Anayasa Mahkemesi, yayımladığı 747 kararda bu başlıkta 784 şikâyet inceledi ve 76 şikâyette ihlal buldu. Aşağıda sonuçların dağılımı, Mahkemenin bu konuda en çok dayandığı ilke paragrafları, ret nedenleri ve ihlal kararlarındaki giderimler yer alıyor. Sayılar yalnızca yayımlanan kararlara aittir; Mahkemenin sonuçlandırdığı bütün başvurular içinde ihlal oranı çok daha düşüktür.
Anayasa Mahkemesi bu şikâyetlerde nasıl karar verdi?
Tablo, yayımlanan kararlardaki şikâyetlerin Anayasa Mahkemesinin verdiği sonuca göre dağılımını gösteriyor.
| Sonuç | Şikâyet | Oran |
|---|---|---|
| Başvuru yollarının tüketilmemesi | 317 | %40 |
| Süre aşımı | 130 | %17 |
| Açıkça dayanaktan yoksunluk | 87 | %11 |
| Zaman bakımından yetkisizlik | 78 | %10 |
| İhlal | 76 | %10 |
| İhlal olmadığı | 67 | %9 |
| Başvurunun reddi | 12 | %2 |
| Düşme | 11 | %1 |
| Kişi bakımından yetkisizlik | 3 | %0 |
| İncelenmesine yer olmadığı | 2 | %0 |
| Konu bakımından yetkisizlik | 1 | %0 |
Mahkeme hangi ilkelere dayanıyor?
Bu başlıktaki kararların ilgili inceleme bölümlerinde en çok atıf yapılan paragraflar, Anayasa Mahkemesinin kendi ifadesiyle:
Kişi serbest bırakılmadan yargılanmakta olduğu davada ilk derece mahkemesi kararıyla mahkûm olmuşsa mahkûmiyet tarihi itibarıyla kişinin tutukluluk hâli sona erer (Korcan Polatsü, B. No: 2012/726, 2/7/2013, § 33). Başvurucu hâlihazırda tahliye olmuş ya da hükümlü hâle gelmiş ise tutukluluğun makul süreyi veya kanunda öngörülen azami süreyi aşması dolayısıyla Anayasa Mahkemesince verilecek bir ihlal kararı başvurucunun serbest kalması sonucunu doğurmayacaktır. Bu durumda yalnızca kişinin tutulmasıyla ilgili hak ihlalinin tespiti ve gerekiyorsa belli bir miktar tazminata hükmedilmesiyle yetinilecektir. Dolayısıyla bu tür ihlal iddiaları bakımından öncelikle aynı giderim imkânını sağlayan başvuru yollarının tüketilmesi ve bunlardan sonuç alınamaması hâlinde bireysel başvuruda bulunulması gerekir. Anayasa Mahkemesi yukarıda atıf yapılan Erkam Abdurrahman Ak ve İrfan Gerçek kararlarında …
Anayasa Mahkemesi, tutukluluğun kanunda öngörülen azami süreyi veya makul süreyi aştığı iddiasıyla yapılan bireysel başvurular bakımından bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla başvurucu tahliye edilmiş ise asıl dava sonuçlanmamış da olsa -ilgili Yargıtay içtihatlarına atıf yaparak- 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinde öngörülen tazminat davası açma imkânının tüketilmesi gereken etkili bir hukuk yolu olduğu sonucuna varmıştır (Erkam Abdurrahman Ak, B. No: 2014/8515, 28/9/2016, §§ 48-62; İrfan Gerçek, B. No: 2014/6500, 29/9/2016, §§ 33-45).
Anılan Anayasa ve Kanun hükümlerine göre bireysel başvuru yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması gerekir. Temel hak ve özgürlüklere saygı, devletin tüm organlarının anayasal ödevi olup bu ödevin ihmal edilmesi nedeniyle ortaya çıkan hak ihlallerinin düzeltilmesi idari ve yargısal makamların görevidir. Bu nedenle temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddialarının öncelikle derece mahkemeleri önünde ileri sürülmesi, bu makamlar tarafından değerlendirilmesi ve bir çözüme kavuşturulması esastır. Bu nedenle Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, iddia edilen hak ihlallerinin derece mahkemelerince düzeltilmemesi hâlinde başvurulabilecek ikincil nitelikte bir kanun yoludur. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek için öncelikle olağan kanun yollarının tüketilmesi zorunludur (Ayşe …
Anayasa Mahkemesi içtihadında tutukluluğun kanunda öngörülen azami veya makul süreyi aştığı iddiasıyla yapılan bireysel başvurularda asıl davanın sonuçlanmamış olması hâlinde 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinde öngörülen tazminat davası açma imkânının tüketilmesi gereken etkili bir hukuk yolu olmadığı belirtilmekle birlikte ( Ramazan Aras, § 36; Burak Döner, B. No: 2012/521, 2/7/2013, § 35) bireysel başvuruda bulunduktan sonra asıl davanın sonuçlandığı ve ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet hükmünün kesinleştiği durumlarda anılan hukuk yolunun etkili olduğu ve tüketilmesi gerektiği ifade edilmiştir (Hamit Kaya, B. No: 2012/338, 2/7/2013, §§ 34-50).
İsnat edilen silahlı suç örgütüne üye olma ve izinsiz tehlikeli madde bulundurma suçları gibi ağır nitelikteki suçlara ilişkin kuvvetli suç şüphesi altında bulunduğu kabul edilen başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına ilişkin olarak derece mahkemelerince açıklanan gerekçeler, davanın karmaşık niteliği ve delillere ulaşılmasındaki güçlükler dikkate alındığında 3 yıl 6 ay 6 günlük tutukluluk süresi yönünden ilgili ve yeterlidir. İlgili ve yeterli gerekçelere dayanılarak başvurucunun özgürlüğünden mahrum bırakıldığı dikkate alındığında tutukluluk süresinin makul olduğu görülmektedir.
Devam eden tutukluluğun hukuka aykırı olduğu iddiasıyla yapılan bireysel başvurularda şikâyetlerin temel amacı, tutukluluğun hukuka aykırı olduğunun ya da devamını haklı kılan sebep veya sebeplerin bulunmadığının tespitidir. Bu tespit yapıldığı takdirde buna bağlı olarak ilgilinin tutukluluk halinin devamına gerekçe olarak gösterilen hukuki sebeplerin varlığı sona erecek ve böylece kişinin serbest kalmasının yolu açılabilecektir. Bu amaçla yapılan bir başvuruda, itiraz kanun yolunda çekişmeli yargılama ve/veya silahların eşitliği gibi ilkelere uygun olarak bir inceleme yapılıp yapılmadığı da dikkate alınacaktır. Dolayısıyla belirtilen nedenlerle ve serbest bırakılmayı temin edebilecek bir karar alma amacıyla yapılacak bireysel başvuruların, olağan kanun yolları tüketilmek şartıyla, tutukluluk hali devam ettiği sürece yapılabilmesi mümkündür.
Şikâyetler hangi nedenlerle reddedildi?
Her ret nedeninin yanında şikâyet sayısı ve yakın tarihli örnek kararlar yer alıyor; örneklerdeki metin, Anayasa Mahkemesinin karar özetidir.
Açıkça dayanaktan yoksunluk (87 şikâyet). Bu ret nedeni bütün haklarda
- Mehmet Durak Karak, B. No: 2023/86362, 18/2/2026: Başvuru, mahsup talebinin reddedilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
- Veli Özdemir (2), B. No: 2020/32781, 7/1/2026: Başvuru, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararına dayanılarak yeniden yapılan yargılamada önceki hükmün onaylanması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Süre aşımı (130 şikâyet). Bu ret nedeni bütün haklarda
- Muhammet Alkaya ve diğerleri, B. No: 2022/105786, 18/2/2026: Başvuru, beyanları belirleyici ölçüde hükme esas alınan tanıkların sanıklar tarafından sorgulanmasına imkân verilmemesi nedeniyle tanık sorgulama hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
- Ayhan Bozkaya, B. No: 2021/57788, 11/2/2026: Başvuru, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ihlal kararına dayanılarak yeniden yapılan yargılamada önceki hükmün onaylanması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru yollarının tüketilmemesi (317 şikâyet). Bu ret nedeni bütün haklarda
- Nazan Betül Vangölü Kozağaçlı, B. No: 2024/25460, 12/3/2026: Başvuru; yakalama, gözaltı ve tutuklama tedbirlerinin hukuki olmaması, gözaltı süresinin makul süreyi aşması ve soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
- Ünal Korkem, B. No: 2023/44471, 11/3/2026: Başvuru; tutuklama tedbirinin hukuki olmaması ve tutukluluğun makul süreyi aşması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, yargılamaların uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Konu bakımından yetkisizlik (1 şikâyet). Bu ret nedeni bütün haklarda
- Ümit Özkan, B. No: 2017/78, 4/11/2020: Başvuru, gözaltı ve tutuklama tedbirlerinin hukuki olmaması, tutukluluğun makul süreyi aşması, tutukluluk incelemelerinin süresinde yapılmaması ve uzun süre hâkim önüne çıkarılmama nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Kişi bakımından yetkisizlik (3 şikâyet). Bu ret nedeni bütün haklarda
- Mümüne Açıkkollu, B. No: 2020/17648, 30/7/2025: Başvuru; gözaltında tutulan şüpheliye Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasını ihlal eden muamelelerde bulunulması, bu muamelelerin etkisiyle şüphelinin kalp krizi sonucu ölmesi ve bu konuda yürütülen ceza soruşturmasının etkisiz olması nedeniyle yaşam hakkı ile kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
- Ali Dursun ve Müslüm Demir, B. No: 2014/12720, 19/2/2019: Başvuru, gözaltında işkence altında ifade alınması nedeniyle işkence yasağının; tutukluluğun makul süreyi aşması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; işkence altında alınan ifadelerin mahkûmiyete esas alınması ve yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedenleriyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Zaman bakımından yetkisizlik (78 şikâyet). Bu ret nedeni bütün haklarda
- Mehmet Sayat, B. No: 2014/10819, 19/11/2019: Başvuru, ifade özgürlüğü kapsamında kalan birtakım eylemlerin terör örgütü üyeliği suçundan mahkûmiyette delil olarak kullanılması nedeniyle başvurucunun ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuruda ayrıca uzun sayılacak bir sürede yargılamanın yapılmış olması nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının, yargılama sürecinde uzun süre tutuklu kalınması nedeniyle ise kişi…
- Hikmet Üvenç, B. No: 2015/10023, 3/4/2019: Başvuru, tutukluluk incelemelerinin hâkim/mahkeme önüne çıkarılmaksızın yapılması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
İhlal bulunan şikâyetlerde ne oldu?
Anayasa Mahkemesinin ihlal bulduğu 76 şikâyette hükmettiği giderimler: manevi tazminat 50, ihlalin tespiti 23, serbest bırakılma 8. Bir şikâyette birden fazla giderime hükmedilebilir.
Manevi tazminata hükmedilen tek başvuruculu kararlarda, karar yılına göre ortanca tutar (en az üç kararın bulunduğu yıllar). Tutar, kararın hükmünde başvurucuya ödenmesine karar verilen toplam manevi tazminattır. Birden çok başvurucunun bulunduğu kararlar, tutar çoğu kez toplam olduğu için hesaba katılmadı:
| Yıl | Karar | Ortanca tutar |
|---|---|---|
| 2014 | 17 | 5.000 TL |
| 2015 | 12 | 5.000 TL |
| 2016 | 4 | 9.300 TL |
Şikâyet türlerinin karşılaştırması: AYM manevi tazminat tutarları.
Son ihlal kararları
- Haşim Türker (2), B. No: 2023/105130, 4/3/2026: Başvuru; tutukluluğun kanunda öngörülen azami süreyi aşması ve tutukluluk süresinin makul olmaması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
- Baran Akgül ve Berivan Helen Işık, B. No: 2021/18352, 6/6/2024: Başvuru, konutu terk etmeme adli kontrol tedbirinin makul süreyi aşması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
- Abdulaziz Kandemir, B. No: 2021/7611, 24/1/2024: Başvuru, konutu terk etmemeye ilişkin adli kontrol tedbirinin makul olmayan bir süre boyunca devam ettirilmesi, sözü edilen tedbirin kaldırılması veya değiştirilmesi yönündeki taleplerin geç değerlendirilmesi ve bu talepler hakkında verilen kararların geç bildirilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, tedbirin bazı olağan sonuçları nedeniyle özel hayata ve aile hayatına saygı…
- Muhammet Enes Sezgin, B. No: 2020/14085, 19/1/2022: Başvuru, konutu terk etmeme şeklindeki adli kontrol tedbirinin makul süreyi aşması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Yıllara göre şikâyetler
Karar yılına göre bu başlıkta incelenen şikâyetler ve ihlal bulunanlar:
| Yıl | Şikâyet | İhlal | İhlal oranı |
|---|---|---|---|
| 2013 | 17 | 8 | %47 |
| 2014 | 93 | 30 | %32 |
| 2015 | 110 | 20 | %18 |
| 2016 | 81 | 7 | %9 |
| 2017 | 102 | 1 | %1 |
| 2018 | 102 | 2 | %2 |
| 2019 | 92 | 2 | %2 |
| 2020 | 50 | 1 | %2 |
| 2021 | 13 | 0 | %0 |
| 2022 | 15 | 2 | %13 |
| 2023 | 16 | 0 | %0 |
| 2024 | 25 | 2 | %8 |
| 2025 | 52 | 0 | %0 |
| 2026 | 16 | 1 | %6 |
Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı: bütün şikâyet türleri · AYM İçtihat Atlası
