Adli kontrol yükümlülüğüne uymayan şüpheli ya da sanık hakkında CMK m. 112 tutuklama kararı verilmesine imkân tanıyor. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu 16 Aralık 2025 tarihli Veysel Kuşçu kararında bu yetkinin sınırını çizdi. Mahkemeye göre tutuklamaya dayanak olan adli kontrol kararı kanuna aykırıysa, örneğin CMK m. 110/A'daki azami süre dolmuşsa, o karara uyulmadığı için verilen tutuklama da hukuki temelden yoksundur. Mahkeme, azami sürenin tedbirin başladığı tarihten hesaplanacağına ve istinaf ile temyizde geçen sürenin de bu hesaba dahil olduğuna karar verdi.

Bu yazı adli kontrol ihlalinin sonuçlarını, azami süreleri, Kuşçu kararını ve onu izleyen kararları, tutuklanan kişinin izleyeceği yolu anlatıyor. Adli kontrolün türleri ve kaldırılması adli kontrol nedir yazısında; yurt dışı yasağının aile ve meslek hayatına etkisi yurt dışı çıkış yasağı ve pasaport sayfasında.

Adli kontrole uyulmazsa ne olur?

CMK m. 112/1'e göre adli kontrol hükümlerini isteyerek yerine getirmeyen şüpheli veya sanık hakkında yetkili yargı mercii, hükmedilebilecek hapis cezasının süresi ne olursa olsun, hemen tutuklama kararı verebilir. 2020'de 7242 sayılı Kanun'la eklenen cümleye göre mahkûmiyet hükmü istinaf veya temyiz aşamasındaysa hükmü veren ilk derece mahkemesi de UYAP kayıtlarını inceleyerek tutuklama kararı verebilir. Kanun adli kontrole uymamayı ayrı bir suç olarak tanımlamaz; öngördüğü sonuç tutuklamadır.

Azami tutukluluk süresi dolduğu için tahliye edilen ve adli kontrole bağlanan kişi bu yükümlülüğü ihlal ederse de aynı kural uygulanır. Ancak bu durumda tutuklama, ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde dokuz ayı, diğer işlerde iki ayı geçemez (CMK m. 112/2).

Anayasa Mahkemesi bu tutuklamayı suç isnadına bağlı bir tutma olarak görmüyor. Mahkemeye göre CMK m. 112'ye dayanan tutuklama, Anayasa'nın 19. maddesinin ikinci fıkrasındaki "mahkeme kararının gereği olarak tutma" hâlidir (Mustafa Göktaş, § 38). Bu nitelendirmenin iki sonucu var:

  • Dayanak kararın hukuka uygunluğu. Uyulmadığı söylenen adli kontrol kararı kanuna uygun verilmiş olmalıdır. Dayanak karar kanuna aykırıysa, buna uyulmadığı için verilen tutuklama da hukuki temelden yoksun kalır (Veysel Kuşçu, § 37).
  • Kişinin haberdar edilmesi. Kişi, adli kontrol kararının içeriğinden ve uymamanın sonuçlarından usulüne uygun biçimde haberdar edilmiş olmalıdır. Mahkemeye göre kimse haberdar edilmediği bir mahkeme kararına uymadığı gerekçesiyle tutulamaz (Mustafa Göktaş, § 45).

Adli kontrol en fazla ne kadar sürer?

Adli kontrolün azami süreleri, 7331 sayılı Kanun'la CMK'ya eklenen ve 1 Ocak 2022'de yürürlüğe giren 110/A maddesinde düzenleniyor (Veysel Kuşçu, §§ 23, 38):

İşin türüTemel süreUzatmaÜst sınır
Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işler2 yılZorunlu hâllerde gerekçesi gösterilerek 1 yıl3 yıl
Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işler3 yılZorunlu hâllerde gerekçesi gösterilerek toplam 3 yıl6 yıl
Ağır cezalık işlerden Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlar ile devletin güvenliğine, anayasal düzene, millî savunmaya ve devlet sırlarına karşı suçlar3 yılZorunlu hâllerde gerekçesi gösterilerek toplam 4 yıl7 yıl

Bu süreler üst sınırdır. Hâkim veya mahkeme, tedbire ihtiyaç kalmadığında yükümlülüğü daha önce kaldırmalıdır. Terör örgütü üyeliği isnadı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına girdiğinden bu dosyalarda üst sınır yedi yıldır (Veysel Kuşçu, § 38).

Veysel Kuşçu kararı

Elazığ Sulh Ceza Hâkimliği, terör örgütü üyeliği soruşturmasında başvurucu hakkında 21.8.2016'da yurt dışına çıkış yasağı koydu. Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesi 4.10.2018'de başvurucuyu 7 yıl 6 ay hapis cezasına mahkûm etti; istinaf başvurusu 7.10.2019'da reddedildi. Dosya Yargıtay'dayken başvurucu 5.10.2023'te Bodrum Turgutreis açıklarında bir teknede yakalandı. Müdafi sorguda yedi yıllık sürenin dolduğunu ileri sürdü. Mahkeme ise kanun yolunda geçen sürenin azami süreye dahil olmadığını belirterek başvurucuyu CMK m. 100 ve 112'ye göre tutukladı. Başvurucu Yargıtay'ın bozma kararından sonra, 7.2.2025'te tahliye edildi (§§ 6-18).

Genel Kurul'un tespitleri:

  • Süre tedbirin başladığı tarihten işler. Azami süre 110/A maddesinin yürürlüğe girdiği 1.1.2022'den değil, adli kontrol kararının verildiği tarihten başlar. Mahkeme, azami tutukluluk süresinin beş yıldan yedi yıla çıkarıldığı dönemde verdiği kararlarda da süreyi tutuklama tarihinden hesaplamıştı (§ 39).
  • Kanun yolunda geçen süre sayılır. İstinaf ve temyizde geçen sürenin hesaba katılmaması, suç isnadına bağlı tutuklamaya özgü bir kuraldır; ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet kararıyla bu tür tutukluluk sona erer. Mahkemeye göre bu kural, özgürlükten yoksun bırakma niteliği bile taşımayan yurt dışı yasağına uygulanamaz; hükümden sonra geçen süre de hesaba katılır (§§ 40-41).
  • Süresi dolmuş tedbire uymamak tutuklama nedeni olamaz. Yedi yıllık süre 21.8.2023'te dolmuştu. Başvurucu, azami süresi aşılmış bir tedbire uymadığı için tutuklanmıştı ve bu tutuklamanın kanuni bir temeli yoktu (§ 41).
  • CMK m. 100'e dayanmak da sonucu değiştirmedi. Dosya kanun yolundayken ilk derece mahkemesine CMK m. 100'deki genel tutuklama nedenlerine dayanarak tutuklama yetkisi veren açık bir kanun hükmü yoktur. CMK m. 112 bu aşamada ilk derece mahkemesine yalnızca adli kontrol ihlali nedeniyle tutuklama yetkisi tanır (§ 42).

Mahkeme kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Başvurucu tahliye edildiği için yeniden yargılamada hukuki yarar görmedi; 167.000 TL manevi tazminat, 2.220,60 TL harç ve 40.000 TL vekâlet ücretine hükmetti (§§ 43-45 ve hüküm). Ömer Çınar karşı oyunda, başvurucunun kaçarken yakalandığını ve isnat edilen suçun CMK m. 100/3'teki katalog suçlardan olduğunu vurguladı; tutuklamayı CMK m. 100 bakımından ölçülü buldu.

Kuşçu'dan önce ve sonra verilen kararlar

KararOlaySonuç
Veysel Kuşçu [GK], 16.12.2025Yurt dışı yasağı 21.8.2016'da başladı. Başvurucu, dosyası Yargıtay'dayken 5.10.2023'te Bodrum açıklarında bir teknede yakalandı ve ilk derece mahkemesi onu CMK 100 ve 112'ye göre tutukladı.İhlal (bir karşı oy); 167.000 TL manevi tazminat
Ahmet Uyguç, 5.5.2026Yurt dışı yasağı 19.1.2017'de başladı. Başvurucu, dosyası temyizdeyken 14.5.2025'te Edirne'de askerî yasak bölgede yakalandı ve CMK 100 ve 112'ye göre tutuklandı.İhlal (oybirliği); 250.000 TL manevi tazminat
Mustafa Göktaş, 14.12.2023Mahkeme yurt dışı yasağını 6.12.2018'deki hüküm duruşmasında verdi; uymazsa tutuklanabileceği başvurucuya ihtar edildi. Başvurucu, dosyası istinaftayken 12.8.2021'de Enez sahilinde yakalandı.İhlal yok (oybirliği)
Semih Aydın [GK], 23.1.2025Yurt dışı yasağı 31.10.2019'da verildi. Başvurucu 2.6.2023'te Edirne'de durduruldu ve tutuklandı; mahkûmiyeti 5.7.2023'te kesinleşti.Kabul edilemez: önce CMK 141 tazminat davası
M.Ş. [GK], 16.12.2025Başvurucu, yurt dışı yasağı varken 30.9.2023'te Malkara-Keşan kara yolunda durduruldu ve tutuklandı; mahkûmiyeti 8.1.2025'te kesinleşti.Kabul edilemez: önce CMK 141 tazminat davası
Osman Kunt, 23.12.2025Yurt dışı yasağı 19.6.2019'da verildi. Başvurucu 11.6.2023'te uluslararası sularda bir teknede yakalandı ve tutuklandı; mahkûmiyeti bireysel başvurudan sonra, 24.9.2025'te kesinleşti.Kabul edilemez: önce CMK 141 tazminat davası

Ahmet Uyguç. Başvurucu Ekim 2024'te yedi yıllık sürenin dolduğunu ileri sürerek yasağın kaldırılmasını istemişti. Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi, kanun yolunda geçen sürenin sayılmayacağını belirterek talebi reddetti; itiraz da reddedildi (§§ 8-9). Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü olayın Kuşçu kararıyla bire bir örtüştüğünü tespit etti ve oybirliğiyle ihlal kararı verdi (§§ 20-22). Başvurucu maddi zararını ve illiyet bağını belgeleyemediği için maddi tazminat talebi reddedildi (§ 24).

Mustafa Göktaş. Bu dosyada azami süre tartışması yoktu. Ağır ceza mahkemesi, kaçma şüphesine karşı başvurucuyu hükmen tutuklamak yerine hüküm duruşmasında yurt dışı yasağı koymuştu. Başvurucu kararı okuyup teslim aldığını imzalamış, tutuklanabileceği ihtarının yapıldığı müzekkereye şerh düşülmüştü. Anayasa Mahkemesi dayanak kararın kanuna uygun olduğunu, başvurucunun sonuçlardan haberdar edildiğini ve tutuklamanın ölçülü olduğunu kabul etti (§§ 47-49, 56). Başvurucunun seyahat özgürlüğüne ilişkin şikâyetini ise konu bakımından yetkisizlik nedeniyle incelemedi: Türkiye, ülkeden ayrılma özgürlüğünü düzenleyen AİHS'e Ek 4 No.lu Protokol'e taraf değildir (§ 23).

Dava kesinleştiyse önce tazminat davası

Kuşçu kararıyla aynı gün verilen M.Ş. kararında Genel Kurul, olayları benzer olan başvuruyu esastan incelemedi. Ayrım, ceza davasının durumundan kaynaklanıyor. Kuşçu ve Uyguç'ta Anayasa Mahkemesi incelemeyi yaptığında ceza davası bozma üzerine sürüyordu. M.Ş., Semih Aydın ve Osman Kunt'ta ise mahkûmiyet kesinleşmişti.

Mahkemeye göre CMK m. 112'ye dayanan tutuklama da "kanunlarda belirtilen koşullar dışında" verilmişse CMK m. 141/1-a kapsamında tazminat davasına konu olabilir. Bu nedenle mahkûmiyet kesinleştiyse önce bu dava açılmalı, bireysel başvuru ondan sonra yapılmalıdır (Semih Aydın, § 35; M.Ş., §§ 31-32). Osman Kunt'ta mahkûmiyet bireysel başvurudan sonra kesinleşmişti; İkinci Bölüm yine aynı sonuca ulaştı (§ 16).

Tazminat davası, kesinleşme kararının ilgiliye tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşmeyi izleyen bir yıl içinde, kişinin oturduğu yerdeki ağır ceza mahkemesinde açılır (CMK m. 142/1-2). Davanın genel şartları haksız tutuklama tazminatı yazısında.

Dosyada neye bakılmalı?

  • Başlangıç tarihi. Yurt dışı yasağını ilk kez hangi merci, hangi tarihte verdi? Kuşçu'da yasak kesintisiz sürmüştü. Tedbire tutuklama nedeniyle ara verildiyse sürenin nasıl hesaplanacağı bu kararlarda ele alınmadı.
  • Suçun türü ve uzatma kararı. Dosya üç, altı ve yedi yıllık üst sınırlardan hangisine tabi? Üç yıllık temel süreden sonra gerekçeli bir uzatma kararı verildi mi? Semih Aydın kararında Başkanvekili Hasan Tahsin Gökcan, ağır ceza işinde üç yıllık süre uzatma kararı verilmeden dolduğu için tedbire uymama nedeniyle verilen tutuklamanın kanuni temeli bulunmadığını yazdı. Bu görüş farklı gerekçede yer alıyor, çoğunluk görüşü değil.
  • Kaldırma talebi ve itiraz. Süre dolduysa tedbiri uygulayan mahkemeden yasağın kaldırılması istenmeli, ret kararına itiraz edilmeli. Kuşçu ve Uyguç dosyalarında ilk derece mahkemeleri sürenin dolmadığı görüşündeydi; iki başvurucu da yasak kaldırılmadan yurt dışına çıkmaya çalıştıkları gerekçesiyle tutuklandı. Kuşçu yaklaşık on altı ay, Uyguç dokuz aydan fazla tutuklu kaldıktan sonra ihlal kararı aldı.
  • Tutuklama kararına itiraz. Tutuklama kararına yapılan itirazda azami sürenin dolduğu ve Kuşçu ile Uyguç kararları ileri sürülmeli. İtiraz reddedilirse ve ceza davası sürüyorsa bireysel başvuru, ret kararının öğrenilmesinden itibaren otuz gün içinde yapılır (bkz. AYM başvuru süresi ne zaman başlar). Tutuklamaya karşı bireysel başvurunun genel şartları tutuklamaya karşı bireysel başvuru sayfasında.
  • Tebliğ ve ihtar. Adli kontrol kararı ve uymamanın sonuçları kişiye tebliğ edildi mi? Tebliğ veya ihtar belgesi yoksa bu eksiklik itirazda ileri sürülmeli.
Sık sorulanlar

Adli kontrol ihlali ve süresi hakkında sık sorulan sorular

Adli kontrol süresi en fazla kaç yıl?

CMK m. 110/A'ya göre ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde en çok iki yıl, uzatmayla üç yıldır. Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde süre üç yıldır ve toplam üç yıl uzatılabilir. Terör suçları ile devletin güvenliğine ve anayasal düzene karşı suçlar gibi bazı suçlarda uzatma dört yıla kadar çıkabildiği için üst sınır yedi yıldır. Uzatma ancak zorunlu hâllerde, gerekçe gösterilerek yapılabilir.

Adli kontrol süresi bitince ne olur?

Anayasa Mahkemesine göre azami süresi dolan adli kontrol tedbiri hukuki geçerliliğini yitirir; bu tedbire uymadığı gerekçesiyle kişinin tutuklanması kanunilik şartını karşılamaz. Yasak kaydının kaldırılması için tedbiri uygulayan mahkemeden kaldırma kararı istenir; talep reddedilirse ret kararına itiraz edilir.

Kanun yolunda geçen süre adli kontrol süresine dahil mi?

Evet. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu Veysel Kuşçu kararında, istinaf ve temyizde geçen sürenin tutukluluk süresinden sayılmaması kuralının yurt dışı yasağı gibi adli kontrol tedbirlerine uygulanamayacağına karar verdi. Süre, tedbirin ilk uygulandığı tarihten başlar ve hükümden sonra geçen süre de hesaba katılır.

İmzaya bir kez gitmemek tutuklama sebebi mi?

Kanun bir ihlal sayısı belirlemez. CMK m. 112, yükümlülüğü isteyerek yerine getirmeyen kişi hakkında tutuklama kararı verilebileceğini söyler; tutuklamayı zorunlu kılmaz. Karar veren merci, imzanın neden atılmadığını ve ihlalin bilerek yapılıp yapılmadığını değerlendirir. Hastalık veya benzeri bir mazeretin belgesiyle birlikte tedbiri veren mercie bildirilmesi bu değerlendirmede önem taşır.

Adli kontrol ihlali yüzünden tutuklandım, dava kesinleşti; Anayasa Mahkemesine başvurabilir miyim?

Önce CMK m. 141/1-a uyarınca tazminat davası açmanız gerekir. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, mahkûmiyet kesinleştikten sonra bu yol tüketilmeden yapılan başvuruları kabul edilemez buluyor. Tazminat davası, kesinleşme kararının tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşmeyi izleyen bir yıl içinde açılmalıdır; bireysel başvuru bu davanın sonucuna göre yapılır.

Başlıca hukukî kaynaklar

  1. AYM, Veysel Kuşçu [GK], B. No: 2023/95649, 16.12.2025 (RG 16.4.2026)
  2. AYM, Ahmet Uyguç, B. No: 2025/36835, 5.5.2026
  3. AYM, M.Ş. [GK], B. No: 2023/97960, 16.12.2025 (RG 30.4.2026)
  4. AYM, Semih Aydın [GK], B. No: 2023/104438, 23.1.2025 (RG 2.6.2025)
  5. AYM, Osman Kunt, B. No: 2023/61011, 23.12.2025
  6. AYM, Mustafa Göktaş, B. No: 2021/44260, 14.12.2023 (RG 20.5.2024)
  7. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 100, 109, 110/A, 112, 141 ve 142; 7331 sayılı Kanun m. 17 ve 27
  8. Anayasa m. 13 ve 19