Soruşturma dosyasında kısıtlama kararı varsa müdafi, iddianame kabul edilene kadar dosyadaki belgelerin çoğunu göremiyor. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu 25 Şubat 2025'te Hüda Kaya kararıyla bu kararların denetimini değiştirdi: Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 153. maddesini tekrar eden bir gerekçe artık tutuklu kişinin dosyaya erişimini kısıtlamaya yetmiyor.

Bu yazı kısıtlama kararının hangi suçlarda ve hangi belgeler için verilebildiğini, karara nasıl itiraz edileceğini ve Anayasa Mahkemesi ile AİHM'in kısıtlamayı hangi ölçütle denetlediğini anlatıyor.

Kısıtlama kararı ne zaman verilir

Kural. Müdafi soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve istediği belgelerin örneğini harçsız alabilir (CMK m. 153/1).

İstisna. Bu yetki, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecekse Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim kararıyla kısıtlanabilir (m. 153/2). Karar yalnızca kanunda sayılan suçlara ilişkin soruşturmalarda verilebilir: kasten öldürme (TCK m. 81-83), cinsel saldırının nitelikli hâlleri (m. 102, birinci fıkra hariç), çocukların cinsel istismarı (m. 103), uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (m. 188), suç işlemek amacıyla örgüt kurma (m. 220), devletin güvenliğine, anayasal düzene ve devlet sırlarına karşı suçlar ile casusluk (m. 302-337 arasında sayılanlar), Ateşli Silahlar Kanunu'ndaki silah kaçakçılığı, Bankacılık Kanunu'ndaki zimmet ve Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'ndaki suçlar. Uygulamada bu karar "gizlilik kararı" olarak da anılıyor; soruşturma işlemlerinin gizliliğini düzenleyen 157. madde ise bu gizliliği savunma haklarına zarar vermeme koşuluna bağlıyor.

Kısıtlanamayan belgeler. Yakalanan kişinin veya şüphelinin ifadesini içeren tutanak, bilirkişi raporları ve bu kişilerin hazır bulunmaya yetkili olduğu diğer adli işlemlerin tutanakları kısıtlama kapsamına alınamaz (m. 153/3).

Bitiş. İddianame mahkemece kabul edildiğinde müdafi dosyanın tamamını ve muhafaza altına alınmış delilleri inceleyebilir, bütün tutanak ve belgelerin örneklerini harçsız alabilir (m. 153/4). Suçtan zarar görenin vekili de bu maddedeki haklardan yararlanır (m. 153/5).

Kısıtlama kararına itiraz

Kısıtlama kararı bir hâkim kararıdır ve CMK'nın 267. maddesi uyarınca itiraza tabidir. İtiraz, kanunda ayrıca bir süre öngörülmediği için kararın öğrenildiği günden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie yapılır (m. 268/1). Sulh ceza hâkimliği kararına yapılan itirazı, numara olarak onu izleyen hâkimlik inceler (m. 268/3-a).

Anayasa Mahkemesi bu itirazı etkili bir yol sayıyor: itiraz mercii kısıtlama kararını kaldıran yeni bir karar verebilir (Adnan Erol, 15.3.2022, §§ 69-70). Bu nedenle kısıtlama kararına itiraz edildiğini göstermeyen başvuruları başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez buluyor (Sinem Mollahasanoğlu, 30.7.2025, § 34; Berk Eroğlu, 5.11.2025, § 30). Hüda Kaya kararında başvurucu kısıtlamaya, tutuklama kararına yaptığı itirazla birlikte itiraz etmişti; mahkeme bu talebi değerlendirmeden itirazı reddetmişti. Anayasa Mahkemesi bunu yeterli saydı (Hüda Kaya [GK], 25.2.2025, § 87).

İtiraz etmeden beklemek süre kaybına da yol açabiliyor. Abdurrahman Gök kararında başvurucunun kısıtlama kararını en geç tutuklamaya itiraz dilekçesini verdiği 4.5.2023'te öğrendiği anlaşıldı. Başvuru 30 günlük süre geçtikten sonra yapıldığı için süre aşımı nedeniyle kabul edilemez bulundu (12.6.2025, §§ 39-41). Muhammed Cihad Cemre kararında ise kısıtlamaya itiraz 25.7.2022'de reddedilmiş, başvuru 2.8.2022'de yapılmıştı (§§ 5-6).

Anayasa Mahkemesinin ölçütü

2025'e kadar. Anayasa Mahkemesi uzun süre tutuklu kişinin suçlamanın temel unsurlarını bilip bilmediğine baktı. İfade alınırken kısıtlanan belgelerin içeriğine ilişkin sorular sorulmuşsa, tutuklama kararında bu delillere değinilmişse ya da kişi itirazında bu belgelere atıf yapmışsa, itiraz için yeterli bilgiye sahip olduğu kabul ediliyordu (Hüda Kaya, §§ 89-90). Bu dönemde ihlal kararı istisnaydı. Yavuz Pehlivan ve Diğerleri [GK] kararında suçlamanın temelini oluşturan esaslı delillere başvurucular bir yılı aşkın süre erişememiş, Genel Kurul 19. maddenin yedinci ve sekizinci fıkralarının ihlal edildiğine karar vermişti (4.6.2015, § 86).

Hüda Kaya kararı. Genel Kurul, özellikle terör suçlarında 153. maddenin ikinci fıkrasının neredeyse otomatik biçimde uygulandığını tespit etti ve AİHM'in Yüksekdağ Şenoğlu ve Diğerleri kararını dikkate aldı (§ 92). Tutuklu kişinin dosyaya sınırsız erişim hakkı yok; ama kısıtlama öngörülen amaçlar bakımından kesinlikle gerekli olmalı ve bu yeterli bir gerekçeyle ortaya konmalı. Kısıtlamanın savunmaya getirdiği zorluklar da telafi edilmeli, tutuklamaya temel oluşturan deliller tutuklu tarafından incelenebilmeli (§§ 95-96). Somut olayda savcılığın kısıtlama talebi kanun maddesini aynen tekrar ediyordu, hâkimlik de bu talebi kararına aktarmıştı; soruşturmanın amacının nasıl tehlikeye düşeceği açıklanmamıştı (§ 98). Mahkeme 19. maddenin sekizinci fıkrasının ihlal edildiğine karar verdi; altı üye bu görüşe katılmadı (§ 99).

Sonraki kararlar. Muhammed Cihad Cemre kararında Çanakkale'deki bir sulh ceza hâkimliği, savcılığın yalnızca "soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebileceği" gerekçesine dayanan talebi üzerine kısıtlama kararı vermişti (§ 5). İkinci Bölüm ihlal buldu ve 30.000 TL manevi tazminata hükmetti (30.4.2025, §§ 23, 27). Aynı kararda tutuklamanın hukuki olmadığı şikâyeti ise farklı sonuçlandı: başvurucu beraat ettiği için önce CMK'nın 141. maddesindeki tazminat yolunu kullanması gerekiyordu (§§ 11-13). Anayasa Mahkemesinin tutukluluk incelemesine ilişkin kararlarının sayısal dökümü tutukluluk incelemesi ve dosyaya erişim sayfasında.

AİHM'in ölçütü

AİHM kısıtlamayı Sözleşme'nin 5. maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında inceliyor. Tutuklu kişiye suçlamanın dayandığı unsurlara itiraz etmesi için gerçek bir fırsat verilmeli; bu, kişinin veya avukatının dosyadaki belgelere erişebilmesini gerektirebilir. Avukat, tutukluluğa etkili biçimde itiraz için temel önem taşıyan belgelere erişemiyorsa silahların eşitliği sağlanmış olmaz (Yüksekdağ Şenoğlu ve Diğerleri/Türkiye, 8.11.2022, §§ 575-576). Kısıtlama önemli kamu düzeni amaçları bakımından kesinlikle gerekli olmalı ve savunmaya getirdiği zorluklar yargılamada yeterince telafi edilmeli (§ 577).

Mahkeme Türkiye kararlarında somut bir değerlendirme yapıyor. Nedim Şener, Şık, Zarakolu, Ahmet Hüsrev Altan, Öğreten ve Kanaat ile Akgün kararlarında ihlal buldu; Ceviz, Mehmet Hasan Altan ve benzeri kararlarda ise başvurucunun tutuklamaya esas delilleri yeterince bildiği ya da erişemediği belgelerin temel önemde olmadığı sonucuna vardı (§§ 578-579).

Mehmet Hasan Altan/Türkiye kararında polis, savcı ve hâkim tutuklamaya esas alınan delillerin tamamı hakkında başvurucuya ayrıntılı sorular sormuş, sorular tutanaklara geçmişti. AİHM başvurucunun delillerin özünü bildiğini kabul etti ve şikâyeti açıkça dayanaktan yoksun buldu (20.3.2018, §§ 148-150). Ahmet Hüsrev Altan/Türkiye kararında ise tutuklamadan sonra dosyaya iki tanık beyanı ve bir ByLock yazışma dökümü eklenmiş, başvurucu bunları ancak iddianame düzenlendikten sonra öğrenmişti (13.4.2021, § 163). AİHM 5/4 ihlali buldu; olağanüstü hâlde savcılığın verdiği genel kısıtlama talimatını da olağanüstü hâle uygun bir karşılık saymadı (§§ 164-166).

Yüksekdağ Şenoğlu ve Diğerleri kararında kısıtlama kararları başvurucuların kişisel durumuna ilişkin hiçbir açıklama içermiyordu (§ 571). AİHM, CMK'nın 153. maddesini tekrar eden basmakalıp bir gerekçenin dosyadaki belgelerin görülmesini yasaklamaya hiçbir durumda yetmeyeceğini belirtti; Hükümet zorlukların telafi edildiğini bile ileri sürmemişti (§§ 581-582). Mahkeme 5/4 ihlali buldu (§ 584). Başvuruculardan birinin kısıtlamaya itirazı reddedilmişti; AİHM aynı durumdaki diğer başvurucuların itirazının da sonuç vermeyeceğini kabul ederek Hükümetin tüketme itirazını reddetti (§ 571). AİHM Aslan ve Diğerleri/Türkiye (13.11.2025) komite kararında da bir başvurucu için aynı eksikliği tespit etti.

Kararlar tablosu

KararTarihOlaySonuç
Yavuz Pehlivan ve Diğerleri [GK] (AYM)4.6.2015Esaslı delillere bir yılı aşkın süre erişilemedi19/7 ve 19/8 ihlali
Mehmet Hasan Altan (AİHM)20.3.2018Delillerin tamamı sorgularda ayrıntılı sorulduAçıkça dayanaktan yoksun
Ahmet Hüsrev Altan (AİHM)13.4.2021Tutuklamadan sonra eklenen deliller iddianameye kadar gösterilmedi5/4 ihlali
Yüksekdağ Şenoğlu ve Diğerleri (AİHM)8.11.2022Kanun metnini tekrar eden kısıtlama gerekçesi5/4 ihlali
Hüda Kaya [GK] (AYM)25.2.2025Kanun metnini tekrar eden kısıtlama talebi ve kararı19/8 ihlali
Muhammed Cihad Cemre (AYM)30.4.2025Yalnızca "soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebileceği" gerekçesi19/8 ihlali; 30.000 TL
Abdurrahman Gök (AYM)12.6.2025Kısıtlamaya itiraz yok; başvuru 30 günden sonraSüre aşımı
Sinem Mollahasanoğlu (AYM)30.7.2025Kısıtlama kararına itiraz edildiği gösterilmediBaşvuru yolları tüketilmedi
Aslan ve Diğerleri (AİHM)13.11.2025Bir başvurucunun dosyaya erişimi kısıtlandı5/4 ihlali (komite)

Başvuruda dikkat edilecekler

Kısıtlamaya ayrıca itiraz edin. İtiraz tutuklamaya itiraz dilekçesinde yapılabilir, ama dilekçede kısıtlama kararına da itiraz edildiği açıkça yazılmalı. Dilekçede savcılık talebinin ve hâkim kararının soruşturmanın amacının nasıl tehlikeye gireceğini açıklamadığı, kanun metnini tekrar etmekle yetindiği gösterilmeli (Hüda Kaya, § 98).

Kısıtlanamayan belgeleri isteyin. İfade tutanakları ve bilirkişi raporları kısıtlama kapsamında değil (CMK m. 153/3). Bu belgelerin verilmesi ayrıca talep edilmeli.

Sorgu tutanağına dikkat edin. Hem AİHM hem Anayasa Mahkemesi, kişiye sorguda hangi delillerin sorulduğuna bakıyor (Mehmet Hasan Altan, § 149; Hüda Kaya, § 90). Delillerin gösterilmediği ya da yalnızca genel bir suçlama yöneltildiği tutanağa geçirilmeli.

Yeni delilleri takip edin. Tutuklamadan sonra dosyaya eklenen ve kişiye gösterilmeyen deliller ihlalin nedeni olabiliyor (Ahmet Hüsrev Altan, § 163). Tahliye talebi ve tutukluluk incelemelerinde bu delillere erişim istenmeli. Tutukluluğa itiraz usulü tutukluluğa itiraz yazısında anlatılıyor.

Süreleri kaçırmayın. Anayasa Mahkemesine başvuru süresi, kısıtlamaya itirazın reddedildiği kararın öğrenilmesinden itibaren 30 gün. İtiraz yapılmadan geçen süre de aleyhe işleyebilir; Abdurrahman Gök kararında süre kısıtlamanın öğrenildiği tarihten başlatıldı (§ 40). Anayasa Mahkemesi kararından sonra AİHM'e başvuru süresi dört ay. Kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararından sonra tutuklamanın kendisi için tazminat yolu haksız tutuklama tazminatı yazısında.

Sık sorulanlar

Kısıtlama kararı hakkında sık sorulan sorular

Dosyada kısıtlama kararı var ne demek?

Müdafi soruşturma dosyasını inceleyemiyor ve belgelerden örnek alamıyor demek. Kararı Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim veriyor; soruşturmanın amacının tehlikeye düşebileceği gerekçesi aranıyor ve karar yalnızca CMK'nın 153. maddesinin ikinci fıkrasında sayılan suçlarda verilebiliyor. Uygulamada bu karar "gizlilik kararı" olarak da anılıyor.

Kısıtlama kararı varken hangi belgeler görülebilir?

Şüphelinin veya yakalanan kişinin ifadesini içeren tutanaklar, bilirkişi raporları ve şüpheli ile müdafiin hazır bulunmaya yetkili olduğu diğer adli işlemlerin tutanakları kısıtlanamaz (CMK m. 153/3). Bu belgelerin verilmesi kısıtlama kararına rağmen istenebilir.

Kısıtlama kararı ne zaman kalkar?

İddianame mahkemece kabul edildiğinde müdafi dosyanın tamamını ve muhafaza altına alınmış delilleri inceleyebilir, bütün belgelerin örneğini harçsız alabilir (CMK m. 153/4). Bundan önce kararın kaldırılması için itiraz yoluna başvurulabilir.

Kısıtlama kararına itiraz etmeden Anayasa Mahkemesine başvurulabilir mi?

Anayasa Mahkemesi kısıtlama kararına karşı itirazı etkili bir yol sayıyor. Kısıtlamaya itiraz edildiğini göstermeyen başvuruları başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez buluyor (Sinem Mollahasanoğlu, § 34). Abdurrahman Gök kararında ise kısıtlamaya itiraz etmeyen başvurucunun 30 günlük süresi, kısıtlamayı öğrendiği tarihten başlatıldı (§ 40).

Kısıtlama kararı nedeniyle tazminat alınabilir mi?

Anayasa Mahkemesi Hüda Kaya kararından sonra verdiği ihlal kararlarında manevi tazminata hükmediyor; örneğin Muhammed Cihad Cemre kararında 30.000 TL verdi (§ 27). Hüda Kaya kararında ise tutuklamanın hukuki olmaması ve dosyaya erişimin kısıtlanması nedeniyle bulunan iki ihlal için toplam 200.000 TL'ye hükmetti (§ 114).

Başlıca hukukî kaynaklar

  1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 153, 157, 267-268
  2. AYM, Hüda Kaya [GK], B. No: 2023/102251, 25.2.2025
  3. AYM, Muhammed Cihad Cemre, B. No: 2022/84854, 30.4.2025
  4. AYM, Abdurrahman Gök, B. No: 2023/75230, 12.6.2025
  5. AYM, Sinem Mollahasanoğlu, B. No: 2022/87957, 30.7.2025
  6. AYM, Adnan Erol, B. No: 2020/27934, 15.3.2022
  7. AYM, Yavuz Pehlivan ve Diğerleri [GK], B. No: 2013/2312, 4.6.2015
  8. AİHM, Yüksekdağ Şenoğlu ve Diğerleri/Türkiye, B. No: 14332/17 vd., 8.11.2022
  9. AİHM, Ahmet Hüsrev Altan/Türkiye, B. No: 13252/17, 13.4.2021
  10. AİHM, Mehmet Hasan Altan/Türkiye, B. No: 13237/17, 20.3.2018
  11. AİHM, Aslan ve Diğerleri/Türkiye, B. No: 12531/21 vd., 13.11.2025