İş kazası tazminat davalarında zarar çoğu zaman yıllar süren yargılamanın sonunda, maluliyet ve hesap bilirkişisi raporlarıyla ortaya çıkar. Davacı davayı küçük bir tutarla açar, rapordan sonra talebini artırır; davalı da artırılan kısım için zamanaşımı defini ileri sürer. Yargıtay uygulamasında artırılan kısım için zamanaşımı ıslah tarihine kadar işlediğinden, kazanın üzerinden on yıl geçmişse bu kısım reddediliyordu. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu 2023'te bu sonucu mahkemeye erişim hakkının ihlali saydı ve Bölümler aynı gerekçeyle çok sayıda ihlal kararı verdi. 7589 sayılı Kanun ise 31.7.2026'dan itibaren belirsiz alacak davasını kaldırdı ve kısmi davada artırılan kısım için zamanaşımının dava tarihinden kesilmiş sayılacağını öngördü.
Bu yazı zamanaşımı sürelerini, eski uygulamadaki sorunu, Anayasa Mahkemesinin kararlarını ve yeni düzenlemenin derdest davalara etkisini anlatıyor.
Zamanaşımı süresi ve başlangıcı
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik veya ölüm nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarında zamanaşımı süresinin eski Borçlar Kanunu'nun 125. ve Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddeleri uyarınca on yıl olduğunu kabul eder. Daireye göre zamanaşımı failin ve zararın öğrenildiği tarihten başlar; zararın öğrenilmesi, zararın varlığı, niteliği ve esaslı unsurları hakkında dava açmaya elverişli bütün durumların öğrenilmesi demektir (2.6.2015, E.2014/26428, K.2015/12635; aktaran Çetin Akboğa, § 29).
| Talep | Süre | Dayanak |
|---|---|---|
| İşçinin işverene karşı maddi ve manevi tazminat davası (iş kazası, meslek hastalığı) | 10 yıl | TBK m. 146 (eski BK m. 125); Yargıtay 21. HD, 2.6.2015 |
| Üçüncü kişiye karşı haksız fiil tazminatı | Zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenmeden itibaren 2 yıl, her hâlde fiilden itibaren 10 yıl; fiil daha uzun ceza zamanaşımına tabi bir suçsa o süre | TBK m. 72/1 |
| Kasko sigortası tazminatı | 2 yıl | TTK m. 1420 |
| Kısmi davada saklı tutulan kısım (eski uygulama) | Dava açılması saklı tutulan kısım için zamanaşımını kesmez; süre ıslah tarihine kadar işler | Yargıtay 22. HD, 27.2.2017 |
| Kısmi davada artırılan kısım (31.7.2026'dan sonra) | Zamanaşımı artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır | HMK m. 109/4 (7589 sayılı Kanun m. 20) |
Anayasa Mahkemesi bir talebin zamanaşımına uğrayıp uğramadığını kendisi belirlemez; derece mahkemesinin yorumunun sonuç itibarıyla ölçülü olup olmadığını ve başvurucuya aşırı bir külfet yükleyip yüklemediğini denetler (Çetin Akboğa, § 65).
Kısmi dava ve ıslah: sorun neydi?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun benimsediği ilkeye göre kısmi davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması, saklı tutulan kısım için zamanaşımını kesmez; zamanaşımı yalnız dava konusu yapılan miktar için kesilir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 1.10.2011'den sonra davalı, ıslah dilekçesinin tebliğinden itibaren iki hafta içinde ıslaha konu kısım için zamanaşımı definde bulunabilir (Yargıtay 22. HD, 27.2.2017; aktaran Çetin Akboğa, § 30).
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi bu sorunu çözmek için belirsiz alacak davasını getirdi. Bu davada davacı alacağın tam miktarını baştan göstermek zorunda değildi ve yargılamada belirlenen gerçek miktara, iddianın genişletilmesi yasağına takılmadan ve zamanaşımı riskiyle karşılaşmadan ulaşabiliyordu (Çetin Akboğa, § 62). Ancak Hukuk Genel Kurulu, 1086 sayılı eski Kanun döneminde açılmış kısmi davalara belirsiz alacak davası hükümlerinin uygulanamayacağına karar verdi (17.10.2019, E.2017/11-11, K.2019/1071). Mahkemeler ayrıca belirsiz alacak davası olarak açılan bazı davaları, alacağın baştan belirlenebilir olduğu gerekçesiyle kısmi dava saydı. Böylece 2011'den önce açılan davalarda ve kısmi dava sayılan davalarda artırılan kısım zamanaşımı nedeniyle reddedilmeye devam etti.
Anayasa Mahkemesinin kararları
Anayasa Mahkemesi ilk olarak Gülhan Dursun kararında (27.11.2019) ihlal bulmamıştı. Bu karara göre başvurucu, tazminat miktarı tam belirlenemese de ceza yargılamasındaki belgelerden yararlanıp zararını uzman kişilere haricen hesaplatarak süre içinde ıslah edebilirdi. Bölüm, bu yaklaşımın Türk hukukundaki ve uluslararası hukuktaki gelişmeler ışığında gözden geçirilmesi gerektiği düşüncesiyle Çetin Akboğa başvurusunu Genel Kurula sevk etti (Çetin Akboğa, § 59).
Genel Kurul 23.3.2023'te oybirliğiyle verdiği kararda şu tespitleri yaptı:
- Başvurucunun zararını bilirkişi raporu alınmadan bilebilmesi mümkün değildi; zarar teknik değerlendirme ve uzmanlık gerektiriyordu ve rapor ilk davadan yaklaşık dokuz yıl sonra alınabilmişti (§§ 66-68).
- Zamanaşımı süresinin kaza tarihinden başlatılarak uygulanması, başvurucuyu tazminatın tamamını isteme imkânından yoksun bıraktı (§ 67).
- Davacının zamanaşımı dolmadan zararını gerekirse uzman görüşü alarak yaklaşık hesaplayabileceği yorumu, davanın sonunda aleyhe hükmedilebilecek yargılama giderleri karşısında adaletin iyi yönetimiyle ve davaların en az giderle sonuçlandırılmasını öngören Anayasa'nın 141. maddesiyle bağdaşmaz (§ 73).
- AİHM de Yargı/Türkiye kararında (27.4.2021), belirsiz alacak davasından önceki dönemde açılan kısmi davada bilirkişi raporundan sonra artırılan talebin zamanaşımından reddini mahkemeye erişim hakkının ihlali saymıştı (§§ 38, 69).
Sonuçta artırılan talebin zamanaşımı gerekçesiyle reddi, başvurucuya şahsi olarak aşırı ve orantısız bir külfet yükledi; mahkemeye erişim hakkı ihlal edildi (§§ 74-75). Mahkeme yeniden yargılamaya ve makul süre ihlaliyle birlikte 58.000 TL manevi tazminata hükmetti. Sonraki kararlardan bazıları:
| Karar | Tarih | Olay | Sonuç |
|---|---|---|---|
| Çetin Akboğa [GK] | 23.3.2023 | 2005'teki iş kazası için 2007'de 2.000 TL'lik kısmi dava açıldı; zarar 2016'da bilirkişiyle 121.312 TL bulundu, artırılan kısım zamanaşımından reddedildi. | Mahkemeye erişim ve makul süre ihlali; yeniden yargılama, 58.000 TL manevi tazminat (oybirliği) |
| Necmi Bekdur | 11.7.2023 | 2003'teki iş kazası için 2010'da 1.000 TL'lik dava açıldı; 2014'teki ıslah Yargıtay bozmasıyla zamanaşımından reddedildi. | Mahkemeye erişim hakkı ihlali; yeniden yargılama |
| Rüstem Şahin | 29.7.2025 | 2003'teki kazada göz kaybı; maluliyet oranı ayrı tespit davasında 2015'te kesinleşti, ıslahla artırılan maddi talep ve birleşen dava zamanaşımından reddedildi. | Mahkemeye erişim hakkı ihlali |
| Mehmet İhsan Demirsoy | 17.6.2026 | Kasko tazminatı için 1.000 TL'lik dava; mahkemeler davayı kısmi dava sayıp ıslahı iki yıllık süreden reddetti, oysa bilirkişi değeri eksper raporundan farklıydı. | Mahkemeye erişim hakkı ihlali |
Mehmet İhsan Demirsoy kararı ilkenin iş kazasıyla sınırlı olmadığını gösteriyor: davadan önceki eksper raporuyla bilirkişi raporu farklı değerler belirlemişti; Anayasa Mahkemesi bunu zararın davanın başında belirlenebilir olmadığının kanıtı saydı (§ 25). Bu kararlarda giderim kural olarak yeniden yargılamadır; Necmi Bekdur kararında yeniden yargılama yeterli giderim sayılarak tazminat talebi reddedildi (§ 32). Yargılama süresine ilişkin şikâyetlerde ise 9.3.2023 itibarıyla derdest olan davalar için önce Tazminat Komisyonuna başvurulması gerekiyor (Necmi Bekdur, §§ 28-29).
7589 sayılı Kanun'la gelen değişiklik
31.7.2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7589 sayılı Kanun iki değişiklik yaptı:
- Belirsiz alacak davası kaldırıldı: Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi yürürlükten kaldırıldı (m. 19). Geçiş hükmüne göre 107. madde, yürürlükten kaldırılma tarihinden önce açılan davalar bakımından uygulanmaya devam eder (geçici m. 1/10).
- Kısmi davada artırım: 109. maddeye eklenen dördüncü fıkraya göre alacağın yalnız bir kısmının dava edildiği durumlarda talep, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir. Bu durumda zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır (m. 20).
Her iki hüküm yayımı tarihinde yürürlüğe girdi (m. 26/1-c). 109. maddenin yeni fıkrası için ayrı bir geçiş hükmü yok. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 448. maddesine göre usul hükümleri tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanır (Çetin Akboğa, § 27). Bu nedenle 31.7.2026'dan önce açılmış ve henüz artırım yapılmamış kısmi davalarda yeni fıkranın uygulanıp uygulanmayacağı Yargıtay uygulamasıyla netleşecek. Bu dosyalarda Anayasa Mahkemesinin Çetin Akboğa çizgisi ayrıca ileri sürülmelidir.
Aynı Kanun yasal faiz ve manevi tazminatta vekâlet ücreti konularında da değişiklik yaptı; bkz. yasal faiz ve manevi tazminatta karşı vekâlet ücreti yazıları.
Uygulamada dikkat edilecekler
- Süreyi baştan hesaplayın: iş kazasında on yıllık süre, Yargıtay uygulamasında çoğu zaman kaza tarihinden hesaplanır. Maluliyet oranı henüz belirlenmemişse dava yine de süre içinde açılmalı; maluliyetin tespiti için Sosyal Güvenlik Kurumu süreci veya tespit davası ayrıca yürütülmelidir.
- 31.7.2026'dan sonra açılan davalar: dava fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak kısmi dava olarak açılır. Artırım hakkı bir defaya mahsus olduğundan, kesinleşmiş maluliyet oranına dayanan hesap raporundan sonra ve tahkikat bitmeden kullanılmalıdır.
- Eski davalar: belirsiz alacak davası olarak açılmış davalarda 107. madde uygulanmaya devam eder. Kısmi dava olarak açılıp artırılan kısmı zamanaşımından reddedilen davalarda istinaf ve temyiz dilekçelerinde zararın dava tarihinde bilinemediği, raporların tarihleri ve Çetin Akboğa kararı açıkça ileri sürülmelidir.
- Bireysel başvuru: artırılan kısmın zamanaşımından reddi kesinleşirse otuz gün içinde Anayasa Mahkemesine başvurulabilir; şikâyet mahkemeye erişim hakkı yönünden yapılır. Sürenin hesabı için bkz. bireysel başvuru süresi.
- Davalı tarafı için: eski uygulamada zamanaşımı definin ıslah dilekçesinin tebliğinden itibaren iki hafta içinde ileri sürülmesi gerekiyordu. Yeni 109/4 kapsamındaki artırımlarda ise zamanaşımı dava tarihinden kesilmiş sayıldığı için artırılan kısma özgü zamanaşımı savunması büyük ölçüde anlamını yitirir.
İş kazası zamanaşımı ve ıslah hakkında sık sorulan sorular
İş kazasında zamanaşımı kaç yıl?
İşçinin iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle işverene karşı açacağı maddi ve manevi tazminat davalarında Yargıtay, iş sözleşmesine dayanan sorumluluk nedeniyle on yıllık genel zamanaşımı süresini uygular (Türk Borçlar Kanunu m. 146). İşveren dışındaki üçüncü kişilere karşı haksız fiile dayanan taleplerde ise zararı ve sorumluyu öğrenmeden itibaren iki yıl, her hâlde fiilden itibaren on yıl uygulanır; fiil daha uzun ceza zamanaşımı olan bir suçsa o süre geçerlidir.
İş kazası zamanaşımı ne zaman başlar?
Yargıtay'a göre zamanaşımı failin ve zararın öğrenildiği tarihten başlar; zararın öğrenilmesi, zararın varlığı, niteliği ve esaslı unsurları hakkında dava açmaya elverişli bütün durumların öğrenilmesi demektir. Anayasa Mahkemesi de maluliyetin ve zararın dava tarihinde belli olmadığı, ancak yargılamada alınan raporlarla öğrenildiği dosyalarda, süreyi kaza tarihinden başlatıp artırılan talebi reddetmeyi mahkemeye erişim hakkının ihlali saydı.
Islah zamanaşımını keser mi?
Eski uygulamada kısmi davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması, saklı tutulan kısım için zamanaşımını kesmiyordu; ıslahla artırılan kısım için süre ıslah tarihine kadar işliyordu. 7589 sayılı Kanun'la Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 109. maddesine eklenen dördüncü fıkraya göre kısmi davada talep, aynı davada bir defaya mahsus ve tahkikat sonuna kadar artırılabilir ve zamanaşımı artırılan kısım için de dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.
Anayasa Mahkemesi ıslah ve zamanaşımı hakkında ne dedi?
Genel Kurul 23.3.2023 tarihli Çetin Akboğa kararında, zararın ancak bilirkişi raporuyla belirlenebildiği iş kazası davasında, rapordan sonra artırılan talebin zamanaşımı nedeniyle reddedilmesini mahkemeye erişim hakkının ihlali saydı. Davacının zararını dava sırasında yaklaşık olarak hesaplatıp ıslah etmesi gerektiği yorumunu da yargılama giderleri riski nedeniyle kabul etmedi. Bölümler sonraki yıllarda iş kazası, kasko ve benzeri tazminat davalarında aynı gerekçeyle ihlal kararları verdi.
Belirsiz alacak davası kaldırıldı mı?
Evet. 7589 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi yürürlükten kaldırıldı; değişiklik 31.7.2026'da yayımı tarihinde yürürlüğe girdi. Geçiş hükmüne göre 107. madde, bu tarihten önce açılmış davalar bakımından uygulanmaya devam eder. Bu tarihten sonra açılan davalarda talebi sonradan artırma imkânı kısmi davaya ilişkin 109. maddenin yeni dördüncü fıkrasıyla sağlanıyor.
Başlıca hukukî kaynaklar
- Anayasa m. 36 ve 141; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 72 ve 146; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 107 (mülga), 109, 176-177 ve 448; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 1420
- 7589 sayılı Kanun, RG 31.7.2026, sayı 33326, m. 19, 20, 26 ve geçici m. 1/10
- AYM, Çetin Akboğa [GK], B. No: 2019/430, 23.3.2023; Gülhan Dursun, B. No: 2016/9312, 27.11.2019; Necmi Bekdur, B. No: 2019/345, 11.7.2023; Rüstem Şahin, B. No: 2021/41512, 29.7.2025; Mehmet İhsan Demirsoy, B. No: 2022/37058, 17.6.2026
- AİHM, Yargı/Türkiye, no. 22684/10, 27.4.2021
- Yargıtay 21. HD, 2.6.2015, E.2014/26428, K.2015/12635; Yargıtay 22. HD, 27.2.2017, E.2017/5677, K.2017/3827; Yargıtay HGK, 17.10.2019, E.2017/11-11, K.2019/1071

