Uyarlama yargılaması, hüküm kesinleştikten sonra yürürlüğe giren ve hükümlünün lehine olan bir kanunun o hükme uygulanması için hükmü veren mahkemenin yaptığı ek yargılamadır (TCK m. 7/2; 5275 sayılı Kanun m. 98/1-a). 31 Temmuz 2026'dan beri en sık TCK 158/4 için yapılıyor: dolandırıcılığa katkısı banka, ödeme kuruluşu veya kripto hesabını kullandırmakla sınırlı olan hükümlünün cezası yarı oranında indirilir. Süreci çoğu dosyada infaz savcılığı resen başlattı; hükümlü de süre sınırı olmadan hükmü veren mahkemeye dilekçe verebilir. Mahkeme ek kararla karar verir; karara iki hafta içinde itiraz edilir (m. 101/3). Önceki hükümde etkin pişmanlık indirimi (TCK m. 168) uygulanmamış hükümlüye mahkeme ayrıca altı aylık bir zarar giderme süresi verir; zarar bu sürede tamamen giderilirse ceza bir kez daha, yarısına kadar indirilir (7589 sayılı Kanun geçici m. 1/7).
Aşağıda kanunun ne söylediğini, Yargıtay ve Anayasa Mahkemesinin uyarlamayı nasıl çerçevelediğini ve Ağustos–Ekim 2026'da verilmiş ek kararlarda mahkemelerin fiilen ne yaptığını birlikte anlatıyoruz. Uygulama gözlemleri, kimlik ve dosya bilgileri çıkarılmış ek kararlara dayanır; aynı hükümlüye ait bir dosya grubundan geldikleri için genel uygulamanın oranı olarak okunmamalıdır. Suçun unsurları, “hesap vermekle sınırlı” katkının ne olduğu ve hesabı kimin kullandığının nasıl ispatlanacağı IBAN kiralama cezası yazısında.
7589 sayılı Kanun hangi hükümleri uyarlamaya açtı?
Lehe kanun yalnız devam eden davalara değil, kesinleşmiş ve infaz edilen hükümlere de uygulanır: TCK 7/2'ye göre suç tarihindeki kanun ile sonraki kanunlar farklıysa “failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” Kesinleşmiş hükmün bu kurala göre yeniden ele alınmasını kanun “sonradan yürürlüğe giren kanun hükmünün Türk Ceza Kanununun 7 nci maddesi kapsamında değerlendirilmesi” diye adlandırır ve kararı hükmü veren mahkemeye bırakır (5275 s. K. m. 98/1-a). Yargıtay Ceza Genel Kurulu bu yargılamayı “talî yargılama” olarak tanımlar: mahkeme kesinleşmiş “önceki kararın dışına” çıkamaz, sabit kabul edilen eyleme yeni kanunu bütünüyle uygular ve lehe sonuç doğuyorsa infaz edilebilecek bir hüküm kurar (E. 2013/604, K. 2015/204, 9.6.2015). Anayasa Mahkemesi de uyarlamayı aynı sözlerle, esas olarak infazı ilgilendiren bir yargılama olarak tarif eder (Arslan İlhan, B. No: 2020/1547, 17.7.2024, § 17).
16.7.2026 tarihli 7589 sayılı Kanun (RG 31.7.2026, 33326) baştan sona okunduğunda ceza miktarını değiştiren tek hüküm 13. maddedir. Bu madde TCK 158'e dördüncü fıkrayı ekledi ve yayım günü yürürlüğe girdi (m. 26/1-c):
“Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçlara iştirakin, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla kendisine veya başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilir.” (TCK m. 158/4)
Bu fıkra ve geçiş hükmü kanun teklifinin ilk metninde yoktu; TBMM Adalet Komisyonunda verilen bir önergeyle eklendi. Bu yüzden kanunun gerekçesinde bu hükümler için madde gerekçesi bulunmuyor. Amacı komisyon görüşmesindeki açıklamalar gösteriyor: Adalet Bakanlığı temsilcisi, yardım eden sayılması gereken bir katkının uygulamada asli faillik kabul edilip tam ceza verilmesini ölçülülük ilkesiyle düzeltmek istediklerini, asıl hedefin ise gerçek mağdurların zararının giderilmesi olduğunu söyledi (TBMM Adalet Komisyonu tutanağı, 24.6.2026, s. 82-83).
Aynı Kanun'un geçici 1. maddesi bu indirimin eski dosyalara nasıl uygulanacağını iki fıkrada düzenler. Altıncı fıkra kanun yolundaki dosyaları, yedinci fıkra infaz aşamasındaki hükümlülerin zarar giderme imkânını düzenler. Kanunun diğer ceza muhakemesi değişiklikleri uyarlama doğurmaz, ama uyarlama sırasında karşınıza çıkar: hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin CMK 231'in beşinci ila on dördüncü fıkraları yeniden yazıldı (m. 15) ve kaçak sanık hakkında mahkûmiyet verilmesi, sorgunun daha önce yapılmış olmasına bağlandı (CMK m. 247/3, m. 16 ile değişik).
7589 sayılı Kanun af değildir; mahkûmiyet ve adli sicil kaydı yerinde kalır. İndirimden yararlanmak için her hükmün kendi mahkemesinde uyarlanması gerekir.
Dosyanız hangi aşamada?
Uyarlama yalnız kesinleşmiş hükümler için yapılır. Dosyanın bulunduğu yer, kimin karar vereceğini ve sizin ne yapacağınızı değiştirir. Aşağıdaki tablo her aşamayı ve o aşamada atacağınız adımı gösterir.
| Dosya nerede? | Ne olur, siz ne yaparsınız? |
|---|---|
| Soruşturma veya ilk derece yargılaması sürüyor | Uyarlama yapılmaz; mahkeme TCK 158/4'ü hükümde uygular (TCK m. 7/2). Görülen dosyalarda mahkemeler sanıklara “158/4, 43/1 ve 168/2'nin uygulanması ihtimaline binaen” ek savunma hakkı verdi (CMK m. 226). Zarar hükümden önce giderilirse etkin pişmanlık normal yoldan uygulanır (TCK m. 168/2). |
| Hüküm 31.7.2026'dan önce verildi, kanun yoluna gidilmedi | Hüküm kesinleşince uyarlama yapılır; altı aylık zarar giderme imkânı bu hükümlere de uygulanır (geçici m. 1/7, son cümle). |
| Bölge adliye mahkemesinde | Daire, 158/4'ün uygulanabileceği sanıklar hakkında hükmü bozar ve dosyayı ilk derece mahkemesine gönderir (geçici m. 1/6). Ekim 2026'da bir bölge adliye mahkemesi ceza dairesi bu yolla, eylemin “vermek fiiliyle sınırlı olup olmadığının” karar yerinde tartışılması gerektiğini söyleyerek hükmü bozdu; aleyhe istinaf olmadığından önceki cezanın aşılamayacağını da belirtti (CMK m. 283). |
| Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında | Dosya “gelişlerindeki usule uygun olarak” ilk derece mahkemesine gönderilir (geçici m. 1/6). |
| Yargıtay dairesinde | Geçiş hükmü bu hâli ayrıca düzenlemiyor; Daire lehe kanunu gözetir (TCK m. 7/2). Talebinizi ek dilekçeyle bildirin. |
| Kesinleşti; infaz ediliyor, infaza hiç başlanmadı ya da hükümlü yakalanamadı | Hükmü veren mahkemeden uyarlama istenir (5275 s. K. m. 98/1-a). Hükümde 168 uygulanmamışsa altı aylık zarar giderme süresi de işler (geçici m. 1/7). |
| Koşullu salıverildi veya denetimli serbestlikte | Ceza henüz tamamen infaz edilmemiştir; uyarlama istenir ve kalan süre yeni cezaya göre yeniden hesaplanır (Şare 2023, s. 48). |
| Ceza tamamen infaz edildi | Altı aylık zarar giderme imkânı yalnız infaz aşamasındaki dosyalar için. İnfazı tamamlanmış kesin hükümlerde lehe kanunun etkisi öğretide tartışmalıdır (Şare 2023, s. 48). |
Kesinleşmiş bir hükümde yeni kanundan yararlanmanın yolu kanun yararına bozma değil uyarlamadır. Kanun yararına bozma, hüküm verildiği tarihteki kanuna göre yapılmış hukuka aykırılıkları giderir; sonradan çıkan lehe kanun için mahkemeden her zaman karar istenebilir (Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2023/5213, K. 2025/5674, 9.7.2025).
Kim başlatır, dilekçe nereye verilir?
Mahkeme. Uyarlamaya hükmü veren ilk derece mahkemesi karar verir (5275 s. K. m. 98/1-a). Hüküm istinaf veya temyizden geçmiş olsa da karar yine ilk derece mahkemesinindir. Nitelikli dolandırıcılık davaları 25.12.2025'ten beri asliye ceza mahkemelerinde açılıyor (5235 s. K. m. 12, 7571 s. K. ile değişik); hükmünüzü ağır ceza mahkemesi verdiyse uyarlamayı da o mahkeme yapar. İnfaz hâkimliği uyarlama yapmaz; cezaların toplanmasına ve çektirilecek cezanın hesabındaki duraksamalara bakar (m. 98/1-b, 99, 101/2).
Kim başlatır. Kanun hükümlünün başvurusunu şart koşmuyor. 7589 sayılı Kanun'dan sonra görülen dosyaların hepsinde süreci infaz savcılığının (ilamat masası veya ilamat ve infaz bürosu) mahkemeye yazdığı “uyarlama talepli” yazı başlattı. Tarihi görülen yazılar kanunun yayım günü ile 12 Ağustos 2026 arasında gönderildi; biri yayım gününün kendisinde. Bir savcılık yazısı mahkemeden açıkça “dosya üzerinden” ve “168 uygulanmamışsa infazı durdurulmaksızın” karar istedi. Bu yüzden savcılığın yazısını beklemek yetmez: savcılık yazısı sizin delillerinizi, duruşma ve infazın durdurulması taleplerinizi içermez. Hükümlü ya da müdafi aynı mahkemeye ayrıca dilekçe verir. Aynı hükümde birden çok hükümlü varsa her birinin infaz savcılığı ayrı yazı gönderebilir; mahkeme bunları tek ek kararda birleştirebilir.
Süre. Uyarlama istemek için kanunda süre yok; cezanın infazı sürdükçe istenebilir. Mahkemenin karar vermesi için de süre yok. Görülen dosyalarda savcılık yazısından ilk ek karara kadar birkaç gün ile dört hafta arasında bir süre geçti.
Birden çok dosya. Her mahkûmiyet ayrı bir hükümdür ve kendi mahkemesinde uyarlanır (m. 99/1); sonraki bir davaya bakan mahkeme önceki hükme müdahale edemez (Yerdelen ve Boz 2023, s. 171). Komisyon görüşmesinde Bakanlık temsilcisi de suçun mağdur sayısınca oluşmaya devam edeceğini, indirimin “her bir kurulan hüküm bakımından” uygulanacağını söyledi (tutanak s. 83). On dosyası olan hükümlü on ayrı mahkemeye dilekçe verir; bir mahkemenin kabul kararı diğerini bağlamaz. Kesinleşmiş bir hükmün uyarlaması, derdest başka bir davayla birleştirilemez (Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2026/3721, K. 2026/5489, 2.6.2026).
Dilekçeye şunları yazın:
- Mahkûmiyet hükmünün mahkemesi, esas ve karar numarası, kesinleşme tarihi; infazın hangi aşamada olduğu.
- Gerekçeli kararda size yüklenen eylem, ilgili paragraf gösterilerek; bu eylemin hesap, kart veya şifre vermekten ibaret olduğu.
- Dosyadaki kayıtların bu tespiti nasıl desteklediği: parayı kimin çektiği, hesaba hangi cihaz ve bağlantıyla girildiği, mağdurla kimin konuştuğu (ayrıntı: IBAN kiralama cezası).
- Duruşma açılması, TCK 158/4'ün açıkça tartışılması ve sonuç cezanın önceki hükümdeki oranlarla yeniden belirlenmesi.
- Hükümde 168 uygulanmadıysa altı aylık ihtarın 158/4 kararıyla birlikte yapılması, zarar tutarının ve ödeme yerinin gösterilmesi; zarar ödendiyse dekont ve mümkünse mağdurun beyanı.
- Gerekiyorsa infazın durdurulması (m. 98/2) ve bunun gerekçesi.
Duruşma, savunma ve müdafi
Kanun, infaz sırasında mahkemeden alınacak kararların “duruşma yapılmaksızın” verileceğini, karar verilmeden önce Cumhuriyet savcısının ve hükümlünün yazılı görüşünün istenebileceğini söyler (5275 s. K. m. 101/1). Yargıtay Ceza Genel Kurulu ise uyarlamada takdir gerektiren durumlarda duruşma açılmasını zorunlu sayar: sonraki kanunla “suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmiş olması”, cezanın TCK 61'e göre yeniden takdiri, artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, seçenek yaptırımların ya da “cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerin değerlendirilmesi” durumlarında uyarlama duruşma açılarak yapılır (E. 2009/2-24, K. 2009/91, 7.4.2009). Kurul, sonraki kanunla cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanma olanağı doğmuşsa duruşmanın zorunlu olduğunu tekrarladı (E. 2005/11-136, K. 2006/3, 24.1.2006; E. 2017/940, K. 2021/472, 14.10.2021; E. 2022/240, K. 2024/194, 12.6.2024).
Bu Genel Kurul kararlarının çoğu, 1.6.2005'ten önce kesinleşmiş hükümlerin 5237 sayılı TCK'ya uyarlanmasına ilişkindir. 5275 sayılı Kanun'un 98. maddesine göre yapılan uyarlamalarda Yargıtay daireleri bölünmüş durumda. 7. Ceza Dairesi bireyselleştirme için duruşma açılmasını zorunlu saydı, ama hükümlünün sorgusu yapılmadan karar verilebileceğini belirtti (E. 2025/4118, K. 2026/4940, 22.4.2026). 3. Ceza Dairesi, cezada takdiri indirim getiren bir kanun değişikliğine dayanan uyarlama talebinin duruşmasız reddini hukuka aykırı bulmadı (E. 2023/6470, K. 2023/4124, 25.5.2023).
TCK 158/4'teki indirim oranı sabittir: yarı. Yine de duruşma istemek için iki somut gerekçe var. Birincisi, indirimin şartı olgusaldır: katkınızın “vermek fiiliyle sınırlı” olup olmadığını mahkeme dosyadaki kayıtlara bakarak belirler. İkincisi, indirimden sonra ceza iki yılın, hatta bir yılın altına inebilir; bu durumda erteleme, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve seçenek yaptırımlar tartışılır ki Genel Kurulun sözünü ettiği kişiselleştirme tam olarak budur. Dilekçenizde bu iki gerekçeyle duruşma açılmasını isteyin.
Uygulamada. Ağustos–Ekim 2026'da görülen on bir ilk derece ek kararının ve dört itiraz merci kararının hepsi dosya üzerinden verildi. Duruşma isteyen iki dilekçeden biri “kısmen kabul” ile duruşmasız sonuçlandı, diğerinde mahkeme duruşmasız ara karar verdi. Yalnız bir ağır ceza mahkemesi, önceki hükümde etkin pişmanlık uygulanmış bir dosyada, uyarlamanın bundan sonra duruşmalı yapılmasına karar verdi; dosyayı yeni esasa kaydetti, hükümlünün başka şehirden SEGBİS ile dinlenmesi için talimat yazdı ve hükümlü ile müdafiye “duruşmaya katılmadığınız takdirde yokluğunuzda davaya devam olunarak karar verileceği” ihtarlı davetiye çıkardı.
Müdafi. Yargıtay 2. Ceza Dairesi uyarlamada zorunlu müdafi meselesini CMK 150/2-3 ölçütüyle değerlendirdi; aynı kararda uyarlama giderlerinin, yargılamaya sebep olmayan hükümlüye yükletilemeyeceğini belirtti (E. 2024/12378, K. 2025/7830, 30.4.2025). Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlarda müdafi istem aranmadan görevlendirilir (CMK m. 150/3). Üç veya daha fazla kişiyle birlikte işlenen bilişim veya banka yoluyla dolandırıcılıkta alt sınır altı yıldır (TCK m. 158/1-f, 158/3). Bu hükümlerde uyarlama için de müdafi isteyin; 158/4 indiriminin bu hesapta dikkate alınıp alınmayacağına dair karar yok.
Mahkeme neye bakar, neden reddeder?
Uyarlama, önceki kararda sabit kabul edilen eylemle bağlı kalınarak yapılır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu bunu “önceki karar dışına çıkılmayarak” diye ifade eder; uyarlama kararı infaza ilişkin bir karardır (E. 2010/11-1, K. 2010/72, 6.4.2010). Genel Kurul, uyarlamada yargılamanın yenilenmesine konu olabilecek biçimde yeni delil ileri sürülüp toplanmasının mümkün olmadığını, olay yargılamasını zorunlu kılan durumlar dışında sübutun tartışılamayacağını da söyler (E. 2013/604, K. 2015/204). Bu kural 158/4 dosyalarında belirleyicidir: gerekçeli kararda size hangi eylem yüklendiyse mahkeme 158/4'ü o eyleme uygular.
Kanun “vermek fiiliyle sınırlı” ifadesini tanımlamıyor. Komisyon Başkanı düzenlemenin sınırını şöyle anlattı: “Suçun planlanmasında, yönetilmesinde, mağdurların aldatılmasında veya suç gelirlerinin paylaşılmasında rol alan kişiler bakımından ise mevcut hükümler aynen uygulanmaya devam edecektir.” (tutanak s. 83). Mahkemeler bu sınırı kesinleşmiş gerekçeye bakarak çiziyor.
“Uyarlama yargılaması yapılmasına yer olmadığına” ya da “infazın aynen devamına” kararı, mahkemenin yeni kanunun size uygulanma şartlarını bulmadığını gösterir. Görülen ret kararlarının üç gerekçesi vardı:
- Kesinleşmiş gerekçe. Bir ağır ceza mahkemesi, kesinleşmiş gerekçede hükümlünün “atılı suça ilişkin icra hareketlerini bizzat gerçekleştirdiğinin” kabul edildiğini, uyarlamada “ilam ve gerekçede değişiklik yapılabilmesine hukuken olanak bulunmadığını” yazarak infazın aynen devamına karar verdi.
- Hükümlünün yargılamadaki inkârı. Başka bir mahkeme, hükümlünün o dosyada “hesaplarımı kullanmadım, kimseye kart ve şifre vermedim” diye savunma yaptığını, hesaplarını başkasına kullandırdığına dair “mevcut dosya kapsamında” delil bulunmadığını belirterek, hükümlünün “fiil üzerinde doğrudan hâkimiyet kurarak fiili işlediği” sonucuna vardı. İtirazda sunulan yeni belgeler sonucu değiştirmedi.
- İkinci halka hesap. Paranın aktarıldığı ödeme kuruluşu hesabının sahibi için mahkeme, onu “müşterek fail” saydı ve başka bir dosyadaki iletişim kaydı (HTS) analiz raporuna dayandı.
Bir mahkemenin kabul ek kararları, bir bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin kararından aktarılan uzun bir ölçüt listesine dayandı. Bu listeye göre hesap sahibi 158/4'ten şu hâllerde yararlanamaz: kamera görüntüsüne, imza incelemesine, QR koduna, yüz veya parmak izi doğrulamasına göre parayı kendisi çektiyse; para onun bizzat açıp kullandığı başka hesaplara aktarıldıysa; hesaba gelen parayla kendi faturası, vergisi gibi ödemeler yapıldıysa; suçta kullanılan telefon hattı ya da işlemlerin IP ve port kaydı onun adınaysa; suçu işleyenlerle iletişimi iletişim kayıtlarıyla (HTS) belirlendiyse; mağdur onu teşhis ettiyse; asıl faillerle aralarında suçun birlikte işlendiğini gösteren para transferleri varsa. Liste, 158/4'ün failin “eylemi gerçekleştiren kişi olmadan ve eylemin sonuçlarından yararlanmadan salt hesabını veya kartını başkasına kullandırması halinde” uygulanacağı cümlesiyle kapanıyor.
Pratik sonuç şudur: uyarlamada belirleyici olan dosyada zaten bulunan kayıtlardır. Dilekçenizi bu listedeki her maddenin sizin dosyanızda bulunmadığını gösterecek biçimde kurun; gerekçeli kararın hangi cümlesinin size bizzat kullanım yüklemediğini ve kayıtların neyi göstermediğini tek tek yazın. Gerekçede size “parayı çekip teslim etmek” ya da “mağdurla konuşmak” yüklendiyse bunu uyarlamada çürütemezsiniz; yeni delille bu tespiti değiştirmenin yolu yargılamanın yenilenmesidir (aşağıda).
Yeni ceza nasıl hesaplanır?
Lehe kanunu bulmak için mahkeme sabit kabul edilen eyleme eski kanunun ve yeni kanunun “ilgili tüm hükümlerini birbirine karıştırılmaksızın” ayrı ayrı uygular, iki sonucu karşılaştırır (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2009/2-24, K. 2009/91; E. 2017/940, K. 2021/472). İki kanunun yalnız lehe bölümlerini alıp karma uygulama yapmak yasaktır (Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2025/445, K. 2026/2536, 3.4.2026). Yeni kanunun bütün lehe hükümleri birlikte uygulanır; 12. Ceza Dairesi, yalnız ödemeye bakıp zincirleme suç hükmünü uygulamadan “yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına” karar veren mahkemenin kararını bozdu (E. 2025/4473, K. 2026/5505, 2.6.2026).
Ceza, TCK 61'deki sırayla yeniden kurulur: temel ceza, nitelikli hâllere göre önce artırma sonra indirme, ardından iştirak, zincirleme suç, kişisel indirim nedenleri ve en son takdiri indirim (TCK m. 61/4-5). Kanun “verilecek ceza” dediği için 158/4 indirimi adli para cezasına da uygulanır; adli para cezasında artırım ve indirimler gün üzerinden yapılır (m. 61/8). Aşağıdaki örnekler cezanın alt sınırdan belirlendiği, takdiri indirimin altıda bir, etkin pişmanlık indiriminin en yüksek oran olan yarı olarak uygulandığı varsayımıyla kurulmuştur. Kendi hükmünüzdeki temel ceza ve oranlarla aynı sırayı izleyin.
| Kesinleşmiş hüküm | Uyarlamada yeni hesap |
|---|---|
| TCK 158/1-f: 4 yıl, takdiri indirimle 3 yıl 4 ay | 4 yıl → 158/4 ile 2 yıl → takdiri indirimle 1 yıl 8 ay |
| Aynı hüküm, altı ay içinde zarar tamamen giderildi | 4 yıl → 2 yıl → 168/2 ile 1 yıl → takdiri indirimle 10 ay |
| TCK 158/1-f ve 158/3: 6 yıl, takdiri indirimle 5 yıl | 6 yıl → 158/4 ile 3 yıl → takdiri indirimle 2 yıl 6 ay |
| Aynı hüküm, zarar giderildi | 6 yıl → 3 yıl → 168/2 ile 1 yıl 6 ay → takdiri indirimle 1 yıl 3 ay |
İndirim, infazda kalan süreye değil hükümdeki cezaya uygulanır; cezasının büyük kısmını çekmiş hükümlünün kalan cezası yeni hesapla tamamen ortadan kalkabilir (benzer bir geçiş hükmü için Ömercioğlu 2024, s. 78).
Eşikler. Ceza iki yıl veya daha aza inerse erteleme (TCK m. 51) ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması (CMK m. 231/5), bir yıl veya daha aza inerse adli para cezasına ya da başka bir seçenek yaptırıma çevirme (TCK m. 50) gündeme gelir. Komisyon görüşmesinde Bakanlık temsilcisi bu sonucu açıkça öngördü: şartlar gerçekleşirse ceza “HAGB sınırına gidecek, diğer şartları varsa HAGB ya da erteleme olabilecek” (tutanak s. 83). Uyarlama sonucunda bu yolların açılabileceğini Yargıtay'a gelen dosyalar gösteriyor: Ceza Genel Kurulu, kesinleşmiş erteli bir hükümde kanun değişikliğinden sonra mahkemenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdiği bir uyarlama dosyasında bu kararlara karşı yolun itiraz olduğunu belirledi (E. 2019/320, K. 2022/389, 26.5.2022). Bu yolların sicile bağlı şartları vardır: erteleme için kişinin daha önce kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapse mahkûm edilmemiş olması (TCK m. 51/1-a), hükmün açıklanmasının geri bırakılması için daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması ve zararın giderilmesi gerekir (CMK m. 231/6). Birden çok IBAN dosyası olan hükümlüde diğer kesinleşmiş mahkûmiyetler bu şartları engelleyebilir; mahkemeden şartların hangi kayıtlara göre değerlendirildiğini gerekçede göstermesini isteyin.
Ceza artabilir mi? Uyarlamada aleyhe değiştirme yasağı uygulanmaz ve önceki uyarlama kararları kazanılmış hak doğurmaz (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2010/11-1, K. 2010/72; 6. Ceza Dairesi, E. 2021/23311, K. 2022/8627, 7.6.2022). Sınır, ilk kesinleşmiş hükümdeki ceza miktarıdır; yeni ceza bunu aşamaz (Ceza Genel Kurulu, E. 2017/940, K. 2021/472; 2. Ceza Dairesi, E. 2025/4016, K. 2025/7638, 29.4.2025). Yeni kanun lehe değilse mahkeme “aynen infaz” kararı verir. Dilekçenizde önceki hükümdeki temel cezanın ve takdiri indirimin korunmasını açıkça isteyin.
Birden çok hüküm. Birden çok kesinleşmiş hapis cezasında infaz hâkimliği koşullu salıverilme hesabı için bir toplama kararı verir (5275 s. K. m. 99, 101/2). Uyarlama bu kararı etkiler: görülen bir dosyada infaz hâkimliği, iki ilamdan birinin infazı uyarlama nedeniyle durdurulunca toplama kararını çözdü. Yargıtay 1. Ceza Dairesi de uyarlamadan sonra toplama kararının çözülüp yeniden kurulduğu bir dosyada hükmü onadı (E. 2022/10991, K. 2024/154, 10.1.2024). Her uyarlama sonuçlandığında yeni toplama kararını ve müddetnameyi kontrol edin; toplama kararına karşı da iki hafta içinde itiraz edilir (m. 101/3). Müddetnamedeki tarihler için müddetnameye itiraz ve infaz hesaplama yazılarına bakın.
Altı ay içinde zararı gidermek
Etkin pişmanlık indirimi normalde ancak hüküm verilinceye kadar uygulanır; hükümden sonra yapılan ödeme indirim sağlamaz (TCK m. 168/2; Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2026/384, K. 2026/1084, 2.2.2026). 7589 sayılı Kanun bu kapıyı 158/4 kapsamındaki hükümlüler için bir kez yeniden açtı (geçici m. 1/7). Şartlar şunlardır: hakkınızda 31.7.2026'dan önce TCK 157 veya 158'den hüküm verilmiş ve dosya infaz aşamasında olmalı; hükümde TCK 168 uygulanmamış olmalı; size 158/4 uygulanacak olmalı; mağdurun zararı, mahkemenin ihtarından itibaren altı ay içinde aynen geri verilerek veya tazmin edilerek tamamen giderilmeli. Şartlar gerçekleşirse mahkeme 168/2'yi uygular ve cezayı yarısına kadar indirir; oranı hâkim belirler. Uyarlama sırasında zararı gideren hükümlüye etkin pişmanlık uygulanması Yargıtay Ceza Genel Kurulunun daha önce de kabul ettiği bir çözümdür (E. 2022/240, K. 2024/194, 12.6.2024, oyçokluğu).
İhtar nasıl yazılıyor? Görülen iki mahkemenin kabul kararlarında aynı kalıp kullanıldı: hükümlüye mağdurun zararı olan tutarı “işbu ihtarın tebliğinden itibaren 6 aylık kesin süre” içinde mahkemeler veznesinin hesabına, açıklamaya mahkeme ve dosya numarası yazılarak yatırması; makbuzu dosyaya sunması; “başkaca bir süre verilmeyeceği”, makbuz sunulmazsa zararın giderilmediği kabul edilerek karar verileceği ihtar edildi ve ek kararın tebliğinin “ihtar yerine geçmesine” karar verildi. Aynı kalıbın birçok yerel mahkemenin ek kararında görüldüğü öğretide de aktarılıyor (Genç 2026a). Bir mahkeme ise “iddianamede belirtilen zararı” tebliğden itibaren altı ay içinde mahkeme hesabına yatırmasını istedi.
Süre ne zaman başlar? Kanun süreyi “mahkemece yapılacak ihtardan itibaren” başlatır. Bu, kanunun yürürlüğünden işleyen sürelerden farklıdır: 5607 sayılı Kanun'a eklenen benzer bir geçiş hükmünde süre kanunun yürürlüğünden başladığı için Yargıtay ek kararın tebliğini “ihbari” saymıştı (7. Ceza Dairesi, E. 2025/6517, K. 2026/7271, 18.6.2026). 7589 sayılı Kanun'da ihtar yapılmadan altı ay işlemez. Çek Kanunu'ndaki benzer bir geçiş hükmünde de Yargıtay, ödeme ihtarı içeren ek karar sanığa tebliğ edilmedikçe sürenin başlamayacağını ve infazın devamına karar verilemeyeceğini belirtti (7. Ceza Dairesi, E. 2022/3570, K. 2022/16595, 21.11.2022). Ek karar hükümlüye ve varsa müdafisine tebliğ edilir; avukatla takip edilen işlerde tebligat avukata yapılır, elektronik tebligat belgenin elektronik adrese ulaştığı günü izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır (7201 sayılı Kanun m. 7/a, 11). Görülen bir dosyada ek karar yalnız hükümlünün adresine gönderildi ve tebliğ edilemedi; müdafinin vekâleti ek karardan sonra sunulduğu için ona ayrıca tebliğ yapıldığına dair kayıt yoktu. Böyle bir belirsizlikte ödemeyi en erken ihtimale göre altı ay dolmadan yapın.
Kime, ne kadar? Giderilecek tutar mağdurun uğradığı zararın tamamıdır; size verilen pay ya da hesabınızda kalan kısım değil. Mahkemeler tutarı hükümdeki veya iddianamedeki zarar olarak gösterdi. Vezneye yatırılan para, mahkemenin reddiyat talimatıyla mağdurun hesabına ödendi; bir dosyada aynı gün, birinde iki hafta içinde. Bir tahsilat makbuzunda paranın türü “gider avansı” diye yazıldı; reddiyat fişi parayı yine mağdura yönlendirdi. Yatırırken açıklamaya dosya numarasını, mağdurun adını ve “zarar giderimi” ibaresini yazın; makbuzu “beyan” dilekçesiyle hemen sunun. Mağdura ulaşamıyorsanız mahkemeden ödeme yerini belirlemesini isteyin; Yargıtay, zararı gidermeyi kabul eden sanığa süre verilmesini ve gerektiğinde ödeme yerinin mahkemece belirlenmesini şart sayıyor (11. Ceza Dairesi, E. 2021/33288, K. 2026/3105, 24.3.2026).
Ödemeyi aileniz yapabilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, cezaevinde bulunduğu için ödeyemeyen sanık adına babasının yaptığı ödemede, sanık ödemeye karşı çıkmadığı ve pişmanlığını gösterdiği için etkin pişmanlığın uygulanması gerektiğine karar verdi (E. 2017/120, K. 2019/135, 26.2.2019, oyçokluğu). Kurul, zararın failin rızası dışında veya ondan habersiz üçüncü kişilerce giderilmesini yeterli saymıyor; ödemeyen kişinin en azından pişmanlığını ya da iade ve tazmine rızasını gösteren bir söz veya davranışı bulunmalı (E. 2017/654, K. 2017/333, 13.6.2017). 11. Ceza Dairesi diğer sanığın ödemesine karşı çıkmayan sanığa da etkin pişmanlık uygulanması gerektiğini söyledi (E. 2025/791, K. 2025/11400, 15.9.2025). Kanun da zararı hükümlünün “gidermesi”nden söz ediyor. Aileniz ödediğinde, ödemenin sizin adınıza ve bilginizle yapıldığını, pişman olduğunuzu ve ödemeye rıza gösterdiğinizi bildiren imzalı bir dilekçe verin. Ödemeyi müdafiniz de yapabilir; Çek Kanunu'ndaki benzer geçiş hükmünde Yargıtay müdafinin alacaklı hesabına yaptığı ödemeyi yeterli saydı (7. Ceza Dairesi, E. 2023/15682, K. 2025/5272, 14.4.2025).
Daha önce ödenmişse. Hükümden sonra ama kanundan önce mağdura doğrudan yapılmış ödemeleri bildirin. Görülen bir dosyada mahkeme, istinaf sırasında ve sonrasında hükümlü adına mağdura yapılan havaleleri yeterli saydı, itirazı mercie göndermeden dosyayı kendisi ele aldı ve infazı durdurdu. Başka bir dosyada benzer bir ödemenin belgesi, dosya o sırada bölge adliye mahkemesinde olduğu için ilk derece mahkemesinin önünde değildi; mahkeme “zarar giderilmedi” kabul etti ve zarar vezneye ikinci kez yatırıldı. Eski ödemeyi bildirirken dekontu, ödemenin hangi dosya için yapıldığını ve mümkünse mağdurun tahsil beyanını birlikte sunun; aynı zararı iki kez ödemeden önce ilk havalenin mağdura ulaşıp ulaşmadığını kontrol edin.
Kısmi ödeme ve birden çok mağdur. Geçiş hükmü zararın “tamamen” giderilmesini istiyor. Kısmi iadede mağdurun rızasıyla indirime izin veren TCK 168/4'ün bu fıkraya uygulanıp uygulanmayacağına dair karar yok; kısmi ödeme yapmak zorundaysanız mağdurun indirime rızasını yazılı olarak alın, ama zararın tamamını süre dolmadan ödemeyi esas alın. Kanunda taksit imkânı yok; komisyon görüşmesinde taksit sorulduğunda Bakanlık temsilcisi altı ay içinde “168'in uygulamasında ne ise o” kuralın geçerli olacağını söyledi (tutanak s. 83). Kanun “mağdurun uğradığı zarar” dediği ve her mağdura karşı işlenen dolandırıcılık ayrı bir suç olduğu için birden çok mağdurlu hükümde her mağdurun zararı ayrı ayrı ödenir. Ayrıntılı etkin pişmanlık kuralları için hırsızlık ve dolandırıcılıkta etkin pişmanlık yazısına bakın.
Önce 158/4 kararı. Görülen kabul kararlarının çoğu iki aşamalı kuruldu: mahkeme önce “uyarlama yargılaması yapılmasına” ve altı aylık ihtara karar verdi, 158/4'ün hükümlüye gerçekten uygulanıp uygulanmayacağını sonraya bıraktı; bir mahkeme bunu süre dolunca ya da ödeme bildirilince yeni esasa kayıtla ele alacağını yazdı. Bu modelde ödeme yapan hükümlü, 158/4 sonradan reddedilirse 168/2'den de yararlanamaz, çünkü geçici 1/7'nin şartı 158/4'ün uygulanacak olmasıdır; öğretide bu ödemenin hukuki dayanağının ayrı bir hukuk davası konusu olabileceği belirtiliyor (Genç 2026a). Mahkemeden 158/4'ün size uygulanacağını ihtar kararında açıkça belirtmesini isteyin; ek karar bu konuyu açık bırakıyorsa itirazınızda bunu ileri sürün.
İnfaz ne zaman durur, tahliye ne zaman?
Uyarlama başvurusu cezanın infazını ertelemez; mahkeme olayın özelliğine göre infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verebilir (5275 s. K. m. 98/2). Geçiş hükmü bunun üstüne bir yasak koyar: altı aylık süre içinde zarar tamamen giderilinceye kadar “bu fıkra uyarınca” infaz ertelenemez veya durdurulamaz (geçici m. 1/7). Öğretide bu yasağın yalnız geçici 1/7'ye dayanan durdurmayı engellediği, 158/4'ün kendisine ve 98/2'ye dayanan durdurmanın açık olduğu savunuluyor (Genç 2026b).
Görülen ek kararlarda dört ayrı çizgi ortaya çıktı. Aşağıdaki tablo hangi durumda ne kararı verildiğini gösteriyor; kendi dosyanızda hangi satıra girdiğinize göre talebinizi kurun.
| Durum | Görülen karar |
|---|---|
| Önceki hükümde 168 uygulanmıştı | Geçici 1/7 dışında kaldığı için hapis ve adli para cezasının infazı uyarlama kararıyla birlikte “derhal, ayrı ayrı” durduruldu. |
| 168 uygulanmamış, zarar ödenmemiş | İki mahkeme “bu aşamada aynen devam” dedi; zarar ödenince infazı derhal durdurdu ve infaz evrakını geri istedi. |
| Aynı durumda farklı çizgi | Bir mahkeme zarar ödenmemişken infazı “geçici madde yönünden değil TCK 158/4 maddesi yönünden” durdurdu; gerekçesi, 158/4 uygulanırsa infazın devamının telafisi imkânsız zarar doğurabilmesiydi. |
| Uyarlama reddedildi | İnfaz aynen devam etti. Bir mahkeme inceleme süresince infaz evrakını “işlemsiz” geri istemiş, ret kararıyla infaz kaldığı yerden sürmüştü. |
Durdurma kararından sonra infaz savcılığı ilgili ilamın infaz evrakını mahkemeye “bila infaz” iade eder; görülen dosyalarda bu bir iki gün içinde oldu. Tahliye için bu yetmeyebilir: durdurma yalnız o ilam için geçerlidir, başka dosyalardaki cezalar ve yakalama emirleri sürer. Yeni ceza belli olunca Cumhuriyet başsavcılığı müddetnameyi yeniden düzenler; tahliye tarihini bu müddetname gösterir.
İnfazın durdurulmasını dilekçede ayrı bir başlıkla, gerekçesini göstererek isteyin: uyarlanacak ceza bugüne kadar infaz ettiğiniz süreye yaklaşıyor ya da yeni hesapta koşullu salıverilme tarihiniz geçiyorsa bunu rakamla yazın; zarar ödendiyse makbuzu ekleyin.
Karara itiraz ve sonrası
Uyarlama kararına karşı yol temyiz veya istinaf değil itirazdır (5275 s. K. m. 101/3; Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2011/3-66, K. 2011/96, 17.5.2011; E. 2019/320, K. 2022/389). Duruşma açılarak verilen uyarlama hükmünde de yol değişmez; 12. Ceza Dairesi kanunun “hiçbir istisnaya yer vermeksizin” itirazı öngördüğünü belirtti (E. 2026/3721, K. 2026/5489). Yanlışlıkla temyiz dilekçesi verilmesi hak kaybettirmez; Yargıtay dilekçeyi itiraz merciine gönderir (CMK m. 264; 11. Ceza Dairesi, E. 2026/3089, K. 2026/7352, 1.7.2026).
- Süre ve yer: Kararı öğrendiğiniz günden itibaren iki hafta içinde, kararı veren mahkemeye dilekçe vererek ya da zabıt kâtibine beyanda bulunarak (CMK m. 268/1). Cezaevindeki hükümlü dilekçeyi kurum müdürlüğüne verebilir.
- Önce mahkeme: Mahkeme itirazı yerinde görürse kararını kendisi düzeltir; görmezse en çok üç gün içinde mercie gönderir (m. 268/2). Görülen bir dosyada mahkeme, zararın daha önce ödendiğini gösteren itirazı yerinde buldu ve infazı kendisi durdurdu.
- Merci: Asliye ceza mahkemesinin kararını yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesi, ağır ceza mahkemesinin kararını numara olarak izleyen ağır ceza mahkemesi, tek daire olan yerde en yakın ağır ceza mahkemesi inceler (m. 268/3-c).
- İnceleme: Merci kural olarak duruşmasız karar verir; gerekli görürse savcıyı ve müdafiyi dinler (m. 271/1). İtirazı yerinde bulursa uyarlama hakkında kendisi karar verir (m. 271/2). Kararı kesindir (m. 271/4).
Uygulamada. Görülen itirazların hiçbiri mercide kabul görmedi. Merciler dosya üzerinden, savcının yazılı görüşünü alarak ve “kesin” olarak karar verdi; dinleme ve kayıt getirtme taleplerini karşılamadı. Bir merci, yeni delillerle verilen ikinci itiraz dilekçesini yargılamanın yenilenmesi nedenlerini içermediği gerekçesiyle reddetti. Bu yüzden itirazınızı ilk dilekçede eksiksiz verin: ek kararın hangi cümlesinin dosyayla çeliştiğini, 158/4 ölçütlerinin dosyanızda neden bulunmadığını ve merciin hangi kaydı neden getirtmesi gerektiğini aynı dilekçede yazın.
İtiraz merciinden sonra. İki yol kalır. Kesinleşmiş hükümde size yüklenen eylemi yeni bir delille, örneğin hesabı kullanan kişinin başka bir dosyada eylemi üstlenmesiyle çürütebiliyorsanız yargılamanın yenilenmesini isteyin (CMK m. 311/1-e). Yargıtay 11. Ceza Dairesi, kartı kullanan kişinin başka dosyada eylemi üstlenmesini yeni delil saydı ve yenileme talebinin reddini kanun yararına bozdu (E. 2024/2293, K. 2024/5628, 29.4.2024). Usul ve yasaya aykırılık iddiası için Adalet Bakanlığından kanun yararına bozma istenebilir (CMK m. 309). Ayrıntı: yargılamanın yenilenmesi.
Anayasa Mahkemesine başvuru
Anayasa Mahkemesi lehe kanunun ceza yargılamasında uygulanmasını suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin bir gereği sayar; bir norm denetimi kararında bunu “anayasal bir zorunluluk” olarak nitelemiş ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin, kesin hüküm verilmeden önce kabul edilen lehe ceza kuralının uygulanması gerektiğine ilişkin içtihadını aktarmıştır (E. 2019/9, K. 2019/27, 11.4.2019, §§ 20-21). Mahkeme aynı ilkeye dayanarak, yargılama sırasında lehe düzenleme gözetilmeden verilen bir kararda ihlal bulmuştur (Onmed Tıbbi Ürünler, B. No: 2016/8342, 17.6.2020).
Kesinleşmiş hükmün uyarlanmasına ilişkin adil yargılanma şikâyetlerini ise Mahkeme incelemeye almıyor. Arslan İlhan kararında uyarlama talebinin reddine karşı yapılan başvuruyu, uyarlamanın suç isnadı altında olunan bir aşamaya ilişkin olmadığı, bu nedenle adil yargılanma hakkının kapsamına girmediği gerekçesiyle konu bakımından yetkisizlikle kabul edilemez buldu (B. No: 2020/1547, 17.7.2024, §§ 17-21). Aynı sonuca daha önce de varmıştı (Mesut Temizkan, B. No: 2017/4764, 15.1.2020). Bireysel başvuru süresi, itiraz merciinin kesin kararının öğrenildiği günden itibaren otuz gündür (6216 sayılı Kanun m. 47/5). Uyarlama reddine karşı başvuru yapmadan önce bu içtihadı hesaba katın: yalnız “uyarlama yanlış yapıldı” şikâyeti bu içtihat karşısında incelemeye alınmıyor.
Yakalanmamış veya firari hükümlü
Kanun uyarlamayı hükümlünün ceza infaz kurumunda olmasına bağlamaz; karar dosya üzerinden verilebilir ve hükümlünün yazılı görüşü istenebilir (5275 s. K. m. 101/1). Yargıtay Ceza Genel Kurulu, uyarlamada sanığın sorguya çekilmesi ve “gelmeyen sanık hakkında duruşmaya devam olunamaması” gibi kuralların hükümlüler hakkında uygulanmayabileceğini söyler (E. 2013/604, K. 2015/204). 7. Ceza Dairesi, yurt dışında bulunan bir hükümlünün yakalanmasını bekleyen itiraz merciinin kararını kanun yararına bozdu: bireyselleştirme için duruşma gerekse de hükümlünün sorgusu yapılmadan karar verilebilir (E. 2025/4118, K. 2026/4940).
Kesinleşmiş ve derdest dosya farkı. Hükümlünün yakalanmamış olması kesinleşmiş dosyada uyarlamayı ve infazın durdurulmasını engellemez. Ek karar hükümlünün adresine tebliğ edilemezse altı aylık sürenin başlangıcı belirsizleşir; ek kararın müdafiye de tebliğini isteyin. Derdest dosyada durum farklıdır: 7589 sayılı Kanun'la değişen CMK 247/3'e göre kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabilir, ama daha önce sorgusu yapılmamışsa mahkûmiyet ve ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez.
Hükümlünün durumunu etkileyen başka hükümler de var. Ceza infaz kurumundan kaçmak ayrı bir suçtur (TCK m. 292); kaçtıktan sonra kendiliğinden teslim olan hükümlünün bu suçtan cezası, kaçtığı günden teslim olduğu güne kadar geçen süreye göre indirilir, kaçma süresi altı ayı geçmişse indirim yapılmaz (m. 293). Açık kurumdan firar eden hükümlü kapalı kuruma gönderilir ve bir daha özel izin alamaz (5275 s. K. m. 14/5-a, 97/3). Uyarlama durdurulan ilam dışındaki cezaları ve yakalama emirlerini etkilemez.
Ek kararlarda görülenler ve sık hatalar
Ağustos–Ekim 2026'da verilmiş ek kararlar, aynı kanunun mahkemelerce farklı uygulandığını gösteriyor. Benzer olgulu dosyalarda uyarlama kapısı kimi mahkemede açıldı, kimisinde açılmadı; belirleyici olan her dosyanın kendi gerekçeli kararı ve hükümlünün o dosyadaki savunmasıydı. Aşağıdaki tablo görülen durumları ve her birinde okurun atacağı adımı bir arada gösteriyor.
| Görülen durum | Yapılacak |
|---|---|
| Ek karar “uyarlama yargılaması yapılmasına” diyor ama 158/4'ü tartışmıyor | Ödemeden önce 158/4'ün size uygulanacağının açıkça belirtilmesini isteyin; gerekirse iki hafta içinde itiraz edin. |
| Ödeme bildirimi UYAP'a “itiraz” türüyle girildi | Bir dosyada mahkeme bildirimi itiraz sayıp mercie gönderdi, merci “itirazın reddine” karar verdi; lehe ek karar dursa da süreç bir ay uzadı. Ödemeyi “beyan” veya “talep” türüyle bildirin. |
| Daha önce yapılmış ödeme görülmedi | Dekontu, ödemenin hangi dosya için yapıldığını ve mağdurun tahsil beyanını yeniden sunun; ikinci ödemeden önce ilk havalenin akıbetini kontrol edin. |
| Ek karar müdafiye tebliğ edilmedi | Tebliğ tarihini UYAP'tan kontrol edin; belirsizse altı ayı en erken tarihe göre hesaplayın. |
| Kanun yolu ek kararda istinaf maddesiyle (CMK 273) gösterildi | Süre yine iki haftadır ve yol itirazdır; dilekçeyi itiraz olarak verin. |
| Merci yeni delilleri incelemeden reddetti | Yeni delille yargılamanın yenilenmesini isteyin (CMK m. 311/1-e). |
| İnfaz durduruldu, toplama kararı çözüldü | Uyarlama sonuçlanınca yeni toplama kararını ve müddetnameyi kontrol edin; itiraz süresi iki hafta. |
Uyarlama dosyalarının en sık kaybedildiği yer gerekçeli karardır: yargılama sırasında “hesabı kimseye vermedim” diye inkâr eden ya da hesabın başkasınca kullanıldığını gösteren kayıtları dosyaya koydurmayan hükümlü, uyarlamada bu boşlukla karşılaşıyor. Davası henüz sürenlerin, hesabı kimin kullandığını gösteren kayıtları hüküm verilmeden dosyaya getirtmesi bu yüzden önemlidir.
Uyarlama yargılaması hakkında sık sorulan sorular
Uyarlama yargılaması nedir?
Uyarlama yargılaması, hüküm kesinleştikten sonra yürürlüğe giren ve hükümlünün lehine olan bir kanunun o hükme uygulanması için hükmü veren mahkemenin yaptığı ek yargılamadır (TCK m. 7/2; 5275 sayılı Kanun m. 98/1-a). Mahkeme olayı yeniden yargılamaz; kesinleşmiş hükümde sabit kabul edilen eyleme eski ve yeni kanunu ayrı ayrı uygular, sonuçları karşılaştırır ve yeni kanun lehe ise cezayı yeniden belirler (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2013/604, K. 2015/204, 9.6.2015). 2026'da en çok 7589 sayılı Kanun'la gelen TCK 158/4 için yapılıyor: hesabını dolandırıcılara kullandırmakla sınırlı katkısı olan hükümlünün cezası yarı oranında indirilir.
Uyarlama dilekçesi nereye verilir?
Uyarlama dilekçesi, mahkûmiyet hükmünü veren ilk derece mahkemesine verilir (5275 sayılı Kanun m. 98/1-a); infaz hâkimliğine veya Cumhuriyet başsavcılığına değil. Birden çok mahkûmiyet varsa her dosyanın mahkemesine ayrı dilekçe verilir. Dilekçe UYAP üzerinden, mahkemenin kalemine ya da cezaevindeki hükümlü için kurum müdürlüğüne verilebilir. 7589 sayılı Kanun'dan sonra infaz savcılıkları TCK 158/4 kapsamına girebilecek dosyaları çoğunlukla kendiliğinden mahkemeye gönderdi; dilekçe yine de verilmeli, çünkü savcılık yazısı hükümlünün delillerini ve duruşma talebini içermez.
Uyarlama yargılaması ne kadar sürer?
Kanun uyarlama talebi için de mahkemenin karar vermesi için de süre koymaz (5275 sayılı Kanun m. 98, 101). Ağustos–Ekim 2026'da görülen TCK 158/4 ek kararlarında savcılık yazısından ilk ek karara kadar birkaç gün ile dört hafta arasında bir süre geçti. Ancak birçok mahkeme ilk ek kararda yalnız altı aylık zarar giderme süresi verdi ve 158/4'ün uygulanıp uygulanmayacağını bu süre dolduktan ya da ödeme bildirildikten sonra yeni esasa kayıtla ele alacağını yazdı. Bu durumda asıl uyarlama hükmü aylar sonra çıkabilir; hükümlü ödeme yaptığında bunu hemen mahkemeye bildirerek süreci öne çekebilir.
Uyarlama yargılaması yapılmasına yer olmadığına ne demek?
Bu ifade, mahkemenin yeni kanunun hükümlüye uygulanma şartlarının bulunmadığına karar verdiği ve cezanın aynen infaz edileceği anlamına gelir. TCK 158/4 dosyalarında görülen ret kararları, kesinleşmiş gerekçede hükümlünün suçun icra hareketlerini bizzat yaptığının kabul edildiği ya da hesabı başkasına verdiğine dair dosyada delil bulunmadığı durumlarda verildi. Karara karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde itiraz edilir (5275 sayılı Kanun m. 101/3; CMK m. 268). İtiraz merciinin kararı kesindir (CMK m. 271/4); sonrasında yeni delil varsa yargılamanın yenilenmesi istenebilir (CMK m. 311/1-e).
Uyarlama talebinin reddine itiraz süresi kaç gün?
Uyarlama kararına karşı yol itirazdır ve süresi kararı öğrenme (tebliğ) gününden itibaren iki haftadır (5275 sayılı Kanun m. 101/3; CMK m. 268/1; Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2011/3-66, K. 2011/96, 17.5.2011). İtiraz dilekçesi kararı veren mahkemeye verilir; mahkeme itirazı yerinde bulursa kararını kendisi düzeltir, bulmazsa dosyayı itiraz merciine gönderir (CMK m. 268/2-3). Yanlışlıkla temyiz veya istinaf dilekçesi vermek hak kaybettirmez; dilekçe itiraz sayılır (CMK m. 264; Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2026/3089, K. 2026/7352, 1.7.2026).
IBAN mağdurları ne zaman tahliye olacak?
7589 sayılı Kanun af getirmedi ve kendiliğinden tahliye öngörmedi. Hükümlünün cezası, hükmü veren mahkeme TCK 158/4'ü uygulayıp cezayı yarı oranında indirdikten sonra yeniden hesaplanır; tahliye tarihini Cumhuriyet başsavcılığının düzenleyeceği yeni müddetname gösterir (5275 sayılı Kanun m. 98, 99). Mahkeme uyarlama sürerken infazı durdurabilir (m. 98/2). TCK 168 uygulanmamış hükümlüde zarar tamamen giderilinceye kadar 7589 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin yedinci fıkrasına dayanılarak infaz durdurulmaz. Başka dosyalardan mahkûmiyeti olan hükümlü, o cezalar sürdükçe tahliye edilmez.
Altı aylık zarar giderme süresi ne zaman başlar?
Süre, mahkemenin ihtarından itibaren başlar (7589 sayılı Kanun geçici m. 1/7). Uygulamada mahkemeler ek kararın tebliğinin ihtar yerine geçeceğini yazdı; bu yüzden süre ek kararın hükümlüye ya da müdafisine tebliğiyle işler. Elektronik tebligatta tebliğ, belgenin elektronik adrese ulaştığı günü izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır (7201 sayılı Kanun m. 7/a). Avukatla takip edilen dosyada tebligat avukata yapılır (m. 11). Tebliğ tarihini UYAP'tan kontrol edin; tarih belirsizse ödemeyi en erken tarihe göre altı ay dolmadan yapın.
Uyarlama başvurusu infazı durdurur mu?
Başvuru infazı durdurmaz; mahkeme olayın özelliğine göre infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verebilir (5275 sayılı Kanun m. 98/2). TCK 168 uygulanmamış hükümlüde altı aylık süre içinde zarar tamamen giderilinceye kadar geçici 1/7'ye dayanılarak infaz durdurulmaz. Ağustos–Ekim 2026 ek kararlarında mahkemeler önceki hükümde 168 uygulanmışsa ya da zarar ödenmişse infazı hemen durdurdu; bir mahkeme zarar ödenmemişken de infazı TCK 158/4'e ve 98/2'ye dayanarak durdurdu. Dilekçede infazın durdurulmasını gerekçesiyle ayrıca isteyin.
Başlıca hukukî kaynaklar
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 7, 50, 51, 61, 62, 158, 168, 292, 293
- 7589 sayılı Kanun (RG 31.7.2026, 33326) m. 13, 15, 16, 26 ve geçici m. 1/6-7
- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun m. 14, 97, 98, 99, 101
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 150, 226, 231, 247, 264, 268, 271, 283, 309, 311
- 7201 sayılı Tebligat Kanunu m. 7/a, 11; 6216 sayılı Kanun m. 47/5; 5235 sayılı Kanun m. 12 (7571 sayılı Kanun ile değişik)
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu: E. 2005/11-136, K. 2006/3, 24.1.2006; E. 2009/2-24, K. 2009/91, 7.4.2009; E. 2010/11-1, K. 2010/72, 6.4.2010; E. 2011/3-66, K. 2011/96, 17.5.2011; E. 2013/604, K. 2015/204, 9.6.2015; E. 2017/654, K. 2017/333, 13.6.2017; E. 2017/120, K. 2019/135, 26.2.2019; E. 2017/940, K. 2021/472, 14.10.2021; E. 2019/320, K. 2022/389, 26.5.2022; E. 2022/240, K. 2024/194, 12.6.2024
- Yargıtay daireleri: 1. CD E. 2022/10991, K. 2024/154; E. 2023/5213, K. 2025/5674; E. 2025/445, K. 2026/2536 · 2. CD E. 2024/12378, K. 2025/7830; E. 2025/4016, K. 2025/7638 · 3. CD E. 2023/6470, K. 2023/4124 · 6. CD E. 2021/23311, K. 2022/8627 · 7. CD E. 2025/4118, K. 2026/4940; E. 2025/6517, K. 2026/7271; E. 2022/3570, K. 2022/16595; E. 2023/15682, K. 2025/5272 · 11. CD E. 2024/2293, K. 2024/5628; E. 2025/791, K. 2025/11400; E. 2026/384, K. 2026/1084; E. 2021/33288, K. 2026/3105; E. 2026/3089, K. 2026/7352 · 12. CD E. 2025/4473, K. 2026/5505; E. 2026/3721, K. 2026/5489
- Anayasa Mahkemesi: E. 2019/9, K. 2019/27, 11.4.2019 (RG 17.5.2019, 30777); Arslan İlhan, B. No: 2020/1547, 17.7.2024; Mesut Temizkan, B. No: 2017/4764, 15.1.2020; Onmed Tıbbi Ürünler, B. No: 2016/8342, 17.6.2020
- TBMM Adalet Komisyonu, 2/3737 esas numaralı kanun teklifi görüşmesi tutanağı, 24.6.2026, s. 79-83; Adalet Komisyonu raporu, Sıra Sayısı 280, 29.6.2026
- Ersin Şare, “Anayasa Mahkemesinin İptal Kararlarının ‘Ceza Kanunlarının Zaman Bakımından Uygulanması’na Etkisi”, Yasama Dergisi, S. 47, 2023, s. 39-73 (Şare 2023)
- Abdullah Ömercioğlu, “Vergi Kaçakçılığı Suçlarında Etkin Pişmanlık, Uyarlama Yargılamaları ve Yapılandırma Kanunlarının Bu Yargılamalar Üzerindeki Etkileri”, Adalet Dergisi, S. 73, 2024, s. 63-83 (Ömercioğlu 2024)
- Erdal Yerdelen ve Burak Boz, “Suçların İçtimaında Tamamlama Muhakemesi”, Türkiye Adalet Akademisi Dergisi, S. 56, 2023, s. 155-176 (Yerdelen ve Boz 2023)
- Coşkun Genç, “Uyarlama Yargılamalarında Etkin Pişmanlık Sorunu: Zarar Giderildikten Sonra TCK m. 158/4'ün Şartlarının Oluşmadığının Tespiti”, Hukuki Haber, 11.8.2026 (Genç 2026a); “7589 sayılı Kanun'un Geçici 7. Maddesi ve İnfazın Durdurulması: Zarar Giderimi Şart Mı?”, Hukuki Haber, 6.8.2026 (Genç 2026b)

