Şerafettin Can Atalay, Gezi Parkı davasında 18 yıl hapis cezasına mahkûm edildikten ve dosyası Yargıtay'dayken milletvekili seçildi. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu 25 Ekim 2023'te seçilme hakkının ve kişi hürriyetinin ihlal edildiğine karar verdi. Yargıtay 3. Ceza Dairesi bu karara uymadı. Mahkeme 21 Aralık 2023'te ikinci kez ihlal kararı verdi ve bu kez kararın uygulanmamasını bireysel başvuru hakkının ihlali saydı. Daire ikinci karara da uymadı. Yazısı 30 Ocak 2024'te TBMM Genel Kurulunda okundu ve milletvekilliğinin düştüğü açıklandı.

Bu yazı kararların gerekçesini, Anayasa Mahkemesinin okuma hakkındaki 22 Şubat 2024 tarihli kararını, AİHM'deki başvuruyu ve bütün bunların ihlal kararı alan her başvurucu için ne anlama geldiğini anlatıyor. Yasama dokunulmazlığına ilişkin AİHM içtihadı milletvekili dokunulmazlığı ve AİHM yazısında.

Süreç

TarihMerciGelişme
25.4.2022İstanbul 13. Ağır Ceza MahkemesiGezi Parkı davasında Hükûmeti ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım etmekten 18 yıl hapis cezası; hükümle birlikte tutuklama
28.12.2022Bölge Adliye Mahkemesiİstinaf başvurusunun reddi
14.5.2023Genel seçimTürkiye İşçi Partisi Hatay milletvekili olarak seçilme
13.7.2023 ve 17.7.2023Yargıtay 3. ve 4. Ceza DaireleriYasama dokunulmazlığı nedeniyle durma ve tahliye talebinin reddi; itirazın oyçokluğuyla reddi
28.9.2023Yargıtay 3. Ceza DairesiBireysel başvuru incelenirken mahkûmiyetin onanması ve hükmün TBMM'ye gönderilmesi
25.10.2023AYM Genel Kurulu, Can Atalay (2)Seçilme hakkı ve kişi hürriyeti ihlali; yeniden yargılama, infazın durdurulması, tahliye ve durma kararı verilmesi
8.11.2023Yargıtay 3. Ceza DairesiAYM kararına uyulmaması, kararın TBMM'ye gönderilmesi ve ihlal yönünde oy kullanan AYM üyeleri hakkında suç duyurusu
21.12.2023AYM Genel Kurulu, Can Atalay (3)İhlal kararının uygulanmaması nedeniyle bireysel başvuru hakkı, seçilme hakkı ve kişi hürriyeti ihlali
3.1.2024Yargıtay 3. Ceza Dairesiİkinci karara da uyulmaması ve kararın yeniden TBMM'ye gönderilmesi
30.1.2024TBMM Genel KuruluYargıtay yazısının okunması ve milletvekilliğinin düştüğünün açıklanması
22.2.2024AYM Genel Kurulu, E.2024/43, K.2024/65Okumanın hukuken var olmayan fiilî bir durum olduğu, iptal talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığı
27.8.2024AİHMBaşvurunun (B. No: 11503/24) Hükûmete bildirilmesi

Tablodaki bilgiler Anayasa Mahkemesinin üç kararındaki olay anlatımına ve AİHM'in Hükûmete bildirim metnine dayanıyor (Şerafettin Can Atalay (3), §§ 6-18; E.2024/43, K.2024/65, §§ 11-20).

Can Atalay (2): neden ihlal bulundu?

Anayasa'nın 83. maddesi, seçimden önce soruşturmasına başlanmış olmak kaydıyla "Anayasanın 14 üncü maddesindeki durumları" yasama dokunulmazlığının dışında tutuyor. Yargıtay 3. Ceza Dairesi 13 Temmuz 2023'te bu istisnanın kapsamının yargı içtihadıyla belirlenebileceğini, Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru yoluyla bir anayasa hükmünü işlevsiz hâle getiremeyeceğini belirtti ve Hükûmeti ortadan kaldırmaya teşebbüs suçunun bu kapsamda kaldığı sonucuna ulaştı (Şerafettin Can Atalay (2), § 9).

Genel Kurul, Ömer Faruk Gergerlioğlu kararındaki tespitini tekrarladı: Anayasa'nın 14. maddesi, dokunulmazlık dışında kalan suçları yalnızca yargı kararlarıyla anlamlı biçimde belirlemeye elverişli değildir; seçilme hakkını koruyan temel güvencelere sahip, belirli ve öngörülebilir bir anayasal veya kanuni düzenleme de yoktur. Başvurucu milletvekili seçildiği 14 Mayıs 2023'ten itibaren dokunulmazlıktan yararlanmaya başlamıştı. Mahkeme yargılamaya ve tutulmaya devam edilmesini seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkının (AY m. 67) ve kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının (AY m. 19) ihlali saydı (§§ 106-108). Muammer Topal, Yıldız Seferinoğlu, Basri Bağcı, İrfan Fidan ve Muhterem İnce karşı oy kullandı.

Giderim kısmında Mahkeme, yeniden yargılama kararı verildiğinde derece mahkemesinin yeniden yargılama sebebinin varlığını kabul etmek bakımından takdir yetkisi bulunmadığını hatırlattı. Yeniden yargılamaya başlandığına karar verilmesiyle ihlale yol açan önceki karar kendiliğinden ortadan kalkar (§§ 113-115). Karar; yeniden yargılamaya başlanması, infazın durdurulması, tahliye ve durma kararı verilmesi için İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi; 50.000 TL manevi tazminata hükmedildi (§§ 117-119 ve hüküm).

Can Atalay (3): ihlal kararına uyulmaması

İlk derece mahkemesi dosyayı Yargıtay'a gönderdi. Yargıtay 3. Ceza Dairesi 8 Kasım 2023'te Anayasa Mahkemesinin ihlal kararına hukuki değer ve geçerlilik izafe edilemeyeceğini, ortada Anayasa'nın 153. maddesi kapsamında uygulanması gereken bir karar bulunmadığını belirterek karara uyulmamasına karar verdi. Kararın TBMM'ye gönderilmesine ve ihlal yönünde oy kullanan Anayasa Mahkemesi üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunulmasına da hükmetti (Can Atalay (3), § 17).

Genel Kurul 21 Aralık 2023 tarihli kararında şu tespitleri yaptı:

  • Kararlar yargı organlarını da bağlar. Anayasa'nın 153. maddesinin altıncı fıkrası, 138. maddeden farklı olarak Anayasa Mahkemesi kararlarının yargı organları bakımından da bağlayıcı olduğunu açıkça söyler (§ 63).
  • Denetleyecek bir merci yoktur. Anayasa Mahkemesi kararları kesindir. Bir ihlal kararının Anayasa'ya veya kanuna uygunluğunu inceleme yetkisi hiçbir mercie verilmemiştir; aksi Anayasa'nın 6. maddesindeki "kaynağını Anayasadan almayan" yetki yasağıyla bağdaşmaz (§ 66).
  • Uygulamada tereddüt yoktu. Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Yargıtay 3. Ceza Dairesinin kendi önceki kararları da bireysel başvuru kararlarının bağlayıcılığını kabul ediyordu (§§ 64-65, 67).
  • Uygulamamak ayrı bir ihlaldir. İhlal kararının uygulanmaması bireysel başvuru hakkına ilişkin bütün güvenceleri anlamsız ve işlevsiz hâle getirdi. Mahkeme Anayasa'nın 148. maddesindeki bireysel başvuru hakkının ihlal edildiğine oybirliğiyle karar verdi (§ 71 ve hüküm).

Seçilme hakkının ve kişi hürriyetinin ihlali sonucuna Muammer Topal, İrfan Fidan ve Muhterem İnce katılmadı (§ 74). Mahkeme, iki kararda tespit edilen ihlallerin giderilmesi için dosyayı yine İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesine gönderdi, 100.000 TL manevi tazminata hükmetti ve kararın TBMM'ye, Adalet Bakanlığına ve Hâkimler ve Savcılar Kuruluna gönderilmesine karar verdi (§§ 77-79 ve hüküm).

TBMM'deki okuma ve 22 Şubat 2024 kararı

Anayasa'nın 84. maddesinin ikinci fıkrasına göre milletvekilliğinin kesin hüküm giyme hâlinde düşmesi, kesin mahkeme kararının Genel Kurula bildirilmesiyle olur. Yargıtay 3. Ceza Dairesi 3 Ocak 2024'te ikinci karara da uymadı ve kararı yeniden TBMM'ye gönderdi. Daire Başkanlığının yazısı 30 Ocak 2024'te Genel Kurulda okundu ve başvurucunun milletvekilliğinin düştüğü açıklandı. Başvurucu ve birçok milletvekili, Anayasa'nın 85. maddesine dayanarak bu işlemin iptalini istedi.

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, 22 Şubat 2024 tarihli ve E.2024/43, K.2024/65 sayılı kararında şu gerekçelere dayandı:

  • 25 Ekim 2023 tarihli ihlal kararından sonra başvurucu hakkında kesinleşmiş bir hükmün varlığından söz etmek hukuken mümkün değildir. Anayasa Mahkemesince Anayasa'yı ihlal ettiği tespit edilen bir yargı kararını hiçbir kamu otoritesi esas alamaz (§ 22).
  • Yasama organı da ihlalin giderim sürecinin bir parçasıdır ve karar onun bakımından da bağlayıcıdır (§ 23).
  • Yargıtay'ın kararına uyulmamasına ilişkin kararı Türk hukukunda verilmesi mümkün olmayan, hukuki dayanağı bulunmayan bir karardır. Genel Kurulda okunması fiilî (de facto) bir durum oluşturmuştur; bu durum Anayasa'nın 84/2. maddesi kapsamında bir yasama işlemi değildir (§§ 25-26).

Mahkeme, hukuken var olmayan bir işleme ilişkin talebin incelenemeyeceğini belirterek iptal talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına oyçokluğuyla karar verdi (§§ 31-32 ve hüküm). Karar 1 Ağustos 2024'te Resmî Gazete'de yayımlandı. Kadir Özkaya, İrfan Fidan, Muhterem İnce ve Yılmaz Akçil karşı oy kullandı. Karşı oya göre kesin hükmün Genel Kurula bildirilmesiyle gerçekleşen düşme, Anayasa'nın 85. maddesi kapsamında değildir ve talep yetkisizlik nedeniyle reddedilmeliydi (karşı oy, §§ 1, 9-11).

AİHM'deki başvuru

Başvurucu 16 Nisan 2024'te AİHM'e başvurdu. Atalay/Türkiye (B. No: 11503/24) başvurusu 27 Ağustos 2024'te Hükûmete bildirildi. AİHM taraflara şu soruları yöneltti:

  • Anayasa Mahkemesinin tahliye kararlarına rağmen tutulmaya devam edilmesi 5. maddenin 1. fıkrası anlamında "hukuka uygun" muydu?
  • Yargıtay'ın tahliyeyi reddetmesi karşısında başvurucunun tutulmasının hukuka uygunluğunu denetletebileceği etkili bir yol var mıydı (m. 5/4)?
  • Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmaması 6. maddedeki mahkemeye erişim hakkını ihlal etti mi?
  • Tutulmanın sürmesi ve milletvekilliğinin düşmesi, seçildikten sonra milletvekili olarak görev yapma hakkını (1 No.lu Protokol m. 3) ihlal etti mi?
  • Kısıtlamalar Sözleşme'de öngörülenler dışında bir amaçla uygulandı mı (m. 18)?

11 Ekim 2026 itibarıyla HUDOC'ta bu başvuruda verilmiş bir karar bulunmuyor. Gezi Parkı davasının bir başka sanığı hakkında Büyük Daire 25 Ağustos 2026'da karar verdi; ayrıntılar Kavala (No. 2) Büyük Daire kararı yazısında.

Kendi dosyanız için anlamı

  • Yeniden yargılama başvurusuz başlar. Anayasa Mahkemesi yeniden yargılamaya hükmettiyse derece mahkemesi, karar kendisine ulaşır ulaşmaz yeniden yargılamaya başladığına karar vermek zorundadır; taraflardan talep beklenmez ve bir kabule değerlik aşaması yoktur (Can Atalay (2), §§ 113-115). Yeniden yargılama sürecinin ayrıntıları ihlal kararı sonrası yeniden yargılama yazısında.
  • Uygulanmayan karar için yeni başvuru. İhlal kararının gereği yerine getirilmezse bu durum ayrı bir ihlal olarak Anayasa Mahkemesine taşınabilir. Mahkeme Can Atalay (3) kararında bunu bireysel başvuru hakkının ihlali olarak inceledi ve ek tazminata hükmetti.
  • Süre. Yeni başvuru, uygulamayı reddeden kesin kararın öğrenilmesinden itibaren otuz gün içinde yapılır (bkz. AYM başvuru süresi ne zaman başlar).
  • AİHM. Anayasa Mahkemesi kararının uygulanmaması, AİHM önünde de ayrı bir şikâyet olarak ileri sürülebilir. Atalay başvurusundaki sorular, AİHM'in bu meseleyi 5. ve 6. maddeler kapsamında incelediğini gösteriyor.
Sık sorulanlar

Can Atalay kararı hakkında sık sorulan sorular

Can Atalay kararı nedir?

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun Gezi Parkı davasında mahkûm edilen ve tutukluyken milletvekili seçilen Şerafettin Can Atalay hakkında verdiği kararlardır. Mahkeme 25 Ekim 2023'te seçilme hakkının ve kişi hürriyetinin ihlal edildiğine, 21 Aralık 2023'te ise bu kararın uygulanmaması nedeniyle bireysel başvuru hakkının da ihlal edildiğine karar verdi. Üçüncü karar, 22 Şubat 2024'te milletvekilliğinin düşürülmesine ilişkin okuma hakkında verildi.

Anayasa Mahkemesi neden ihlal kararı verdi?

Anayasa'nın 83. maddesi, seçimden önce soruşturmasına başlanmış olmak kaydıyla Anayasa'nın 14. maddesindeki durumları yasama dokunulmazlığının dışında bırakıyor. Anayasa Mahkemesi, bu istisnanın kapsamını belirli ve öngörülebilir biçimde ortaya koyan bir anayasal veya kanuni düzenleme bulunmadığını tespit etti. Buna göre milletvekili seçilen başvurucu dokunulmazlıktan yararlanmaya başlamıştı; yargılamaya ve tutulmaya devam edilmesi seçilme hakkını ve kişi hürriyetini ihlal ediyordu.

Yargıtay neden Anayasa Mahkemesi kararına uymadı?

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 8 Kasım 2023 tarihli kararında, mahkûmiyet hükmünün bireysel başvuru incelenirken onanarak kesinleştiğini, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararına hukuki değer ve geçerlilik izafe edilemeyeceğini ve Anayasa'nın 153. maddesi kapsamında uygulanması gereken bir karar bulunmadığını belirtti. Daire daha önce de, Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru yoluyla bir anayasa hükmünü işlevsiz hâle getiremeyeceğini savunmuştu.

Anayasa Mahkemesi kararları bağlayıcı mıdır?

Evet. Anayasa'nın 153. maddesine göre Anayasa Mahkemesi kararları kesindir; yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar. Anayasa Mahkemesi Can Atalay (3) kararında, bu hükmün Anayasa'nın 138. maddesinden farklı olarak yargı organlarını da açıkça bağladığını ve hiçbir merciin bir ihlal kararının Anayasa'ya veya kanuna uygunluğunu denetleme yetkisi bulunmadığını vurguladı.

Can Atalay AİHM kararı çıktı mı?

11 Ekim 2026 itibarıyla HUDOC'ta bir karar yok. Başvuru 16 Nisan 2024'te yapıldı ve 27 Ağustos 2024'te Hükûmete bildirildi. AİHM taraflara özellikle Anayasa Mahkemesinin tahliye kararlarına rağmen tutulmaya devam edilmesinin 5. maddeye uygun olup olmadığını, bu kararların uygulanmamasının mahkemeye erişim hakkını ihlal edip etmediğini ve milletvekilliği görevinin engellenmesini sordu.

Başlıca hukukî kaynaklar

  1. AYM, Şerafettin Can Atalay (2) [GK], B. No: 2023/53898, 25.10.2023 (RG 27.10.2023)
  2. AYM, Şerafettin Can Atalay (3) [GK], B. No: 2023/99744, 21.12.2023 (RG 27.12.2023)
  3. AYM, E.2024/43, K.2024/65, 22.2.2024 (RG 1.8.2024, S. 32619)
  4. AİHM, Atalay/Türkiye, B. No: 11503/24, Hükûmete bildirim, 27.8.2024
  5. Anayasa m. 11, 14, 67, 83, 84, 85, 148 ve 153; 6216 sayılı Kanun m. 50 ve 66