Boşanma davası reddedilen eşler için Türk Medeni Kanunu, ortak hayat yeniden kurulamazsa belirli bir sürenin sonunda boşanmayı mümkün kılar. Bu süre Kanun'un ilk metninden beri üç yıldı. Anayasa Mahkemesi 2024'te, davanın reddi ve kesinleşmesi için geçen zamanla birlikte düşünüldüğünde bu sürenin eşleri makul olmayan bir süre evliliğe bağladığını belirterek kuralı iptal etti. Süre 27.11.2024'ten beri bir yıldır. Bu yazı eski ve yeni kuralı, kararın gerekçesini ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin yaklaşımını anlatıyor.
Eski ve yeni kural
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Eski kural | Boşanma davasının reddine ilişkin karar kesinleştikten sonra üç yıl geçmesi ve ortak hayatın yeniden kurulamamış olması | TMK m. 166/4 (ilk metin) |
| Anayasa Mahkemesi | Üç yıllık süre özel hayata ve aile hayatına saygı hakkına orantısız bir sınırlama sayılarak iptal edildi; iptal dokuz ay sonra yürürlüğe girecekti | AYM, K.2024/56 (RG 19.4.2024) |
| Yeni kural | Ret kararının kesinleştiği tarihten başlayarak bir yıl geçmesi ve her ne sebeple olursa olsun ortak hayatın yeniden kurulamamış olması | TMK m. 166/4 (7532 s. K. m. 13) |
| Sonuç | Evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır; eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir | TMK m. 166/4 |
| Yürürlük | Yeni bir yıllık süre 27.11.2024'ten beri uygulanıyor | 7532 s. K. |
| Anlaşmalı boşanma | Evlilik en az bir yıl sürmüşse eşlerin birlikte başvurması veya bir eşin diğerinin davasını kabul etmesiyle boşanma mümkündür | TMK m. 166/3 |
Kural bir karine öngörür: ret kararının kesinleşmesinden sonra gereken süre geçmiş ve ortak hayat yeniden kurulamamışsa, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığının ayrıca ispatına gerek kalmaz (AYM, K.2024/56, § 10). İlk dava hangi boşanma sebebine dayanırsa dayansın kural uygulanır ve boşanmayı eşlerden her biri isteyebilir.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı
Ankara 18. Aile Mahkemesinin itirazı üzerine Anayasa Mahkemesi E.2023/116, K.2024/56 (22.2.2024, RG 19.4.2024) kararıyla Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesinin dördüncü fıkrasını iptal etti. Mahkeme kuralı Anayasa'nın 20. maddesindeki özel hayata ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkı yönünden inceledi; evlilik birliğinin kurulması gibi sona erdirilmesinin de bu hakla doğrudan ilgili olduğunu belirtti (§ 17).
Mahkemeye göre üç yıllık süre, Anayasa'nın 41. maddesindeki aileyi koruma ödevi bakımından meşru bir amaca yönelikti (§§ 26-27), aile kurumunu korumaya elverişliydi ve şartları belirlemek kanun koyucunun takdirindeydi (§§ 29-30). Sorun orantılılıktı. Kural uyarınca önce açılmış bir boşanma davasının reddedilmesi gerekir; yazılı yargılama usulü uygulandığından bu çok kısa sayılamayacak bir sürede gerçekleşir. Ret kararının kanun yolu incelemesinden geçip kesinleşmesi de uzun sürebilir. Bunlara üç yıl daha eklenince, ortak hayata dönmek istemeyen eşlere makul olmayan bir süre boyunca boşanma imkânı tanınmamış olur (§§ 32-34). Kural, katlanamayacakları bir külfet yüklediği için ölçülülük ilkesine aykırı bulundu (§ 35).
Karar oyçokluğuyla verildi; dört üye karşıoy kullandı (§ 36). Başkan Zühtü Arslan karşıoyunda, kanun tasarısında beş yıl olarak öngörülen sürenin Adalet Komisyonunda üç yıla indirildiğini ve eşlerin bu süre içinde de başka bir boşanma sebebine dayanarak veya anlaşarak boşanabileceğini belirtti. İptal hükmünün dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildi (§ 38). Kanun koyucu bu süre dolmadan 7532 sayılı Kanun'la süreyi bir yıla indirdi. İptal kararlarının zaman bakımından etkisi için Anayasa Mahkemesi iptal kararı yazısına bakılabilir.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin yaklaşımı
Johnston ve diğerleri / İrlanda (18.12.1986) kararında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 12. maddedeki evlenme hakkının evliliğin kurulmasını kapsadığını, sona erdirilmesini kapsamadığını ve bu boşluğun bilinçli olarak bırakıldığını belirtti; boşanma hakkı ne 12. maddeden ne 8. maddeden çıkarılabilirdi (§§ 52-54 ve 57). Buna karşılık F. / İsviçre (18.12.1987) kararında boşanmada kusurlu bulunan eşe getirilen geçici yeniden evlenme yasağını 12. maddenin ihlali saydı (§ 40): ulusal hukuk boşanmaya izin veriyorsa, boşananların yeniden evlenme hakkı güvence altındadır.
Babiarz / Polonya (10.1.2017) kararında, evliliğin bozulmasında tek kusurlu bulunan başvurucunun boşanma davası, kusursuz eşin karşı çıkması nedeniyle reddedilmişti. Mahkeme ihlal bulmadı; ancak boşanma yargılamasının makul olmayan uzunluğunun veya evliliğin geri dönülmez biçimde sarsıldığı hâlde kusursuz eşin rızasının aşılmaz bir engel sayılmasının Sözleşme bakımından sorun doğurabileceğini dışlamadı (§§ 49-50). Aile hayatına ilişkin diğer yazılar için çocukla kişisel ilişki ve süresiz nafaka yazılarına bakılabilir.
Uygulamada dikkat edilecekler
- Kesinleşme tarihini belgeleyin: süre ret kararının kesinleştiği tarihten başlar; kesinleşme şerhli karar örneği dava dilekçesine eklenmelidir.
- Ortak hayatın kurulmadığını gösterin: ayrı yerleşim yeri kayıtları, kira sözleşmeleri ve tanık beyanları, sürenin ortak hayata dönülmeden geçtiğini ortaya koyar.
- Mali sonuçları ayrıca düşünün: boşanma için kusur aranmasa da tazminat ve nafaka talepleri kusur değerlendirmesine bağlıdır.
- Alternatifleri değerlendirin: evlilik en az bir yıl sürmüşse anlaşmalı boşanma, bir yıllık sürenin dolmasını beklemeden sonuç verebilir.
- Bireysel başvuru: aile hayatına ilişkin bir yargılamada temel hak ihlali iddiası varsa kesin karardan sonra otuz gün içinde Anayasa Mahkemesine başvurulabilir (bkz. bireysel başvuru süresi).
Boşanmada bekleme süresi hakkında sık sorulan sorular
Boşanma davası reddedilirse kaç yıl sonra tekrar boşanma davası açılabilir?
Yeni bir boşanma davası açmak için kanunda bir bekleme süresi yoktur; başka bir boşanma sebebine veya ret kararından sonra ortaya çıkan yeni olgulara dayanılarak dava açılabilir. Bekleme süresi, ret kararının ardından ortak hayatın yeniden kurulamamasına dayanan boşanma için geçerlidir. Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesinin dördüncü fıkrasına göre bu süre, ret kararının kesinleştiği tarihten başlayarak bir yıldır. Bu sürenin sonunda evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır.
Anayasa Mahkemesi boşanmada 3 yıl kuralını iptal etti mi?
Evet. Anayasa Mahkemesi 22.2.2024 tarihli kararıyla, boşanma davasının reddinden sonra ortak hayatın yeniden kurulamaması nedeniyle boşanabilmek için ret kararının kesinleşmesinden itibaren üç yıl beklenmesini öngören kuralı iptal etti. Karar 19.4.2024 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlandı ve iptalin dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi öngörüldü. Kanun koyucu bu süre dolmadan 7532 sayılı Kanun'la süreyi bir yıla indirdi.
Bir yıllık süre ne zaman başlar?
Süre, boşanma davasının reddine ilişkin kararın kesinleştiği tarihten başlar; kararın verildiği tarihten değil. Ret kararına karşı istinaf veya temyiz yoluna gidilmişse süre, kanun yolu incelemesi sonunda kararın kesinleştiği tarihten itibaren hesaplanır. Anayasa Mahkemesi de eski kuralı değerlendirirken, davanın reddi ve kararın kesinleşmesi için geçen sürenin bekleme süresine eklendiğini, bu nedenle toplam sürenin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Fiili ayrılık nedeniyle boşanmada kusur aranır mı?
Kanuna göre ret kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmiş ve her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa, eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir; boşanma kararı için ayrıca kusur ispatı gerekmez. Ancak maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası gibi boşanmanın mali sonuçlarında tarafların kusur durumu Türk Medeni Kanunu'nun 174 ve 175. maddelerine göre ayrıca değerlendirilir.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi boşanma hakkını tanıyor mu?
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine göre Sözleşme'nin 8. ve 12. maddeleri bireylere boşanma hakkı tanımaz; bu sonuç Sözleşme'nin hazırlık çalışmalarına dayanır. Bununla birlikte ulusal hukuk boşanmaya izin veriyorsa, boşanan kişilerin yeniden evlenme hakkı 12. madde kapsamındadır. Mahkeme ayrıca boşanma yargılamasının makul olmayan uzunluğunun veya evlilik geri dönülmez biçimde sarsıldığı hâlde kusursuz eşin rızasının aşılmaz bir engel sayılmasının sorun yaratabileceğini dışlamadı.
Başlıca hukukî kaynaklar
- Anayasa m. 13, 20 ve 41; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 166, 174 ve 175; 7532 sayılı Kanun m. 13
- AYM, E.2023/116, K.2024/56, 22.2.2024
- Johnston ve diğerleri / İrlanda, B. No: 9697/82, 18.12.1986; F. / İsviçre, B. No: 11329/85, 18.12.1987; Babiarz / Polonya, B. No: 1955/10, 10.1.2017

