Anayasa Mahkemesi, Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesinin üçüncü fıkrasında Hazine ve Maliye Bakanlığına elektronik tebligat adresi kullanma zorunluluğu getirme ve elektronik tebliğin usul ve esaslarını belirleme yetkisi veren bölümü 15.1.2026 tarihli kararıyla iptal etti (E.2025/94, K.2026/11). Karar 3.4.2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlandı; iptal 3.1.2027'de yürürlüğe girecek. E-tebligat kaldırılmadı: Vergi idaresinin elektronik adrese tebliğ yapabileceğine ve tebliğin beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağına ilişkin hükümler yürürlükte.
Bu yazı kararın gerekçesini, karşı oyu, yürürlük takvimini ve e-tebligat nedeniyle dava süresini veya cezayı konu alan bireysel başvuru kararlarını anlatıyor. İptal kararlarının genel etkileri Anayasa Mahkemesi iptal kararı ne zaman yürürlüğe girer yazısında.
Ne iptal edildi, ne yürürlükte?
107/A maddesi 2010'da 6009 sayılı Kanun'la Vergi Usul Kanunu'na eklendi. Kanun'un 93. maddesine göre vergilendirmeyle ilgili belgeler kural olarak posta yoluyla, adresi bilinmeyenlere ilan yoluyla tebliğ edilir; 107/A ise idareye bu usullerle bağlı kalmadan elektronik adrese tebliğ yapma imkânı tanıdı (§§ 13-14). Kararın etkisi maddenin fıkralarına göre farklı:
| Hüküm | İçerik | Durum |
|---|---|---|
| 107/A, birinci fıkra | Vergi Usul Kanunu'na göre tebliğ yapılacak kişilere, posta ve ilan usullerine bağlı kalmadan elektronik adres aracılığıyla tebliğ yapılabilir. | Yürürlükte |
| 107/A, ikinci fıkra | Elektronik tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. | Yürürlükte |
| 107/A, üçüncü fıkra: "her türlü teknik altyapıyı kurmaya" | Bakanlığın teknik altyapı kurma yetkisi. | İtiraz reddedildi (davada uygulanmıyor) |
| 107/A, üçüncü fıkra: zorunluluk ve usul yetkisi | Bakanlığın elektronik adres kullanma zorunluluğu getirme, kimlere elektronik tebliğ yapılacağını ve diğer usul ve esasları belirleme yetkisi. | İptal; yürürlük 3.1.2027 |
Vergi işlemlerindeki tebligat, genel kanun olan 7201 sayılı Tebligat Kanunu'na değil, öncelikle Vergi Usul Kanunu'na tabidir; bu Kanun'da hüküm yoksa Tebligat Kanunu uygulanır (§§ 10-11). Karar bu nedenle yalnız vergi idaresinin elektronik tebligat sistemine ilişkindir; Tebligat Kanunu'nun 7/a maddesindeki elektronik tebligatı konu almıyor.
İtiraz nasıl geldi?
Kuralı Anayasa Mahkemesine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi götürdü. Davanın konusu defter ve belgeleri gizleme suçuydu; mahkemenin, vergi mükellefine defter ve belgelerini ibraz etmesi gerektiğinin elektronik tebligatla bildirilip bildirilmediğini ve bu konudaki usule uyulup uyulmadığını belirlemesi gerekiyordu (§ 6).
Başvuru kararında şu sorunlar ileri sürüldü: vergi kaydı resen terk ettirilen tüzel kişiler ticaret sicilinden silinene kadar elektronik tebligat sisteminden çıkamıyor ve her beş günde bir sistemi kontrol etmek zorunda kalıyor; elektronik tebligata rağmen defter ve belgeleri ibraz etmeyenler hapis cezasıyla cezalandırılıyor; elektronik tebligat kapsamındaki mükellefler idari düzenlemelerde çok geniş tanımlanıyor ve bu konular kanunla düzenlenmeli; diğer resmî elektronik tebligatlar PTT altyapısında yapılırken vergi tebligatlarının kayıtlarını vergi idaresinin kendisi tutuyor (§ 16).
Mahkeme, Bakanlığa "her türlü teknik altyapıyı kurmaya" yetki veren ibarenin ceza davasında uygulanmayacağını belirterek bu kısma ilişkin başvuruyu yetkisizlik nedeniyle oybirliğiyle reddetti ve geri kalan bölümü esastan inceledi (§§ 6-8).
Anayasa Mahkemesinin gerekçesi
Mahkemeye erişim hakkı. İdarenin tebligatıyla birlikte işleme karşı hak düşürücü dava açma süresi işlemeye başlar ve süre geçirilirse dava hakkı yitirilir (§ 19). Elektronik adres almaya zorlanan ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılan kişi, beş günlük sürenin sonundan başlamak üzere kanuni süreler içinde dava açabilir; bu süre vergi mahkemelerinde genel olarak otuz gün, ödeme emrine karşı açılan davalarda on beş gündür (§ 20). Mükelleflerin elektronik adres kullanmaya ve elektronik tebligatı kabule zorlanması ve bu tebliğe hukuki sonuç bağlanması bu nedenle mahkemeye erişim hakkına bir sınırlamadır (§ 21).
Kanunilik. Temel haklar ancak kanunla sınırlanabilir ve sınırlayan kanunun temel esasları, ilkeleri ve çerçeveyi belirlemiş olması gerekir; bu, yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesinin de gereğidir (§§ 23-24). Mahkemeye göre kanun koyucunun elektronik adres zorunluluğu getirme konusunda takdir yetkisi olduğu açık (§ 25). Ancak Kanun'da kimlere elektronik tebligat yapılabileceği, elektronik adres kullanma imkânının geniş olmadığı yer, faaliyet ve sektörlerin durumunun gözetilip gözetilmeyeceği ve zorunluluğun hangi koşullarda başlayıp sona ereceği düzenlenmemiş; Bakanlığa yetki verilmiş, fakat bu yetkinin sınırlarına ilişkin temel ilkeler konulmamış (§ 26). Temel ilke ve esaslar kanunda belirlenmeden idareye bu yetkinin tanınması mahkemeye erişim hakkının kanunla sınırlanması ilkesiyle bağdaşmıyor; kural Anayasa'nın 13. ve 36. maddelerine aykırı bulundu (§§ 27-28). Anayasa'nın 2. maddesi yönünden ayrıca inceleme yapılmadı, 38. maddesiyle ise ilgi görülmedi.
Karşı oy
İptal oyçokluğuyla, iptalin dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi oybirliğiyle kararlaştırıldı. Başkanvekili Basri Bağcı ile üyeler Rıdvan Güleç, Muhterem İnce ve Yılmaz Akçil karşı oy kullandı. Karşı oya göre Vergi Usul Kanunu kimlere tebliğ yapılacağını (m. 94), mükellef kavramını (m. 8) ve elektronik tebliğin hangi tarihte yapılmış sayılacağını kanunda gösterdiği için temel çerçeve kanunla çizilmiş; idareye bırakılan, gelişen koşullara göre değişebilecek ikincil konular. Karşı oy, elektronik tebligatın muhatapların vergi işlemlerinden daha güvenli ve hızlı biçimde haberdar edilmesini amaçladığını, kişilere katlanılamayacak bir külfet yüklemediğini ve idarenin kararlarının idari yargı denetimine tabi olduğunu belirterek kuralı ölçülü buldu.
3 Ocak 2027'den sonra
Mahkeme, bölümün iptaliyle doğacak hukuksal boşluğun kamu yararını ihlal edeceğini belirterek iptalin Resmî Gazete'de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verdi (§ 30). Karar 3.4.2026'da yayımlandığı için iptal 3.1.2027'de yürürlüğe girecek. Bu tarihe kadar Bakanlığın bu yetkiye dayanarak yaptığı düzenlemeler uygulanır.
Erteleme, kanun koyucunun elektronik adres zorunluluğunun kapsamını, koşullarını ve sona ermesini kanunda düzenleyebilmesi için tanındı. İptal kararları geriye yürümediği için bu tarihe kadar usulüne uygun yapılmış elektronik tebliğler geçerliliğini korur. Elektronik tebligatın yapılabileceğine ilişkin birinci fıkra ve beşinci gün kuralı iptal kapsamında olmadığından, iptal yürürlüğe girdikten sonra da elektronik adrese yapılan tebliğin hangi tarihte yapılmış sayılacağı aynı kurala tabi.
E-tebligat ve bireysel başvuru
Elektronik tebligat Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yoluyla da geldi. Kararlar iki konuda yoğunlaşıyor: elektronik tebligat zorunluluğuna dayanan cezalar ve elektronik tebliğ tarihine göre hesaplanan dava süreleri.
- Recep Yılmaz Yazıcıoğlu (25.5.2022): Elektronik tebligat sistemine dâhil olma zorunluluğuna uymadığı gerekçesiyle serbest avukat olan başvurucuya Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesi uyarınca 1.370 TL özel usulsüzlük cezası kesilmişti. Anayasa Mahkemesine göre mükerrer 355. madde elektronik adres kullanma zorunluluğunu cezalandırılacak eylemler arasında saymıyordu; kabahat ve cezası kanunda değil, 456 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile ortaya konulmuştu. Suçta ve cezada kanunilik ilkesi ihlal edildi ve yeniden yargılamaya karar verildi (§§ 38-43).
- Akset Hırdavat (16.9.2025): Vergi ve ceza ihbarnameleri şirketin elektronik adresine 4.12.2020'de gönderilmiş, tebliğ 9.12.2020'de yapılmış sayılmıştı. Şirketle 13.1.2021'de uzlaşma toplantısı yapılmış ve uzlaşma sağlanamamıştı. Vergi mahkemesi, uzlaşmanın vaki olmadığına dair tutanağın dava süresini uzatan etkisini (Vergi Usul Kanunu ek m. 7/4) değerlendirmeden süreyi tebliğ tarihinden başlatarak davayı süre aşımından reddetti. Anayasa Mahkemesi bu yorumun öngörülemez ve katı olduğunu, mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğini kabul etti (§§ 21-25).
Bu kararlar pratikte şu noktalara dikkat çekiyor: elektronik tebliğin muhatabın adresine ulaştığı tarih ile tebliğin yapılmış sayıldığı beşinci gün ayrı ayrı belirlenmeli; uzlaşma gibi süreyi etkileyen işlemler dava dilekçesinde ve kanun yolunda açıkça ileri sürülmeli; cezanın dayanağının kanunda mı yoksa tebliğde mi olduğu sorgulanmalıdır. Süreler konusunda bireysel başvuru süresi ne zaman başlar yazısına bakılabilir.
E-tebligat iptal kararı hakkında sık sorulan sorular
Anayasa Mahkemesi e-tebligatı iptal etti mi?
Elektronik tebligatın kendisini değil, Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesinin üçüncü fıkrasında Hazine ve Maliye Bakanlığına elektronik adres kullanma zorunluluğu getirme, kimlere elektronik tebliğ yapılacağını ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirleme yetkisi veren bölümü iptal etti (E.2025/94, K.2026/11). Vergi idaresinin elektronik adrese tebliğ yapabileceğini söyleyen birinci fıkra ve beş gün kuralını içeren ikinci fıkra yürürlükte.
E-tebligat iptal kararı ne zaman yürürlüğe giriyor?
Karar 15.1.2026'da verildi ve 3.4.2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlandı. Anayasa Mahkemesi, doğacak hukuksal boşluğun kamu yararını ihlal edeceğini belirterek iptalin yayımdan dokuz ay sonra, yani 3.1.2027'de yürürlüğe girmesine karar verdi. Bu tarihe kadar mevcut düzenleme uygulanmaya devam eder.
E-tebligat ne zaman tebliğ edilmiş sayılır?
Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesinin ikinci fıkrasına göre elektronik tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Bu kural iptal edilmedi. Dava açma süresi bu tarihten sonra işlemeye başlar; Anayasa Mahkemesinin belirttiği gibi vergi mahkemelerinde süre genel olarak otuz gün, ödeme emrine karşı açılan davalarda on beş gündür.
Anayasa Mahkemesi kuralı neden iptal etti?
Mahkemeye göre elektronik adres kullanmaya zorlanan mükellefe yapılan tebliğle dava açma süresi başladığı için kural mahkemeye erişim hakkını sınırlıyor. Temel hak ancak kanunla sınırlanabilir; oysa kanun kimlerin elektronik adres almak zorunda olduğunu, faaliyet ve sektörlerin durumunun gözetilip gözetilmeyeceğini, zorunluluğun hangi koşullarda başlayıp sona ereceğini düzenlemeden bu yetkiyi tamamen Bakanlığa bırakıyordu. Kural Anayasa'nın 13. ve 36. maddelerine aykırı bulundu.
E-tebligat nedeniyle dava süresini kaçırdım; Anayasa Mahkemesine başvurabilir miyim?
Süre aşımı nedeniyle davanın reddi mahkemeye erişim hakkı kapsamında bireysel başvuruya konu olabilir. Anayasa Mahkemesi Akset Hırdavat kararında, uzlaşma tutanağının dava süresini uzatan etkisini gözetmeden e-tebligat tarihini esas alan süre aşımı kararını ihlal saydı. Bireysel başvuru, istinaf veya temyiz sonucunda verilen kesin karardan sonra otuz gün içinde yapılır; şikâyetin önce derece mahkemelerinde ileri sürülmüş olması gerekir.
Başlıca hukukî kaynaklar
- Anayasa m. 7, 13, 36 ve 153; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m. 93, 107/A, mükerrer 355 ve ek 7
- AYM, E.2025/94, K.2026/11, 15.1.2026, RG 3.4.2026, sayı 33213
- AYM, Recep Yılmaz Yazıcıoğlu, B. No: 2017/33714, 25.5.2022
- AYM, Akset Hırdavat Makine Kalıp Kesici Takımlar İş Güvenliği San. ve Tic. Ltd. Şti., B. No: 2021/62879, 16.9.2025

