AİHM, başvurucu önemli bir zarara uğramamışsa ve Sözleşmede tanımlanan insan haklarına saygı başvurunun esastan incelenmesini gerektirmiyorsa başvuruyu kabul edilemez bulur (AİHS m. 35/3-b). Şartın iki unsuru vardır: önemli zarar yokluğu ve bunu aşan bir güvence olarak insan haklarına saygı (Kabul Edilebilirlik Rehberi § 410).
Türkiye hakkındaki kararlarda bu şart en çok ceza infaz kurumu uygulamalarında gündeme geliyor. Bir aylık etkinlik veya iletişim yasakları gibi kısa ve sınırlı kısıtlamalar önemli zarar sayılmadı; aile, avukat ve yazışma gibi korunan alanlara uzun süre dokunan kısıtlamalarda ise Hükümetin itirazı reddedildi.
Zarar, başvurucunun algısı ve nesnel olarak tehlikede olanla birlikte ölçülür
Önemli zarar ölçütü, hukukî açıdan gerçek de olsa bir ihlalin uluslararası bir mahkemece incelenmeyi hak etmesi için asgari bir ağırlığa ulaşması gerektiği düşüncesine dayanır. Bu ağırlık göreceli ve olayın bütün koşullarına bağlıdır; başvurucunun öznel algısı ile dosyada nesnel olarak neyin tehlikede olduğu birlikte değerlendirilir. Öznel algı tek başına yetmez, nesnel gerekçelerle desteklenmelidir (Rehber §§ 416–417).
15 No.lu Protokol 1 Ağustos 2021'de yürürlüğe girdi ve şikâyetin bir iç mahkemece gereği gibi incelenmiş olması güvencesini maddeden çıkardı (Rehber § 409). Mahkeme bu nedenle artık yalnız iki soruya bakar: Başvurucu önemli bir zarara uğradı mı ve insan haklarına saygı esastan incelemeyi gerektiriyor mu? Mahkeme şartı Hükümet ileri sürmese de kendiliğinden uygulayabilir.
Kısa ve sınırlı infaz kurumu kısıtlamaları önemli zarar sayılmadı
Aşağıdaki kararlarda Komite, başvurucunun önemli bir zarara uğramadığına ve insan haklarına saygının esastan incelemeyi gerektirmediğine karar verdi.
| Karar | Tarih | Şikâyet |
|---|---|---|
| Koşum/Türkiye (k.k.) | 28.2.2023 | Yargıtaya yazdığı dilekçedeki ifadeler nedeniyle bir ay süreyle bazı etkinliklere katılma yasağı (§§ 10–12) |
| Tekmenüray ve İncedere/Türkiye (k.k.) | 28.2.2023 | Slogan atma nedeniyle bir ay süreyle mektup, faks ve telefon yasağı (§§ 9–13) |
| Özen/Türkiye (k.k.) | 14.3.2023 | Yasaklanmış kitaplardan alıntılar içeren belgeye el konulması (§§ 12–16) |
| Korkmaz ve Demirci/Türkiye (k.k.) | 6.6.2023 | Telefon görüşmesinde izin verilen kişiler dışındakilerle konuşma nedeniyle disiplin cezası (§§ 10–12) |
| Sel ve diğerleri/Türkiye (k.k.) | 17.6.2025 | İnfaz hâkimliği ve ağır ceza mahkemesi önünde savcılık görüşünün bildirilmemesi (§§ 16–18) |
Koşum/Türkiye kararında Komite, yasağın cezaevindeki bütün etkinlikleri kapsamadığını, başvurucunun diğer sosyal ve kültürel etkinliklere katılmayı ve diğer hükümlülerle iletişimi sürdürdüğünü, yasağın geçici olup bir ay sürdüğünü belirtti (§ 10). İkinci aşamada ise benzer şikâyetleri daha önce Mehmet Çiftçi ve Suat İncedere kararında incelediğini, esastan incelemenin içtihada yeni bir unsur getirmeyeceğini belirterek insan haklarına saygının incelemeyi gerektirmediği sonucuna vardı (§ 11).
Aile, avukat ve yazışmaya uzun süre dokunan kısıtlamalarda itiraz reddedildi
Aşağıdaki kararlarda Hükümet önemli zarar bulunmadığını ileri sürdü, ancak Mahkeme itirazı reddederek şikâyeti esastan inceledi.
| Karar | Tarih | Şikâyet |
|---|---|---|
| Subaşı ve diğerleri/Türkiye | 6.12.2022 | Okul çağındaki çocuklarla hafta sonu görüşlerinin uzun süre yapılamaması (§ 63) |
| Canavcı ve diğerleri/Türkiye | 14.11.2023 | Avukatla görüşmelerin gizliliğine getirilen kısıtlama (§ 79) |
| Halit Kara/Türkiye | 12.12.2023 | Başvurucunun mektubunun gönderilmemesi (§ 31) |
| Korkut/Türkiye | 24.9.2024 | Cenazede slogana katılma nedeniyle verilen ve hükmün açıklanması geri bırakılan ceza (§ 12) |
| Baysal/Türkiye | 12.11.2024 | Belirli bir kitabın hükümlüye verilmemesi (§ 26) |
Subaşı ve diğerleri/Türkiye kararında Mahkeme, başvurucuların okul çağındaki çocuklarını iç hukukun öngördüğü şekilde haftalık olarak görememelerinin uzun süren dönemlerini önemsiz bir zarar saymadı (§ 63). Canavcı ve diğerleri/Türkiye kararında avukat ile müvekkil arasındaki gizliliğin ancak istisnai durumlarda sınırlanabilecek temel bir kural olduğunu vurguladı (§ 79). Korkut/Türkiye kararında ise şikâyetin genel önem taşıyan bir ilke sorusu ortaya koyduğunu belirtti: Hükmün açıklanması geri bırakılsa da, bir cenazede slogana katılan kişiye ceza verilmesinin Sözleşmenin ruhuyla bağdaşıp bağdaşmadığı (§ 12). AİHM'in diğer kabul edilemezlik nedenleri AİHM tek hâkim kararı yazısında anlatılıyor.
Önemli zarar şartı hakkında sık sorulan sorular
Önemli zarar şartını Hükümet ileri sürmezse Mahkeme kendiliğinden uygular mı?
Evet. Mahkeme, başvurunun m. 35/3-b uyarınca kabul edilemez olup olmadığını kendiliğinden inceleyebilir; Özen ve Tekmenüray ve İncedere kararlarında bunu açıkça belirtti (Özen, § 12; Tekmenüray ve İncedere, § 9).
Para tutarı küçükse başvuru mutlaka reddedilir mi?
Hayır. Zararın ağırlığı, başvurucunun öznel algısı ve dosyada nesnel olarak neyin tehlikede olduğu birlikte değerlendirilir. Bir ilke sorunu, maddi değeri düşük olsa da önemli zarar sayılabilir; Mahkemenin Kabul Edilebilirlik Rehberi, 350 €'luk çalıntı eşyanın geri alınmasına ilişkin bir davada bile önemli zarar bulunduğu örneğini verir (§ 417).
Anayasa Mahkemesinde de benzer bir şart var mı?
Var. Anayasa Mahkemesi, Anayasanın uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların kapsamı ve sınırları açısından önem taşımayan ve başvurucunun önemli bir zarara uğramadığı başvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir (6216 sayılı Kanun m. 48/2). Bu şart kabul edilebilirlik şartları yazısında anlatılıyor.
İç mahkemenin şikâyeti incelemiş olması hâlâ aranıyor mu?
Hayır. 1 Ağustos 2021'de yürürlüğe giren 15 No.lu Protokol, şikâyetin bir iç mahkemece gereği gibi incelenmiş olması şartını m. 35/3-b'den çıkardı. Değişiklik, yürürlük tarihinde kabul edilebilirlik kararı bekleyen başvurulara da uygulanır (Kabul Edilebilirlik Rehberi § 409).
Başvurucu bu şart karşısında ne yapabilir?
Şikâyetin kendisi için doğurduğu somut sonucu ve sorunun ilke niteliğini belgeleriyle anlatır. Mahkemenin itirazı reddettiği kararlarda belirleyici olan, kısıtlamanın süresi, aile ve avukatla iletişim gibi korunan alanlara dokunması ve şikâyetin genel önem taşıyan bir soruyu gündeme getirmesiydi.
Başlıca hukukî kaynaklar
- Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, m. 35/3-b
- AİHM, Practical Guide on Admissibility Criteria (28.2.2026), §§ 409–417
- AİHM, Koşum/Türkiye (k.k.), 28.2.2023
- AİHM, Tekmenüray ve İncedere/Türkiye (k.k.), 28.2.2023
- AİHM, Özen/Türkiye (k.k.), 14.3.2023
- AİHM, Korkmaz ve Demirci/Türkiye (k.k.), 6.6.2023
- AİHM, Sel ve diğerleri/Türkiye (k.k.), 17.6.2025
- AİHM, Subaşı ve diğerleri/Türkiye, 6.12.2022
- AİHM, Canavcı ve diğerleri/Türkiye, 14.11.2023
- AİHM, Halit Kara/Türkiye, 12.12.2023
- AİHM, Korkut/Türkiye, 24.9.2024
- AİHM, Baysal/Türkiye, 12.11.2024

