AİHM'den gelen tek hâkim kararı, başvurunun esası incelenmeden kabul edilemez bulunduğunu ya da kayıttan düşürüldüğünü bildirir ve kesindir (AİHS m. 27). Tek hâkim, başvurucunun sunduğu belgeler bu sonucu tek başına gösteriyorsa ek inceleme yapmadan karar verir; kararı kısa bir gerekçeyle başvurucuya bildirir (İçtüzük Kural 49 § 1, 52A § 1).

Türkiye hakkındaki başvuruların çoğu bu yolla sonuçlanıyor. Mahkemenin Türkiye profiline göre 2025'te karara bağlanan 9.865 başvurunun 6.123'ü, yani yaklaşık üçte ikisi, tek hâkim tarafından kabul edilemez bulundu veya kayıttan düşürüldü.

Tek hâkim, Türkiye adına seçilmiş hâkim olamaz

Tek hâkim, adına seçildiği devlet aleyhindeki başvuruları inceleyemez (AİHS m. 26/3); İçtüzük, hâkimin vatandaşı olduğu devlet hakkındaki başvuruları da bu yasağa ekler (Kural 27A § 3). Tek hâkime, Yazı İşleri Müdürlüğü mensubu raportörler yardım eder (AİHS m. 24/2). Başvurucunun sunduğu belgeler başvurunun kabul edilemez olduğunu tek başına gösteriyorsa, özel bir neden yoksa başvuru tek hâkime verilir (Kural 49 § 1).

Tek hâkim kabul edilemezlik veya düşme kararı vermezse başvuruyu ek inceleme için bir Komiteye ya da Daireye gönderir (AİHS m. 27/3; Kural 52A § 2). Tek hâkimin verdiği karar kesindir, kısa bir gerekçe içerir ve başvurucuya bildirilir (Kural 52A § 1). Kararın kesin olması, ona karşı Mahkeme içinde başvurulacak bir yol bulunmadığı anlamına gelir; inceleme aşamalarının genel düzeni AİHM başvurusu rehberinde anlatılıyor.

Türkiye başvurularının yaklaşık üçte ikisi tek hâkimle sonuçlanıyor

Aşağıdaki tablo, Mahkemenin Ağustos 2026'da güncellenen Türkiye profilinden alınan sayıları gösteriyor. Komite ve Daire sütunu, bu iki heyetin kabul edilemezlik ve düşme kararlarının toplamıdır.

YılKarara bağlanan başvuruTek hâkimle kabul edilemez veya düşmeKomite ve Daire ile kabul edilemez veya düşmeEsas hakkında kararla
20246.1903.9411662.083
20259.8656.1231793.563
2026 (Ocak–Temmuz)3.1531.933871.133

Aynı profile göre 1 Temmuz 2026'da Türkiye hakkında bir yargısal heyet önünde 22.566 başvuru bekliyordu; bunların 565'i tek hâkim, 20.446'sı Komite, 1.553'ü Daire ve 2'si Büyük Daire önündeydi.

Ret nedenleri AİHS m. 35'teki şartlardan gelir

Tek hâkim de Komite ve Daire de aynı kabul edilebilirlik şartlarını uygular: iç hukuk yollarının tüketilmesi, dört aylık süre, şikâyetin açıkça dayanaktan yoksun olmaması, başvuru hakkının kötüye kullanılmaması ve önemli bir zararın bulunması (AİHS m. 35). Bu şartların ayrıntısı Mahkemenin Kabul Edilebilirlik Kriterleri Pratik Rehberinde (Türkçe çevirisi 31.8.2023 sürümüdür; bu yazıdaki paragraf numaraları 28.2.2026 tarihli İngilizce sürüme aittir) ve kabul edilebilirlik şartları yazısında anlatılıyor.

Aşağıdaki tablo, Türkiye hakkında gerekçesi HUDOC'ta yayımlanan altı Komite ve Daire kararını gösteriyor. Ret nedenleri, tek hâkim kararlarında kısaca belirtilen nedenlerle aynı şartlara dayanır. Tek hâkim kararları ve Bölüm Başkanının tek hâkim sıfatıyla verdiği kararlar ise HUDOC'ta yayımlanmaz; Mahkeme bunlar hakkında dönemsel olarak yalnız genel bilgi açıklar (Kural 104A).

KararRet nedeniBelirleyici olgu
Aydın/Türkiye
B. No: 8512/20, 21.1.2025
İç hukuk yollarının tüketilmemesiTutukluluğun süresine ilişkin şikâyet Anayasa Mahkemesine tahliyeden itibaren 30 gün içinde değil, iki yıl sonra getirilmişti (§§ 19–22).
Akşit/Türkiye
B. No: 8253/21, 3.2.2026
İç hukuk yollarının tüketilmemesiAnayasa Mahkemesine yapılan başvuru, AİHM'de şikâyet edilen işleme değil, sonraki başka bir işleme ilişkindi (§ 10).
Doğan/Türkiye
B. No: 43307/20, 2.9.2025
Süre aşımıBaşvuru, Anayasa Mahkemesi kararının tebliğinden itibaren o tarihte geçerli altı aylık süreden sonra yapılmıştı; salgın döneminin süre askısı bu tarihlere uygulanmadı (§§ 6–11).
Uçar/Türkiye
B. No: 32565/23, 26.11.2024
Açıkça dayanaktan yoksunlukŞikâyet, delillerin değerlendirilmesine itirazdan ibaretti; mahkemenin değerlendirmesi keyfî veya açıkça makul olmayan nitelikte görülmedi (§§ 60–62).
Özdemir/Türkiye
B. No: 31083/21, 25.3.2025
Açıkça dayanaktan yoksunlukBaşvurucu, üniversitesinin tanındığı iddiasını hiçbir belgeyle desteklemedi; Hükümet aksini resmî yazıyla gösterdi (§§ 15, 20–25).
Ercan/Türkiye
B. No: 26362/20, 2.7.2026
Başvuru hakkının kötüye kullanılmasıBaşvurucu, işverenle yaptığı arabuluculuk anlaşmasını Mahkemeden sakladı ve bunun için ikna edici bir açıklama yapmadı.

İlk iki karar, Anayasa Mahkemesi aşamasındaki bir hatanın Strazburg'da da başvurunun sonunu getirdiğini gösteriyor. AİHS m. 35/1, şikâyetin iç hukukta, iç hukukun şekil şartlarına ve sürelerine uyularak ileri sürülmesini ister. Aydın/Türkiye kararında Anayasa Mahkemesi tutukluluğun süresine ilişkin şikâyeti, tahliyeden itibaren 30 gün içinde yapılmadığı için reddetmişti; AİHM de başvuruyu iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesiyle kabul edilemez buldu (§§ 20–22). Akşit/Türkiye kararında ise Anayasa Mahkemesine yapılan başvuru, AİHM'e getirilen işlemden sonraki başka bir işleme ilişkindi (§ 10). Bireysel başvurunun süresi bireysel başvuru süresi hesaplama sayfasında, AİHM'in dört aylık süresi de AİHM başvuru süresi yazısında anlatılıyor.

Açıkça dayanaktan yoksunluk kararlarının önemli bir kısmı, AİHM'den iç mahkemenin delil değerlendirmesini yeniden yapmasını isteyen şikâyetlerdir. Uçar/Türkiye kararında Daire, delillerin yeterli olup olmadığına ve başvurucunun suçlu olup olmadığına karar vermenin iç mahkemelerin işi olduğunu belirtti. Mahkemenin değerlendirmesi keyfî veya açıkça makul olmayan nitelikte görülmediği için şikâyeti reddetti (§§ 60–62). Kötüye kullanma gerekçesi ise çoğu zaman eksik bilgiden doğar: Ercan/Türkiye kararında Komite, davanın özüne ilişkin eksik ve bu nedenle yanıltıcı bilginin de başvuru hakkının kötüye kullanılması sayılabileceğini hatırlattı.

Eksik başvuru formu incelenmez ve süreyi durdurmaz

Başvuru formu Kural 47'deki bilgi ve belgeleri içermiyorsa Mahkeme başvuruyu incelemez (Kural 47 § 5.1). Başvurucu eksikliği yeterli bir açıklamayla gerekçelendirirse, başvuru bir geçici tedbir talebine ilişkinse ya da Mahkeme aksine karar verirse bu sonuç doğmaz. Başvuru tarihi, Kural 47'ye uygun formun gönderildiği tarihtir (§ 6-a); eksik formla dört aylık süre durmaz.

Böyle bir başvuru hakkında resmî bir karar verilmediği için, süre içinde gönderilecek eksiksiz yeni bir form incelenebilir; Kabul Edilebilirlik Rehberi, önceki başvuru hakkında resmî bir karar verilmemişse Mahkemenin yeni başvuruyu incelemekten alıkonulmadığını belirtir (§ 256).

Aynı olaylarla yeniden başvuru, yeni bir olgu gerektirir

Mahkeme, daha önce incelediği bir başvuruyla esasen aynı olan ve yeni olgu içermeyen başvuruyu ele almaz (AİHS m. 35/2-b). Mahkeme iki başvurunun aynı kişilere, aynı olaylara ve aynı şikâyetlere ilişkin olup olmadığına bakar. Eski şikâyetleri yeni hukukî argümanlarla desteklemek yetmez; yeni bilgi, uygulanacak iç hukuktaki önemli değişiklikler de dâhil olmak üzere yeni bir olgu olmalıdır (Kabul Edilebilirlik Rehberi §§ 257, 259).

Mahkemenin kendi içtihadındaki gelişmeler de yeni bilgi sayılmaz (Rehber § 259; Harkins/Birleşik Krallık (k.k.) [BD], §§ 50, 55–56). Bu ilke, örneğin Yalçınkaya kararından önce reddedilmiş bir başvurunun yalnız bu karara dayanılarak yeniden yapılmasının önünde durur.

Sık sorulanlar

AİHM tek hâkim kararı hakkında sık sorulan sorular

Tek hâkim kararına itiraz edilebilir mi?

Hayır. Tek hâkimin kabul edilemezlik kararı kesindir (AİHS m. 27/2). Davanın Büyük Daireye gönderilmesi yalnız Daire kararlarına karşı istenebilir (m. 43); tek hâkim kararı için böyle bir yol yoktur.

Tek hâkim kararı Hükümete bildirilir mi?

Tek hâkim, başvurucunun sunduğu belgeler başvurunun kabul edilemez olduğunu tek başına gösteriyorsa karar verir (Kural 49 § 1); bu aşamada Hükümetten görüş istenmez. Karar kısa bir gerekçeyle yalnız başvurucuya bildirilir (Kural 52A § 1).

Başvurumun bir kısmı Hükümete bildirildi, bir kısmı reddedildi; bu ne demek?

Bölüm Başkanı başvuruyu Hükümete bildirirken tek hâkim sıfatıyla başvurunun bir kısmını hemen kabul edilemez bulabilir. Bu karar da kesindir ve kısa bir gerekçeyle hem başvurucuya hem Hükümete bildirilir (Kural 54 § 3). Bildirilen şikâyetlerin incelemesi Komite veya Daire önünde sürer.

Kabul edilemezlik kararı yargılamanın yenilenmesini sağlar mı?

Hayır. CMK m. 311/1-f, yargılamanın yenilenmesini AİHM'in ihlal kararına ya da dostane çözüm veya tek taraflı deklarasyon nedeniyle verilen düşme kararına bağlar. Kabul edilemezlik kararı bunlardan biri değildir.

Hükümete bildirilen başvuru da kabul edilemez bulunabilir mi?

Evet; Mahkeme kabul edilemezlik kararını yargılamanın her aşamasında verebilir (AİHS m. 35/4). Bu yazıdaki Aydın, Akşit, Doğan, Ercan ve Özdemir başvuruları Hükümete bildirildikten sonra Komite tarafından reddedildi.

Başlıca hukukî kaynaklar

  1. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, m. 24, 26, 27, 35 ve 43
  2. AİHM İçtüzüğü (15 Eylül 2025), Kural 27A, 47, 49, 52A, 54 ve 104A
  3. AİHM, Türkiye ülke profili (Ağustos 2026)
  4. AİHM, Practical Guide on Admissibility Criteria (28.2.2026 güncellemesi)
  5. AİHM, Aydın/Türkiye (k.k.), B. No: 8512/20, 21.1.2025
  6. AİHM, Akşit/Türkiye (k.k.), B. No: 8253/21, 3.2.2026
  7. AİHM, Doğan/Türkiye (k.k.), B. No: 43307/20, 2.9.2025
  8. AİHM, Uçar/Türkiye (k.k.), B. No: 32565/23, 26.11.2024
  9. AİHM, Özdemir/Türkiye (k.k.), B. No: 31083/21, 25.3.2025
  10. AİHM, Ercan/Türkiye (k.k.), B. No: 26362/20, 2.7.2026