AİHM, koşullu salıverilme imkânı tanınmayan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının Sözleşme'nin 3. maddesine aykırı olduğuna 2014'ten bu yana beş kararda hükmetti. Son karar Büyük Dairenin 25 Ağustos 2026 tarihli Kavala/Türkiye (No. 2) kararıdır. Mahkemeye göre uyumsuzluk cezanın verildiği anda doğar (§ 289).

Büyük Daire aynı kararda Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruyu bu şikâyet için etkili bir yol saymadı: Anayasa Mahkemesi bu nitelikte bir şikâyeti henüz esastan incelememişti (§§ 282, 286).

Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen devlet suçlarında koşullu salıverilme yok

Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilen kişi, cezasının otuz yılını infaz kurumunda iyi hâlli geçirirse koşullu salıverilmeden yararlanabilir (5275 sayılı Kanun m. 107/1-2). Bu imkân bir grup suçta kapalıdır:

“5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap, Dördüncü Kısım, ‘Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar’ başlıklı Dördüncü Bölüm, ‘Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar’ başlıklı Beşinci Bölüm, ‘Milli Savunmaya Karşı Suçlar’ başlıklı Altıncı Bölüm altında yer alan suçlardan birinin bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi dolayısıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde, koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz.” (5275 sayılı Kanun m. 107/16)

AİHM'in tespitine göre bu suçlarda ceza zamanaşımı da işlemez. Ağır hastalık veya yaşlılık hâlinde Cumhurbaşkanınca salıverme ve zaman zaman çıkarılan af kanunları ise birer istisnadır (Kavala (No. 2), § 85).

AİHM beş kararda 3. madde ihlali buldu

AİHM, Büyük Dairenin Vinter ve Diğerleri/Birleşik Krallık kararındaki ilkeleri uyguluyor: indirgenemez bir müebbet hapis cezası, salıverilme imkânı ya da hükümlünün durumundaki gelişmeler ışığında tutulmanın gerekçesini gözden geçiren bir mekanizma içermiyorsa 3. maddeye aykırıdır (Kavala (No. 2), § 288). Aşağıdaki tablo Türkiye hakkında bu yönde verilen kararları gösteriyor.

KararTarihSonuç
Öcalan (No. 2)18.3.20143. madde ihlali (§§ 193-207)
Kaytan15.9.20153. madde ihlali; ihlal tespiti yeterli tatmin
Gurban15.12.20153. madde ihlali; ihlal tespiti yeterli tatmin
Boltan12.2.20193. madde ihlali; ihlal tespiti yeterli tatmin
Kavala (No. 2) [BD]25.8.20263. madde ihlali (15'e 2)

Kavala (No. 2) kararında başvurucu Türk Ceza Kanununun 312. maddesi uyarınca mahkûm edilmişti; bu suç, koşullu salıverilmenin ve ceza zamanaşımının dışlandığı suçlar arasındadır. Büyük Daire başvurucunun salıverilme umudundan tamamen yoksun bırakıldığını, cezanın kişisel durumundaki değişiklikler ya da tehlikeliliği ışığında gözden geçirilmesine imkân veren bir iç hukuk mekanizması bulunmadığını tespit etti. Öcalan (No. 2) kararındaki tespitlerden ayrılmayı gerektiren yeni bir delil ya da iç hukuk içtihadı bulunmadığını belirterek 3. maddenin ihlal edildiğine karar verdi (§ 289).

AYM'de bu şikâyet hiç esastan incelenmedi

AİHM'in tüketme konusundaki yaklaşımı iki kez değişti. Kaytan kararında indirgenemezliğin doğrudan kanundan kaynaklandığını, bu nedenle başvurucunun önünde etkili bir iç yol bulunmadığını kabul etmişti (§ 56). 2018 tarihli Tekin ve Baysal kararında ise Anayasa Mahkemesinin bu şikâyetleri inceleyemeyeceğini gösteren bir şey bulunmadığı gerekçesiyle başvuruyu tüketme yokluğundan reddetti; sonraki bazı kararlarda da bu yaklaşımı sürdürdü (Kavala (No. 2), § 285).

Kavala (No. 2) kararında Hükûmet, Anayasa Mahkemesinin bu nitelikte bir şikâyeti henüz esastan incelemediğini, bazı başvuruları usulden reddettiğini ve ikisinde olayları farklı nitelendirdiğini kabul etti (§ 282). Büyük Daire, içtihat bulunmamasını ve tedbirin doğrudan yürürlükteki mevzuattan kaynaklanmasını gözeterek Kaytan'daki sonuca döndü ve Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruyu bu şikâyet için etkili saymadı (§ 286).

Anayasa Mahkemesinin yayımlanan kararları da bu tabloyla uyumlu. Aynur Avyüzen başvurusunda başvurucu, ölünceye kadar infaz edilecek bir cezaya mahkûm edilmesinin insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağını ihlal ettiğini ileri sürmüştü (§ 33); kararın hüküm fıkrasında bu şikâyet ayrıca karara bağlanmadı (27.10.2016). Büyük Dairenin sonucu genel bir tespit değildir (§ 286); şikâyetin Anayasa Mahkemesine yapılan başvuruda Anayasa'nın 17. maddesi kapsamında ayrıca ve açıkça ileri sürülmesi, AİHM önündeki tüketme tartışmasını baştan önler. Başvuru formunda şikâyetlerin nasıl kurulacağı kabul edilebilirlik şartları yazısında anlatılıyor.

İhlal kararı tahliye sağlamıyor, yasal düzenleme gerekiyor

Kaytan, Gurban ve Boltan kararlarında AİHM, 3. madde ihlalinin tespitini manevi zarar bakımından yeterli tatmin saydı ve yalnızca masraflara hükmetti. Kavala (No. 2) kararında hükmedilen 70.000 avro manevi tazminat ise kararda tespit edilen ihlallerin tümü içindir.

Büyük Daire, koşullu salıverilme imkânı tanımayan müebbet cezalarının infazının sistemik görünen bir sorun olduğunu, Bakanlar Komitesinin denetiminde bulunduğunu ve Devletin Vinter ilkelerine uygun bir gözden geçirme usulünü yasal düzenlemeyle getirmesi gerektiğini belirtti (§ 315). AİHM kararlarının uygulanması ve Bakanlar Komitesi denetimi AİHM kararlarının uygulanması yazısında; Anayasa Mahkemesi kararı beklenmeden AİHM'e başvurulabilecek hâller ayrı bir yazıda anlatılıyor.

Sık sorulanlar

Ağırlaştırılmış müebbet ve AİHM hakkında sık sorulan sorular

Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası tek başına AİHS'e aykırı mı?

Hayır. AİHM'e göre sorun cezanın ağırlığı değil, indirgenemez olmasıdır: Sözleşme'nin 3. maddesi, hükümlünün durumundaki gelişmeler ışığında tutulmanın gözden geçirilmesine ve koşullu da olsa salıverilmeye imkân veren bir mekanizma arar (Kavala (No. 2) [BD], § 288). Türk hukukunda ağırlaştırılmış müebbet hükümlüleri kural olarak otuz yıl sonra koşullu salıverilmeden yararlanabilir (5275 sayılı Kanun m. 107/2).

Hangi hükümlüler koşullu salıverilmeden yararlanamaz?

Türk Ceza Kanununda devletin güvenliğine, anayasal düzene ve millî savunmaya karşı suçlar bölümlerinde yer alan suçlardan birini bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlediği için ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilenler (5275 sayılı Kanun m. 107/16).

Cumhurbaşkanı affı ya da af kanunu gözden geçirme mekanizması sayılır mı?

AİHM bu imkânları yeterli görmedi. Ağır hastalık veya yaşlılık nedeniyle Cumhurbaşkanınca salıverme ve zaman zaman çıkarılan af kanunları, Öcalan (No. 2) kararından beri tespit edilen eksikliği gidermedi (Kavala (No. 2), §§ 85, 289).

AİHM'e başvurmadan önce AYM'ye başvurmak gerekir mi?

AİHM 2018'den sonra bu şikâyetlerde Anayasa Mahkemesine başvuru aradı (Tekin ve Baysal (k.), § 27). Kavala (No. 2) kararında ise Anayasa Mahkemesinin bu nitelikte bir şikâyeti hiç esastan incelemediğini ve indirgenemezliğin doğrudan kanundan kaynaklandığını gözeterek bu yolu etkili saymadı (§ 286). Şikâyetin Anayasa Mahkemesine yapılan başvuruda da ileri sürülmesi, AİHM önünde tüketme tartışmasını baştan önler.

AİHM'in ihlal kararı hükümlüyü tahliye ettirir mi?

Hayır. Kaytan, Gurban ve Boltan kararlarında AİHM ihlal tespitinin manevi zarar bakımından yeterli tatmin olduğuna karar verdi. Büyük Daire Kavala (No. 2) kararında sorunun sistemik olduğunu, Bakanlar Komitesinin denetiminde bulunduğunu ve yasal düzenlemeyle bir gözden geçirme usulü getirilmesi gerektiğini belirtti (§ 315).

Başlıca hukukî kaynaklar

  1. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, m. 107
  2. AİHM [BD], Kavala/Türkiye (No. 2), 25.8.2026
  3. AİHM, Öcalan/Türkiye (No. 2), B. No: 24069/03 vd., 18.3.2014
  4. AİHM, Kaytan/Türkiye, B. No: 27422/05, 15.9.2015
  5. AİHM, Gurban/Türkiye, B. No: 4947/04, 15.12.2015
  6. AİHM, Boltan/Türkiye, B. No: 33056/16, 12.2.2019
  7. AYM, Aynur Avyüzen, B. No: 2014/784, 27.10.2016