Bir kişiyi tutuklamak için Anayasa iki şey arar: suçluluğu hakkında kuvvetli belirti ve tutuklamayı gerektiren bir neden, yani kaçma ya da delilleri karartma tehlikesi (Anayasa m. 19/3). Tutuklamaya itirazınız reddedildiyse, bu iki şartın kararda gösterilmediği şikâyetini Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruyla taşıyabilirsiniz. Anayasa Mahkemesi bu şikâyetleri kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı kapsamında inceliyor.
Bu sayfa, Anayasa Mahkemesinin Eylül 2026'ya kadar yayımladığı ve tutuklamanın hukuki olmadığı şikâyetini içeren 1.037 karara dayanıyor. Bu kararlardaki bütün sonuçlar sayıldı, belirleyici olan 33 karar tek tek okundu. Aşağıda başvurunun zamanlamasını, Mahkemenin hangi delili yeterli bulduğunu, benzer dosyalarda sonucu neyin ayırdığını ve ihlal kararının ne kazandırdığını, her tespiti ilgili kararın paragrafıyla birlikte bulacaksınız.
Anayasa Mahkemesi tutuklama şikâyetlerinde ne kadar sık ihlal buluyor?
Yayımlanan 1.037 kararda tutuklamanın hukuki olmadığına ilişkin 1.108 şikâyet var. Anayasa Mahkemesi bunların 157'sinde ihlal buldu, 435'ini açıkça dayanaktan yoksun saydı, 61'inde esasa girip ihlal olmadığına karar verdi. Usul nedenleriyle reddedilen şikâyetler de az değil: 174 şikâyet başvuru yollarının tüketilmemesi, 118 şikâyet süre aşımı, 48 şikâyet de olayların bireysel başvuru yolunun açıldığı 23 Eylül 2012'den önce yaşanması nedeniyle incelenmedi.
Bu oranları kendi dosyanız için bir ihtimal gibi okumayın. Anayasa Mahkemesi bütün kararlarını yayımlamıyor; komisyonların verdiği ret kararlarının çok büyük kısmı yayımlanmıyor. Mahkemenin 2025 sonuna kadar sonuçlandırdığı başvuruların genelinde ihlal oranı yüzde 12,5 civarında.
Rakamların söylediği daha önemli bir şey var: Her dört şikâyetten biri esasa hiç girilmeden, süre ya da tüketme nedeniyle düşüyor. Tutuklama şikâyetinde ilk sorun çoğu zaman haklı olup olmamak değil, doğru zamanda başvurmak.
Ne zaman başvurmalısınız?
Başvuru zamanı, tutukluluğunuzun hangi aşamada olduğuna göre değişiyor. Anayasa Mahkemesinin kararlarından çıkan kurallar şöyle:
Tutukluluk sürerken. Tutuklama ya da tutukluluğun devamı kararına itiraz edersiniz; itirazın reddini öğrendiğiniz günden itibaren otuz gün içinde başvurursunuz (6216 sayılı Kanun m. 47/5). Süre tebligatla değil öğrenmeyle başlıyor; siz ya da avukatınızdan hanginiz kararı önce öğrendiyse o gün esas alınıyor (Ünal Korkem, B. No: 2023/44471, 11/3/2026, § 21). Ünal Korkem tahliye edildikten yirmi gün sonra başvurmuştu; Anayasa Mahkemesi süreyi tahliyeden değil, son itirazın reddinin cezaevinde tebliğ edildiği günden hesapladı ve şikâyeti süre aşımından reddetti (§ 22).
Tutukluluk sürerken tazminat davası beklenmiyor. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 141. maddesindeki tazminat davası, ancak tutukluluk sona erdikten sonra tüketilmesi gereken bir yol olabilir. Tutukluluğu devam eden kişinin bu davayı açmamış olması başvurusunun reddine yol açmıyor (Özlem Dalkıran [GK], B. No: 2017/35203, 21/1/2021, §§ 79, 84).
İlk derece mahkemesi hüküm kurduktan sonra. Mahkeme sizi mahkûm edip tutukluluğunuzun devamına karar verdiğinde, o andan sonraki tutulma artık suç isnadına bağlı değil, mahkûmiyete bağlı tutma sayılıyor. Bu kural konutu terk etmeme yükümlülüğü için de geçerli (Elif Emek, B. No: 2022/94010, 30/4/2025, § 15). Hükümden önceki tutuklamaya ilişkin bütün şikâyetler en geç ilk derece hükmünden itibaren otuz gün içinde getirilmeli; istinaf ve temyizin sonucunu beklemek süreyi kaçırtıyor (Mehmet Şafak, B. No: 2019/35740, 19/1/2023, § 33). Hükümle birlikte verilen tutukluluk kararına itiraz ettiyseniz otuz gün, itiraz kararını öğrendiğiniz günden işliyor (Elif Emek, § 16).
Dava kesinleştikten sonra. Mahkûmiyet ya da beraat kesinleştiyse, önce CMK m. 141'e göre tazminat davası açmanız gerekiyor; tutuklamanın hukuka aykırılığı bu davada (a) bendine göre ileri sürülüyor. Bu kural, başvuruyu tutukluyken yapmış olsanız da işliyor. Kadir Ortak tutukluyken başvurmuştu; Anayasa Mahkemesi karar vermeden önce mahkûmiyeti kesinleşti ve Mahkeme onu tazminat yoluna gönderdi (Kadir Ortak, B. No: 2024/7896, 12/3/2026, § 17). Beraat eden kişi de önce tazminat davası açmalı (Z.S.S.Ö., B. No: 2020/33928, 22/7/2026, § 18); onun için CMK m. 141/1-e'ye göre açılan dava da yeterli (Gülseren Çıtak [GK], B. No: 2020/1554, 27/4/2023, § 37). Tazminat davasının nasıl açılacağı haksız tutuklama tazminatı yazısında anlatılıyor.
Tutukluluğun uzunluğu. Tutukluluğun makul süreyi aştığı şikâyeti ayrı bir şikâyettir. Bu şikâyet için başvuru, tutukluluğun devamına karar verilen aşamalardan birinde yollar tüketildikten sonra ya da serbest bırakılmadan itibaren süresi içinde yapılıyor (Süleyman Bağrıyanık ve diğerleri, B. No: 2015/9756, 16/11/2016, § 156). Bu şikâyetin istatistikleri tutukluluk süresi sayfasında.
Gözaltının hukuka aykırılığı için de önce CMK m. 141 davası açılıyor; bu dava açılmadan gelen gözaltı şikâyetleri incelenmiyor (Gülser Yıldırım (2) [GK], B. No: 2016/40170, 16/11/2017, § 100).
Anayasa Mahkemesi tutuklama kararında neye bakıyor?
Anayasa Mahkemesi sırasıyla dört soru soruyor: Tutuklamanın kanuni dayanağı var mı, suç işlendiğine dair kuvvetli belirti var mı, kaçma ya da delil karartma gibi bir tutuklama nedeni var mı ve tutuklama ölçülü mü? Kuvvetli belirti yoksa Mahkeme tutuklama nedenine ve ölçülülüğe geçmiyor (Talip Demirezen, B. No: 2017/25941, 9/7/2020, §§ 57, 64).
Kuvvetli belirti tutuklamanın olmazsa olmaz şartı. Genel Kurul Aydın Yavuz kararında bunu şöyle koydu: Suçlama, kuvvetli sayılabilecek inandırıcı delillerle desteklenmeli (Aydın Yavuz ve diğerleri [GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017, § 249). Kuvvetli belirti tek başına da yetmiyor; tutuklama somut olayda gerekli olmalı ve daha hafif bir tedbirin yetmeyeceği ortaya konmalı (Erdem Gül ve Can Dündar [GK], B. No: 2015/18567, 25/2/2016, § 68).
Mahkeme kendisini tutuklamaya karar veren hâkimin yerine koymuyor. Kuvvetli belirtinin, tutuklama nedeninin ve ölçülülüğün takdiri önce tutuklamaya karar veren mercinin (Gülser Yıldırım (2), § 123). Anayasa Mahkemesi bu mercinin takdir aralığını aşıp aşmadığını tutuklama süreci ve kararın gerekçesi üzerinden denetliyor (§ 124). Önce tutuklama ve itiraz kararlarında yazanlara bakıyor; kararda somut bir olgu yazılmamışsa iddianame ve diğer soruşturma belgelerindeki olguları inceliyor (Ali İpekli ve diğerleri [GK], B. No: 2017/30997, 22/1/2021, § 85). Bu belgelerde de kişiyi suçlamaya bağlayan bir olgu yoksa ihlal buluyor (§ 86).
Suçlanan eylem ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü ya da siyasi faaliyet kapsamında görünüyorsa, tutuklamaya karar veren merciin kuvvetli belirtiyi ararken daha özenli davranması gerekiyor (Gülser Yıldırım (2), § 116). Gazeteci, siyasetçi ve hak savunucusu tutuklamalarındaki ihlal kararlarının çoğu bu ölçüte dayanıyor.
Hangi deliller kuvvetli belirti sayıldı, hangileri sayılmadı?
İhlal kararlarının büyük kısmı bu sorudan çıkıyor. Aşağıdaki tablo, okunan kararlarda tutuklamaya dayanak gösterilen delil türlerini ve Anayasa Mahkemesinin bunları nasıl değerlendirdiğini gösteriyor.
| Delil | Anayasa Mahkemesinin değerlendirmesi | Karar |
|---|---|---|
| Kamu görevinden ya da meslekten çıkarma | Tek başına kuvvetli belirti değil. | Mustafa Baldır, B. No: 2016/29354, § 70; Talip Demirezen, § 60 |
| ByLock | Uygulamanın kullanıldığı ya da kullanılmak üzere cihaza yüklendiği tespit edildiyse belirti sayılabilir; yalnızca e-postada kalıntı ya da başkalarının yazışmasında adın geçmesi yetmez. | Mustafa Özterzi [GK], B. No: 2016/14597, § 109; Lütfi Demir, B. No: 2018/5385, § 50; Mehmet Hasan Altan (2) [GK], B. No: 2016/23672, § 147 |
| Soruşturulan kişilerle telefon görüşmesi | Görüşmenin örgütsel faaliyet kapsamında yapıldığı gösterilmeli; içeriği belirtilmeyen kayıt yetmez. | Ahmet Kadri Gürsel [GK], B. No: 2016/50978, § 59; Mustafa Özterzi, § 106 |
| Çocuğu sonradan kapatılan okulda okutmak | Örgüt talimatıyla yapıldığı gösterilmedikçe örgütsel faaliyet değil. | Talip Demirezen, § 61 |
| Evde bulunan tek bir kitap | Yazarının örgüt lideri olması mensubiyet olgusu sayılmadı. | Mustafa Baldır, § 78 |
| Gazete yazısı ya da haber | Şiddete veya isyana çağrı, teşvik ya da terörü övme niteliği taşımıyorsa suçlamaya dayanak olamaz. | Ahmet Kadri Gürsel, § 56; Erdem Gül ve Can Dündar, § 76 |
| Sosyal medya paylaşımı | Eleştiri ve hak savunuculuğu yetmez; örgüt eylemlerini meşru gösteren paylaşımların bütünü yeterli sayılabilir. | Tarık Güneş, B. No: 2022/48771, § 52; Şerafettin Işık, B. No: 2022/59269, § 21 |
| Gösteriye katılım | Başkalarının attığı sloganlar, kaynağının başvurucu olduğu gösterilmedikçe ona yüklenemez. | Tarık Güneş, § 51 |
| Parti yönetim kurulu üyeliği | Kurul adına yapılan çağrıya kişinin katıldığı ya da çağrıyı sahiplendiği gösterilmeli. | Ayhan Bilgen [GK], B. No: 2017/5974, § 121; Can Memiş, B. No: 2021/29767, § 74 |
| Kapatılmadan önce yasal derneğe bağış | Meşru faaliyet; kuvvetli belirti değil. | Özlem Dalkıran, § 100 |
| Suçlamayla bağı kurulmayan araştırma tutanağı | Tutanakla isnat edilen suç arasında bağ kurulmalı. | Hüda Kaya [GK], B. No: 2023/102251, § 77 |
| Olay yerinde yakalanma ve ByLock | Yeterli. | Aydın Yavuz ve diğerleri, §§ 267, 277 |
| Somut olgu anlatan tanık beyanı | Yeterli; kanaat bildiren tanık beyanı ise yetmez. | Lütfi Demir, § 52; Talip Demirezen, § 62 |
Tablodan çıkan genel kural şu: Anayasa Mahkemesi, delilin kişiyi suçlamaya bağlayan somut bir olgu gösterip göstermediğine bakıyor. İdari bir karar, bir tanıdıklık ya da bir aidiyet bu bağı kendiliğinden kurmuyor; kişinin kendi eylemini gösteren olgu kuruyor.
Kuvvetli belirti varken de ihlal bulunabilir mi?
Evet. Kuvvetli belirti tutuklamanın ön şartıdır ama tek başına tutuklamayı haklı kılmaz. Tutuklama kararı kaçma ya da delil karartma tehlikesini de somut olgulara dayandırmalıdır.
Can Ersoy dosyasında 1 Mayıs gösterisinde kolluk görevlisine tekme attığını gösteren görüntü tespit tutanağı kuvvetli belirti sayıldı (Can Ersoy, B. No: 2024/38820, 12/3/2026, § 20). Ama asıl delil savcılığın elindeydi; delil karartma şüphesi olamazdı ve kaçma şüphesi somut bir gerekçeye dayanmıyordu. Anayasa Mahkemesi ihlal buldu (§ 22). Burcu Gökdağ kararında Genel Kurul aynı noktayı genel bir kurala bağladı: Delil karartma riski soyut biçimde değerlendirilemez, olgusal bir temeli olmalıdır (Burcu Gökdağ [GK], B. No: 2023/7631, 8/7/2025, § 74). O dosyada deliller şikâyetçi kurum tarafından zaten savcılığa sunulmuştu ve savcılık ek delil toplamadan iddianame düzenledi (§ 76).
Zamanlama da bir olgu. Erdem Gül ve Can Dündar, soruşturmanın başlamasından yaklaşık altı ay sonra tutuklanmıştı; tutuklama kararı bu kadar zaman sonra tutuklamanın neden gerekli hâle geldiğini açıklamıyordu (Erdem Gül ve Can Dündar, § 81). Suç tarihinden uzun süre sonra tutuklanan kişide Mahkeme tutuklamanın gerekli olup olmadığını ayrıca inceliyor (Gülser Yıldırım (2), § 158).
Katalog suçlarda kural farklı işliyor. Silahlı örgüt üyeliği gibi CMK m. 100/3'te sayılan suçlarda tutuklama nedeni kanunen varsayılabiliyor (Lütfi Demir, § 55). Bu varsayım kuvvetli belirti şartını kaldırmıyor: Okunan kararlarda örgüt üyeliği suçlamasıyla verilen ihlal kararlarının hepsi kuvvetli belirtinin gösterilmemesine dayanıyor.
Usul ve kanuni dayanak eksikliği
Kuvvetli belirti ve tutuklama nedeni tartışılmadan da ihlal bulunan dosyalar var. Bu dosyalarda sorun, tutuklamanın kanunun öngördüğü usule uymaması.
Yasama dokunulmazlığı. Tutukluyken milletvekili seçilen ve tahliye edilen Leyla Güven, dokunulmazlığı varken yeniden tutuklandı. Anayasa Mahkemesi ikinci tutuklama için kanuni dayanak bulamadı (Leyla Güven [GK], B. No: 2018/26689, 7/4/2022, § 111).
Soruşturma izni. Hekimlerin mesleki faaliyetinden doğan suçlarda soruşturma izni gerekiyor. Tolga Bıyıkoğlu dosyasında savcılık, taksirle öldürme olarak nitelediği eylemi sonradan kasten öldürme olarak niteleyip izin prosedürünü işletmedi. Mahkeme, iznin gerekip gerekmediğinin suçun türüne değil, fiilin meslek icrası kapsamında olup olmadığına göre belirlendiğini söyledi (Tolga Bıyıkoğlu, B. No: 2025/53384, 8/4/2026, § 55).
Konutu terk etmeme (ev hapsi). Konutu terk etmeme yükümlülüğü bir adli kontrol tedbiridir, ama tutuklamanın seçeneği olduğu için Anayasa Mahkemesi onu tutuklama gibi inceliyor ve kuvvetli belirti arıyor (Rafiye Erkol, B. No: 2021/24596, 11/5/2023, § 31). Rafiye Erkol dosyasında sulh ceza hâkimliği tutuklamaya yeterli delil olmadığını kararında kendisi yazmış, buna rağmen ev hapsi vermişti (§ 34).
İade amaçlı tutuklama. Yabancı bir devletin iade talebi üzerine tutuklanan kişide Mahkeme sürecin özenle yürütülüp yürütülmediğine bakıyor. Samira Alakbarova dosyasında iade kararı kesinleştikten sonra Bakanlık aşamasında yedi ay geçti ve tutukluluk kanunun öngördüğü otuz günlük aralıklarla incelenmedi (Samira Alakbarova, B. No: 2018/19302, 22/2/2022, §§ 66–67).
Anayasa Mahkemesi kararına uyulmaması. Mahkeme kuvvetli belirti olmadığı için ihlal bulduğunda derece mahkemesi tutukluluğu sona erdirmek zorunda (Şahin Alpay (2) [GK], B. No: 2018/3007, 15/3/2018, § 82). Şahin Alpay'ın tutukluluğu ihlal kararına rağmen sürdürüldü; Genel Kurul bunu ayrı bir ihlal saydı (§ 85).
Olağanüstü hâl döneminde verilen tutuklama kararları
15 Temmuz 2016'dan sonraki tutuklamalarda Mahkeme önce olağan dönem güvencelerine bakıyor, sonra Anayasa'nın 15. maddesinin müdahaleyi meşru kılıp kılmadığını inceliyor. Kuvvetli belirti yoksa sonuç değişmiyor: Belirtinin bulunması tutuklamanın ön koşulu olduğundan, aksini kabul etmek kişi hürriyetine ilişkin bütün güvenceleri anlamsız kılar (Mustafa Baldır, § 87). Genel Kurul aynı sonuca hem gazeteci hem hak savunucusu dosyalarında vardı (Mehmet Hasan Altan (2), § 240; Özlem Dalkıran, § 105).
Anayasa'nın 15. maddesi yalnızca tedbir olağanüstü hâl döneminde alındığı için uygulanmıyor; tedbirin olağanüstü durumu doğuran tehditle ilgili olması gerekiyor (Aydın Yavuz ve diğerleri, § 190). Darbe gecesi TÜRKSAT yerleşkesinde yakalanan başvurucuların dosyası bu bağın açıkça kurulduğu örnek; Mahkeme orada şikâyeti açıkça dayanaktan yoksun buldu (§ 277).
Benzer dosyalarda sonucu ne ayırdı?
Aşağıdaki çiftlerde suçlama, karar mercii ve inceleme şeması aynı; sonuç farklı. Son sütun iki dosyayı ayıran olguyu gösteriyor.
| Dosya türü | İhlal | Ret | Ayıran olgu |
|---|---|---|---|
| FETÖ/PDY üyeliği | Mustafa Baldır, B. No: 2016/29354 | Talha Kaya, B. No: 2017/28443 | Baldır'da tek kitap ve idari ihraç vardı; Kaya'da örgüt şüphelisi 55 kişiyle HTS irtibatı, gizli tanık ve Bank Asya kayıtları vardı. |
| Hâkim ve savcılar | Talip Demirezen, B. No: 2017/25941 | Lütfi Demir, B. No: 2018/5385 | Demirezen'de HSYK kararı, çocukların okulu ve kanaat bildiren tanık vardı; Demir'de ByLock kullanımı ve somut olgu anlatan tanıklar vardı. |
| Gazeteciler | Ahmet Kadri Gürsel [GK], B. No: 2016/50978 | Ahmet Şık [GK], B. No: 2017/5375 | Aynı gün, aynı soruşturma: Gürsel'in yazısı siyasi eleştiriydi; Şık'ın haberleri rehine alan örgüt mensuplarının ve PKK yöneticisinin söylemini kamuoyuna taşıyordu. |
| PKK/KCK üyeliği | Tarık Güneş, B. No: 2022/48771 | Şerafettin Işık, B. No: 2022/59269 | Güneş'in raporu ve paylaşımları eleştiri içeriyordu; Işık'ın paylaşımları öldürülen örgüt mensuplarının görüntülerini içeriyordu ve evinde yasaklı yayın bulundu. |
| 6-8 Ekim çağrısı | Ayhan Bilgen [GK], B. No: 2017/5974; Can Memiş, B. No: 2021/29767 | Gülser Yıldırım (2) [GK], B. No: 2016/40170 | Yıldırım çağrıyı sahiplenmişti; Bilgen ve Memiş'in çağrıya iradesinin katıldığı gösterilmedi. |
Kendi dosyanızda bu sütunu doldurmayı deneyin: Tutuklama kararı size ait bir eylemi mi gösteriyor, yoksa bir konumu, bir tanıdıklığı ya da başkasının sözünü mü?
Hangi dosyalarda ihlal kararları yoğunlaşıyor?
Aşağıdaki dağılım, karar özetlerinde ve suçlama bilgisinde yapılan bir taramaya dayanıyor ve yaklaşık değerlerdir. Bir dosya birden fazla kümeye girebilecekken tek kümeye yazıldı.
| Dosya türü | Şikâyet | İhlal | Esastan ret | Süre ya da tüketme |
|---|---|---|---|---|
| FETÖ/PDY üyeliği | 266 | 27 | 122 | 87 |
| Hâkim ve savcılar (15 Temmuz sonrası) | 178 | 39 | 77 | 31 |
| PKK/KCK ve diğer silahlı örgütler | 189 | 23 | 86 | 57 |
| Gazeteciler ve yayın faaliyeti | 106 | 18 | 70 | 10 |
| Milletvekilleri ve siyasetçiler | 69 | 15 | 44 | 8 |
| Gezi ve toplantı-gösteri | 50 | 11 | 6 | 29 |
| Diğer suçlamalar | 248 | 24 | 91 | 70 |
Hâkim ve savcı dosyalarında ihlal oranı belirgin biçimde yüksek. Okunan üç hâkim kararında da tutuklama kararı kuvvetli belirti olarak HSYK'nın görevden uzaklaştırma kararını gösteriyordu; sonucu iddianamedeki diğer deliller belirledi (Mustafa Özterzi, § 97; Talip Demirezen, § 58; Lütfi Demir, § 48). Gezi ve toplantı dosyalarında ise şikâyetlerin yarısından fazlası süre ya da tüketme nedeniyle düşmüş.
İhlal kararı size ne kazandırır?
İhlal bulunan 157 şikâyetin 135'inde Anayasa Mahkemesi manevi tazminata hükmetti. Tutarlar yıllar içinde belirgin biçimde arttı. Aşağıdaki tablo, tek başvuruculu kararlarda hükümde başvurucuya ödenmesine karar verilen toplam manevi tazminatın ortancasını en az üç kararın bulunduğu yıllar için gösteriyor; az kararın bulunduğu yıllarda ortanca tek tek kararlardan çok etkileniyor:
| Karar yılı | Tazminata hükmedilen karar | Ortanca tutar |
|---|---|---|
| 2019 | 14 | 26.250 TL |
| 2020 | 44 | 30.000 TL |
| 2021 | 8 | 40.000 TL |
| 2022 | 4 | 67.500 TL |
| 2023 | 3 | 40.000 TL |
| 2024 | 13 | 50.000 TL |
| 2025 | 16 | 124.375 TL |
| 2026 | 17 | 250.000 TL |
Tazminatı istemeniz gerekiyor. Mustafa Baldır ve Ahmet Kadri Gürsel tazminat talep etmemişti; Mahkeme her iki dosyada yalnızca ihlali tespit etti (Mustafa Baldır, § 92; Ahmet Kadri Gürsel, § 95). Maddi tazminat için de zararı belgelemek gerekiyor; Tarık Güneş'in maddi tazminat talebi belge sunmadığı için reddedildi (Tarık Güneş, § 59).
Tutukluluk sürüyorsa ihlal kararı serbest bırakılma sonucunu doğurabilir. Yayımlanan kararlarda Mahkeme altı şikâyette serbest bırakılmaya hükmetti; Erdem Gül ve Can Dündar ile Mehmet Hasan Altan (2) bu kararlardandır. Şahin Alpay (2) kararında Mahkeme, kararın bir örneğini tutukluluğun sona erdirilmesi için yargılamayı yürüten ağır ceza mahkemesine gönderdi. Tutukluluk sona ermiş ama konutu terk etmeme yükümlülüğü sürüyorsa Mahkeme yeniden yargılamaya da karar verebiliyor (Tolga Bıyıkoğlu, § 65).
Beraat ettiyseniz Genel Kurulun 2023'te değiştirdiği kurala dikkat edin. Beraat ya da kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla sonuçlanan dosyadaki tutuklama, sonucu itibarıyla hukuka aykırı sayılıyor; CMK m. 141/1-e'ye göre ödenen tazminat da hukuka aykırı tutuklamanın karşılığı kabul ediliyor (Gülseren Çıtak, §§ 38–39). Anayasa Mahkemesi bu durumda yalnızca hükmedilen tazminatın yeterli olup olmadığına bakıyor; yetersizse yeniden yargılamaya karar veriyor. Daha önceki Mehmet Polat kararında beraat tazminatı hukuka aykırılık tespiti sayılmamıştı (Mehmet Polat, B. No: 2020/602, 17/11/2022, § 17); Genel Kurul bu yaklaşımı bıraktı. Anayasa Mahkemesinin yıllara göre tazminat tutarları haksız gözaltı ve tutuklama tazminatı sayfasında.
Başvurmadan önce dosyanızda nelere bakabilirsiniz?
Aşağıdaki sorular yukarıdaki kararlardan çıkan ayrımları kendi dosyanıza uygulamanız için:
- Tutukluluğunuz sürüyor mu, ilk derece hükmü kuruldu mu, dava kesinleşti mi? Başvuru zamanı ve tüketilecek yol buna göre değişiyor.
- Tutuklamaya ya da devam kararına itiraz ettiniz mi? İtirazın reddini siz ya da avukatınız ilk ne zaman öğrendiniz?
- Tutuklama ve itiraz kararları kuvvetli belirti olarak hangi olguyu yazıyor? Bu olgu size ait bir eylemi mi gösteriyor?
- Suçlanan eylem gazetecilik, siyasi faaliyet, sendika ya da dernek faaliyeti gibi meşru bir faaliyet mi?
- Kaçma ya da delil karartma tehlikesi kararda somut bir olguya dayandırılmış mı? Deliller zaten toplanmış mı?
- Tutuklamanın kanuni dayanağında bir eksik var mı: dokunulmazlık, soruşturma izni, özel soruşturma usulü?
Bu soruları Başvuru Testi ile adım adım cevaplayabilir, sonucu benzer kararlar ve beklenecek giderimle birlikte görebilirsiniz. Kesin süre hesabı için bireysel başvuru süresi aracını, itiraz aşaması için tutukluluğa itiraz yazısını kullanabilirsiniz. Bütün kabul edilebilirlik şartları ayrı bir yazıda anlatılıyor.
Bu sayfa nasıl hazırlandı?
Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi Bankası'nda yayımlanan bireysel başvuru kararlarından, Mahkemenin "tutukluluk (suç şüphesi ve tutuklama nedeni)" olarak sınıflandırdığı şikâyetleri içeren 1.037 kararın sonuç ve giderim bilgileri Mahkemenin kendi sınıflandırmasından sayıldı. Belirleyici 33 karar tek tek okundu: her olay türünden biri ihlal, biri ret olan karar çiftleri ve süre ile tüketme ret örnekleri. Sayfadaki her tespit ilgili kararın paragraf numarasıyla verildi; alıntıların kararda birebir geçtiği, künyelerin ve sonuçların Mahkemenin kayıtlarıyla uyuştuğu denetlendi. Dosya türlerine göre verilen sayılar karar özetlerinin taranmasına dayanan yaklaşık değerlerdir.
Tutuklamaya karşı bireysel başvuru hakkında sık sorulan sorular
Tutuklamaya karşı Anayasa Mahkemesine başvuru süresi ne kadar?
Otuz gün. Tutukluluk sürerken bu süre, tutuklama ya da devam kararına yaptığınız itirazın reddini sizin veya avukatınızın öğrendiği günden işler. İlk derece hükmü kurulduktan sonra hükümden önceki tutuklamaya ilişkin şikâyetler için süre en geç hükümden başlar.
Tutukluyken Anayasa Mahkemesine başvurulabilir mi?
Evet. Tutuklamaya itiraz edip itirazın reddini öğrendikten sonra başvurabilirsiniz. Tutukluluk sürerken tazminat davası açmanız gerekmez. Anayasa Mahkemesi karar vermeden önce davanız kesinleşirse, Mahkeme sizi önce CMK m. 141 tazminat davasına gönderebilir.
Anayasa Mahkemesi tahliye kararı verebilir mi?
Anayasa Mahkemesi kendisi tahliye etmez; ihlal bulduğunda kararı derece mahkemesine gönderir ve tutukluluğun sona erdirilmesine hükmedebilir. Kuvvetli belirti bulunmadığı için verilen ihlal kararından sonra derece mahkemesi tutukluluğu sona erdirmek zorundadır.
ByLock tek başına tutuklama için yeterli mi?
Anayasa Mahkemesi, uygulamanın kullanıldığı ya da kullanılmak üzere cihaza yüklendiği tespit edilmişse bunu kuvvetli belirti olarak kabul etmeyi keyfî bulmuyor. Yalnızca e-posta hesabında bir kalıntı bulunması ya da başkalarının yazışmasında adın geçmesi bu tespiti karşılamıyor.
Haksız tutuklama tazminatı ile Anayasa Mahkemesinin tazminatı aynı şey mi?
Hayır. CMK m. 141 tazminatı ağır ceza mahkemesinde açılan bir davayla istenir; dava kesinleştikten sonra tutuklama şikâyetinde önce bu yol tüketilir. Anayasa Mahkemesinin tazminatı ise ihlal kararıyla birlikte hükmedilen manevi tazminattır. Beraat ettiyseniz CMK m. 141/1-e'ye göre açılan dava yeterli; Anayasa Mahkemesi hükmedilen tutarın yeterli olup olmadığına bakıyor.
Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı nedir?
Anayasa'nın 19. maddesinde güvence altına alınan, kimsenin kanunun gösterdiği hâller ve usul dışında özgürlüğünden yoksun bırakılmamasını isteme hakkıdır. Tutuklama, gözaltı, ev hapsi ve tutukluluğun süresi bu hakkın kapsamında incelenir. Bu hakkın bütün şikâyet türleri kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı sayfasında.
Başlıca hukukî kaynaklar
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 15, 19 ve 148
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 100, 109 ve 141
- 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun, m. 45-50
- Anayasa Mahkemesi, Bireysel Başvuru İstatistikleri
- AYM [GK], Aydın Yavuz ve diğerleri, B. No. 2016/22169, 20.6.2017
- AYM [GK], Gülser Yıldırım (2), B. No. 2016/40170, 16.11.2017
- AYM, Mustafa Baldır, B. No. 2016/29354, 4.4.2018
- AYM [GK], Ahmet Kadri Gürsel, B. No. 2016/50978, 2.5.2019
- AYM [GK], Özlem Dalkıran, B. No. 2017/35203, 21.1.2021
- AYM [GK], Burcu Gökdağ, B. No. 2023/7631, 8.7.2025
- AYM, Ünal Korkem, B. No. 2023/44471, 11.3.2026
- AYM, Kadir Ortak, B. No. 2024/7896, 12.3.2026
