Tapuda eşlerden biri adına kayıtlı aile konutu, o eşin borcu nedeniyle haczedilebilir ve satılabilir. Uzun süre Yargıtay uygulamasında yalnız borçlu eş "evim hâlime münasip, haczedilemez" diyebiliyordu; konutta çocuklarıyla oturan diğer eşin şikâyeti dava ehliyeti yokluğundan reddediliyordu. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu 2019'da bunu aile hayatına saygı hakkının ihlali saydı ve sonraki yıllarda aynı gerekçeyle başka ihlal kararları verdi. Mahkeme öte yandan aile konutu şerhinin, diğer paydaşların ortaklığın giderilmesi talebini mutlak olarak engelleyemeyeceğine de karar verdi.
Bu yazı aile konutuna ilişkin kuralları, hacizde, ihalede, ortaklığın giderilmesinde ve ipotekte Anayasa Mahkemesinin kararlarını ve izlenecek yolu anlatıyor.
Aile konutu, şerh ve haciz
Türk Medeni Kanunu'nun 194. maddesine göre eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya konut üzerindeki hakları sınırlayamaz. Aile konutu olarak özgülenen taşınmazın maliki olmayan eş, tapu kütüğüne gerekli şerhin verilmesini tapu müdürlüğünden isteyebilir.
Bu koruma, eşin kendi iradesiyle yaptığı işlemlere yöneliktir; alacaklının cebri icrasını kendiliğinden durdurmaz. Yargıtay 12. Hukuk Dairesine göre tapuda aile konutu şerhinin bulunması taşınmazın haczedilmesine engel teşkil etmez ve İcra ve İflas Kanunu'nun 82. maddesinin birinci fıkrasının 12. bendine dayanan "hâline münasip ev" şikâyetinde bulunma hakkı yalnız borçluya aittir (aktaran Emine Göksel, §§ 23-24). Haciz işlemine karşı şikâyet, işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine yapılır (İİK m. 16).
Malik olmayan eşin şikâyet hakkı
Emine Göksel [GK] başvurusunda eşin çek borcu nedeniyle İzmir Buca'daki konuta haciz konulmuştu. Başvurucu aile mahkemesinde açtığı davayla konuta aile konutu şerhi koydurdu, ardından hâline münasip ev şikâyetiyle haczin kaldırılmasını istedi. İcra hukuk mahkemesi keşif yaptırdı; bilirkişi konutun üç oda bir salon, lüks olmayan ve başvurucunun hâline münasip bir aile konutu olduğunu tespit etti. Buna rağmen mahkeme, takibin tarafı olmayan başvurucunun aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle şikâyeti reddetti ve karar Yargıtay'da onandı (§§ 9-13).
- Hâline münasip ev kuralı borçlunun barınma hakkını alacaklının mülkiyet hakkı karşısında korur. Hacze konu ev aynı zamanda aile konutuysa artık Anayasa'nın 20. ve 41. maddelerindeki aile hayatına saygı güvenceleri de devreye girer ve ev değerlendirilirken aile konutu olduğu gözetilmelidir (§§ 41-42).
- Bu güvenceler mülkiyet hakkından bağımsızdır; aile konutuna ilişkin mekanizmalara yalnız malik eş değil, bazı durumlarda malik olmayan eş de başvurabilmelidir (§ 43).
- Hacizden doğrudan etkilenecek eşin aile konutu güvencesinden kaynaklanan haklarını yargı mercilerinde tartıştırabilmesi gerekir; aksi hâlde aile konutu güvencesinin hiçbir anlamı kalmaz (§ 44). Mahkemenin dava ehliyetine ilişkin daraltıcı yorumu bu güvencelere uygun değildir (§§ 45-46).
Genel Kurul aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine beş üyenin karşıoyuyla karar verdi ve yeniden yargılamaya hükmetti (§ 47). Bölümler sonraki yıllarda aynı gerekçeyle ihlal kararları vermeye devam etti:
| Karar | Tarih | Olay ve sonuç |
|---|---|---|
| Muteber Bayraktar | 8.2.2023 | Eşin borcu nedeniyle haczedilen aile konutuna ilişkin itiraz, diğer eşin aktif dava ehliyeti olmadığı gerekçesiyle reddedildi. |
| Nurcan Taş | 19.11.2024 | Aynı gerekçeyle ret; aile hayatına saygı hakkı ihlali. |
| Fatma Karagöz ve diğerleri | 17.12.2024 | Aynı gerekçeyle ret; aile hayatına saygı hakkı ihlali. |
| İpek Banu Karaca ve diğerleri | 13.5.2025 | İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte eş ve çocukların meskeniyet şikâyeti, aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddedildi; aile hayatına saygı hakkı ihlali. |
Bu kararlar haczin mutlaka kaldırılacağı anlamına gelmez. Yeniden yargılamada icra mahkemesi şikâyetin esasını, yani konutun aile konutu niteliğini de gözeterek hâline münasip olup olmadığını inceler.
İhale aşamasında aile konutu itirazı
Yıldız Eker [GK] başvurusunda aile konutu kambiyo senedine dayalı takipte ihaleyle üçüncü kişiye satılmış, başvurucu eş ihalenin feshini istemiş ve aile konutu iddiasını da ileri sürmüştü (§§ 13, 36). Genel Kurul, eşin aile konutu güvencesinden doğan haklarını yargı mercilerinde tartıştırabilmesi gerektiğini belirtti; ancak bunun bu iddiaların her davada incelenmesi gerektiği anlamına gelmediğini, kanun koyucunun bazı davaların mahiyetini gözeterek hâkimin inceleme yetkisini sınırlayabileceğini belirtti (§ 39). Bu nedenle aile hayatına saygı hakkına ilişkin şikâyeti açıkça dayanaktan yoksun buldu.
Aynı kararda Mahkeme, ihalenin feshi talebinin reddi üzerine başvurucu aleyhine ihale bedelinin yüzde onu oranında para cezasına hükmedilmesini mahkemeye erişim hakkının ihlali saydı (oyçokluğu). Kararın uygulamadaki dersi açık: aile konutu itirazı ihalenin feshi aşamasına bırakılmamalı, haciz öğrenilir öğrenilmez şikâyet yoluyla ileri sürülmelidir.
Ortaklığın giderilmesi ve aile konutu şerhi
Feridun Çalışkan ve diğerleri başvurusunda belediyenin parselasyon işlemiyle başvurucuların parseli, başka bir kişiye ait parselle birleştirilmiş ve iki ayrı evin bulunduğu tek bir paylı taşınmaz ortaya çıkmıştı. Diğer paydaşın payı üzerinde eşi lehine aile konutu şerhi vardı. Sulh hukuk mahkemesi satış yoluyla ortaklığın giderilmesine karar verdi; bölge adliye mahkemesi ise Yargıtay içtihadına göre şerh terkin edilmedikçe ortaklığın giderilmesinin mümkün olmadığını belirterek davayı reddetti (§§ 8-14).
- Aile konutunun korunmasının önemi inkâr edilemez, ancak aile konutundan kaynaklanan anayasal değerlere mutlak üstünlük tanınamaz; devletin diğer paydaşların mülkiyet hakkını da koruma yükümlülüğü vardır (§ 60).
- Ortaklığın giderilmesi paydaşın mülkünü kaybetmesi demek değildir: satış bedeli paylar oranında ödenir, aile konutu şerhli payın maliki barınma ihtiyacını karşılayacak imkâna kavuşur ve ihaleye katılabilir (§ 62).
- Ortaklık tarafların rızasıyla değil, belediyenin parselasyon işlemiyle kurulmuştu ve ortaklığın devamını haklı kılan başka bir sebep gösterilmemişti (§ 63).
Davanın yalnız bir paydaşın eşinin aile konutu itirazı nedeniyle reddedilmesi başvuruculara orantısız bir külfet yükledi; Mahkeme mülkiyet hakkının ihlal edildiğine oybirliğiyle karar verdi (§§ 65-66). Kararda ortaklığın zorla kurulmuş olmasına özellikle ağırlık verildiği için, rızayla kurulmuş paylı mülkiyetlerde sonucun somut koşullara göre değerlendirileceği unutulmamalıdır.
Eşin rızası olmadan ipotek
Melahat Karkin [GK] başvurusunda eş, diğer eşin bilgisi ve rızası olmadan aile konutunu bankaya ipotek ettirmiş, konut ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla satılmıştı. İpoteğin kaldırılması davası bankanın iyi niyetli olduğu gerekçesiyle reddedildi. Anayasa Mahkemesi ihlal bulmadı; çünkü nihai karar, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.4.2015 tarihli içtihat değişikliğinden önce verilmişti (§§ 67-68).
Bu içtihat değişikliğiyle Hukuk Genel Kurulu, Türk Medeni Kanunu'nun 194. maddesindeki sınırlamanın tapuya şerh konulmasına bağlı olmadığını ve işlemin tarafı olan üçüncü kişinin iyi niyetli olup olmamasının önem taşımadığını kabul etti; aile konutu üzerindeki tasarrufta diğer eşin açık rızasının ispatı gerekiyor (aktaran Melahat Karkin, § 67).
Uygulamada dikkat edilecekler
- Şerhi koydurun: malik olmayan eş, tapu müdürlüğünden aile konutu şerhi istenmesini bekletmemeli. Şerh hacze engel olmasa da konutun aile konutu niteliğini belgeler.
- Hacizde yedi gün: haciz öğrenilince yedi gün içinde icra mahkemesine şikâyet yapılmalı. Şikâyeti borçlu eşle birlikte malik olmayan eş de yapmalı; ret gerekçesi dava ehliyeti olursa Emine Göksel kararı ileri sürülmeli.
- Keşif ve bilirkişi: konutun büyüklüğü, değeri ve ailenin sosyal durumu bakımından hâline münasip olduğu keşif ve bilirkişi raporuyla ortaya konulmalı; konutta yaşayan çocuklar ve okul kayıtları dosyaya eklenmeli.
- Ortaklığın giderilmesi: davacı paydaşsanız şerhin davaya mutlak engel olmadığını Feridun Çalışkan kararıyla ileri sürün; davalı eşseniz barınma ihtiyacınızı ve ortaklığın kuruluş biçimini somut olarak ortaya koyun.
- Bireysel başvuru: şikâyet veya dava kesinleştikten sonra otuz gün içinde Anayasa Mahkemesine başvurulabilir (bkz. bireysel başvuru süresi). Boşanma ve aile hukukundaki diğer Anayasa Mahkemesi kararları için süresiz nafaka, alacaklı açısından tasarrufun iptali yazılarına bakılabilir.
Aile konutu ve haciz hakkında sık sorulan sorular
Aile konutuna haciz gelir mi?
Gelebilir. Yargıtay uygulamasına göre tapuda aile konutu şerhinin bulunması, malik eşin borcu nedeniyle konutun haczedilmesine tek başına engel değildir. Ancak İcra ve İflas Kanunu'nun 82. maddesine göre borçlunun hâline münasip evi haczedilemez. Anayasa Mahkemesine göre konutun hâline münasip olup olmadığı değerlendirilirken aynı zamanda aile konutu olduğu da gözetilmelidir.
Malik olmayan eş aile konutuna konulan hacze itiraz edebilir mi?
Anayasa Mahkemesine göre edebilmelidir. Genel Kurul 12.12.2019 tarihli Emine Göksel kararında, takibin tarafı olmadığı gerekçesiyle malik olmayan eşin meskeniyet şikâyetinin aktif dava ehliyeti yokluğundan reddedilmesini aile hayatına saygı hakkının ihlali saydı. Haciz işlemine karşı şikâyet, işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine yapılır.
Aile konutu şerhi ortaklığın giderilmesine engel mi?
Bölge adliye mahkemeleri Yargıtay içtihadına dayanarak şerh terkin edilmedikçe ortaklığın giderilmesinin mümkün olmadığını kabul ediyordu. Anayasa Mahkemesi 16.9.2020 tarihli Feridun Çalışkan kararında, diğer paydaşların ortaklığın giderilmesi davasının yalnız bir paydaşın eşinin aile konutu itirazı nedeniyle reddedilmesini mülkiyet hakkının ihlali saydı. Aile konutundan kaynaklanan değerlere mutlak bir üstünlük tanınamayacağını belirtti.
Eşimin rızası olmadan aile konutuna ipotek konulabilir mi?
Türk Medeni Kanunu'nun 194. maddesine göre eşlerden biri, diğer eşin açık rızası olmadıkça aile konutunu devredemez ve konut üzerindeki hakları sınırlayamaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 15.4.2015'ten itibaren, bu sınırlamanın tapuya şerh konulmuş olmasına bağlı olmadığını ve işlemin tarafı olan üçüncü kişinin iyi niyetinin önemli olmadığını kabul ediyor. Rıza alınmadan kurulan ipoteğin kaldırılması için dava açılabilir.
İhale yapıldıktan sonra aile konutu itirazı ileri sürülebilir mi?
Anayasa Mahkemesi Yıldız Eker kararında, ihalenin feshi davasının inceleme konusunun sınırlı olduğunu ve kanun koyucunun bazı davalarda aile konutu iddialarının incelenmesine yer vermemesinin olağan olduğunu kabul etti; bu dosyada aile hayatına ilişkin şikâyeti kabul edilemez buldu. Bu nedenle aile konutu itirazı ihale aşamasına bırakılmamalı, haciz öğrenilir öğrenilmez şikâyet yoluyla ileri sürülmelidir.
Başlıca hukukî kaynaklar
- Anayasa m. 20, 35 ve 41; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 194 ve 699; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 16 ve 82
- AYM, Melahat Karkin [GK], B. No: 2014/17751, 13.10.2016; Yıldız Eker [GK], B. No: 2015/18872, 22.11.2018; Emine Göksel [GK], B. No: 2016/10454, 12.12.2019
- AYM, Feridun Çalışkan ve diğerleri, B. No: 2017/32275, 16.9.2020; Muteber Bayraktar, B. No: 2019/28943, 8.2.2023; Nurcan Taş, B. No: 2021/7065, 19.11.2024; Fatma Karagöz ve diğerleri, B. No: 2021/30773, 17.12.2024; İpek Banu Karaca ve diğerleri, B. No: 2022/51992, 13.5.2025
- Yargıtay HGK, 15.4.2015, E.2013/2-2056, K.2015/1201

