını almıyorsa %75 alır; işe girerse payı %50'ye iner. Kendi emekli aylığını almaya başlayan dul eşe her iki aylık birden ödenir (m. 54/1-a-2).

Dul kadın evlenirse maaşı kesilir mi?

Evet. Dul eş yeniden evlenince ölen eşinden aldığı aylık, evlenmeyi izleyen ödeme döneminin başından kesilir (5510 sayılı Kanun m. 34 ve 35). Evlenme ödeneği 2008'den beri yalnız kız çocuklarına verilir; dul eş bu ödeneği alamaz. Yeni eşi de ölürse kadın iki eşinden doğan aylıklardan birini seçer (m. 54/1-a-7).

Yetim aylığı işten çıkınca tekrar bağlanır mı?

Evet. Aylığı kesen sebep ortadan kalkınca, örneğin kız çocuğu işten ayrılınca, SGK aylığı kişinin yazılı başvurusu üzerine yeniden bağlar. Aylık, başvuru tarihini izleyen ay başından başlar ve başvurudan önceki aylar ödenmez (5510 sayılı Kanun m. 35). Bu yüzden kişi işten ayrıldığı ay SGK'ya dilekçe verir ve işten ayrılış bildirgesini ekler.

Reddi mirasta dul maaşı kesilir mi?

Hayır. Ölüm aylığına kimin hak kazanacağını mirasçılık değil, 5510 sayılı Kanun'un 34. maddesindeki hak sahipliği şartları belirler. Kanunun aylık ödememe sebepleri sigortalıyı kasten öldürmek, öldürmeye teşebbüs etmek ya da sakat bırakmak ve ölüme bağlı tasarrufla mirasçılıktan çıkarılmaktır; bunlar için kesinleşmiş yargı kararı gerekir (m. 56). Mirası reddetmek bu sebepler arasında yoktur.

Başlıca hukukî kaynaklar

  1. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m. 5, 32, 34, 35, 37, 54, 56, 97, 101, geçici m. 1 ve 4; 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 4; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 7
  2. Leyla Yücel, B. No: 2017/31861, 21.4.2021; Huriye Bilge Özdoğan, B. No: 2020/22718, 17.6.2026
  3. Yeşim Bullock, B. No: 2014/13223, 20.9.2017; Besime Çetin, B. No: 2014/17809, 8.11.2017; Hayrettin Kayahan Tangör [GK], B. No: 2020/11324, 6.2.2025
  4. Ayşe Türkan Özoğlu, B. No: 2014/8404, 21.9.2017; Ümüs Babayiğit, B. No: 2019/18179, 19.11.2020