Belirsiz alacak davası 31 Temmuz 2026'da kaldırıldı. 12. Yargı Paketi olarak bilinen 7589 sayılı Kanun, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesini yürürlükten kaldırdı ve aynı gün kısmi davaya yeni bir fıkra ekledi (HMK m. 109/4). Bu tarihten önce açılmış belirsiz alacak davaları eski hükme göre sürer. Yeni davada alacağın tamamını bilmeyen kişi kısmi dava açar; talebini aynı davada bir kez ve tahkikat bitene kadar artırabilir, artırdığı kısım için zamanaşımı dava tarihinde kesilmiş sayılır.

Kıdem tazminatı, fazla mesai, iş kazası ya da trafik kazası tazminatı gibi miktarı bilirkişi raporuyla belli olan alacaklarda dava açacak kişiyi doğrudan ilgilendiren bu değişikliği; açılmış davaların durumunu, yeni dilekçenin nasıl kurulacağını ve davası hukuki yarar yokluğundan reddedilenlerin Anayasa Mahkemesi yolunu sırasıyla anlatıyoruz.

Belirsiz alacak davası neydi?

HMK'nın 2011'de yürürlüğe giren 107. maddesi, dava açtığı gün alacağının miktarını tam ve kesin olarak belirleyemeyen kişiye, hukuki ilişkiyi ve asgari bir tutarı göstererek dava açma imkânı veriyordu. Bilirkişi raporuyla alacak belli olunca davacı talebini iddianın genişletilmesi yasağına takılmadan artırabiliyordu. En önemli sonucu zamanaşımıydı: belirsiz alacak davası alacağın tamamı için zamanaşımını dava tarihinde kesiyordu.

Uygulamanın düğüm noktası "belirsizlik" şartıydı. Yargıtay'ın bazı daireleri, işçinin çalışma süresini ve ücretini bildiğini, dolayısıyla kıdem ve ihbar tazminatını kendisinin hesaplayabileceğini kabul etti ve bu kalemler için açılan belirsiz alacak davalarını hukuki yarar yokluğundan reddetti. Siirt'te 2014'te açılan bir işçilik alacağı davası bu gerekçeyle Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin bozmasıyla usulden reddedildi; Anayasa Mahkemesi 2026'da bu kararın mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğine hükmetti (Ali Demir, §§ 2-3, 14).

Neden kaldırıldı?

Kanun teklifinin gerekçesi iki sebep sayar. Birincisi, hangi alacaklar için belirsiz alacak davası açılabileceği konusundaki tereddüt yargılamaları uzatıyordu. İkincisi, Anayasa Mahkemesi şartları bulunmadığı gerekçesiyle reddedilen davalarda hak arama hürriyetinin ihlal edildiğine karar veriyordu; dava bu şekilde kesinleşince alacak zamanaşımına uğrayabiliyordu. Gerekçe, belirsiz alacak davasının sağladığı iki faydayı, yani bir kez artırma imkânını ve zamanaşımının dava tarihinde kesilmesini kısmi davaya taşıdığını ve bu yüzden 107. maddeye gerek kalmadığını belirtir (Kanun Teklifi, Esas No: 2/3737, madde gerekçeleri).

Aynı gerekçe, kısmi davadaki eski sorunu da adıyla anar: kısmi davada zamanaşımı yalnız dava edilen kısım için kesiliyor, bilirkişi raporu gelene kadar geçen sürede kalan alacak zamanaşımına uğrayabiliyordu. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu bu uygulamayı iş kazası tazminatına ilişkin Çetin Akboğa kararında mahkemeye erişim hakkına aykırı bulmuştu; ayrıntısı iş kazası tazminatında zamanaşımı ve ıslah yazısında.

31 Temmuz 2026'dan önce açılmış davalar

Kanunun geçiş hükmü açıktır: yürürlükten kaldırılan 107. madde, kaldırılma tarihinden önce açılan davalara uygulanmaya devam eder (7589 sayılı Kanun geçici m. 1/10). Ölçüt davanın açıldığı tarihtir; dava dilekçesinin UYAP'a kaydedildiği gün bu tarihtir.

  • Davanız 31 Temmuz 2026'dan önce açıldıysa belirsiz alacak davası olarak sürer. Bilirkişi raporu geldikten sonra talebinizi artırırsınız; zamanaşımı alacağın tamamı için dava tarihinde kesilmiş sayılır.
  • Mahkeme davanızın belirsiz alacak davası şartlarını taşımadığını düşünüyorsa Anayasa Mahkemesinin içtihadına göre davayı hemen reddetmek yerine talebinizi netleştirmeniz için size süre vermelidir (aşağıdaki bölüm).
  • Davanız 31 Temmuz 2026 veya sonrasında açıldıysa 107. maddeye dayanamazsınız; davanız kısmi dava kurallarına göre yürür.

Yeni davalarda kısmi dava nasıl açılır?

Talep konusu niteliği itibarıyla bölünebiliyorsa alacağın yalnız bir kısmı dava edilebilir (HMK m. 109/1). Para alacakları bölünebilir; kıdem tazminatı, fazla mesai, iş kazası veya trafik kazası tazminatı ve kira alacağı bu kapsamdadır. Kalan kısımdan açıkça feragat etmediğiniz sürece o kısım üzerindeki hakkınız korunur (m. 109/3). 7589 sayılı Kanun'la eklenen dördüncü fıkra üç şey getirir:

  • Bir kez artırma: Talep, aynı davada bir defaya mahsus artırılabilir. İkinci bir artırma için ıslah gerekir; ıslah da her davada bir kez yapılabilir.
  • Tahkikat sonuna kadar: Artırma, tahkikat sona erene kadar ve iddianın genişletilmesi yasağına takılmadan yapılır; ıslah yapmaya ve ıslah giderini ödemeye gerek yoktur. Uygulamada bu artırma bilirkişi raporundan sonra yapılır.
  • Zamanaşımı: Artırılan kısım için zamanaşımı dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır. Rapor yıllar sonra gelse de artırdığınız kısım zamanaşımına uğramaz.

Dilekçede alacağın kaynağını (iş sözleşmesi, kaza, kira sözleşmesi), istediğiniz kalemleri ve her kalem için talep ettiğiniz tutarı yazın; "fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla" ifadesiyle kalan kısmı saklı tutun. İşçilik alacaklarında dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır; arabuluculuk son tutanağını dilekçeye ekleyin. Artırdığınız kısım için nispi harcı tamamlamanız gerekir.

AYM · mahkemeye erişim

Hukuki yarar yokluğundan ret ve Anayasa Mahkemesi

Anayasa Mahkemesi bu konudaki ilkesini 2022'de İzmir'de toplu iş sözleşmesinden doğan alacağı için dava açan bir işçinin başvurusunda koydu. Mahkemeye göre dava, belirsiz alacak davası şartları taşımıyorsa genel eda davası olarak açılması gerekirdi; mahkemenin bu yanlışlığı usulden retle cezalandırması ise son çare olmalıydı. HMK hâkime dava dilekçesindeki eksikliği tamamlatmak için güçlü yetkiler verir: talep sonucunun eksikliğinde bir haftalık kesin süre (m. 119), giderilebilir dava şartı noksanlığında kesin süre (m. 115/2). Davayı genel eda davası sayıp davacıya talebini netleştirmesi için süre vermek daha hafif bir araçtır; bunun yerine davayı reddetmek, davacıyı belirsiz alacak davasının avantajlarıyla birlikte alacağın kendisinden de mahrum bırakabilir (İsmail Avcı, §§ 67-72). Mahkeme mahkemeye erişim ve makul süre haklarının ihlaline, yeniden yargılamaya ve 10.000 TL manevi tazminata karar verdi (§§ 89-91).

Aynı ilke bugün de uygulanıyor. Anayasa Mahkemesi 5 Mayıs 2026'da, kıdem, ihbar, izin ve asgari geçim indirimi alacakları için açılan belirsiz alacak davasını işçinin bu kalemleri hesaplayabileceği gerekçesiyle süre vermeden reddeden kararı oybirliğiyle ihlal saydı ve yeniden yargılamaya karar verdi (Ali Demir, §§ 9-14). Aynı sonuca varan başka kararlar da var: Zahir Tadik (2024), Halil Dağdelen (2025), Ahmet Aydemir ve Diğerleri ile Selahattin Taz (2026) kararlarında da işçilik alacağı için açılan belirsiz alacak davalarının hukuki yarar yokluğundan reddi mahkemeye erişim hakkının ihlali sayıldı.

Davanız belirsiz alacak davası şartlarını taşımadığı için usulden reddedilip kesinleştiyse kesinleşmeyi öğrendiğiniz tarihten itibaren otuz gün içinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapabilirsiniz. Ret kararından sonra alacak zamanaşımına uğradıysa, düzeltilebilecek bir yanlışlık nedeniyle reddedilen dava için Türk Borçlar Kanunu'nun 158. maddesindeki altmış günlük ek süre de gündeme gelir; Anayasa Mahkemesi bu sürenin bu durumda işletilip işletilmeyeceğinin belirsiz olduğunu da ihlal gerekçesinde saydı (İsmail Avcı, § 73). Başvuru usulü için bireysel başvuru süresi ne zaman başlar? yazısına bakabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Belirsiz alacak davası kaldırıldı mı?

Evet. 12. Yargı Paketi olarak bilinen 7589 sayılı Kanun'un 19. maddesi, belirsiz alacak davasını düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesini yürürlükten kaldırdı. Kanun 31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlandı ve bu hüküm aynı gün yürürlüğe girdi. Bu tarihten sonra açılan davalarda belirsiz alacak davası yoluna başvurulamaz.

Devam eden belirsiz alacak davaları ne olacak?

31 Temmuz 2026'dan önce açılmış belirsiz alacak davalarında HMK m. 107 uygulanmaya devam eder (7589 sayılı Kanun geçici m. 1/10). Davacı, alacağın miktarı tahkikat sonunda belli olunca talebini artırabilir; zamanaşımı alacağın tamamı için dava tarihinde kesilmiş sayılır. Dava açıldığı hâliyle sürer, kısmi davaya dönüştürülmez.

Belirsiz alacak davası yerine ne açılacak?

31 Temmuz 2026'dan sonra alacağın tamamını bilmeyen kişi kısmi dava açar: alacağın bir kısmını ister, kalan kısmı saklı tutar. Talebini aynı davada bir defaya mahsus olarak ve tahkikat sona erene kadar, ıslah yapmadan ve iddianın genişletilmesi yasağına takılmadan artırabilir. Artırılan kısım için zamanaşımı dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır (HMK m. 109/4).

Belirsiz alacak davası neden kaldırıldı?

Kanun teklifinin gerekçesine göre hangi alacaklar için belirsiz alacak davası açılabileceği uygulamada tartışmalıydı ve bu belirsizlik yargılamaları uzatıyordu. Anayasa Mahkemesi de şartları bulunmadığı gerekçesiyle hukuki yarar yokluğundan reddedilen belirsiz alacak davalarında mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar veriyordu. Kanun koyucu, belirsiz alacak davasının sağladığı bir kez artırma ve zamanaşımını dava tarihinde kesme imkânını kısmi davaya taşıyıp 107. maddeyi kaldırdı.

Kısmi dava ile belirsiz alacak davası arasındaki fark ne?

Belirsiz alacak davası ancak alacağın miktarını davacının dava tarihinde belirleyemediği durumlarda açılabiliyordu ve mahkeme bu şartı ayrıca inceliyordu. Kısmi dava ise niteliği itibarıyla bölünebilen her alacak için açılabilir (HMK m. 109/1). 31 Temmuz 2026'dan beri kısmi davada da talep bir kez ve tahkikat sonuna kadar artırılabiliyor ve zamanaşımı artırılan kısım için dava tarihinde kesilmiş sayılıyor; böylece iki dava arasındaki pratik fark büyük ölçüde kapandı.

Belirsiz alacak davam hukuki yarar yokluğundan reddedildi, ne yapabilirim?

Anayasa Mahkemesi, belirsiz alacak davasının şartları olmadığı gerekçesiyle davacıya süre verilmeden usulden reddedilmesini mahkemeye erişim hakkının ihlali sayıyor (İsmail Avcı, B. No: 2019/12190, 22.2.2022; Ali Demir, B. No: 2021/5181, 5.5.2026). Ret kararı kesinleştiyse kesinleşmenin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde bireysel başvuru yapılabilir. İhlal kararı verilirse dosya yeniden yargılama için mahkemesine gönderilir.

Başlıca hukukî kaynaklar

  1. 7589 sayılı Kanun m. 19, 20 ve geçici m. 1/10 (RG 31.7.2026, 33326)
  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 107 (mülga), 109, 115, 119, 176-177; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 158
  3. Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, Esas No: 2/3737, genel gerekçe ve madde gerekçeleri
  4. İsmail Avcı, B. No: 2019/12190, 22.2.2022
  5. Ali Demir, B. No: 2021/5181, 5.5.2026