Kamu sağlık kuruluşunda yapılan bir aşıdan sonra ortaya çıkan zarar için tazminat, idareye başvurularak ve ardından idare mahkemesinde tam yargı davası açılarak istenir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesine göre idareye, zararın öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde aşının yapıldığı tarihten itibaren beş yıl içinde başvurulur.

Anayasa Mahkemesi aşıyla ilgili on üç tazminat başvurusunu inceledi. Bunların on ikisi, kızamık aşısı yapıldığı hâlde kızamığa bağlı SSPE hastalığına yakalanan çocuklara ilişkindi. Mahkeme hiçbir dosyada yaşam hakkı ya da maddi ve manevi varlığın korunması hakkı yönünden ihlal bulmadı. Kararlar, bu davaların nerede kazanılıp nerede kaybedildiğini açıkça gösteriyor: aşının yapıldığını gösteren kayıt, bilirkişi raporu ve süreler.

Başvuru ve dava yolu

  1. İdareye başvuru. Zarar gören ya da çocuk adına veli, aşıyı yaptıran idareye, çoğunlukla Sağlık Bakanlığına, zararın giderilmesini yazılı olarak ister. Süre, zararın öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde aşının yapıldığı tarihten itibaren beş yıldır (2577 sayılı Kanun m. 13/1).
  2. Cevap. İdare talebi reddederse ya da otuz gün içinde cevap vermezse dava yolu açılır.
  3. Tam yargı davası. Ret işleminin tebliğinden ya da otuz günlük sürenin bitiminden itibaren altmış gün içinde idare mahkemesinde maddi ve manevi tazminat istenir (m. 7). Dava, ret işleminin iptali istenerek değil, doğrudan tazminat istenerek açılır. Abdussemet İnalhan dosyasında aile önce ret işleminin iptalini istedi; mahkeme davayı incelemeden reddetti (§ 12) ve yargılama toplam 8 yıl 10 ayı buldu (§ 69).

Süre kaçırılırsa dava esastan incelenmez ve Anayasa Mahkemesine de taşınamaz. Mehdiye Doğan ve Ömer Doğan dosyasında çocuğa 2002'de SSPE tanısı konmuş, aile idareye 2005'te başvurmuştu. İdare mahkemesi manevi tazminat talebini süre aşımından reddetti; Danıştay kararı onarken maddi tazminat talebi yönünden de süre aşımı bulunduğunu belirtti. Anayasa Mahkemesi başvuruyu, tazminat davası süresinde açılmadığı için kabul edilemez buldu (§§ 12-13, 31-33).

Anayasa Mahkemesinin aşı kararları

Aşağıdaki tablo, Mahkemenin ölçütlerini ortaya koyan dört kararı gösteriyor. Aynı seride 2018'de verilen yedi karar daha (SSPE nedeniyle ölen çocuklar için yaşam hakkı) ve iki karar (sakat kalan çocuklar için maddi ve manevi varlık) de ihlal yok sonucuyla bitti.

KararTarihOlaySonuç
Leyla Doğan ve Salih Doğan10.10.2018Kızamık aşısına rağmen SSPE; çocuk 2005'te öldüYaşam hakkı ihlal edilmedi
Abdussemet İnalhan ve Diğerleri28.1.2021Okulda yapıldığı söylenen kızamık aşısından sonra SSPE ve sakatlık; aşı kaydı yokMaddi ve manevi varlık ihlal edilmedi; 8 yıl 10 ay süren dava için makul süre ihlali, 28.000 TL
Yasemin Demir (Örs)9.5.2019Okul aşı gününde yapılan aşıdan sonra kolda ağrı ve el hareketlerinde kayıp; hatalı uygulama iddiasıİhlal edilmedi: bilirkişi raporları hatalı uygulama bulgusu göstermedi
Mehdiye Doğan ve Ömer Doğan4.10.2017Tek doz kızamık aşısından sonra SSPE; idareye üç yıl sonra başvurulduKabul edilemez: manevi tazminat davası süresinde açılmamıştı

Mahkemenin ölçütleri

Devletin yükümlülüğü. Anayasa Mahkemesine göre devletin koruyucu sağlık hizmetlerini etkili biçimde örgütleme yükümlülüğü vardır: bulaşıcı bir hastalığı tespit edecek bir sistem kurar, salgına dönüşmemesi için önlem alır ve yüksek aşılama oranlarına ulaşmaya çalışır. Bir vaka görüldüğünde ya da salgın tehlikesi doğduğunda bu yükümlülüğün kapsamı genişler (Abdussemet İnalhan ve Diğerleri, B. No: 2018/35517, 28.1.2021, §§ 53-55).

Dönemin standardı. Türkiye'de kızamık aşısı 1998'e kadar tek doz uygulandı. Mahkeme, Dünya Sağlık Örgütünün o yıllardaki önerilerini inceleyerek tek doz uygulamanın dönemin uluslararası standartlarıyla uyumlu olduğunu ve bu standartlara uygun davranan kamu makamlarının sonradan ortaya çıkan sonuçlardan sorumlu tutulamayacağını kabul etti (Leyla Doğan ve Salih Doğan, B. No: 2015/4662, 10.10.2018, § 103).

Ana babanın payı. Bulaşıcı hastalık vakasının görülmediği ve salgın tehlikesinin bulunmadığı olağan dönemlerde aşı takibinin sorumluluğu Mahkemeye göre asıl olarak anne ve babadadır. Ailenin, çevresinde kızamık görüldüğünü yetkililere bildirdiğine ya da yetkililerin durumu bilip önlem almadığına ilişkin bir iddiası da yoktu (Leyla Doğan ve Salih Doğan, § 102).

Dosyayı belirleyen üç şey

  • Aşının yapıldığını gösteren kayıt. İnalhan dosyasında aile, çocuğa okulda aşı yapıldığını söyledi; toplum sağlığı merkezi ise aşı kaydı bulunmadığını bildirdi. Derece mahkemeleri aşının yapılmadığı sonucuna vardı. Anayasa Mahkemesi bu tespitten ayrılmayı gerektiren bir delil görmedi ve aşı koşullarını ya da soğuk zincire uyulup uyulmadığını incelemeye gerek görmedi (§§ 50-51). Aşı kartı, aile sağlığı merkezi ve hastane kayıtları bu yüzden davanın ilk belgeleridir.
  • Bilirkişi ve Adli Tıp raporu. Yasemin Demir dosyasında aile, okul aşı gününde aşının kas yerine damara yapıldığını ileri sürdü. İdari soruşturma, savcılık süreci ve tazminat davasında alınan raporlar hatalı aşı uygulamasıyla uyumlu objektif bir bulgu göstermedi. Anayasa Mahkemesi, iddiaların bilirkişi raporlarıyla karşılandığını ve mahkeme kararının yeterli gerekçe içerdiğini belirterek ihlal bulmadı (Yasemin Demir (Örs), B. No: 2015/8098, 9.5.2019, §§ 64-67). Rapora itiraz ve ek rapor talebi bu nedenle davanın merkezindedir.
  • Süreler. İdareye başvuru süresi zararın öğrenilmesiyle işlemeye başlar. Mehdiye Doğan dosyasında aile, aşı ile hastalık arasında bağ kurulabileceğini bir gazete haberinden öğrendiğini söyledi; mahkemeler süreyi 2002'deki tanı tarihinden başlattı ve tazminat talepleri süreden reddedildi (Mehdiye Doğan ve Ömer Doğan, B. No: 2014/7264, 4.10.2017, §§ 10-13).

Davanın kendisi uzun sürerse ayrıca makul sürede yargılanma hakkı gündeme gelir. İnalhan dosyasında 8 yıl 10 ay süren idari yargılama için Anayasa Mahkemesi ihlal kararı verdi ve 28.000 TL manevi tazminata hükmetti (§§ 69-70). Bugün bu tür şikâyetlerde önce Tazminat Komisyonuna başvurulur. Sağlık hizmetindeki kusur iddialarının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesindeki ölçütleri için tıbbi ihmal yazısına, aşı reddi ve sağlık tedbiri kararları için çocuk aşısı ve topuk kanı yazısına bakılabilir.

Sık sorulanlar

Aşı hasarı ve tazminat hakkında sık sorulan sorular

Aşı hasarı için kime karşı dava açılır?

Aşı kamu sağlık kuruluşunda, aile sağlığı merkezinde ya da okul aşı kampanyasında yapıldıysa sorumluluk idareye aittir ve tazminat idari yargıda istenir. Zarar gören önce ilgili idareye, çoğunlukla Sağlık Bakanlığına yazılı başvuru yapar; başvuru reddedilir ya da otuz gün içinde cevaplanmazsa idare mahkemesinde tam yargı davası açar (2577 sayılı Kanun m. 13).

Aşı hasarında tazminat başvurusu için süre ne kadar?

2577 sayılı Kanun'un 13. maddesine göre idareye, zararın öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde aşının yapıldığı tarihten itibaren beş yıl içinde başvurulur. Başvurunun reddinden ya da otuz günlük cevap süresinin dolmasından sonra dava açma süresi altmış gündür (m. 7). Anayasa Mahkemesi, süresinde açılmayan tazminat davasına dayanan başvuruyu kabul edilemez buldu (Mehdiye Doğan ve Ömer Doğan, B. No: 2014/7264, 4.10.2017).

Kızamık aşısı SSPE yapar mı?

Anayasa Mahkemesinin incelediği dosyalarda SSPE, kararlarda "kızamık mikrobunun yol açtığı bir beyin hastalığı" olarak tanımlanıyor ve aileler, aşı yapıldığı hâlde çocuklarının kızamığa bağlı olarak SSPE'ye yakalandığını ileri sürüyordu. Mahkeme 1998'e kadar Türkiye'de tek doz uygulanan kızamık aşısının dönemin uluslararası standartlarına uygun olduğunu kabul etti ve on bir dosyada ihlal bulmadı. Tıbbi sorular için hekime danışılmalıdır.

Aşı hasarını nasıl ispat ederim?

Önce aşının yapıldığı belgelenmelidir: aşı kartı, aile sağlığı merkezi kayıtları ve hastane kayıtları. İnalhan dosyasında aşı kaydı bulunamadığı için aşının yapıldığı ispatlanamadı. Hatalı uygulama iddiasında belirleyici olan bilirkişi ve Adli Tıp raporlarıdır; Yasemin Demir dosyasında raporlar hatalı aşı bulgusu göstermediği için tazminat reddedildi ve Anayasa Mahkemesi ihlal bulmadı.

Aşı davası çok uzun sürerse ne yapılabilir?

Davanın makul sürede bitmemesi ayrı bir hak ihlalidir. Anayasa Mahkemesi İnalhan dosyasında 8 yıl 10 ay süren idari yargılama için ihlal kararı verdi ve 28.000 TL manevi tazminata hükmetti. Bugün yargılama süresine ilişkin şikâyetlerde önce Tazminat Komisyonuna başvurulur; Komisyon yolunu tüketmeden yapılan bireysel başvuru kabul edilemez bulunur.

Başlıca hukukî kaynaklar

  1. Anayasa m. 17 ve 36; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 7 ve 13
  2. Leyla Doğan ve Salih Doğan, B. No: 2015/4662, 10.10.2018; Abdussemet İnalhan ve Diğerleri, B. No: 2018/35517, 28.1.2021
  3. Yasemin Demir (Örs), B. No: 2015/8098, 9.5.2019; Mehdiye Doğan ve Ömer Doğan, B. No: 2014/7264, 4.10.2017
  4. Aynı seride: Emine Sonsuz, Ayten Akboz, Azmi Işıktaş, Hasan Sayar, Mansure Baydemir, Bedrettin Sumbül, Murat Buttanrı, Gülsen Gündüz, Dilber Çalışkan (2018)