Anayasa'nın 17. maddesi kişinin manevi varlığını, bunun bir parçası olarak da şeref ve itibarını koruyor. Bu koruma yalnızca devletin kendisinin itibar zedeleyici işlem yapmamasını değil, başkalarının saldırılarına karşı etkili bir hukuk düzeni kurmasını da gerektiriyor. Mahkemeye göre bir haber ya da yazı yüzünden açılan davada asıl soru, derece mahkemelerinin ifade özgürlüğü ile şeref ve itibar arasındaki dengeyi kurarken takdir yetkisini bu yükümlülüğe uygun kullanıp kullanmadığı (Ali Suat Ertosun (12), B. No: 2016/14295, 3/11/2020, § 44).
Bu sayfa, Ekim 2026 başına kadar yayımlanan ve Mahkemenin "şeref ve itibarın korunması" başlığında şikâyet içeren 154 karara dayanıyor. Sonuçların hepsi sayıldı, belirleyici kararlar tek tek okundu. Her tespiti kararın paragrafıyla birlikte bulacaksınız. İfadesi nedeniyle cezalandırılan kişinin şikâyetleri bu sayfanın değil, ifade özgürlüğü sayfasının konusu.
Sonuçlar: 155 şikâyetin 16'sında ihlal
Bu başlıkta 154 kararda 155 şikâyet var. 16'sında ihlal bulundu, 11'inde ihlal olmadığına karar verildi. Şikâyetlerin büyük kısmı esasa girilmeden reddedildi: 68'i açıkça dayanaktan yoksun sayıldı, 45'inde başvuru yollarının tüketilmediğine, 7'sinde kişi bakımından yetkisizliğe, 4'ünde süre aşımına karar verildi. İhlal bulunan şikâyetlerde 9 kez yeniden yargılamaya, 7 kez kararın ilgili mahkemeye gönderilmesine, 5 kez manevi tazminata hükmedildi.
Sonuçlar konuya göre çok farklı:
- Karar özetinde 6284 sayılı Kanun uyarınca verilen tedbir kararları geçen 10 kararın 7'sinde ihlal var.
- Sicil raporu, görevden uzaklaştırma ya da muvazaa gibi idari işlemlerin geçtiği 5 kararın 3'ünde ihlal bulundu.
- Haber, gazete, köşe yazısı, televizyon ya da kitap geçen 95 kararın ise yalnızca 5'inde ihlal var; 10'unda ihlal olmadığına karar verildi, 47'si açıkça dayanaktan yoksun sayıldı.
- Kovuşturmaya yer olmadığı kararı ya da etkili soruşturma şikâyeti geçen 20 kararın 1'inde ihlal bulundu; 12'si başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle reddedildi.
- Cevap ve düzeltme (tekzip) talebinin geçtiği 14 kararın hiçbirinde ihlal yok; 11'i başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle reddedildi.
Basın haberleri: mahkeme dengeyi gerçekten kurdu mu?
Haberler hakkında açılan davalarda Mahkeme, kendi tercihini derece mahkemesinin yerine koymuyor; mahkemenin haberin dayanağını ve tarafların iddialarını inceleyip incelemediğine bakıyor.
Emekli bir orgeneral, bir gazetede beş gün boyunca yayımlanan haberlerde darbe planının lideri ve imzacısı olarak gösterilmişti. Açtığı tazminat davasında belgelerde imzasının bulunmadığını ve dijital belgelerin sahte olduğunu ileri sürdü. Genel Kurul, bu kadar ağır olgusal isnatlarda gazetenin iddialarının doğruluğunu araştırma konusunda nispeten ağır bir yükümlülük altında olduğunu, haberlerin dayanağı belgeler arasında ıslak ya da elektronik imzalı hiçbir belge bulunmadığını, ilk derece mahkemesinin ise belgelerin niteliğine ilişkin itirazların hiçbirini karşılamadan haberlerin görünür gerçeğe uygun olduğunu söylemekle yetindiğini belirtti. Yeniden yargılamaya ve 8.000 TL manevi tazminata hükmetti (Çetin Doğan (2) [GK], B. No: 2014/3494, 27/2/2019, §§ 67–74).
Değer yargıları için de sınır var. Bir köşe yazısında, yasa dışı ilişkileri olduğu iddia edilen bir emniyet görevlisi eski bir HSYK üyesiyle ima yoluyla özdeşleştirilmişti. Mahkeme, değer yargısı sayılan ifadeler için de belli bir olgusal temel arandığını, yazarın olgusal temeli olmayan ve hakaret boyutuna varan isnadı başvurucuyu ima ederek kullandığını belirterek ihlal buldu ve 6.000 TL manevi tazminata hükmetti (Ali Suat Ertosun (12), §§ 40–44).
Bir anayasa hukuku profesörü hakkında iki kitapta ve internet sitesindeki makalelerde "AB mandacısı" gibi ifadeler kullanılmıştı; dava, ifadelerin eleştiri sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle reddedildi. Genel Kurul, hedef alınan kişinin adının açıkça verilmesinin şiddete maruz kalma tehlikesini artırabileceğini, ilk derece mahkemesinin başka hiçbir değerlendirme yapmadığını belirterek ihlal buldu; iki üye karşı oy kullandı (İbrahim Özden Kaboğlu [GK], B. No: 2015/18503, 30/5/2019, §§ 55–62).
Tazminat davasının kabul edilmesi de her zaman yetmiyor. Tecavüzle suçlanan kişi diye fotoğrafı yüzü buzlanmadan yayımlanan başvurucu için Yargıtay asılsız haber yapıldığını kabul etmiş, ancak bozmadan sonra her bir davalıdan 5.000 TL manevi tazminata hükmedilmişti. Mahkeme, kişilik haklarına haksız saldırıda mahkemelerin caydırıcı olacak oranda manevi tazminat takdir etmesi gerektiğini belirterek ihlal buldu (Sadi Yıldırımoğlu, B. No: 2021/24447, 20/12/2023, §§ 14, 66–67).
Haber maddi olgulara dayanıyor ve kamuyu ilgilendiriyorsa sonuç farklı. Çöp ev ihbarı üzerine konutunun bahçesine girilen başvurucu ve ailesi hakkında yapılan televizyon haberi, görünür gerçeğe uygun ve çevre ile insan sağlığını ilgilendiren bir olaya ilişkin bulundu; Genel Kurul ihlal olmadığına karar verdi (D.Ö. (2) [GK], B. No: 2014/1291, 13/10/2016, §§ 78–79).
6284 tedbir kararlarında "şiddet uygulayan" ifadesi
Bu başlıktaki ihlallerin en büyük grubu aile mahkemelerinin koruma kararlarından geliyor. Mahkeme, "şiddet uygulayan" tabirinin tedbir kararlarında şablon olarak kullanılması yerine her olayda titizlikle değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Boşanma davası süren başvurucu hakkında, yurt dışında yaşayan eşinin talebiyle art arda verilen tedbir kararlarında bu ifadenin kullanılmasını ihlal saydı; itiraz mercii esaslı iddiaları karşılamadığı için gerekçeli karar hakkının da ihlal edildiğine karar verdi (T.K., B. No: 2017/27041, 11/12/2019, §§ 44–46).
Bu şikâyetler çoğu zaman masumiyet karinesi olarak ileri sürülüyor. Tedbire konu fiiller hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiş bir dosyada Mahkeme, medeni nitelikteki tedbir yargılamasında kullanılan ifadeye ilişkin şikâyeti masumiyet karinesi değil şeref ve itibar hakkı kapsamında inceledi. Mart 2026 tarihli bu kararda ifadenin başvurucuların kişilik haklarını zedelediğini belirterek ihlal buldu, ifadelerin düzeltilmesi için kararı mahkemelere gönderdi ve 15.000 TL ile 20.000 TL manevi tazminata hükmetti (Hüseyin Arslan ve Ahmet Gemici, B. No: 2022/83644, 12/3/2026, §§ 15–18).
Hakarete karşı ceza soruşturması
Kimliği bilinen kişinin hakaretine karşı yalnızca suç duyurusunda bulunup hukuk davası açmadan bireysel başvuru yapmak, başvuru yollarının tüketilmemesi sayılıyor. Mahkemeye göre bu durumda hukuk davası daha etkili giderim yolu; iki üye karşı oy kullandı (Mustafa Sezgin Tanrıkulu, B. No: 2017/22818, 8/9/2020, §§ 28–29).
Faillerin kimliği resmen belirlenmemişse ceza soruşturması öne çıkıyor. Aracına silahla ateş edilen eski bir parti ilçe başkanı hakkında, olaya ilişkin bir haberin altında yaklaşık yirmi Facebook kullanıcısı hakaret ve tehdit içeren yorumlar yapmıştı. Başsavcılık hiçbir soruşturma işlemi yapmadan kovuşturmaya yer olmadığı kararı verdi. Mahkeme, yorum sahiplerinin gerçek isimlerini kullandıklarına dair ciddi veriler bulunduğunu, savcılığın faillerin bulunması için mevcut imkânları araştırmadığını belirterek etkili bir ceza soruşturması yürütülmediğine karar verdi (Mehmet Aytaç, B. No: 2017/26514, 11/2/2021, §§ 60–65).
Ceza soruşturmasının her saldırıda zorunlu olduğu söylenemiyor. Bir haberde dernek için kullanılan aşağılayıcı ifade nedeniyle yapılan şikâyet kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla bitmişti. Mahkeme, ifadenin ceza yargılamasını gerekli kılacak derecede nefret ve şiddete yöneltme tehlikesi içermediğini belirterek ihlal olmadığına karar verdi (Kaos GL Derneği, B. No: 2014/18891, 23/5/2018, §§ 54–57).
Tekzip ve erişim engeli: önce hangi yol?
Sulh ceza hâkimliğine yapılan tekzip ya da erişim engeli talepleri hızlı yollar. Ama reddedildiklerinde doğrudan Anayasa Mahkemesine gitmek çoğu zaman sonuç vermiyor. Mahkemeye göre sulh ceza hâkimliğinin tekzip kararı diğer ceza veya hukuk davalarında kesin hüküm oluşturmuyor; zararın çelişmeli yargılama yapılmadan süratle giderilmesi gerektiği gösterilemiyorsa ceza veya hukuk davaları daha etkili yollar (K.T., B. No: 2014/18100, 22/6/2017, §§ 17–19).
Arama motorlarındaki ve haber arşivlerindeki içeriğe erişim engeli talebi reddedilen başvurucu için de Genel Kurul aynı sonuca vardı: hukuka aykırılığın çok belirgin olduğu hâller dışında, içeriğin yayından çıkarılması dışındaki daha etkili yollar tüketilmeliydi; iki üye karşı oy kullandı (C.K. [GK], B. No: 2014/19685, 15/3/2018, §§ 42–44).
İdari işlemler ve kamu görevi
İtibar, devletin kendi işlemleriyle de zedelenebiliyor. Bir kamu görevlisinin sicil raporunun kanaat bölümüne yazılan ifadeler nedeniyle açılan tam yargı davası reddedilmişti. Mahkeme, sicil raporundaki değerlendirmenin mümkünse somut verilere dayanması ve kişilik haklarını zedelememesi gerektiğini, mahkemenin ifadelerin mesleki ehliyetle ilgisini ve hangi amaçla yazıldığını değerlendirmediğini belirterek ihlal buldu (R.E., B. No: 2018/36513, 23/11/2022, §§ 51–53).
Hakkında somut iddialar ortaya konulmadan ve idari soruşturma yürütülmeden kısa sayılamayacak bir süre görevden uzaklaştırılan ve sonra göreve iade edilen öğretmenin manevi tazminat davasının reddi de ihlal sayıldı (Duygu Erbilgin, B. No: 2019/42091, 20/9/2023, §§ 20–22). Eczane açma talebi soyut gerekçelerle muvazaalı sayılan eczacının tazminat davasının reddi için de aynı sonuca varıldı (Aras Altıok, B. No: 2019/29020, 8/6/2023, §§ 17–18).
Dosyanızda nelere bakabilirsiniz?
- Saldıran kişinin kimliği biliniyor mu? Biliniyorsa yalnızca suç duyurusuyla yetinmeyip tazminat davası açtınız mı?
- Tekzip ya da erişim engeli talebiniz reddedildiyse, ceza ya da hukuk davası yolunu da kullandınız mı?
- Mahkeme, haberin dayanağı olan belgeleri ve itirazlarınızı inceledi mi, yoksa "görünür gerçek" demekle mi yetindi?
- Size yöneltilen söz olgu isnadı mı, değer yargısı mı? Değer yargısıysa olgusal bir temeli var mı?
- Hükmedilen tazminat, ihlalin ağırlığı karşısında caydırıcı mı?
- Kesin kararın size tebliğinden itibaren otuz günlük başvuru süresine uydunuz mu?
Bu soruları Başvuru Testi ile adım adım cevaplayabilir, sonucu benzer kararlar ve beklenecek giderimle birlikte görebilirsiniz.
Bu sayfa nasıl hazırlandı?
Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi Bankası'nda yayımlanan bireysel başvuru kararlarından, Mahkemenin "şeref ve itibarın korunması" olarak sınıflandırdığı şikâyetleri içeren kararların sonuç ve giderim bilgileri Mahkemenin kendi sınıflandırmasından sayıldı. Kümeler karar özetlerindeki ifadelere göre ayrıldı; bir karar birden fazla kümede yer alabilir. Belirleyici 15 karar tek tek okundu. Sayfadaki her tespit ilgili kararın paragraf numarasıyla verildi; alıntıların kararda birebir geçtiği, künyelerin ve sonuçların Mahkemenin kayıtlarıyla uyuştuğu denetlendi.
Şeref ve itibarın korunması hakkında sık sorulan sorular
Hakkımda asılsız haber yapıldı, tazminat davam reddedildi; Anayasa Mahkemesine başvurabilir miyim?
Evet. Mahkeme, derece mahkemesinin haberin dayanağını ve itirazlarınızı inceleyip ifade özgürlüğü ile itibarınız arasında denge kurup kurmadığına bakıyor. Ağır olgusal isnatlarda belgeler incelenmeden "görünür gerçek" denmesi ihlal sayıldı. Ama bu başlıktaki basın şikâyetlerinin çoğu açıkça dayanaktan yoksun bulundu.
Hakaret eden kişi hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildi; bu ihlal mi?
Kişinin kimliği biliniyorsa önce tazminat davası açmanız bekleniyor; açmadıysanız başvurunuz büyük olasılıkla başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle reddedilir. Failler belirlenmemişse ve savcılık onları bulmak için hiçbir işlem yapmadıysa ihlal bulunabiliyor.
Tekzip talebim reddedildi; doğrudan Anayasa Mahkemesine başvurabilir miyim?
Genellikle hayır. Bu başlıktaki tekzip şikâyetlerinin hiçbirinde ihlal bulunmadı; çoğu, ceza veya hukuk davası açılmadığı için kabul edilemez sayıldı.
Koruma kararında hakkımda "şiddet uygulayan" ifadesi kullanıldı; ihlal mi?
Bu ifadenin somut olay değerlendirilmeden şablon olarak kullanılması ihlal sayılıyor; bu yöndeki 10 kararın 7'sinde ihlal bulundu. İtirazınızdaki esaslı iddialar karşılanmadıysa gerekçeli karar hakkı da ihlal edilmiş olabilir.
İhlal kararı ne sağlar?
Davası reddedilen başvurucu için çoğunlukla yeniden yargılama; tedbir kararlarında ifadenin düzeltilmesi için kararın mahkemeye gönderilmesi. Bu başlıktaki 16 ihlalin 5'inde ayrıca manevi tazminata hükmedildi.
Başlıca hukukî kaynaklar
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 17
- AYM [GK], Çetin Doğan (2), B. No. 2014/3494, 27.2.2019
- AYM [GK], İbrahim Özden Kaboğlu, B. No. 2015/18503, 30.5.2019
- AYM [GK], C.K., B. No. 2014/19685, 15.3.2018
- AYM, T.K., B. No. 2017/27041, 11.12.2019
- AYM, Mehmet Aytaç, B. No. 2017/26514, 11.2.2021
- AYM, Sadi Yıldırımoğlu, B. No. 2021/24447, 20.12.2023
- AYM, Hüseyin Arslan ve Ahmet Gemici, B. No. 2022/83644, 12.3.2026
