Şebeke suyunu idarenin rızası olmadan ve tüketimin ölçülmesini engelleyecek şekilde kullanmak, örneğin sayaçtan önce boruya bağlantı yapmak veya sayaca müdahale etmek, karşılıksız yararlanma suçudur ve bir yıldan üç yıla kadar hapis gerektirir (Türk Ceza Kanunu m. 163/3). Su idaresinin vergili ve cezasız gerçek zararı soruşturma tamamlanmadan önce tamamen ödenirse kamu davası açılmaz.

Su idarenin bilmediği ama çalışan bir sayaçtan geçiyor ve tüketim olağansa Yargıtay'a göre suç kastı bulunmayabilir. Bu yazı suçun unsurlarını, Yargıtay'ın kast ve bilirkişi ölçütlerini, zararın ödenmesiyle davanın düşmesini, zincirleme suçu ve belediyenin kaçak su cezasına karşı yargı yolunu anlatır.

Kaçak su ne zaman suçtur

Türk Ceza Kanunu'nun 163/3. maddesi 2012'de 6352 sayılı Kanunla eklendi: abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun veya doğal gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi hâlinde kişi hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Aynı Kanunla elektrik hırsızlığına ilişkin 142/1-f hükmü kaldırıldı; enerji ve su kullanımı tek bir suç tipinde toplandı.

Suçun üç unsuru vardır: abonelik esasına göre sunulan su, idarenin rızasının olmaması ve tüketimin ölçülmesinin engellenmesi. Tipik örnekler şunlardır:

  • Sayaçtan önce şebeke hattına "T" veya ara boru takarak sayaçtan geçmeyen su kullanmak,
  • Sayaca müdahale ederek tüketimi düşük göstermek,
  • İdarenin kestiği veya kesme aparatı taktığı sayacı izinsiz açıp suyu ölçülmeden kullanmak,
  • Abone olmadan şebekeden doğrudan su çekmek.

Yargıtay: sayaç, kast ve bilirkişi

  1. Sayaçtan geçen su. Yargıtay 2. Ceza Dairesine göre kullanılan su sayaçtan geçiyorsa, sayaca müdahale yoksa ve tüketim ihtilafsız dönemlerle ve kurulu güçle uyumluysa karşılıksız yararlanma kastı bulunmadığından beraat kararı verilmelidir (E.2022/5229, K.2024/15625).
  2. Kayıt dışı sayaç. İdareye kayıtlı olmayan sayacın kullanıcı tarafından istendiği zaman değiştirilebileceği dikkate alınarak, kurulu güç tespit edilir, abonesiz dönemde olağan kullanıma göre tüketilebilecek ortalama su miktarı bilirkişiye hesaplatılır ve kayıtsız sayaçtan geçen tüketimle uyumlu olup olmadığı belirlenir; kast bu karşılaştırmaya göre tespit edilir (E.2020/3373, K.2020/13391; E.2022/12429, K.2022/21638).
  3. Sayaç öncesi bağlantı. Bilirkişinin sayaçtan önce, sayaçtan geçmeyen bir boru bağlantısı ve bu bağlantıyla tanker doldurulduğunu tespit ettiği olayda Yargıtay, suyun sayaçtan geçmemesi veya tüketimin işletmenin ihtiyacıyla uyumsuz olması hâlinde kastın varlığının kabul edileceğini belirtti (E.2022/5229, K.2024/15625).
  4. Zincirleme suç. Aynı yerde farklı tarihlerde tutulan tutanaklar için, her iddianameye kadar olan eylemler tek bir zincirleme suç, iddianameden sonraki eylemler ayrı suç sayılır (Türk Ceza Kanunu m. 43; E.2022/12429, K.2022/21638).

Zararı ödemek: dava açılmaması ve indirim

Karşılıksız yararlanma suçunda fail, azmettiren veya yardım eden, pişmanlık göstererek idarenin uğradığı zararı soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin ederse kamu davası açılmaz; zarar hüküm verilinceye kadar tamamen ödenirse ceza üçte birine kadar indirilir. Kişi bu hükümden ikiden fazla yararlanamaz (Türk Ceza Kanunu m. 168/5). Yargıtay bu hükmün uygulanmasına ilişkin şu kuralları koydu:

  • Ödenecek tutar. Savcılık, idarenin vergili ve cezasız gerçek zararını bilirkişiye hesaplatır, tutarı belirterek şüpheliye usulüne uygun süre verir ve bu tutarı soruşturma tamamlanmadan öderse kamu davası açılmayacağını bildirir (2. Ceza Dairesi, E.2022/5229, K.2024/15625).
  • Dava şartı. Bu ödeme bir dava şartıdır. Soruşturmada ihtar yapılmamış olsa bile kovuşturma aşamasında zarar tamamen karşılanırsa, ödeme soruşturmada yapılmış gibi kabul edilerek kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilir (CMK m. 223/8).
  • Vergisiz tutar yetmez. Bir dosyada savcılık bilirkişinin hesapladığı küçük "vergisiz borç" üzerinden ön ödeme önermiş ve ödeme üzerine kovuşturmaya yer olmadığına karar vermişti. Yargıtay, suçun ön ödeme kapsamında olmadığını ve ödenmesi gerekenin vergili ve cezasız gerçek zarar olduğunu belirterek kararı bozdu (E.2022/10963, K.2022/19791).

İhtar usulüne ilişkin bir uyuşmazlıkta bölge adliye mahkemesinin direnmesi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesi bozma kararında ısrar etti ve dosyayı 18 Mayıs 2026'da Ceza Genel Kuruluna gönderdi (E.2025/16468, K.2026/9633).

Belediyenin kaçak su cezası ve yargı yolu

Ceza davasından ayrı olarak su idaresi, kendi tarifeler yönetmeliğine göre kaçak kullanılan su için bedel tahakkuk ettirir; bazı belediyeler encümen kararıyla idari para cezası da verir. Bu iki işlemin yargı yolu farklıdır:

  • Encümenin idari para cezası. Belediye encümeninin kaçak su nedeniyle verdiği idari para cezası, kamu gücü kullanılarak tek taraflı tesis edilen bir idari işlemdir ve abonelik sözleşmesinden doğmaz. Danıştay 8. Dairesi, 351.734,40 TL'lik böyle bir cezaya karşı açılan davayı görev yönünden reddeden kararı bozdu; uyuşmazlık idari yargının görevindedir (E.2021/7070, K.2022/1487). Dava, tebliğden itibaren 60 gün içinde idare mahkemesinde açılır.
  • Sözleşmeye dayalı bedel. Abone ile su idaresi arasındaki sözleşmeye dayanan kaçak su bedeli uyuşmazlıklarında ise adli yargı yolu gündeme gelir. Hangi yolun izleneceği, tahakkukun encümen kararı mı yoksa abonelik ilişkisine dayalı bir fatura mı olduğuna göre belirlenir.

Tutanak ve savunma

Kaçak su tutanağında sayacın yeri ve seri numarası, bağlantının şekli, endeks, tespit tarihi ve kullanılan alan yazılı olmalıdır. Savunmada şu noktalar delilleriyle ileri sürülür ve keşif ile bilirkişi incelemesi istenir:

  • Suyun sayaçtan geçip geçmediği ve sayaca müdahale bulunup bulunmadığı,
  • Abonesiz dönemin süresi ve abonelik başvurusunun ne zaman yapıldığı,
  • Tüketimin ihtilafsız dönemlerle ve işyerinin veya konutun kurulu gücüyle uyumlu olup olmadığı,
  • Kullanımın şüpheliye mi yoksa başka bir kiracı veya malike mi ait olduğu.

Kast tartışmalı olsa bile, vergili ve cezasız gerçek zararın soruşturma tamamlanmadan ödenmesi kamu davası açılmasını önler; Kanun bu imkândan en çok iki kez yararlanılmasına izin verir.

Sık sorulan sorular

Kaçak su kullanmanın cezası nedir?

Abonelik esasına göre yararlanılan suyu, idarenin rızası olmadan ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde kullanan kişiye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir (Türk Ceza Kanunu m. 163/3). Bu suç 2012'de 6352 sayılı Kanunla düzenlendi; aynı hüküm elektrik ve doğalgaz için de geçerlidir. Su idaresi ayrıca kaçak kullanım bedelini tahakkuk ettirir; belediyeler bazı durumlarda encümen kararıyla idari para cezası da verir.

Kaçak su cezası ödenirse dava açılır mı?

Hayır. Karşılıksız yararlanma suçunda fail, idarenin uğradığı zararı soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin ederse kamu davası açılmaz; zarar hüküm verilinceye kadar tamamen ödenirse ceza üçte birine kadar indirilir (Türk Ceza Kanunu m. 168/5). Kişi bu imkândan ikiden fazla yararlanamaz. Yargıtay'a göre ödenmesi gereken tutar, bilirkişiye hesaplatılan vergili ve cezasız gerçek zarardır; savcılık bu tutarı belirterek süre vermelidir (2. Ceza Dairesi, E.2022/5229, K.2024/15625).

Sayaçtan geçen ama abonesiz kullanılan su suç mu?

Her zaman değil. Suçun oluşması için suyun tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde kullanılması gerekir. Yargıtay 2. Ceza Dairesine göre kullanılan su sayaçtan geçiyor, sayaca müdahale yok ve tüketim ihtilafsız dönemlerle ve kurulu güçle uyumluysa karşılıksız yararlanma kastı bulunmadığından beraat kararı verilmelidir (E.2022/5229, K.2024/15625). İdareye kayıtlı olmayan sayaçta ise kurulu güç ve olağan tüketim bilirkişiye hesaplatılıp sayaçtaki tüketimle karşılaştırılır (E.2020/3373, K.2020/13391).

Kaçak su cezasında ön ödeme veya para cezası var mı?

Hayır. Karşılıksız yararlanma suçunun cezası bir yıldan üç yıla kadar hapis olduğundan ön ödeme kapsamında değildir; Yargıtay savcılığın bu suçta ön ödeme önermesini hukuka aykırı buldu (2. Ceza Dairesi, E.2022/10963, K.2022/19791). Ceza davasından kurtulmanın yolu, gerçek zararın soruşturma tamamlanmadan ödenmesidir.

Kaçak su tutanağı birden fazla kez tutulursa ne olur?

Aynı yerde farklı tarihlerde tutulan kaçak su tutanakları zincirleme suç olarak değerlendirilebilir. Yargıtay, her iddianameye kadar olan eylemlerin tek bir zincirleme suç, iddianameden sonraki eylemlerin ayrı suç sayılacağını; dosyaların birleştirilip birleştirilemeyeceğinin incelenmesi gerektiğini belirtti (2. Ceza Dairesi, E.2022/12429, K.2022/21638).

Belediyenin kaçak su cezasına nasıl itiraz edilir?

Belediye encümeninin kaçak su nedeniyle verdiği idari para cezası kararı, kamu gücüyle tek taraflı tesis edilen bir idari işlemdir; buna karşı idare mahkemesinde iptal davası açılır. Danıştay 8. Dairesi, böyle bir davayı abonelik sözleşmesinden doğduğu gerekçesiyle görev yönünden reddeden kararı bozdu (E.2021/7070, K.2022/1487). Abonelik sözleşmesine dayanan bedel uyuşmazlıklarında ise adli yargı yolu gündeme gelir; hangi yolun izleneceği tahakkukun dayanağına göre belirlenir.

Kesilen suyu kendim açarsam suç olur mu?

Borç nedeniyle kesilen veya mühürlenen sayacı izinsiz açıp su kullanmak, tüketim sayaçtan geçmiyorsa veya sayaca müdahale edildiyse karşılıksız yararlanma suçunu oluşturabilir. Yargıtay'ın incelediği bir dosyada idarenin taktığı kesme aparatı koparılarak su kullanılmıştı; Daire, suyun sayaçtan geçip geçmediğine ve tüketimin olağan olup olmadığına göre kastın belirlenmesini ve savcılığın ödeme ihtarı yapmasını istedi (2. Ceza Dairesi, E.2025/16468, K.2026/9633). Mühürlenmiş sayacın mührünü bozmak ayrıca mühür bozma suçunu gündeme getirebilir.

Kaçak su tutanağına karşı ne yapılmalı?

Tutanakta sayacın yeri, bağlantının şekli, endeks ve tarih yazılı olmalıdır. Savunmada suyun sayaçtan geçip geçmediği, sayaca müdahale bulunup bulunmadığı, abonesiz dönemin ne kadar sürdüğü ve tüketimin kurulu güçle uyumu ileri sürülür; keşif ve bilirkişi incelemesi istenir. Suç kastı tartışmalı olsa bile gerçek zararın soruşturma bitmeden ödenmesi kamu davası açılmasını önler.

Başlıca hukukî kaynaklar

  1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 43, 163/3, 168/5; 5271 sayılı CMK m. 223/8
  2. Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E.2022/5229, K.2024/15625, 24.10.2024; E.2025/16468, K.2026/9633, 18.05.2026; E.2022/12429, K.2022/21638, 27.12.2022; E.2022/10963, K.2022/19791, 28.11.2022; E.2020/3373, K.2020/13391, 19.11.2020
  3. Danıştay 8. Daire, E.2021/7070, K.2022/1487, 08.03.2022