"Umut hakkı" ifadesi, AİHM Büyük Dairesinin 9 Temmuz 2013 tarihli Vinter ve Diğerleri/Birleşik Krallık kararından geliyor. Mahkeme müebbet hapis cezasını yasaklamadı; ancak cezanın indirgenebilir olmasını, yani hükümlünün belirli bir süre sonra salıverilme ihtimalinin incelenebilmesini, AİHS'in 3. maddesinin gereği saydı. Türkiye'de bu tartışma, koşullu salıverilme hükümlerinin hiç uygulanmadığı ağırlaştırılmış müebbet cezaları üzerinden yürüyor. AİHM bu cezaları 2014'ten bu yana beş kararda 3. maddeye aykırı buldu; 11 Ekim 2026 itibarıyla koşullu salıverilmeyi dışlayan 5275 sayılı Kanun m. 107/16 yürürlükte.
Bu yazı kavramın ne anlama geldiğini, AİHM'in aradığı ölçütleri, Türk hukukunda kimlerin koşullu salıverilmeden yararlanamadığını ve Bakanlar Komitesi sürecini anlatıyor. AİHM'in Türkiye hakkındaki beş kararı ve Anayasa Mahkemesi yolunun tüketilmesi ağırlaştırılmış müebbet ve AİHM yazısında ayrıntılı olarak ele alınıyor.
Kavramın kaynağı: Vinter kararı
Vinter davasında Birleşik Krallık'ta "whole life order" adı verilen, salıverilmeyi öngörmeyen müebbet cezalar inceleniyordu. Büyük Daire, 3. maddenin müebbet hapis cezası bakımından cezanın indirgenebilir olmasını gerektirdiğine karar verdi. Bu, iç hukuktaki makamların hükümlüde meydana gelen değişikliklerin ve rehabilitasyon yolundaki ilerlemenin, tutulmaya devam etmeyi meşru cezalandırma gerekçeleriyle artık haklı kılmayacak ölçüde önemli olup olmadığını inceleyebilmesi demektir (§ 119). İç hukuk böyle bir incelemeye imkân vermiyorsa müebbet hapis cezası 3. maddenin gereklerini karşılamaz (§ 121).
Mahkemeye göre hükümlü, cezasının başında salıverilmek için neyi yapması gerektiğini, hangi koşulları taşıması gerektiğini ve incelemenin ne zaman yapılacağını bilme hakkına sahiptir. İç hukukta hiçbir gözden geçirme imkânı yoksa 3. maddeye aykırılık, cezanın verildiği anda doğar (§ 122).
"Umut hakkı" ifadesi kararın çoğunluk gerekçesinde geçmiyor. Yargıç Ann Power-Forde ek görüşünde, çoğunlukla birlikte oy kullanmasında belirleyici olan şeyin, kararın 3. maddenin "umut hakkı" (the right to hope) denebilecek bir hakkı kapsadığını teyit etmesi olduğunu yazdı. Türkçede kullanılan "umut hakkı" ifadesi bu kavramın karşılığıdır.
AİHM'e göre gözden geçirme neyi içermeli?
Büyük Daire, Vinter ilkelerini 17 Ocak 2017 tarihli Hutchinson/Birleşik Krallık kararında şöyle özetledi:
- Hukuken ve fiilen indirgenebilirlik. Hükümlü için hem bir salıverilme ihtimali hem de bir gözden geçirme imkânı bulunmalıdır (§ 42).
- İncelemenin konusu. Gözden geçirme, tutulmanın cezalandırma, caydırma, toplumun korunması ve rehabilitasyon gibi meşru gerekçelere hâlâ dayanıp dayanmadığını değerlendirmelidir. Bu gerekçeler arasındaki denge cezanın infazı boyunca değişebilir. Yalnızca insani nedenlerle sınırlı bir inceleme yeterli değildir (§§ 42-43).
- Açık ve belirli ölçütler. İncelemenin ölçüt ve koşulları iç hukukta yeterince açık ve belirli olmalıdır. Hükümlü, salıverilmek için neyi yapması gerektiğini cezanın başından itibaren bilmelidir (§ 44).
- Süre. Karşılaştırmalı ve uluslararası hukuk, cezanın verilmesinden en geç yirmi beş yıl sonra ilk incelemenin ve ardından periyodik incelemelerin yapılmasını açıkça destekliyor. Mahkeme bu konuda devletlere takdir payı tanıyor (§ 44; Vinter, § 120).
- İncelemeyi yapan makam. İncelemenin yargı ya da yürütme organınca yapılmasına devlet karar verir (§ 45).
Takdir payının sınırı da var. AİHM, 4 Ekim 2016 tarihli T.P. ve A.T./Macaristan kararında Macaristan'ın sonradan getirdiği zorunlu af usulünü inceledi. Hükümlünün ilk inceleme için kırk yıl beklemesini, yirmi beş yıllık eğilimden belirgin biçimde uzun buldu ve bunun tek başına cezayı fiilen indirgenebilir kılmadığına karar verdi (§§ 45, 48).
Türk hukukunda koşullu salıverilme süreleri
Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası hükümlünün hayatı boyunca devam eder ve sıkı güvenlik rejimine göre çektirilir (TCK m. 47). Hükümlü, cezasını infaz kurumunda iyi hâlli geçirirse aşağıdaki süreler sonunda koşullu salıverilmeden yararlanabilir (5275 sayılı Kanun m. 107-108):
| Mahkûmiyet | İnfaz kurumunda geçirilmesi gereken süre |
|---|---|
| Bir ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası | 30 yıl (m. 107/2) |
| Birden fazla ağırlaştırılmış müebbet ya da ağırlaştırılmış müebbet ile müebbet hapis cezası | 36 yıl (m. 107/3-a) |
| Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçtan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası | 36 yıl (m. 107/4) |
| Örgüt faaliyeti çerçevesinde birden fazla ağırlaştırılmış müebbet ya da ağırlaştırılmış müebbet ile müebbet hapis cezası | 40 yıl (m. 107/4-a) |
| Tekerrür hâlinde işlenen suçtan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası | 39 yıl (m. 108/1-a) |
| Devletin güvenliğine, anayasal düzene veya millî savunmaya karşı bir suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi nedeniyle ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası | Koşullu salıverilme yok (m. 107/16) |
Son satırdaki hükümlüler için 107/16. madde koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmayacağını açıkça söylüyor. Kapsamdaki suçlar, Türk Ceza Kanunu'nun İkinci Kitap Dördüncü Kısmındaki "Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar", "Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar" ve "Millî Savunmaya Karşı Suçlar" bölümlerinde yer alıyor. Mahkûmiyetin bu suçlardan birinin bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesine dayanması gerekiyor.
Ağır hastalık veya yaşlılık hâlinde Cumhurbaşkanınca salıverme imkânı ve zaman zaman çıkarılan af kanunları bu boşluğu doldurmuyor. AİHM, insani nedenlerle salıvermenin meşru cezalandırma gerekçelerine dayanan bir salıverilme ihtimali sayılamayacağını belirtti. Af kanunları için de başvurucuya salıverilme ihtimali sağlayacak bir hazırlık bulunmadığını tespit etti (Öcalan/Türkiye (No. 2), §§ 203-204).
AİHM kararları ve Bakanlar Komitesi
AİHM, 18 Mart 2014 tarihli Öcalan (No. 2) kararında koşullu salıverilme imkânı olmayan ağırlaştırılmış müebbet cezasının 3. maddeyi ihlal ettiğine oybirliğiyle karar verdi (§ 207 ve hüküm). Kaytan (2015), Gurban (2015) ve Boltan (2019) kararları aynı sonuca ulaştı. Büyük Daire 25 Ağustos 2026 tarihli Kavala/Türkiye (No. 2) kararında, Türk Ceza Kanunu'nun 312. maddesine göre mahkûm edilen başvurucunun salıverilme ihtimalinden tamamen yoksun bırakıldığını ve cezayı gözden geçirecek bir iç hukuk mekanizması bulunmadığını tespit etti (§§ 288-289).
Öcalan, Gurban, Kaytan ve Boltan kararları Bakanlar Komitesinde "Gurban grubu" adıyla denetleniyor. Komite 17 Eylül 2025 tarihli CM/ResDH(2025)264 sayılı ara kararında:
- Türk hukukunu bu kararlara uyduracak yasal veya diğer uygun tedbirlerin alınmamasından derin üzüntü duyduğunu belirtti;
- önceki kararlarını hatırlatarak, her ağırlaştırılmış müebbet cezasının asgari bir süre sonunda, salıverilme ihtimaliyle birlikte gözden geçirilmesini sağlayan bir mekanizma kurulması gerektiğini vurguladı;
- yeni İnsan Hakları Eylem Planı çerçevesinde yasal değişiklik yapılmasını, "Terörsüz Türkiye" girişiminden ve TBMM'ye yasa önerme yetkisi bulunan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonundan yararlanılmasını ya da milletvekillerinin bu konuda verdiği kanun tekliflerinin kabul edilmesini önerdi;
- alınan tedbirler hakkında en geç Haziran 2026 sonuna kadar bilgi verilmesini istedi.
Mevzuat Bilgi Sistemi'ndeki güncel metne göre 5275 sayılı Kanun'un 107. maddesinin beşinci fıkrası 8 Ağustos 2026 tarihli 7593 sayılı Kanun'la değiştirildi; koşullu salıverilmeyi dışlayan on altıncı fıkra ise aynen korundu. Kararların uygulanma süreci AİHM kararlarının uygulanması yazısında anlatılıyor.
Hükümlü ve ailesi için anlamı
- Umut hakkı bir tahliye hakkı değildir. AİHM, ihlal tespitinin başvurucuya yakın bir tarihte salıverilme beklentisi vermediğini belirtti. Kanunla kurulacak usulde makamlar, asgari bir süre sonunda tutulmanın cezalandırma ve caydırma ihtiyacı ya da kişinin tehlikeliliği nedeniyle hâlâ haklı olup olmadığını inceleyecek (Öcalan (No. 2), § 207). Bakanlar Komitesi de aynı tespiti tekrarladı.
- Şikâyet cezanın verildiği anda doğar. Gözden geçirme imkânı yoksa 3. maddeye aykırılık cezanın verilmesiyle birlikte oluşur; hükümlünün belirli bir süre cezaevinde kalmasını beklemesi gerekmez (Vinter, § 122).
- Anayasa Mahkemesi yolu. Büyük Daire, Anayasa Mahkemesinin bu nitelikte bir şikâyeti hiç esastan incelemediğini ve indirgenemezliğin doğrudan kanundan kaynaklandığını gözeterek bireysel başvuruyu bu şikâyet için etkili bir yol saymadı (Kavala (No. 2), § 286). Anayasa Mahkemesine başka şikâyetlerle başvuru yapılıyorsa bu şikâyetin Anayasa'nın 17. maddesi kapsamında ayrıca yazılması, AİHM önündeki tüketme tartışmasını önler.
- Başvuru formu. AİHM'e yapılacak başvuruda şikâyet, 3. madde kapsamında ve 107/16. maddeye dayanılarak açıkça kurulmalıdır. Formun doldurulması AİHM başvuru formu nasıl doldurulur yazısında anlatılıyor.
Umut hakkı hakkında sık sorulan sorular
Umut hakkı nedir?
Müebbet hapis cezasına mahkûm edilen kişinin, belirli bir süre sonra tutulmaya devam etmenin hâlâ haklı olup olmadığının incelenmesini isteyebilmesi ve bu incelemenin olumlu sonuçlanması hâlinde salıverilebilmesidir. İfade, AİHM Büyük Dairesinin 2013 tarihli Vinter ve Diğerleri/Birleşik Krallık kararına Yargıç Power-Forde'un yazdığı ek görüşten geliyor. Karara göre AİHS'in 3. maddesi, müebbet hapis cezasının bu anlamda indirgenebilir olmasını gerektirir.
Umut hakkı kimleri kapsar?
AİHM ölçütleri bütün müebbet hükümlülerini korur. Türk hukukunda ağırlaştırılmış müebbet hükümlüleri kural olarak 30 ile 40 yıl arasında değişen sürelerden sonra koşullu salıverilmeden yararlanabilir. Tartışma, devletin güvenliğine, anayasal düzene veya millî savunmaya karşı bir suçu örgüt faaliyeti çerçevesinde işledikleri için ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan ve 5275 sayılı Kanun'un 107/16. maddesi nedeniyle koşullu salıverilmeden hiç yararlanamayan hükümlüler hakkındadır.
Umut hakkı tanınırsa hükümlü hemen tahliye edilir mi?
Hayır. AİHM, Öcalan (No. 2) kararında ihlal tespitinin başvurucuya yakın bir tarihte salıverilme beklentisi vermediğini belirtti. Kurulacak mekanizma, asgari bir süre sonunda tutulmanın cezalandırma ve caydırma ihtiyacı ya da kişinin tehlikeliliği nedeniyle hâlâ haklı olup olmadığını inceler. İnceleme sonunda salıverilme reddedilebilir.
Umut hakkı yasası çıktı mı?
11 Ekim 2026 itibarıyla hayır. 5275 sayılı Kanun'un 107. maddesinin beşinci fıkrası 8 Ağustos 2026'da değiştirildi, koşullu salıverilmeyi dışlayan on altıncı fıkra ise aynen korundu. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi 17 Eylül 2025 tarihli ara kararında gerekli yasal düzenlemenin yapılmamasından derin üzüntü duyduğunu belirtti ve Türkiye'den Haziran 2026 sonuna kadar bilgi istedi.
Umut hakkı için AİHM'e başvurulabilir mi?
Evet. AİHM'e göre indirgenemez bir müebbet cezası, cezanın verildiği anda 3. maddeye aykırılık oluşturur; hükümlünün yıllarca beklemesi gerekmez. Büyük Daire Kavala (No. 2) kararında, Anayasa Mahkemesinin bu nitelikte bir şikâyeti hiç esastan incelemediğini gözeterek Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruyu bu şikâyet için etkili bir yol saymadı. Şikâyetin başvuru formunda 3. madde kapsamında açıkça yazılması gerekir.
Başlıca hukukî kaynaklar
- AİHM [BD], Vinter ve Diğerleri/Birleşik Krallık, B. No: 66069/09, 130/10, 3896/10, 9.7.2013
- AİHM [BD], Hutchinson/Birleşik Krallık, B. No: 57592/08, 17.1.2017
- AİHM, T.P. ve A.T./Macaristan, B. No: 37871/14, 73986/14, 4.10.2016
- AİHM, Öcalan/Türkiye (No. 2), B. No: 24069/03 vd., 18.3.2014
- AİHM [BD], Kavala/Türkiye (No. 2), 25.8.2026
- Bakanlar Komitesi, CM/ResDH(2025)264, Gurban grubu, 17.9.2025
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 47; 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun m. 107-108

