Tek taraflı deklarasyonda Hükümet, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurucunun davasında Sözleşmenin ihlal edildiğini kabul ettiğini bildirir, başvurucuya belirli bir tutar ödemeyi taahhüt eder ve Mahkemeden başvuruyu kayıttan düşürmesini ister. Başvurucu deklarasyonu kabul ederse dava dostane çözümle kapanır. Reddederse Mahkeme deklarasyonu yeterli bulduğu ölçüde başvuruyu yine de kayıttan düşürebilir.

Her iki sonuç da Türk hukukunda aynı kapıyı açar. Ceza, hukuk ve idare yargılamasını düzenleyen kanunlar, dostane çözüm veya tek taraflı deklarasyon nedeniyle verilen düşme kararını 2018'den beri yargılamanın yenilenmesi sebebi sayıyor. Başvurucu bu nedenle teklifi değerlendirirken parayla birlikte yenileme süresini de hesaba katar.

Dostane çözüm gizli bir müzakereyle kurulur

Mahkeme, yargılamanın her aşamasında tarafların insan haklarına saygı ilkesine dayanan bir dostane çözüme ulaşmasına yardımcı olabilir (AİHS m. 39/1). İçtüzüğe göre Yazı İşleri, başvuru kabul edilebilir bulunduktan sonra Dairenin talimatıyla taraflarla dostane çözüm için temasa geçer (Kural 62/1). Uygulamada görüşmeler başvurunun Hükümete bildirilmesinin ardından da başlayabiliyor; Can/Türkiye dosyasında Hükümet deklarasyonunu, bu aşamada sonuçsuz kalan dostane çözüm görüşmelerinden sonra verdi. Taraflar anlaşırsa Mahkeme, olayların ve çözümün kısa bir özetini içeren bir kararla başvuruyu kayıttan düşürür ve bu kararı, çözümün uygulanmasını denetleyecek Bakanlar Komitesine gönderir (m. 39/3–4).

Görüşmeler gizlidir (m. 39/2). AİHM İçtüzüğü bunu açıkça düzenler: Dostane çözüm görüşmesinde yapılan hiçbir açıklama, teklif veya taviz, anlaşma olmazsa sürecek çekişmeli yargılamada dayanak yapılamaz (Kural 62/2). Başvurucu bu nedenle teklifin tutarı ve koşulları üzerinde serbestçe görüş bildirir; söyledikleri davanın esası bakımından aleyhine kullanılmaz.

Deklarasyon, ihlalin açık kabulü ve giderim taahhüdüdür

Başvurucu dostane çözüm önerisini reddederse Hükümet, başvurunun AİHS m. 37/1-c uyarınca kayıttan düşürülmesini isteyebilir. Bu talebe, başvurucunun davasında Sözleşmenin ihlal edildiğini açıkça kabul eden ve uygun giderim sağlamayı taahhüt eden bir deklarasyon eklenir (İçtüzük Kural 62A/1). İstisnai durumlarda Hükümet dostane çözüm aşamasına geçilmeden de deklarasyon verebilir (Kural 62A/2). Dostane çözümden farklı olarak deklarasyon açık ve çekişmeli bir usulde sunulur; Mahkeme de bu nedenle gizli görüşmelerde söylenenleri değil, deklarasyonun kendisini ve tarafların bu usuldeki görüşlerini esas alır (Tahsin Acar [BD], § 74).

Türkiye'nin son dönemde verdiği deklarasyonlar aynı kalıbı izliyor. Hükümet ihlali kabul ediyor; Mahkemenin kararının tebliğinden itibaren üç ay içinde ödenecek bir tutar teklif ediyor; süre aşılırsa Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi faizine üç puan eklenerek hesaplanan basit faizi ödemeyi üstleniyor ve ödemenin davanın AİHM önündeki nihai çözümü olacağını belirtiyor. İdare yargısından gelen dosyalarda Hükümet ayrıca, düşme kararından sonra İYUK m. 53/1-ı uyarınca yargılamanın yenilenebileceğini deklarasyonda kendisi vurguluyor (Oğuz, Pala).

Başvurucu reddetse de Mahkeme başvuruyu kayıttan düşürebilir

AİHS m. 37/1-c, Mahkemenin tespit edeceği başka bir nedenle incelemenin sürdürülmesini haklı kılan bir sebep kalmadığında başvurunun kayıttan düşürülmesine imkân verir. Mahkeme, deklarasyon Sözleşmedeki haklara saygının incelemeyi sürdürmeyi gerektirmediği sonucuna yeterli dayanak oluşturuyorsa başvuruyu, başvurucu incelemenin sürmesini istese bile düşürebilir (Kural 62A/3; Tahsin Acar [BD], § 75).

Bu değerlendirmede Mahkeme şikâyetin niteliğine, aynı sorunu önceki kararlarında çözüp çözmediğine, olayların taraflar arasında tartışmalı olup olmadığına, Hükümetin ihlali hangi kapsamda kabul ettiğine ve nasıl bir giderim önerdiğine bakar (§ 76). Aşağıdaki ret kararlarında Mahkeme düşmeyi iki gerekçeye dayandırdı: Şikâyet konusunda açık ve yerleşik bir içtihadı vardı ve Hükümetin teklif ettiği tutar benzer davalarda verilen tutarlarla uyumluydu.

Aşağıdaki tablo 2025–2026'da Türkiye hakkında verilen altı karardan, başvurucunun deklarasyon karşısındaki tutumunu ve Hükümetin teklif ettiği tutarı gösteriyor. Tablodaki ret kararlarında da Mahkeme başvuruyu kayıttan düşürdü; kabul edilen deklarasyonları ise dostane çözüm saydı.

KararŞikâyetBaşvurucunun tutumuTutar
Oğuz/Türkiye
B. No: 33439/22, 5.2.2026
Gerekçeli karar ve mahkemeye erişim (m. 6/1)Reddetti2.250 €
Yaşar/Türkiye
B. No: 50430/20, 5.2.2026
İdare mahkemelerinin çelişkili kararları ve kararın geç uygulanması (m. 6/1, 1 No.lu Protokol m. 1)Reddetti2.000 €
Pala/Türkiye
B. No: 43545/20, 6.2.2025
İdare mahkemelerinin çelişkili kararları (m. 6/1, 1 No.lu Protokol m. 1)Kabul etmedi1.500 €
Can/Türkiye
B. No: 27025/23, 4.12.2025
Hukuk davasının uzun sürmesi (m. 6/1)Kabul etmedi4.000 € + 250 € masraf
Bağcı/Türkiye
B. No: 18350/21, 6.2.2025
Mahkemeye erişim (m. 6/1)Kabul etti; dostane çözüm2.500 €
Uçankan/Türkiye
B. No: 44616/22, 6.2.2025
Futbol federasyonunun verdiği disiplin cezası (m. 6/1, 10, 13)Kabul etti; dostane çözüm7.020 € + 500 € masraf

Başvurucu deklarasyonu yetersiz buluyorsa cevabında bunun nedenini somut olarak gösterir: Hükümetin kabul ettiği ihlal şikâyetin tamamını karşılamıyorsa, olaylar tartışmalıysa, sorun yerleşik içtihatla çözülmemişse veya teklif edilen tutar benzer davalarda verilenlerin altında kalıyorsa bunu belgeleriyle yazar.

Kaybolma dosyasında Mahkeme deklarasyonu yetersiz buldu

Ölçütleri koyan karar da bir Türkiye dosyasıdır. Başvurucu Tahsin Acar/Türkiye davasında kardeşinin 1994'te devlet görevlilerince ya da onların göz yummasıyla kaçırıldığını ve etkili bir soruşturma yapılmadığını ileri sürmüştü. Hükümet bir deklarasyonla ihlali kabul eder görünmüş, ancak ardından bu deklarasyonun hiçbir sorumluluk kabulü anlamına gelmediğini savunmuştu (§§ 78–79).

Büyük Daire 6 Mayıs 2003'te düşme talebini reddetti. Mahkemeye göre olaylar büyük ölçüde tartışmalıydı ve deklarasyon başvurucunun şikâyetlerini karşılamıyordu. Kaybolma veya faili meçhul ölüm dosyalarında deklarasyon en azından iç soruşturmanın yetersizliğini kabul etmeli ve Bakanlar Komitesinin denetiminde Sözleşmeye uygun bir soruşturma yapılacağını taahhüt etmeliydi (§§ 83–85). Mahkeme bu nedenle davanın esasını incelemeye devam etti (§ 86).

Düşme kararı Türkiye'de yeniden yargılamanın yolunu açar

7145 sayılı Kanun 2018'de ceza, hukuk ve idare usul kanunlarına aynı ifadeyi ekledi: Karar aleyhine AİHM'e yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi, AİHM'in ihlal kararı gibi yargılamanın yenilenmesi sebebidir. Süreler ise yargılama türüne göre farklıdır. Aşağıdaki tablo, kişinin yenileme talebini hangi kanuna ve hangi süreye göre yapacağını gösteriyor.

YargılamaDayanakSüre
Ceza davasıCMK m. 311/1-fAİHM kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl; istem hükmü veren mahkemeye sunulur (m. 318/1)
Hukuk davasıHMK m. 375/1-iKesinleşmiş AİHM kararının tebliğinden itibaren üç ay (m. 377/1-e)
İdari davaİYUK m. 53/1-ıAİHM kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl (m. 53/3)

Hukuk davalarında HMK m. 377/1'deki “her hâlde hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıl” sınırı, Anayasa Mahkemesinin 21 Haziran 2022 tarihli kararıyla AİHM kararına dayanan yenileme bakımından iptal edildi (E. 2022/7, K. 2022/79). Yenileme isteminin nasıl incelendiği ihlal kararından sonra yeniden yargılama yazısında anlatılıyor.

Hükümet ödemezse başvuru yeniden kayda alınabilir

Mahkeme, kayıttan düşürdüğü bir başvurunun koşullar haklı kılıyorsa yeniden kayda alınmasına karar verebilir (AİHS m. 37/2). Türkiye hakkındaki düşme kararları bu ihtimali açıkça yazıyor: Hükümet deklarasyondaki taahhütlere uymazsa başvuru yeniden kayda alınabilir. Üç aylık ödeme süresi dolduğu hâlde tutar ödenmemişse başvurucu bu durumu Mahkemeye bildirerek başvurusunun yeniden kayda alınmasını isteyebilir. Dostane çözümle kapanan dosyalarda çözümün uygulanmasını ayrıca Bakanlar Komitesi denetler (m. 39/4).

Yeniden kayda alma, yeniden yargılama talebinin reddedildiği durumda da gündeme geliyor. Aykaç/Türkiye kararında (9.12.2025) Hükûmetin deklarasyonu üzerine düşürülen başvuru, Malatya'daki ağır ceza mahkemeleri CMK 311/1-f'ye dayanan yeniden yargılama talebini reddedince yeniden kayda alındı. AİHM, deklarasyondaki taahhütlerin iç hukukta pratik etki doğurmamasını istisnai bir hâl saydı ve ihlal kararı verdi (§§ 31, 40, 58). Ayrıntılar gözaltında avukat yasağı yazısında anlatılıyor.

Sık sorulanlar

Tek taraflı deklarasyon hakkında sık sorulan sorular

Tek taraflı deklarasyonu kabul etmek zorunda mıyım?

Hayır. Başvurucu deklarasyonu kabul edebilir, reddedebilir ya da neden yetersiz olduğunu açıklayan görüş sunabilir. Ancak ret, kararı başvurucuya bırakmaz: Mahkeme deklarasyonu yeterli bulursa başvuruyu başvurucunun itirazına rağmen kayıttan düşürebilir.

Deklarasyondaki tutar pazarlık konusu olur mu?

Pazarlık dostane çözüm aşamasında yapılır ve bu görüşmeler gizlidir. Deklarasyon ise Hükümetin tek taraflı teklifidir. Başvurucu cevabında tutarın benzer davalarda verilen tutarların altında kaldığını gösterebilir; Mahkeme düşme kararı verirken teklif edilen tutarın benzer davalarla uyumlu olup olmadığına bakıyor.

Deklarasyon bir ihlal kararı yerine geçer mi?

Deklarasyonda Hükümet ihlali kabul eder, ancak Mahkeme ihlal kararı vermez; başvuruyu kayıttan düşürür. Türk usul kanunları bu farkı gözetip yargılamanın yenilenmesi için düşme kararını ayrıca saymıştır.

Ödeme ne zaman yapılır?

Türkiye'nin verdiği deklarasyonlarda tutar, Mahkemenin kararının tebliğinden itibaren üç ay içinde ödenir ve ödeme günündeki kurla Türk lirasına çevrilir. Süre aşılırsa Hükümet, Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi faizine üç puan eklenerek hesaplanan basit faizi de öder.

Dostane çözüm görüşmelerinde söylediklerim aleyhime kullanılır mı?

Hayır. Dostane çözüm görüşmeleri gizlidir; bu görüşmelerde yapılan hiçbir yazılı veya sözlü açıklama, teklif ya da taviz çekişmeli yargılamada dayanak yapılamaz (AİHS m. 39/2; AİHM İçtüzüğü Kural 62/2).

Başlıca hukukî kaynaklar

  1. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, m. 37 ve 39
  2. AİHM İçtüzüğü (15 Eylül 2025), Kural 62 ve 62A
  3. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 311 ve 318
  4. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 375 ve 377
  5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m. 53
  6. AYM, E. 2022/7, K. 2022/79, 21.6.2022
  7. AİHM, Tahsin Acar/Türkiye (ön itiraz) [BD], B. No: 26307/95, 6.5.2003
  8. AİHM, Oğuz/Türkiye (k.k.), B. No: 33439/22, 5.2.2026
  9. AİHM, Can/Türkiye (k.k.), B. No: 27025/23, 4.12.2025
  10. AİHM, Bağcı/Türkiye (k.k.), B. No: 18350/21, 6.2.2025