Yargılamanın uzun sürdüğünü düşünen kişi, 12 Mart 2024'ten bu yana manevi tazminat talebini önce Tazminat Komisyonuna yöneltir. Komisyon Adalet Bakanlığı bünyesinde çalışır ve ceza soruşturmaları ile kovuşturmalarının yanı sıra hukuk ve idare davalarının makul sürede bitirilmemesinden doğan talepleri inceler (6384 sayılı Kanun m. 2/3-a).

Kişi Komisyona dava sürerken de başvurabilir. Komisyonun kararına karşı Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilir. Bu yollar tükendikten sonra Anayasa Mahkemesi, verilen tazminatın ihlali gidermeye yetip yetmediğini inceler.

Kişi Komisyona dava sürerken veya kesin karardan sonraki bir ay içinde başvurur

Kanun iki başvuru anı tanır. Kişi soruşturma, kovuşturma veya yargılama devam ederken başvurabilir. Ya da işin kesin bir kararla sonuçlandığını öğrendiği günden itibaren en geç bir ay içinde başvurur. Haklı bir mazeret yüzünden bu süreyi kaçıran kişi, mazeretin kalktığı tarihten itibaren on beş gün içinde ve mazeretini gösteren belgelerle başvurabilir (m. 5/A-1).

Bu süre, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru için öngörülen otuz günden ayrıdır. Ceza davası kesinleştiğinde başka şikâyetleri için Anayasa Mahkemesine başvuracak kişi, makul süre talebini aynı tarihten başlayarak bir ay içinde Komisyona iletir. Bir yolun süresi diğerini durdurmaz.

Dilekçe gecikmeyi tarih ve belgeyle gösterir

Başvuru dilekçesinde kişinin açık kimliği ve adresi, zarara uğradığı işlem ile zararın niteliği ve miktarı yer alır; kişi bunların belgelerini dilekçeye ekler (m. 5/A-2). Dilekçe Komisyona doğrudan ya da herhangi bir Cumhuriyet başsavcılığı aracılığıyla verilebilir; başsavcılık yoluyla yapılan başvuruda başsavcılığa verildiği tarih esas alınır. Başvuru Bakanlığın belirlediği usulle elektronik ortamda da yapılabilir. Başvuru için harç ve damga vergisi ödenmez (m. 5/4–6). Bilgi veya belge eksikse Komisyon kişiye bir aylık süre verir; eksiklik bu sürede tamamlanmazsa başvuru reddedilir (m. 5/A-3).

Ceza dosyasında gecikmeyi gösteren belgeler çoğunlukla dosyanın kendisindedir. Kişi gözaltı veya ifade tutanağını, iddianamenin ve kabul kararının tarihini, duruşma tutanaklarındaki erteleme gerekçelerini, bilirkişi raporunun beklendiği dönemi, varsa bozma kararlarını ve kesinleşme şerhini tarih sırasıyla dilekçeye ekler. Böylece Komisyon hangi dönemin kimin tutumu yüzünden uzadığını dosyadan izleyebilir.

Ceza davasında süre suç isnadıyla başlar

Ceza yargılamasında makul süre, kişinin suçlamayla resmen karşılaştığı andan işlemeye başlar. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Eckle/Almanya kararında bu anı kişinin yakalandığı, kovuşturulacağının kendisine resmen bildirildiği veya hakkında soruşturmanın başlatıldığı tarih olarak tarif etti. Ölçüt, şüphelinin durumunun suçlama nedeniyle önemli ölçüde etkilenmesidir (B. No: 8130/78, 15.7.1982, § 73). Süre kural olarak hükmün kesinleşmesiyle sona erer; soruşturma, ilk derece, istinaf ve temyiz aşamaları birlikte hesaba girer.

Komisyon ve Anayasa Mahkemesi sürenin makul olup olmadığını dört ölçütle değerlendirir: davanın karmaşıklığı, başvurucunun tutumu, yargı makamlarının ve diğer kamu makamlarının tutumu ve davanın başvurucu için önemi. Anayasa Mahkemesi Güher Ergun ve diğerleri kararında bu ölçütlerden hiçbirinin tek başına belirleyici olmadığını; gecikme dönemlerinin ayrı ayrı belirlenip toplam etkisinin tartıldığını açıkladı (B. No: 2012/13, 2.7.2013, §§ 41–46).

Bu ölçütler kişinin dilekçede neyi anlatacağını da belirler. Duruşmaların tebligat eksikliği veya dosyanın başka bir mahkemeden gelmemesi yüzünden ertelenmesi makamların tutumuna yazılır. Sanığın mazeret bildirerek duruşmaya gelmemesi veya müdafi değiştirmesi ise kişinin kendi tutumu olarak değerlendirilir. Davanın kişi için önemi de hesaba girer; tutuklu yargılanan sanığın davanın bir an önce bitmesindeki yararı buna örnektir.

Anayasa Mahkemesinin ceza davalarında hangi sürelerde ihlal bulduğu ve başvuru yolunun 2018'den bu yana nasıl değiştiği ceza davasında makul süre sayfasında kararlarıyla birlikte anlatılıyor.

Ağır yaralanan mağdurun şikâyeti yaşam hakkı kapsamında incelenir

Ölüm veya hayatı tehlikeye sokan yaralanma olaylarında devlet, sorumluları makul bir özen ve süratle yargılamakla yükümlüdür. Naci İpek kararında başvurucu iki bıçak darbesiyle yaşamsal tehlike geçirmişti; Anayasa Mahkemesi eylemin potansiyel olarak öldürücü niteliği nedeniyle şikâyeti yaşam hakkı kapsamında inceledi. Faillere ilişkin ceza davası Yargıtayın üç bozma kararıyla birlikte 15 yıl 5 ayı aşkın bir sürede sonuçlanmıştı. Dava karmaşık değildi ve başvurucu gecikmeye yol açmamıştı. Mahkeme yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine karar verdi ve 100.000 TL manevi tazminata hükmetti (B. No: 2022/63911, 2.9.2026, §§ 20, 27–31).

Mahkeme bu başvuruyu Tazminat Komisyonu yolunu tartışmadan esastan inceledi. Mağdur, gecikmeyi yalnız süre şikâyeti olarak değil, faillerin etkili biçimde yargılanmaması olarak da ileri sürer ve Anayasa m. 17'ye dayandırır.

Tutukluluğun uzunluğu ayrı bir şikâyettir

Anayasa m. 19/7, tutuklanan kişiye makul süre içinde yargılanmayı ve soruşturma veya kovuşturma sırasında serbest bırakılmayı isteme hakkı tanır. Bu güvence, yargılamanın bütününün uzunluğundan ayrı olarak tutukluluğun kendisini korur. Tutukluluğun ne kadar sürebileceği tutukluluk süresi yazısında, bu süre aşıldığında istenecek tazminat da haksız tutuklama tazminatı yazısında anlatılır.

Komisyon kararına karşı Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilir

Komisyon, Anayasa Mahkemesinin ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin emsal kararlarını gözeterek gerekçeli karar verir (m. 7/2). Kişi karara karşı tebliğden itibaren on beş gün içinde, Komisyon aracılığıyla Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz eder. Mahkeme itirazı öncelikli iş sayarak üç ay içinde karara bağlar ve Komisyonun kararını yerinde görmezse işin esası hakkında kendisi karar verir. İtiraz üzerine verilen karar kesindir. Kesinleşen tazminatı Bakanlık üç ay içinde öder (m. 7/4–5).

Bu aşamadan sonra Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabilir. Mahkeme Ahmet Kartalkuş kararında, Komisyonun tazminat miktarını Mahkemenin benzer başvurularda verdiği tutarlara uygun belirlemesi gerektiğini; Komisyon ve devamındaki yargı yolu tüketildikten sonra yapılan başvuruda verilen tazminatın yeterli giderim sağlayıp sağlamadığını değerlendireceğini belirtti (§ 40). Otuz günlük bireysel başvuru süresi Ankara Bölge İdare Mahkemesi kararının öğrenilmesiyle başlar; süre hesaplama aracı son günü gösterir. Başvurunun diğer şartları kabul edilebilirlik şartları yazısında ayrıntılı olarak anlatılır.

Eski Anayasa Mahkemesi başvuruları için üç aylık geçiş süresi işler

Anayasa Mahkemesi Nevriye Kuruç pilot kararında makul süre şikâyetleri için etkili bir iç hukuk yolu bulunmadığını tespit etti (B. No: 2021/58970, 5.7.2022). Böyle bir yol kurulmadığı için Keser Altıntaş kararıyla bu tür başvuruların incelenmesini sürdürmeyi haklı kılan bir neden görmeyerek düşme kararları vermeye başladı (B. No: 2023/18536, 25.7.2023). 7499 sayılı Kanun bu dönemde Anayasa Mahkemesine başvurmuş kişiler için geçiş kuralı getirdi (6384 sayılı Kanun geçici m. 3).

Anayasa Mahkemesinin makul süre şikâyeti hakkında verdiği düşme kararını alan kişi ile başvurusu 12 Mart 2024'te Anayasa Mahkemesinde derdest olup başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez bulunan kişi, kararın tebliğinden itibaren üç ay içinde Komisyona başvurur. Dilekçeye Anayasa Mahkemesi başvuru formunu, kararı ve tebliğ belgesini ekler. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine 10 Ekim 2023'ten itibaren doğrudan başvurmuş ve iç hukuk yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemezlik kararı almış kişi için de aynı üç aylık süre işler (geçici m. 3/1).

Sık sorulanlar

Tazminat Komisyonu hakkında sık sorulan sorular

Komisyona başvurmak davayı hızlandırır mı?

Komisyonun kesinleşen kararı, şikâyet konusu işlemi yürüten adli veya idari mercie gönderilir. İşlem henüz sonuçlanmamışsa bu merci işi ivedilikle sonuçlandırır (6384 sayılı Kanun m. 8).

Komisyon ne kadar tazminat verir?

Kanun sabit bir tutar belirlemez. Komisyon tutarı Anayasa Mahkemesinin ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin emsal kararlarını gözeterek belirler (m. 7/2). Tutarın yetersiz olduğunu düşünen kişi önce Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz eder.

Başvuru için avukat gerekir mi?

Kanun avukatla temsil zorunluluğu öngörmez. Kişi imzalı dilekçesiyle ve gecikmeyi gösteren belgelerle kendisi başvurabilir (m. 5/A-2).

Komisyon hangi gerekçelerle başvuruyu reddeder?

Komisyon süresinde yapılmayan, hukuki menfaat taşımayan veya Kanunun kapsamına girmeyen başvuruları reddeder (m. 6). Eksik belge için verilen bir aylık sürede eksikliğin tamamlanmaması da ret nedenidir (m. 5/A-3).

Başlıca hukukî kaynaklar

  1. 6384 sayılı Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun, m. 2, 5, 5/A, 6-8 ve geçici m. 3
  2. AYM, Ahmet Kartalkuş, B. No. 2019/39635, 19.3.2024
  3. AYM, Sadi Ayhan Efe, B. No. 2021/28857, 2.9.2026
  4. AYM, Naci İpek, B. No. 2022/63911, 2.9.2026
  5. AYM, Güher Ergun ve diğerleri, B. No. 2012/13, 2.7.2013
  6. AYM [GK], Nevriye Kuruç, B. No. 2021/58970, 5.7.2022
  7. AYM [GK], Keser Altıntaş, B. No. 2023/18536, 25.7.2023
  8. AİHM, Eckle/Almanya, B. No. 8130/78, 15.7.1982