Anayasa'nın 83. maddesi milletvekiline iki ayrı koruma tanır: Meclis'teki söz ve oylarından sorumlu tutulmama (yasama sorumsuzluğu) ve Meclis kararı olmadan yargılanmama (yasama dokunulmazlığı). AİHM Türkiye hakkındaki kararlarında her iki korumanın uygulanışını Sözleşme'nin 10. maddesi açısından inceledi.

Kararların merkezinde 2016'da kabul edilen geçici 20. madde var: AİHM Büyük Dairesi Selahattin Demirtaş (No. 2) kararında bu değişikliği öngörülebilirlik yönünden sorunlu buldu, sonraki kararlarda aynı sonuç dokunulmazlığı kalkan diğer milletvekilleri için de verildi. Bu yazı kuralları, kararları ve başvuru yolundaki özel durumları anlatıyor.

Anayasa m. 83 ve geçici 20. madde

Yasama sorumsuzluğu. Milletvekilleri Meclis çalışmalarındaki oy ve sözlerinden, Meclis'te ileri sürdükleri düşüncelerden ve bunları Meclis dışında tekrarlamaktan, Başkanlık Divanının teklifi üzerine Meclis aksine karar vermedikçe sorumlu tutulamaz (m. 83/1). AİHM'e göre bu koruma mutlaktır, hiçbir soruşturma işlemine izin vermez ve görev bittikten sonra da sürer; Meclis'teki konuşmanın dışarıda tekrarı aynı kelimelerin tekrarıyla sınırlı değildir (Selahattin Demirtaş/Türkiye (No. 2) [BD], 22.12.2020, § 259).

Yasama dokunulmazlığı. Seçimden önce veya sonra suç işlediği ileri sürülen milletvekili, Meclis kararı olmadıkça tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz. İstisnalar ağır cezalık suçüstü hâli ile seçimden önce soruşturmasına başlanmış olmak kaydıyla Anayasa m. 14'teki durumlardır (m. 83/2). Dokunulmazlığın kaldırılması Meclis'in bireysel inceleme yapmasını ve milletvekilinin savunmasını gerektirir; karara karşı Anayasa Mahkemesine başvurulabilir (m. 85; Demirtaş (2), §§ 265-266).

Geçici 20. madde. 20 Mayıs 2016'da kabul edilen ve 8 Haziran 2016'da yürürlüğe giren değişiklik, kabul tarihine kadar Meclis'e gönderilmiş dokunulmazlık kaldırma talepleri bakımından m. 83/2'nin birinci cümlesinin uygulanmayacağını öngördü. Değişiklik 550 milletvekilinden 154'ünü kapsıyordu: 59 CHP, 55 HDP, 29 AKP, 10 MHP üyesi ve bir bağımsız milletvekili (Kerestecioğlu Demir/Türkiye, §§ 10-11, 16). Anayasa Mahkemesi değişikliğin iptali istemini 3 Haziran 2016'da oybirliğiyle reddetti; değişikliği Meclis'in dokunulmazlık kaldırma kararı değil, şekil bakımından bir Anayasa değişikliği saydı (§ 15). Venedik Komisyonu ise değişikliği Anayasa değişikliği usulünün kötüye kullanılması olarak nitelendirmişti (§ 59'da aktarıldığı üzere).

Demirtaş (No. 2) [BD]: öngörülebilirlik

Büyük Daire, milletvekillerinin ifade özgürlüğünün siyasi ifadenin en tipik örneği olduğunu, Meclis'teki konuşmanın yüksek düzeyde korunduğunu ve dokunulmazlığın özellikle muhalefeti çoğunluğun kötüye kullanmasına karşı koruduğunu hatırlattı (§§ 242-244). Başvurucu, yargılandığı konuşmaların içerik olarak Meclis'teki konuşmalarına benzediğini makul biçimde ileri sürmüştü; buna rağmen yargı makamları sözlerin yasama sorumsuzluğu kapsamında olup olmadığını hiç değerlendirmeden onu tutukladı ve kovuşturdu (§§ 262-263).

Mahkemeye göre konuşmalar sorumsuzluk kapsamında olmasa bile değişiklik kendi başına öngörülebilirlik sorunu doğuruyordu. Geçici 20. madde, milletvekillerini Meclis'in bireysel incelemesi ve Anayasa Mahkemesine itiraz güvencesi olmaksızın sıradan vatandaşlarla aynı rejime tabi tuttu (§ 267). Değişiklik, gerekçesinde açıkça belirli milletvekillerinin, özellikle muhalefetin belirli sözlerini hedefliyordu; Türk anayasa geleneğinde benzeri olmayan, tek seferlik ve belirli kişilere yönelik bir düzenlemeydi ve değişiklikten sonra Meclis olağan dokunulmazlık rejimini sürdürdü (§§ 268-269). Terör suçlarına ilişkin TCK m. 314'ün geniş yorumu da eklenince müdahale kanun kalitesi şartını karşılamıyordu; 10. madde ihlal edildi (§§ 270, 278-281). Kararın tutukluluk ve 18. madde yönleri AİHS 18. madde yazısında.

Kerestecioğlu Demir ve Encü: tutuklanmayan milletvekilleri

Filiz Kerestecioğlu Demir hakkında 14 Şubat 2016'da Kadıköy'deki bir toplantıya katıldığı için fezleke hazırlanmış, değişiklikten sonra 2911 sayılı Kanun m. 28/1 uyarınca dava açılmıştı. Ağır ceza mahkemesi iki kez beraat kararı verdi, ilkinde toplantının barışçıl olduğunu belirtti; savcılık her seferinde kanun yoluna gitti (§§ 7-9, 17-23).

Mağdur sıfatı. Hükümet, başvurucunun soyut olarak bir düzenlemeden şikâyet ettiğini savundu. AİHM değişiklikle başvurucunun m. 83/2'deki korumayı kaybettiğini, Meclis'in onun durumunu bireysel olarak inceleme yükümlülüğünün ortadan kalktığını ve hakkında barışçıl bir toplantı nedeniyle dava açıldığını belirterek mağdur sıfatını kabul etti (§§ 36-40).

Anayasa Mahkemesi yolu. 6216 sayılı Kanun m. 45/3 yasama işlemlerine karşı doğrudan bireysel başvuruya izin vermediğinden ve Hükümet bu tür bir şikâyetin incelendiği bir iç hukuk kararı gösteremediğinden, başvurucu Anayasa Mahkemesine başvurmak zorunda değildi (§§ 47-52). Parlamentolar Arası Birliğin İnsan Hakları Komitesine yapılan başvuru da başka bir uluslararası soruşturma veya çözüm yolu sayılmadı (§§ 55-56).

Sonuç. AİHM Demirtaş (2) kararındaki gerekçeyi bu başvurucu için de geçerli sayarak altıya karşı bir oyla 10. maddenin ihlal edildiğine karar verdi ve 5.000 € manevi tazminata hükmetti (§§ 69-71, 76). Encü ve Diğerleri/Türkiye kararında (1.2.2022) 39 başvuruda aynı sonuca varıldı; ölen bir başvurucunun başvurusu kayıttan düşürüldü, diğer başvuruculara 5.000'er € manevi tazminat verildi (§§ 4-5, 11-17).

Meclis'teki sözler: Kılıçdaroğlu ve Baydemir

Kılıçdaroğlu (2020). Ana muhalefet partisi genel başkanı, Meclis'teki 31 Ocak ve 7 Şubat 2012 tarihli grup konuşmaları nedeniyle dönemin Başbakanının açtığı iki davada 5.000'er TL manevi tazminata mahkûm edildi (Kılıçdaroğlu/Türkiye, 27.10.2020, §§ 5-13). Anayasa Mahkemesi, yasama sorumsuzluğunun şahsiyet haklarına saldırı niteliğindeki sözler için hukuk davasına engel olmadığını kabul ederek ihlal bulmamıştı (Kemal Kılıçdaroğlu, 25.10.2017, § 66). AİHM konuşmaların siyasi nitelikte ve kamuyu ilgilendiren konularda olduğunu, bir milletvekili tarafından Meclis'te yapıldığını, sert ve kırıcı ifadelerin esasen değer yargısı olduğunu ve iç hukuk mahkemelerinin olgusal dayanak incelemesi yapmadığını belirterek oybirliğiyle 10. maddenin ihlal edildiğine karar verdi (§§ 49-57).

Baydemir (2023). Osman Baydemir 13 Aralık 2017'de bütçe görüşmelerinde kürsüde kendini "Kürt halkının çocuğu ve Kürdistan'dan gelen bir temsilci" olarak tanımladığı için İçtüzük m. 161/3 uyarınca iki birleşim Meclis'ten geçici çıkarma cezası aldı; ödeneğinin üçte ikisi kesildi (Baydemir/Türkiye, 13.6.2023, §§ 5-11). Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu bireysel başvuruyu, cezanın Meclis kararıyla verilen bir yasama işlemi olduğu gerekçesiyle dokuza karşı altı oyla konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez buldu (§ 13). Anayasa Mahkemesi daha önce norm denetiminde bu hüküm bakımından ödenek kesintisini iptal etmiş ve m. 161/3'ün belirsizliğini tespit etmişti (§§ 19, 51-52). AİHM bu tespiti benimseyerek müdahalenin kanunla öngörülmediğine ve 10. maddenin ihlal edildiğine karar verdi (§§ 53-56).

Kart [BD]: dokunulmazlık ve mahkemeye erişim

Avukatlık yaptığı dönemde hakaret iddiasıyla hakkında iki ceza davası bulunan Atilla Kart 2002'de milletvekili seçildi; aklanmak için dokunulmazlığının kaldırılmasını istedi, ama Meclis talebini görev süresi sonuna erteledi (Kart/Türkiye [BD], 3.12.2009, §§ 9-15). Büyük Daire dokunulmazlığın Meclis'te söz özgürlüğünü korumak ve kuvvetler ayrılığını sağlamak gibi meşru amaçları olduğunu, davaların seçimden önceki kişisel eylemlere ilişkin olduğunu ve engelin geçici olduğunu belirterek mahkemeye erişim hakkının özünün zedelenmediğine, 6. maddenin ihlal edilmediğine on üçe karşı dört oyla karar verdi (§§ 88-91, 109-114).

Kararlar tablosu

KararTarihOlaySonuç
Kart [BD] (AİHM)3.12.2009Yargılanmak isteyen milletvekilinin dokunulmazlığı kaldırılmadı, ceza davaları görev süresince bekledim. 6 ihlali yok (13'e 4)
Kılıçdaroğlu (AİHM)27.10.2020Ana muhalefet partisi genel başkanı, Meclis'teki grup konuşmaları nedeniyle Başbakan'a manevi tazminat ödemeye mahkûm edildim. 10 ihlali; AYM 2017'de ihlal bulmamıştı
Selahattin Demirtaş (No. 2) [BD] (AİHM)22.12.20202016 Anayasa değişikliğiyle dokunulmazlığı kalkan milletvekili konuşmaları nedeniyle tutuklandım. 10 ihlali (öngörülebilirlik), ayrıca m. 5, m. 18 ve 1 No.lu Protokol m. 3
Kerestecioğlu Demir (AİHM)4.5.2021Geçici 20. madde ile dokunulmazlığı kalkan milletvekiline barışçıl toplantı nedeniyle dava açıldı; tutuklanmadım. 10 ihlali (6'ya 1); 5.000 €
Encü ve Diğerleri (AİHM)1.2.2022Geçici 20. madde ile dokunulmazlığı kalkan milletvekilleri (39 başvuru)m. 10 ihlali; her başvurucuya 5.000 €
Baydemir (AİHM)13.6.2023Genel Kurul kürsüsünde "Kürdistan" dediği için iki birleşim Meclis'ten çıkarma ve ödenek kesintisim. 10 ihlali: kanunla öngörülmemiş; AYM incelemeyi reddetmişti

Başvuru yolu

Yasama sorumsuzluğu savunması. Yargılanan sözlerin Meclis'te yapılmış konuşmaların tekrarı olduğu ileri sürülecekse, bu iddia soruşturmanın başından itibaren, Meclis tutanakları gösterilerek ve her itirazda tekrarlanarak ileri sürülmeli. Demirtaş (2) kararında AİHM'in gözettiği nokta, başvurucunun bu savunmayı tutuklamadan itibaren yapmasına rağmen mahkemelerin hiç incelememesiydi (§§ 262-263).

Anayasa Mahkemesi mi, doğrudan AİHM mi? Tutuklama, mahkûmiyet ya da tazminat kararı gibi kişiye uygulanan işlemler için önce Anayasa Mahkemesine başvurulmalı; Kılıçdaroğlu ve Demirtaş dosyalarında bu yol izlenmişti. Şikâyet doğrudan bir yasama işlemine, örneğin bir Anayasa değişikliğine ya da Meclis'in disiplin cezasına yönelikse, AİHM bu yolu etkili saymadı (Kerestecioğlu Demir, §§ 47-52; Baydemir, § 27). Bu durumda iç hukukta etkili bir yol bulunmadığından dört aylık süre, şikâyet konusu işlemin yapıldığı ya da başvurucunun bundan etkilendiğini öğrendiği tarihten başlar (AİHM başvuru süresi). Yasama işlemlerine karşı bireysel başvurunun sınırları kabul edilebilirlik yazısında.

Anayasa Mahkemesi kararları. Tutukluyken ya da mahkûmiyeti kesinleşmeden milletvekili seçilenlerin durumu, Kadri Enis Berberoğlu kararları dâhil, seçme, seçilme ve siyasi faaliyet hakkı sayfasında. Gazetecilerin ve siyasetçilerin tutuklanmasına ilişkin AİHM kararları gazetecilerin tutuklanması yazısında.

Sık sorulanlar

Milletvekili dokunulmazlığı ve AİHM hakkında sık sorulan sorular

Yasama sorumsuzluğu ile yasama dokunulmazlığı arasındaki fark nedir?

Anayasa m. 83/1'deki yasama sorumsuzluğu, milletvekilini Meclis çalışmalarındaki oy ve sözleri ile bunları Meclis dışında tekrarlaması nedeniyle sorumluluktan korur; AİHM'e göre mutlaktır, istisnası yoktur ve görev sona erdikten sonra da devam eder (Demirtaş (2) [BD], § 259). m. 83/2'deki yasama dokunulmazlığı ise geçicidir: Meclis kararı olmadıkça milletvekili tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz; ağır cezalık suçüstü hâli ve seçimden önce soruşturması başlamış Anayasa m. 14 durumları istisnadır (§§ 264-265).

2016'daki geçici 20. madde neden ihlal sayıldı?

Geçici 20. madde, kabul tarihine kadar Meclis'e gönderilmiş fezlekeler bakımından m. 83/2'nin uygulanmayacağını öngördü ve 154 milletvekilinin dokunulmazlığını bireysel inceleme yapılmadan kaldırdı. AİHM Büyük Dairesi bunun Türk anayasa geleneğinde benzeri olmayan, belirli kişilere yönelik tek seferlik bir değişiklik olduğunu ve öngörülebilirlik sorunu yarattığını belirterek 10. maddenin ihlal edildiğine karar verdi (Demirtaş (2) [BD], §§ 264-270).

Tutuklanmayan milletvekili de AİHM'e başvurabilir mi?

Evet. Kerestecioğlu Demir kararında AİHM, dokunulmazlığı geçici 20. madde ile kalkan ve hakkında barışçıl bir toplantıya katılma nedeniyle dava açılan milletvekilinin, tutuklanmamış olsa da mağdur sıfatı taşıdığını kabul etti (§§ 36-40). Encü ve Diğerleri kararında aynı gerekçeyle 38 başvuru yönünden ihlal bulundu.

Bu şikâyetler için önce Anayasa Mahkemesine başvurmak gerekir mi?

Kerestecioğlu Demir kararında AİHM, şikâyet doğrudan bir Anayasa değişikliğine yöneldiği ve 6216 sayılı Kanun m. 45/3 yasama işlemlerine karşı bireysel başvuruya izin vermediği için Anayasa Mahkemesine başvurulmasını gerekli görmedi (§§ 47-52). Baydemir kararında da Anayasa Mahkemesi Meclis'in disiplin cezasını yasama işlemi sayıp incelemeyi reddettiği için bu yol etkili sayılmadı (§§ 13, 27). Kişiye uygulanan tutuklama gibi işlemler ise Anayasa Mahkemesinde ileri sürülmeli.

Milletvekili Meclis'teki sözleri nedeniyle tazminata mahkûm edilebilir mi?

Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi, kişilik haklarına saldırı niteliğindeki sözler için yasama sorumsuzluğunun hukuk davasına engel olmadığını kabul ediyor (Kemal Kılıçdaroğlu, AYM, 2014/1577, § 66). AİHM ise Kılıçdaroğlu kararında, ana muhalefet lideri olarak Meclis'te yapılan siyasi konuşmalardaki sert ifadelerin esasen değer yargısı olduğunu, mahkemelerin olgusal dayanağı incelemediğini belirterek 10. maddenin ihlal edildiğine karar verdi (§§ 51-57).

Başlıca hukukî kaynaklar

  1. Anayasa, m. 14, 83, 85 ve geçici m. 20; 6216 sayılı Kanun, m. 45/3; TBMM İçtüzüğü, m. 161
  2. AİHM, Selahattin Demirtaş/Türkiye (No. 2) [BD], B. No: 14305/17, 22.12.2020
  3. AİHM, Kerestecioğlu Demir/Türkiye, B. No: 68136/16, 4.5.2021
  4. AİHM, Encü ve Diğerleri/Türkiye, B. No: 56543/16 vd., 1.2.2022
  5. AİHM, Kılıçdaroğlu/Türkiye, B. No: 16558/18, 27.10.2020
  6. AİHM, Baydemir/Türkiye, B. No: 23445/18, 13.6.2023
  7. AİHM, Kart/Türkiye [BD], B. No: 8917/05, 3.12.2009
  8. AYM, Kemal Kılıçdaroğlu, B. No: 2014/1577, 25.10.2017