İcra ve İflas Kanunu'nun 278. maddesi, borçlunun aciz veya iflastan önce yaptığı bağışlamaları ve ivazsız tasarrufları alacaklılar yönünden iptale tabi kılar. Maddenin eski hâli, borçlunun eşi, usul ve füruu, yakın hısımları ve evlatlığıyla yaptığı bedelli işlemleri de kesin olarak bağışlama sayıyordu; bedel tam ödenmiş olsa bile aksini ispat imkânı yoktu. Anayasa Mahkemesi bu ibareleri 2018-2024 arasında dört kararla iptal etti. 7571 sayılı Kanun maddeyi 25.12.2025'te yeniden yazdı: yakınlar arası işlemler artık gerçek değerine uygun ivazlı olduğu ispatlanmadıkça bağışlama sayılıyor ve süre bir yıla indi.

Bu yazı Anayasa Mahkemesinin gerekçesini, eski ve yeni düzenlemenin farklarını ve davada nelere dikkat edileceğini anlatıyor. İptal kararlarının genel etkileri Anayasa Mahkemesi iptal kararı yazısında.

Tasarrufun iptali davası

İcra ve İflas Kanunu'nun 277. maddesine göre iptal davasından amaç, 278, 279 ve 280. maddelerde yazılı tasarrufların butlanına hükmedilmesidir. Davayı elinde geçici veya kesin aciz belgesi bulunan her alacaklı ve iflas idaresi açabilir. Kanun üç grup işlemi iptale tabi tutar:

  • Bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar (m. 278): karşılıksız veya karşılığı gerçek değerin çok altında kalan işlemler ile yakınlar arası işlemler.
  • Aciz hâlinde yapılan işlemler (m. 279): borcu teminat altına almak için sonradan kurulan rehinler, para dışı araçlarla veya vadesinden önce yapılan ödemeler ve kişisel hakların kuvvetlendirilmesi için tapuya verilen şerhler.
  • Zarar verme kastıyla yapılan işlemler (m. 280): malvarlığı borçlarına yetmeyen borçlunun, durumunu karşı tarafın bildiği veya bilmesi gerektiği hâllerde alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı işlemler; işlemden itibaren beş yıl içinde borçlu aleyhine haciz veya iflas yoluyla takip yapılmış olmalı.

Anayasa Mahkemesinin iptal kararları

278. maddenin üçüncü fıkrasının (1) numaralı bendi 1988'den beri "karı ve koca, usul ve füru, neseben veya sıhren üçüncü dereceye kadar hısımlar ile evlat edinenle evlatlık arasında yapılan ivazlı tasarrufları" bağışlama sayıyordu. Anayasa Mahkemesi 11.7.2018 (E.2018/9, K.2018/84), 16.12.2021 (E.2021/52, K.2021/97) ve 26.1.2022 (E.2021/9, K.2022/4) tarihli kararlarıyla karı-koca, usul ve neseben veya sıhren üçüncü dereceye kadar hısımlara ilişkin ibareleri iptal etti (K.2024/103, §§ 9-10).

Mahkemeye göre bu ibareler belirli ve öngörülebilirdi; alacaklıya ispat kolaylığı sağlayarak borçlunun mal kaçırmasını önleme amacı da meşruydu (K.2024/103, § 11). Ancak yakın hısımla yapılan ivazlı tasarruf başka hiçbir şarta bağlı olmadan bağışlama sayılıyor ve bunun aksinin iddia ve ispatı mümkün değildi. Malın değerinin tam olarak veya fazlasıyla ödenmesi, işlemin alacaklıların menfaatine olması ya da alacaklıların zarar görmemesi bile sonucu değiştirmiyordu; taraflara bu hususlarda delil sunma imkânı tanınmıyordu. Bu nedenle ibareler mülkiyet hakkı ve hak arama özgürlüğü yönünden ölçüsüz bulundu (§ 12).

Son karar 9.5.2024 tarihli E.2023/200, K.2024/103 sayılı karardır. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin tasarrufun iptali davasının istinaf incelemesindeki itirazı üzerine, aynı gerekçeyle "evlat edinenle evlatlık" ibaresi Anayasa'nın 13., 35. ve 36. maddelerine aykırı bulunarak oybirliğiyle iptal edildi (§§ 13-14). Karar 22.10.2024'te yayımlandı ve dokuz ay sonra, 22.7.2025'te yürürlüğe girdi (§ 16).

Eski ve yeni 278. madde

İptallerden sonra bentte yalnız "füru" kalmıştı. 7571 sayılı Kanun'un 2. maddesi 278. maddeyi bütünüyle yeniden düzenledi; değişiklik 25.12.2025'te yayımı tarihinde yürürlüğe girdi (m. 39).

KonuEski hâl7571 sayılı Kanun'dan sonra
Kimler arasında?Karı-koca, usul ve füru, üçüncü dereceye kadar kan ve sıhri hısımlar, evlat edinen ve evlatlıkAltsoy-üstsoy, üçüncü derece dâhil kan ve kayın hısımları, eş (evlilik son bir yıl içinde sona ermiş olsa bile), evlat edinen ve evlatlık, ortak konutta yaşayanlar
Karinenin niteliğiİvazlı tasarruf kesin olarak bağışlama sayılıyordu; aksini ispat imkânı yoktuGerçek değerine uygun olarak ivazlı olduğu ispatlanmadıkça bağışlama sayılır
SüreHaciz, aciz veya iflastan geriye, en eski alacağın doğduğu tarihe kadar; en fazla iki yılGeçici veya kesin aciz belgesinin, aciz belgesi niteliğindeki haciz tutanağının düzenlendiği ya da iflasın açıldığı tarihten önceki bir yıl
Diğer bağışlama sayılan işlemlerPek aşağı fiyatla yapılan akitler; ömür boyu gelir ve intifa sözleşmeleriAksi ispatlanmadıkça pek aşağı fiyatla yapılan sözleşmeler; uygun karşılık sağlandığı ispatlanmadıkça ömür boyu gelir, intifa ve ölünceye kadar bakma sözleşmeleri

Yeni metin Anayasa Mahkemesinin ölçülülük gerekçesini karşılayacak biçimde karineyi çürütülebilir hâle getirdi: yakınlar arası işlem bağışlama sayılmaya devam ediyor, ancak gerçek değerine uygun bir bedelle yapıldığı ispatlanırsa iptale tabi olmuyor. Kapsama ortak konutta yaşayan kişiler ve son bir yıl içinde boşanmış eş de eklendi. 279 ve 280. maddeler değiştirilmedi; 280. maddede borçlunun eşi, usul ve füruu, yakın hısımları ve evlatlığı bakımından borçlunun durumunu bildiği farz olunuyor ve üçüncü kişi aksini 279. maddenin son fıkrasına göre ispat edebiliyor.

Davada dikkat edilecekler

  • Alacaklı yönünden: aciz belgesi veya aciz belgesi niteliğindeki haciz tutanağının tarihi, 278. madde için geriye doğru bir yıllık süreyi belirliyor. Daha eski işlemler için 280. maddedeki zarar verme kastı ve beş yıllık takip şartı değerlendirilmeli.
  • Davalı üçüncü kişi yönünden: yakınlık ilişkisi varsa, işlemin gerçek değerine uygun bedelle yapıldığı ve bedelin gerçekten ödendiği banka kayıtları, değerleme raporları ve ödeme belgeleriyle ispatlanmalı.
  • Devam eden davalar: 7571 sayılı Kanun'da 278. maddeye ilişkin ayrı bir geçiş hükmü yok. Anayasa Mahkemesine göre iptal edilen bir kural, iptal yürürlüğe girdikten sonra devam eden davalarda uygulanamaz; bu nedenle süren davalarda hem iptal kararları hem yeni metin açıkça tartışılmalı.
  • Bireysel başvuru: iç hukukta giderilmeyen mülkiyet hakkı ve hak arama özgürlüğü şikâyetleri için kesin karardan sonra otuz gün içinde Anayasa Mahkemesine başvurulabilir; bkz. bireysel başvuru süresi.
Sık sorulanlar

Tasarrufun iptali ve İİK 278 hakkında sık sorulan sorular

Tasarrufun iptali davası nedir?

Borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak için yaptığı bazı tasarrufların, alacaklı yönünden geçersiz sayılmasını sağlayan davadır. İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ila 284. maddelerinde düzenlenir; 278. madde bağışlamaları ve ivazsız tasarrufları, 279. madde aciz hâlinde yapılan bazı işlemleri, 280. madde zarar verme kastıyla yapılan işlemleri kapsar. Davayı elinde geçici veya kesin aciz belgesi bulunan alacaklı ya da iflas idaresi açabilir.

Anayasa Mahkemesi İİK 278'i iptal etti mi?

Maddenin tamamını değil, borçlunun yakınlarıyla yaptığı ivazlı tasarrufları hiçbir şarta bağlı olmadan ve aksini ispat imkânı tanımadan bağışlama sayan ibareleri iptal etti. 2018-2022 arasındaki üç kararla karı-koca, usul ve üçüncü dereceye kadar kan ve sıhri hısımlara ilişkin ibareler, 9.5.2024 tarihli kararla da evlat edinen ve evlatlık ibaresi iptal edildi (E.2023/200, K.2024/103). Ardından 7571 sayılı Kanun maddeyi 25.12.2025'te yeniden düzenledi.

Borçlunun akrabasına yaptığı satış iptal edilir mi?

7571 sayılı Kanun'la değişen 278. maddeye göre borçlunun altsoyu, üstsoyu, üçüncü derece dâhil kan ve kayın hısımları, eşi, evlatlığı veya ortak konutta yaşadığı kişilerle yaptığı tasarruflar, gerçek değerine uygun olarak ivazlı olduğu ispatlanmadıkça bağışlama sayılır ve iptale tabidir. Artık karşı tarafın satış bedelinin gerçek değere uygun olduğunu ve gerçekten ödendiğini ispat etme imkânı var.

Tasarrufun iptali davasında hangi süreler önemli?

278. madde kapsamındaki bağışlama ve ivazsız tasarruflar için, geçici veya kesin aciz belgesinin ya da aciz belgesi niteliğindeki haciz tutanağının düzenlendiği veya iflasın açıldığı tarihten önceki bir yıl içinde yapılan işlemler iptale tabidir. Zarar verme kastına dayanan 280. madde yönünden ise işlemin gerçekleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde borçlu aleyhine haciz veya iflas yoluyla takipte bulunulmuş olması gerekir.

Yeni 278. madde ne zaman yürürlüğe girdi?

7571 sayılı Kanun 25.12.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlandı ve 278. maddeyi değiştiren hükmü yayımı tarihinde yürürlüğe girdi. Kanun'da 278. maddeye ilişkin ayrı bir geçiş hükmü bulunmuyor. Anayasa Mahkemesinin evlat edinen ve evlatlık ibaresine ilişkin iptal kararı ise 22.7.2025'te yürürlüğe girmişti.

Başlıca hukukî kaynaklar

  1. Anayasa m. 13, 35 ve 36; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 277-280
  2. AYM, E.2023/200, K.2024/103, 9.5.2024, RG 22.10.2024, sayı 32700
  3. AYM, E.2018/9, K.2018/84, 11.7.2018; E.2021/52, K.2021/97, 16.12.2021; E.2021/9, K.2022/4, 26.1.2022
  4. 7571 sayılı Kanun, RG 25.12.2025, sayı 33118, m. 2 ve 39