AİHM'e yapılan başvuruların çoğu esasa girilmeden reddediliyor; bunun en yaygın nedeni başvurunun açıkça dayanaktan yoksun bulunması. AİHM, ön incelemede Sözleşme'nin ihlal edildiğine dair bir görüntü görmezse şikâyeti bu gerekçeyle kabul edilemez buluyor ve bu karar kesin.
AİHM 2025'te Türkiye'ye ilişkin 9.865 başvuruyu sonuçlandırdı; bunlardan 6.302'si kabul edilemez bulundu veya kayıttan düşürüldü, 6.123'ü tek hâkim kararıyla (AİHM Türkiye ülke profili, Ağustos 2026). Bu yazı, AİHM'in Kabul Edilebilirlik Rehberi'ndeki dört kategoriyi Türkiye kararlarından örneklerle ve başvuruda dikkat edilecek noktalarla birlikte anlatıyor.
Açıkça dayanaktan yoksunluk ne demek
Sözleşme'nin 35. maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, AİHM'in açıkça dayanaktan yoksun gördüğü bireysel başvuruları kabul edilemez bulacağını düzenliyor. AİHM'in Kabul Edilebilirlik Rehberi'ne göre bu, başvuru diğer bütün kabul edilebilirlik şartlarını taşısa bile esasa ilişkin nedenlerle verilen bir ret kararı ve en sık rastlanan ret nedeni. "Açıkça" ifadesi yanıltıcı olabiliyor: bir başvurunun bu gerekçeyle reddedilmesi için ilk bakışta saçma olması gerekmiyor. Ön incelemede Sözleşme'nin ihlal edildiğine dair bir görüntü ortaya çıkmıyorsa şikâyet açıkça dayanaktan yoksun sayılıyor (Rehber, § 376). AİHM bu sonuca bazen taraflardan görüş isteyip ayrıntılı bir gerekçeyle de varabiliyor (§ 377).
Bu kararların çoğunu tek hâkim veya üç yargıçlı komite veriyor (§ 378); her iki karar da kesin (Sözleşme m. 27/2 ve 28/2). Tek hâkim usulünü AİHM tek hâkim kararı yazısında anlattık. Açıkça dayanaktan yoksunluk başvurunun tamamına değil tek tek şikâyetlere uygulanabiliyor; aynı başvurunun bir kısmı reddedilirken kalanında ihlal kararı verilebiliyor (§ 379). Rehber dört kategori sayıyor: dördüncü derece şikâyetleri, açıkça ihlal görüntüsü bulunmayan şikâyetler, kanıtlanmamış şikâyetler ve karışık ya da akla aykırı şikâyetler (§ 381).
Dördüncü derece şikâyetleri
AİHM bir istinaf ya da temyiz mahkemesi değil; iç hukuk mahkemelerinin kararlarını bozamıyor, davaları yeniden yargılayamıyor (Rehber, § 382). Bu nedenle kural olarak şu konularda iç hukuk mahkemelerinin vardığı sonuçları sorgulamıyor: olayların tespiti, iç hukukun yorumu ve uygulanması, delillerin kabul edilebilirliği ve değerlendirilmesi, bir hukuk davasının sonucunun esastan adil olup olmadığı ve ceza davasında sanığın suçlu olup olmadığı (§ 385). Tek istisna, bu sonuçların açık ve bariz biçimde keyfî olması, adalet ve sağduyuyla bağdaşmaması (§ 386).
Bu tür şikâyetlerin çoğu 6. maddeye dayanıyor. Rehber, 6. maddenin aradığı hakkaniyetin esasa ilişkin değil usule ilişkin olduğunu vurguluyor (§ 388). Başvurucu çelişmeli bir yargılamadan yararlanmışsa, delillerini ve savunmasını sunabilmiş, karşı tarafın delillerine etkili biçimde itiraz edebilmişse, ilgili bütün argümanları dinlenip incelenmişse ve karar ayrıntılı gerekçeye dayanıyorsa şikâyet reddediliyor (§ 389).
Bir şikâyetin dördüncü derece sayılıp sayılmayacağı, nasıl kurulduğuna bağlı. Hussein/Türkiye (16.12.2025) kararında başvurucu Kilis'te silahlı örgüt üyeliğinden mahkûm edilmişti. Hükümet, şikâyetin delillerin ve olayların değerlendirilmesine ilişkin olduğunu, dolayısıyla dördüncü derece niteliği taşıdığını savundu (§ 16). AİHM ise başvurucunun mahkûmiyet için yeterli gerekçe gösterilmediğinden, yani 6. maddenin usul güvencesinden şikâyet ettiğini belirterek itirazı reddetti (§ 18). Mahkemeler başvurucunun temel savunmalarını karşılamamıştı ve AİHM 6/1 ihlali buldu (§§ 25-29). Bu hat AİHM'de gerekçeli karar hakkı yazısında anlatılıyor.
Açık ihlal görüntüsü yok
İkinci kategoride şikâyet bütün şartları taşıyor ve dördüncü derece niteliğinde de değil, ama esasına bakıldığında ihlal görüntüsü yok (Rehber, § 390). Rehber üç durum sayıyor:
- Keyfîlik yok. Şikâyet, iç hukukta yetkili merciler önünde, usule uygun, başvurucunun argüman ve delillerini sunabildiği, ilgili bütün unsurların incelendiği ve yeterli gerekçeye dayanan bir yargılamada esastan incelenmişse (§ 392).
- Orantısızlık yok. Özellikle 8, 9, 10 ve 11. maddelerde müdahalenin kanuni dayanağı, meşru amacı ve demokratik toplumda gerekliliği incelenir. Ön incelemede amaç ile araç arasında açık bir orantısızlık görülmezse şikâyet reddedilir; gerekçe ihlal bulunmadığına dair bir esas kararıyla aynı ya da benzerdir (§§ 393-398).
- Yerleşik içtihat. Aynı veya benzer davalarda ihlal bulunmadığını gösteren yerleşik bir içtihat varsa ya da mevcut içtihattan ihlal görüntüsü olmadığı sonucu çıkıyorsa (§ 399).
Mehmet Hasan Altan/Türkiye kararı bu kategoriye bir örnek. Soruşturma dosyasına erişim kısıtlanmıştı; ancak polis, savcı ve hâkim tutuklamaya esas alınan delillerin tamamı hakkında başvurucuya ayrıntılı sorular sormuştu. AİHM başvurucunun delillerin özünü bildiğini kabul etti ve 5/4 şikâyetini açıkça dayanaktan yoksun buldu (20.3.2018, §§ 148-150). Aynı kararda tutukluluk nedeniyle 5/1 ihlali bulundu (§ 141). AİHM, Yüksekdağ Şenoğlu ve Diğerleri kararında dosyaya erişim şikâyetlerini benzer gerekçeyle reddettiği diğer Türkiye kararlarını da sıraladı (Yüksekdağ Şenoğlu ve Diğerleri/Türkiye, § 579). Bu konu dosyada kısıtlama kararı yazısında ayrıntılı olarak anlatılıyor.
Kanıtlanmamış ve karışık şikâyetler
Kanıtlanmamış şikâyet. AİHM önündeki yargılama çelişmeli; olguları belgelerle, hukuki argümanları da Sözleşme hükmünün neden ihlal edildiğini açıklayarak ortaya koymak taraflara düşüyor (Rehber, § 401). Mahkeme İçtüzüğü'nün 47. kuralına göre başvuru formu olayların ve ihlal iddiasının kısa ve okunaklı bir açıklamasını içermeli, bu bilgiler başka bir belgeye başvurmadan başvurunun niteliğini ve kapsamını anlamaya yetmeli; formun ekinde şikâyet edilen kararların ve iç hukuk yollarının tüketildiğini ve süreye uyulduğunu gösteren belgelerin kopyaları bulunmalı (§ 402). Başvurucu, olaylardan açıkça anlaşılmadığı hâlde Sözleşme maddelerini sayıp nasıl ihlal edildiklerini açıklamazsa ya da iddialarını destekleyen belgeleri sunmazsa şikâyet açıkça dayanaktan yoksun bulunabiliyor (§ 404).
Aynı risk Anayasa Mahkemesinde de var. Melike dosyasında Anayasa Mahkemesi başvuruyu, iddiaları destekleyen açıklama ve belge sunulmadığı gerekçesiyle açıkça dayanaktan yoksun bulmuştu; AİHM ise aynı şikâyet hakkında 10. madde ihlali buldu (Melike/Türkiye, §§ 14, 56). Anayasa Mahkemesindeki kabul edilebilirlik ölçütleri bireysel başvuruda kabul edilebilirlik yazısında.
Karışık veya akla aykırı şikâyet. Olaylar nesnel olarak anlaşılamayacak kadar karışık anlatılmışsa ya da nesnel olarak imkânsız, açıkça uydurma veya sağduyuya aykırı olaylara dayanıyorsa şikâyet reddediliyor. Bu durumda ihlal görüntüsünün bulunmadığı, hukuk eğitimi almamış ortalama bir gözlemci için bile açıktır (Rehber, § 405).
Dört kategori
| Kategori | Ne demek | Rehber | Örnek |
|---|---|---|---|
| Dördüncü derece | AİHM'den olayları, delilleri veya iç hukukun yorumunu yeniden değerlendirmesi istenir | §§ 382-389 | Hussein (2025): gerekçe eksikliği şikâyeti dördüncü derece sayılmadı |
| Açık ihlal görüntüsü yok | Ön inceleme Sözleşme'nin ihlal edildiğine dair bir görüntü ortaya koymaz | §§ 390-400 | Mehmet Hasan Altan (2018): dosyaya erişim şikâyeti reddedildi |
| Kanıtlanmamış şikâyet | Madde sayılır ama ihlalin nasıl gerçekleştiği açıklanmaz ya da belgeler sunulmaz | §§ 401-404 | Kural 47'deki form ve belge şartları |
| Karışık veya akla aykırı şikâyet | Olaylar anlaşılmaz ya da nesnel olarak imkânsızdır | § 405 | Ortalama bir gözlemci için bile ihlal görüntüsü yoktur |
Başvuruda dikkat edilecekler
Formu kendi başına anlaşılır yazın. Olaylar ve her şikâyetin hangi Sözleşme hükmünü neden ihlal ettiği formun içinde açıklanmalı; AİHM ekleri okumadan başvurunun niteliğini anlayabilmeli (Kural 47 § 2-a).
Belgeleri eksiksiz ekleyin. Şikâyet edilen kararların, Anayasa Mahkemesi kararının ve tebliğ tarihini gösteren belgelerin kopyaları eklenmeli (Kural 47 § 3.1). Başvuru şartları ve formun doldurulması AİHM başvurusu sayfasında anlatılıyor.
Usul güvencesine dayanın. "Mahkeme delilleri yanlış değerlendirdi" şeklindeki bir şikâyet dördüncü derece sayılma riski taşıyor. Savunmanın karşılanmaması, gerekçe eksikliği, delile erişimin engellenmesi ya da tanığın sorgulanamaması gibi usul güvencelerine dayanan bir şikâyet ise esastan inceleniyor (Rehber, §§ 388-389; Hussein, § 18).
Önce iç hukukta ileri sürün. Aynı şikâyet Anayasa Mahkemesinde de somut belgelerle ve Sözleşme'deki karşılığı gösterilerek ileri sürülmeli. Anayasa Mahkemesine gitmeden AİHM'e başvurunun istisnaları AYM kararı beklenmeden AİHM'e başvuru yazısında; başvuru süresi dört ay.
Açıkça dayanaktan yoksunluk hakkında sık sorulan sorular
AİHM'in 'açıkça dayanaktan yoksun' kararı ne demek?
Başvurunun ön incelemesinde Sözleşme'nin ihlal edildiğine dair bir görüntü bulunmadığı anlamına geliyor. "Açıkça" kelimesine rağmen şikâyetin ilk bakışta saçma olması gerekmiyor; AİHM bazen taraflardan görüş isteyip uzun bir gerekçeyle de bu sonuca varabiliyor (Kabul Edilebilirlik Rehberi, §§ 376-377).
Dördüncü derece şikâyeti nedir?
AİHM'den bir üst mahkeme gibi olayları, delillerin değerlendirilmesini, iç hukukun yorumunu veya sanığın suçlu olup olmadığını yeniden incelemesinin istenmesidir. AİHM bu konularda iç hukuk mahkemelerinin vardığı sonuçları, açık ve bariz biçimde keyfî olmadıkça sorgulamıyor (Rehber, §§ 384-386).
Açıkça dayanaktan yoksun kararına itiraz edilebilir mi?
Hayır. Tek hâkimin ve komitenin kabul edilemezlik kararları kesindir (Sözleşme m. 27/2 ve 28/2). Bu nedenle başvuru formunun ilk seferde eksiksiz hazırlanması gerekiyor.
Başvurunun bir kısmı reddedilip kalanında ihlal kararı verilebilir mi?
Evet. Açıkça dayanaktan yoksunluk başvurunun tamamına değil tek tek şikâyetlere uygulanabiliyor (Rehber, § 379). Mehmet Hasan Altan kararında AİHM tutukluluk nedeniyle 5/1 ihlali buldu, ancak dosyaya erişime ilişkin 5/4 şikâyetini açıkça dayanaktan yoksun buldu (§§ 148-150).
Açıkça dayanaktan yoksun kararından nasıl kaçınılır?
Başvuru formunda olaylar ve ihlal iddiası, başka bir belgeye bakmadan anlaşılacak şekilde açıklanmalı; kararların ve iç hukuk yollarının tüketildiğini gösteren belgelerin kopyaları eklenmeli (Kural 47). Her şikâyette hangi hakkın neden ihlal edildiği gösterilmeli. Delillerin yeniden değerlendirilmesini istemek yerine savunmanın karşılanmaması, gerekçe eksikliği gibi usul güvencelerine dayanılmalı.
Başlıca hukukî kaynaklar
- AİHM, Practical Guide on Admissibility Criteria, 28.2.2026 güncellemesi, §§ 376-405
- AİHM, Türkiye ülke profili, Ağustos 2026
- Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, m. 27, 28, 35
- AİHM İçtüzüğü (Rules of Court), Kural 47
- AİHM, Hussein/Türkiye, B. No: 22171/22, 16.12.2025
- AİHM, Mehmet Hasan Altan/Türkiye, B. No: 13237/17, 20.3.2018
- AİHM, Yüksekdağ Şenoğlu ve Diğerleri/Türkiye, B. No: 14332/17 vd., 8.11.2022
- AİHM, Melike/Türkiye, B. No: 35786/19, 15.6.2021

