Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine, Sözleşmede veya protokollerinde tanınan bir hakkının taraf devletlerden biri tarafından ihlal edildiğini ileri süren kişi başvurur (AİHS m. 34). Başvurucu önce iç hukuk yollarını tüketir; Türkiye'den yapılan başvurularda bu, kural olarak Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruyu da kapsar. Ardından son kararın bildirilmesinden itibaren dört ay içinde, eksiksiz doldurulmuş formu posta yoluyla Mahkemeye gönderir.
Bu rehber başvuru şartlarını, formun hazırlanmasını, başvurudan sonraki yargılama aşamalarını ve kararın Türkiye'de nasıl uygulandığını anlatır. Türkiye, 31 Ağustos 2026 itibarıyla AİHM önünde bekleyen 58.100 başvurunun 23.850'siyle (%41) ilk sıradadır.
Başvuruyu, Sözleşmedeki hakkı ihlal edilen kişi yapar
Sözleşmenin 34. maddesi başvuru hakkını, Sözleşme veya protokollerinde tanınan haklarının bir taraf devlet tarafından ihlal edilmesi nedeniyle mağdur olduğunu ileri süren her gerçek kişiye, hükümet dışı kuruluşa ve kişi grubuna tanır. Taraf devletler bu hakkın etkin biçimde kullanılmasını hiçbir şekilde engellememeyi taahhüt eder.
Başvurucu, şikâyet ettiği işlemin kendisini doğrudan etkilediğini gösterir. Ceza ve insan hakları dosyalarında en sık ileri sürülen haklar yaşam hakkı (m. 2), işkence ve kötü muamele yasağı (m. 3), özgürlük ve güvenlik hakkı (m. 5), adil yargılanma hakkı (m. 6), özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı (m. 8), ifade özgürlüğü (m. 10), toplantı ve örgütlenme özgürlüğü (m. 11), etkili başvuru hakkı (m. 13) ve mülkiyet hakkıdır (1 No.lu Protokol m. 1).
AİHM, devletin Sözleşmeden doğan yükümlülüklerine uyup uymadığını denetler. Bu nedenle başvurucu şikâyetini, iç hukuktaki kararın sonucuna değil, Sözleşmenin hangi güvencesinin nasıl çiğnendiğine dayandırır. Anayasa Mahkemesi önünde ileri sürülen şikâyetler de çoğunlukla bu haklarla örtüşür; iki başvurunun hazırlığı bu yüzden birlikte düşünülür.
Mahkeme önce başvurunun kabul edilebilir olup olmadığına bakar
Sözleşmenin 35. maddesi kabul edilebilirlik şartlarını sayar. Aşağıdaki tablo her şartı ve dayanağını gösterir:
| Şart | Ne ister? | Dayanak |
|---|---|---|
| İç hukuk yollarının tüketilmesi | Şikâyet iç hukukta, en azından özü itibarıyla ve iç hukukun şekil şartlarına ve sürelerine uyularak ileri sürülmüş olmalı. 23 Eylül 2012'den sonra kesinleşen kararlarda Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru da tüketilir. | AİHS m. 35/1; Uzun/Türkiye (k.k.), § 70; Vučković ve diğerleri/Sırbistan [BD], § 72 |
| Dört aylık süre | Başvuru, son iç hukuk kararının bildirilmesinden itibaren dört ay içinde yapılır; son gün tatile denk gelse de uzamaz. | AİHS m. 35/1; Sabri Güneş/Türkiye [BD], §§ 60–61 |
| Kimliği belli başvuru | Başvuru isimsiz olamaz. | AİHS m. 35/2-a |
| Yeni başvuru | Başvuru, Mahkemenin daha önce incelediği veya başka bir uluslararası mercie sunulan bir başvuruyla esasen aynı olmamalı ya da yeni olgular içermelidir. | AİHS m. 35/2-b |
| Uyumluluk ve dayanak | Şikâyet Sözleşmenin kapsamına girmeli, açıkça dayanaktan yoksun olmamalı ve başvuru hakkının kötüye kullanılması niteliği taşımamalı. | AİHS m. 35/3-a |
| Önemli zarar | Başvurucu önemli bir zarara uğramış olmalı; insan haklarına saygı başvurunun esastan incelenmesini gerektiriyorsa bu şart aranmaz. | AİHS m. 35/3-b |
Mahkeme bu şartları taşımayan başvuruları yargılamanın her aşamasında reddedebilir (m. 35/4). Anayasa Mahkemesinin süre aşımı veya başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle verdiği kabul edilemezlik kararı, AİHM önünde de iç hukuk yollarının usulüne uygun tüketilmediği itirazını gündeme getirir. Bu ilişki kabul edilebilirlik şartları yazısında, dört aylık sürenin hesabı da AİHM başvuru süresi yazısında ayrıntılı olarak anlatılır.
Başvuru, Mahkemenin formu doldurularak posta yoluyla yapılır
Başvurucu Mahkeme Yazı İşlerinin hazırladığı resmî başvuru formunu kullanır ve formun ilgili bölümlerinde istenen bilgilerin tamamını verir (İçtüzük Kural 47 § 1). Formda şunlar yer alır:
- Başvurucunun adı, doğum tarihi, uyruğu ve adresi; tüzel kişilerde unvan, kuruluş tarihi, sicil numarası ve adres
- Varsa temsilcinin iletişim bilgileri ve hem başvurucunun hem temsilcinin ıslak imzalı yetki bölümü
- Başvurunun yöneltildiği devlet
- Olayların kısa ve okunaklı bir anlatımı
- İhlal iddiaları ve ilgili argümanlar
- Başvurucunun iç hukuk yollarını tükettiğini ve dört aylık süreye uyduğunu gösteren kısa bir açıklama
Form, Mahkemenin başvurunun niteliğini ve kapsamını başka bir belgeye bakmadan anlayabileceği kadar açık olmalıdır. Başvurucu olaylar ve ihlal iddiaları hakkında ek açıklama ekleyebilir; bu ek açıklama 20 sayfayı geçemez (Kural 47 § 2). Forma şikâyet edilen kararların ve işlemlerin örnekleri ile iç hukuk yollarının tüketildiğini ve sürenin korunduğunu gösteren belgeler eklenir; belgeler tarih sırasıyla dizilir ve numaralandırılır (Kural 47 § 3.1–3.2).
Başvuru yalnız posta yoluyla yapılır. Mahkeme asıl imzalı formu almak zorunda olduğu için faksla gönderilen form tamamlanmış başvuru sayılmaz. Başvuru tarihi, Kural 47'nin şartlarını karşılayan formun postaya verildiği gündür ve posta damgasıyla belirlenir (Kural 47 § 6-a). Eksik form süreyi korumaz; Mahkeme eksik başvuruyu incelemez (Kural 47 § 5.1).
Başvurucu formu Türkçe doldurabilir. Başvuru hükümete bildirilinceye kadar başvurucu Mahkemeyle taraf devletlerden birinin resmî dilinde yazışabilir (Kural 34 § 2). Başvurucu başlangıçta başvuruyu kendisi yapabilir; başvuru hükümete bildirildikten sonra kural olarak taraf devletlerden birinde mesleğini icra etmeye yetkili bir avukatla temsil edilir (Kural 36 §§ 1–2, 4). Mahkeme başvuru için ücret almaz.
Başvurucu formu göndermeden önce altı noktayı kontrol eder
Mahkeme eksik formu incelemediği ve eksiklik dört aylık süreyi durdurmadığı için hazırlık başvurunun sonucunu doğrudan etkiler. Başvurucu formu postaya vermeden önce şu noktaları kontrol eder:
- 01
Form kendi başına anlaşılıyor mu? Olaylar, ihlal iddiaları ve kabul edilebilirlik açıklaması formun kendisinde yer alır; ek açıklama yalnız tamamlayıcıdır ve 20 sayfayı geçmez (Kural 47 § 2).
- 02
Her şikâyet iç hukukta ileri sürüldü mü? Başvurucu her ihlal iddiası için, şikâyeti hangi dilekçede ve Anayasa Mahkemesi formunun hangi bölümünde ileri sürdüğünü gösterir.
- 03
Tarihler belgeli mi? Son kararın tarihi, bildirildiği tarih ve tebliğ belgesi forma eklenir; belgeler tarih sırasıyla dizilip numaralandırılır (Kural 47 § 3).
- 04
İmzalar asıl mı? Temsilci varsa yetki bölümünde hem başvurucunun hem temsilcinin asıl imzası bulunur (Kural 47 § 1-c).
- 05
Kimliğin gizli tutulması isteniyor mu? Kimliğinin kamuya açıklanmasını istemeyen başvurucu bunu formda belirtir ve gerekçesini açıklar; Mahkeme kimliğin gizli tutulmasına izin verebilir (Kural 47 § 4). Uygulama ve Anayasa Mahkemesindeki talep için: bireysel başvuruda kimliğin gizli tutulması.
- 06
Gönderi kanıtı saklanıyor mu? Başvuru tarihini posta damgası belirler; başvurucu gönderi makbuzunu saklar (Kural 47 § 6-a).
Başvurudan sonra başvurucu adres değişikliğini ve başvuruyla ilgili gelişmeleri Mahkemeye bildirir (Kural 47 § 7). Mahkeme Yazı İşlerinin yazışmalarına cevap verilmemesi, başvurunun sürdürülmek istenmediği şeklinde anlaşılabilir ve başvurunun incelenmemesine veya kayıttan düşürülmesine yol açabilir.
Başvuruyu dosyanın niteliğine göre tek hâkim, komite veya daire inceler
Mahkeme her başvuruyu niteliğine göre farklı bir karar organına verir. Aşağıdaki tablo bu organları ve verdikleri kararların sonucunu gösterir:
| Karar organı | Ne yapar? | Karar kesin mi? |
|---|---|---|
| Tek hâkim | Ek inceleme gerektirmeyen açık durumlarda başvurunun kabul edilemez olduğuna veya kayıttan düşürülmesine karar verir (m. 27). Ayrıntı: AİHM tek hâkim kararı; bildirimden sonraki görüş aşaması için Hükümete bildirim. | Evet, kesindir. |
| Komite (üç hâkim) | Oybirliğiyle kabul edilemezlik kararı verebilir; davanın konusu Mahkemenin yerleşik içtihadıyla çözülmüşse başvuruyu esastan da karara bağlar (m. 28). | Evet, kesindir. |
| Daire (yedi hâkim) | Diğer başvuruların kabul edilebilirliği ve esası hakkında karar verir (m. 29). | Üç ay içinde Büyük Daireye gönderme istenmezse kesinleşir (m. 43–44). |
| Büyük Daire (on yedi hâkim) | Ciddi yorum sorunu taşıyan davaları dairenin elçekmesi veya gönderme talebinin kabulü üzerine inceler (m. 30, 43). | Evet, kesindir (m. 44/1). |
Daire kabul edilebilirlik ve esas hakkında birlikte karar verebilir; kabul edilebilirlik hakkında ayrı bir karar da alabilir (m. 29/1). Mahkeme ek inceleme gerektiren başvuruyu taraf devlete bildirir ve hükümetten yazılı görüş ister; ardından başvurucudan bu görüşe cevap vermesini ister (Kural 54 § 2-b). Bu aşamadan sonra başvurucu, Daire Başkanı aksine karar vermedikçe bir avukatla temsil edilir (Kural 36 § 2). Mahkeme, hükümetin kabul edilebilirlik hakkındaki görüşü geldikten sonra veya görüş süresi dolduktan sonra, giderleri karşılayamayan başvurucuya adli yardım verebilir (Kural 105–106).
Mahkeme başvuruları, ortaya koydukları sorunların önemine ve ivediliğine göre belirlediği bir öncelik sırasıyla inceler; Daire veya Daire Başkanı belirli bir başvuruya öncelik tanıyabilir (Kural 41). Sözleşme bir karar süresi öngörmez; başvurunun ne kadar süreceği, önceliğine ve izlediği karar organına göre değişir.
Telafisi imkânsız zarar tehlikesinde Mahkeme geçici tedbir uygulatabilir
Mahkeme istisnai durumlarda, taraflardan birinin veya ilgili kişinin talebi üzerine ya da kendiliğinden, taraflara geçici tedbir bildirir. Geçici tedbir, niteliği gereği sonradan giderilemeyecek ve tazminatla karşılanamayacak bir zararın yakın tehlikesi bulunduğunda uygulanır (Kural 39 § 1). Sınır dışı etme kararı ile kişinin yaşamının veya vücut bütünlüğünün ciddi tehlike altına gireceği durumlar bu tedbirin başlıca uygulama alanıdır. Başvurucu talebini, tehlikeyi gösteren belgeler ve iç hukukta verilen kararla birlikte gecikmeden iletir. Talebin şekli, zamanı ve Türkiye hakkındaki kararlar AİHM'de geçici tedbir yazısında anlatılıyor.
Mahkeme yargılamanın her aşamasında taraflara dostane çözüm için yardımcı olabilir. Dostane çözüm görüşmeleri gizlidir; çözüme ulaşılırsa Mahkeme başvuruyu kayıttan düşürür ve çözümün uygulanmasını Bakanlar Komitesi denetler (m. 39). Başvurucu dostane çözüm önerisini reddederse hükümet, ihlali açıkça kabul eden ve uygun bir giderim taahhüt eden tek taraflı bir deklarasyonla başvurunun kayıttan düşürülmesini isteyebilir (Kural 62A).
Kesinleşen karar devleti bağlar; Türkiye'de yargılamanın yenilenmesine yol açabilir
Mahkeme ihlal bulursa ve iç hukuk ihlalin sonuçlarını ancak kısmen giderebiliyorsa başvurucu lehine adil tazmine hükmeder (m. 41). Taraf devletler kesinleşmiş kararlara uymayı taahhüt eder; kararın uygulanmasını Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi denetler (m. 46). Daire kararları, kararın verildiği tarihten itibaren üç ay içinde Büyük Daireye gönderme istenmezse kesinleşir; komite kararları verildikleri gün kesindir (m. 28/2, 44).
Bakanlar Komitesi kararın yorumunda bir güçlük görürse yorum için Mahkemeye başvurabilir. Devletin kesin karara uymayı reddettiği görüşündeyse, devlete ihtarda bulunduktan sonra üçte iki oy çokluğuyla meseleyi Mahkemeye taşır; Mahkeme devletin karara uyma yükümlülüğünü ihlal edip etmediğini tespit eder (m. 46/3–5).
Ceza davasında AİHM'in ihlal kararı yargılamanın yenilenmesi sebebidir. Hükümlü, mahkûmiyetin Sözleşmenin ihlali suretiyle verildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının kesinleşmiş bir AİHM kararıyla tespit edilmesi hâlinde, kararın kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde hükmü veren mahkemeden yargılamanın yenilenmesini ister. Dostane çözüm veya tek taraflı deklarasyonla düşme kararı da aynı imkânı verir (CMK m. 311/1-f). Ayrıntılar ihlal kararından sonra yeniden yargılama yazısında anlatılır.
Anayasa Mahkemesi aşamasından AİHM aşamasına geçecek kişi için iki rehber birbirini tamamlar: Anayasa Mahkemesi süreci Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru rehberinde anlatılır; son günü tarih girerek görmek için süre hesaplama aracı kullanılabilir.
AİHM başvurusu hakkında sık sorulan sorular
AİHM'e Türkçe başvurulabilir mi?
Evet. Başvuru hükümete bildirilinceye kadar başvurucu Türkçe yazışabilir. Bildirimden sonra yazışmalar kural olarak Mahkemenin resmî dilleri olan İngilizce veya Fransızcayla yürür (Kural 34).
AİHM başvurusu ücretli mi?
Hayır. Mahkeme başvuru için ücret almaz. Başvurucu yalnız avukatlık ve yazışma gibi kendi masraflarını karşılar; şartları varsa sonraki aşamada adli yardım isteyebilir; şartları AİHM'de adli yardım yazısında anlatılıyor.
AİHM kararına itiraz edilebilir mi?
Tek hâkim ve komite kararları kesindir. Daire kararına karşı taraflar, kararın verildiği tarihten itibaren üç ay içinde ve istisnai durumlarda davanın Büyük Daireye gönderilmesini isteyebilir; beş hâkimlik kurul, davada ciddi bir yorum sorunu veya genel nitelikte ciddi bir sorun görürse talebi kabul eder (m. 27/2, 28/2, 43). Türkiye davalarındaki sonuçlar: Büyük Daireye gönderme.
Başvuru e-posta ile gönderilebilir mi?
Hayır. Başvuru asıl imzalı formun posta yoluyla gönderilmesiyle yapılır; faksla gelen form tamamlanmış başvuru sayılmaz. Başvuru tarihini posta damgası belirler (Kural 47 § 6-a).
Anayasa Mahkemesi kararını beklemeden AİHM'e başvurulabilir mi?
AİHM, 23 Eylül 2012'den sonra kesinleşen kararlarda Anayasa Mahkemesine bireysel başvurunun tüketilmesini arar (Uzun/Türkiye, § 70). Bu nedenle başvuru kural olarak Anayasa Mahkemesinin kararından sonra yapılır.
Başlıca hukukî kaynaklar
- Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, m. 27-30, 34-35, 39, 41, 43-44 ve 46
- AİHM İçtüzüğü, Kural 34, 36, 39, 41, 47, 54, 62A ve 105-106
- AİHM, Başvuru formunun doldurulmasına ilişkin notlar
- AİHM, Karar organlarındaki derdest başvurular, 31.8.2026
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 311
- AİHM, Uzun/Türkiye (k.k.), B. No. 10755/13, 30.4.2013
- AİHM, Vučković ve diğerleri/Sırbistan [BD], B. No. 17153/11, 25.3.2014
- AİHM [BD], Sabri Güneş/Türkiye, B. No. 27396/06, 29.6.2012
