Eşi zina eden kişi, bunu öğrendiği tarihten itibaren altı ay ve her hâlde zina eyleminden itibaren beş yıl içinde zina sebebiyle boşanma davası açabilir; affeden eşin dava hakkı yoktur (TMK m. 161). Zina için cinsel birlikteliğin veya buna kesin gözüyle bakılmasını gerektiren bir durumun ispatı gerekir. İspatlanamayan aldatmayı mahkeme, evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle boşanmada aldatan eşin kusuru sayar. Zina eden eşin mal rejimindeki payı hakkaniyete göre azaltılabilir. Aldatılan eş, eşiyle birlikte olan üçüncü kişiden manevi tazminat isteyemez.
Bu yazı zina sebebiyle boşanmanın süresini, ispatını ve sonuçlarını Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2026 kararlarıyla anlatır.
Zina sebebi ve evlilik birliğinin sarsılması
Kanun zinayı özel bir boşanma sebebi sayar: eşlerden biri zina ederse diğeri boşanma davası açabilir (TMK m. 161). Özel sebep ispatlanınca mahkeme ayrıca evliliğin çekilmez hâle gelip gelmediğini araştırmaz. Zina ispatlanamazsa mahkeme aldatma iddiasını, evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle açılan davada kusur olarak tartar (TMK m. 166).
- Terditli dava: Dava çoğunlukla "öncelikle zina, olmazsa evlilik birliğinin temelinden sarsılması" şeklinde açılır. Yargıtay, zina sebebiyle açılan davanın reddine karşı kanun yoluna gidilmişse, genel sebeple verilen boşanma hükmünün de kesinleşmiş sayılamayacağını söyledi (2. HD, E.2025/4348 K.2026/358; E.2025/8700 K.2026/5303).
- Neden önemli: Zina sebebiyle boşanma, mal rejiminin tasfiyesinde kusurlu eşin payının azaltılmasına imkân verir (TMK m. 236/2) ve kusur tespiti tazminatı doğrudan etkiler.
- Ayırt etme gücü: Zina eden eşin eylemi sırasında ayırt etme gücü bulunmuyorsa kusurlu sayılamaz; bir dosyada psikiyatri raporuyla eylemin anlamını kavrayamadığı belirlenen eşe yönelik zina davası reddedildi (2. HD, E.2025/4491 K.2026/199'da aktarılan ilk derece kararı).
Dava açma süresi: altı ay, beş yıl ve af
- Altı ay: Dava hakkı, aldatılan eşin zinayı öğrendiği tarihten itibaren altı ay geçmekle düşer (TMK m. 161/2). Bu süre hak düşürücüdür; mahkeme kendiliğinden gözetir.
- Beş yıl: Öğrenme tarihi ne olursa olsun, zina eyleminin üzerinden beş yıl geçince dava hakkı düşer.
- Süren ilişki: Zina devam ediyorsa süre her yeni eylemle yeniden işler. Yargıtay, eşin ayrı bir ev açarak başka kişilerle birlikte olmaya devam ettiği dosyada ve otel konaklamasından sonra ilişkinin sürdüğünün tanıklarla anlaşıldığı dosyada, süre geçti diye verilen ret kararlarını bozdu (2. HD, E.2025/4348 K.2026/358, 14.01.2026; E.2025/7952 K.2026/3598, 02.04.2026).
- Af: Zinayı affeden eşin dava hakkı yoktur (TMK m. 161/3). Öğrendikten sonra uzun süre birlikte yaşamaya ve olağan aile hayatını sürdürmeye devam etmek af olarak yorumlanabilir; bu yüzden karar verilecekse süre kaçırılmamalıdır.
- Süre geçtiyse: Zina sebebiyle dava hakkı düşse bile aynı olaylar evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle açılacak davada kusur olarak ileri sürülebilir (TMK m. 166).
İspat: hangi deliller yeterli?
Yargıtay'a göre zinanın varlığı için eşin başka biriyle cinsel ilişkide bulunması veya böyle bir ilişkinin yaşandığına kesin gözüyle bakılmasını gerektiren bir durumun ortaya çıkması ve bunun ispatlanması gerekir (2. HD, E.2025/4127 K.2026/71).
| Karar | Deliller | Sonuç |
|---|---|---|
| 2. HD, E.2025/4127 K.2026/71 (12.01.2026) | HTS kayıtları ve aksi ispatlanamayan tanık beyanları | Zina ispatlandı; genel sebeple boşanmaya hükmeden karar bozuldu. |
| 2. HD, E.2026/1018 K.2026/7332 (29.06.2026) | Otel kayıtları ve dosyadaki diğer deliller; tanık listesinde gösterilmeyen tanığın beyanı dışarıda bırakıldı | Zina ispatlandı; onandı. |
| 2. HD, E.2025/1886 K.2026/608 (20.01.2026) | "Aşkım, canım" mesajları ve başka bir kadınla aynı evde yemek fotoğrafı | Zina için yeterli değil; evlilik birliğinin sarsılmasına dayalı talep değerlendirilmeli. |
| 2. HD, E.2025/5248 K.2026/236 (14.01.2026) | Delillerin dilekçede gösterilmesi ve süresinde sunulması meselesi | Kadının zina davası yönünden bozma; delil bildirme kuralları uygulanmalı. |
- Delillerin gösterilmesi: Her vakıanın hangi delille ispatlanacağı dava dilekçesinde belirtilir; dilekçede gösterilip sunulmayan belgeler için ön incelemede iki haftalık kesin süre verilir ve süresinde sunulmayan delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılır (HMK m. 119/1-f, 140/5; 2. HD, E.2025/5248 K.2026/236).
- Tanık listesi: Tanık listesinde gösterilmeyen kişinin beyanı hükme esas alınmaz (2. HD, E.2026/1018 K.2026/7332).
- Hukuka aykırı delil: Hukuka aykırı olarak elde edilmiş deliller mahkemece dikkate alınamaz (HMK m. 189/2). Eşin telefonuna veya hesaplarına gizlice girmek, özel konuşmaları izinsiz kaydetmek hem delilin kullanılmasını engelleyebilir hem de suç oluşturabilir: hukuka aykırı delil.
Tazminat, nafaka, mal paylaşımı ve velayet
- Manevi ve maddi tazminat: Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan eş kusurlu eşten manevi tazminat; mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu eş maddi tazminat isteyebilir (TMK m. 174). Ayrıntı: boşanmada maddi ve manevi tazminat.
- Mal paylaşımı: Zina veya hayata kast sebebiyle boşanmada hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki payını hakkaniyete uygun olarak azaltabilir veya kaldırabilir (TMK m. 236/2). Yargıtay, payın tamamen kaldırılması için kusur dereceleri, evliliğin süresi ve tarafların ekonomik ve sosyal durumunun gözetilmesini ister; bunlar gözetilmeden payın tamamen kaldırılmasını bozdu (2. HD, E.2025/7106 K.2026/5270, 07.05.2026). Daire, bu indirimin kusurlu eşin davacı veya davalı olmasına bakılmadan uygulanacağını da belirtti; bölge adliye mahkemesi bu bozmaya direndiği için dosya Hukuk Genel Kuruluna gönderildi (2. HD, E.2025/9370 K.2026/770). Hesap için: boşanmada mal paylaşımı.
- Nafaka: Yoksulluk nafakası, kusuru daha ağır olmayan ve boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eşe verilir (TMK m. 175); aldatan eşin kusuru daha ağırsa yoksulluk nafakası isteyemez. Çocuk için iştirak nafakası kusurdan bağımsızdır.
- Velayet: Velayeti, kimin aldattığı değil çocuğun yararı belirler; mahkeme anne ve babanın çocukla ilgilenme imkânını ve çocuğun durumunu değerlendirir (velayet davası).
Üçüncü kişiye dava açılabilir mi?
Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu, "evlilik birliği devam ederken eşlerden biri ile evli olduğunu bilerek birlikte olan üçüncü kişiye karşı diğer eşin manevi tazminat isteminde bulunamayacağına" karar verdi (E.2015/5 K.2018/7, 06.07.2018). Karar bütün mahkemeleri bağlar; sadakat yükümlülüğü eşler arasındadır ve sorumlu olan, bu yükümlülüğü ihlal eden eştir.
- İstisna: Üçüncü kişi aldatılan eşe doğrudan yönelik bağımsız, özel ve nitelikli bir kişilik hakkı ihlalinde bulunmuşsa, örneğin ona hakaret etmiş veya onu tehdit etmişse, bu eylem için genel hükümlere göre tazminat istenebilir. Hukuk Genel Kurulu, salt evli kişiyle birlikte olmaktan ibaret eylem için açılan davanın reddini bu çerçevede onadı (HGK, E.2017/1426 K.2018/1789, 27.11.2018).
- Ceza yönü: Zina 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda suç değildir. Üçüncü kişinin hakaret, tehdit veya özel hayatın gizliliğini ihlal gibi ayrı eylemleri ise suç oluşturabilir.
Sık sorulan sorular
Aldatma nedeniyle boşanma davası açma süresi ne kadar?
Zina sebebiyle boşanma davası, aldatılan eşin zinayı öğrendiği tarihten itibaren altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl içinde açılmalıdır; affeden eşin dava hakkı yoktur (TMK m. 161). İlişki devam ediyorsa süre işlemeye başlamaz; Yargıtay, zinanın süreklilik gösterdiği dosyalarda hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemeyeceğine karar verdi (2. HD, E.2025/4348 K.2026/358).
Aldatma nasıl ispatlanır?
Zina sebebiyle boşanma için eşin başka biriyle cinsel ilişkiye girdiğinin veya buna kesin gözüyle bakılmasını gerektiren bir durumun ispatı gerekir. Yargıtay HTS kayıtları, otel konaklama kayıtları ve aksi ispatlanamayan tanık beyanlarıyla zinanın ispatlandığını kabul etti (2. HD, E.2025/4127 K.2026/71; E.2026/1018 K.2026/7332). Delillerin dava dilekçesinde gösterilmesi gerekir.
Mesajlaşma aldatma sayılır mı?
Başka biriyle "aşkım, canım" gibi mesajlaşma ve birlikte yemek fotoğrafı, tek başına zina sebebiyle boşanma için yeterli bulunmadı (2. HD, E.2025/1886 K.2026/608). Ancak bu davranışlar sadakat yükümlülüğüne aykırıdır ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle açılan davada aldatan eşin kusuru olarak değerlendirilir (TMK m. 166). Bu yüzden zina davası, evlilik birliğinin sarsılmasına dayalı talep de eklenerek açılır.
Aldatılan eş tazminat alabilir mi?
Alabilir. Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan eş, kusurlu eşten manevi tazminat; boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu eş maddi tazminat isteyebilir (TMK m. 174). Tutarı mahkeme tarafların ekonomik durumuna ve kusurun ağırlığına göre belirler.
Aldatma nedeniyle boşanmada mal paylaşımı nasıl olur?
Zina sebebiyle boşanmada hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki payını hakkaniyete uygun olarak azaltabilir veya kaldırabilir (TMK m. 236/2). Yargıtay, kusur dereceleri, evliliğin süresi ve tarafların ekonomik durumu gözetilmeden payın tamamen kaldırılmasını hatalı buldu ve payın hakkaniyete göre azaltılması gerektiğini söyledi (2. HD, E.2025/7106 K.2026/5270). 2. Hukuk Dairesine göre indirim, aldatan eşin davacı ya da davalı olmasına bakılmadan uygulanır; bu konudaki bir direnme dosyası Hukuk Genel Kurulunda.
Aldatılan eş üçüncü kişiye dava açabilir mi?
Manevi tazminat davası açamaz. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu, evlilik birliği devam ederken evli olduğunu bilerek eşlerden biriyle birlikte olan üçüncü kişiye karşı diğer eşin manevi tazminat isteyemeyeceğine karar verdi (E.2015/5 K.2018/7, 06.07.2018). Üçüncü kişi aldatılan eşe ayrıca hakaret etmek gibi doğrudan ona yönelik bağımsız bir kişilik hakkı ihlalinde bulunmuşsa, bu ihlal için dava açılabilir.
Aldatma velayeti etkiler mi?
Velayeti, boşanmada kimin aldattığı değil çocuğun yararı belirler. Mahkeme anne ve babanın çocukla ilgilenme imkânını, çocuğun yaşını ve bağlılığını, gerekiyorsa sosyal inceleme raporunu değerlendirir. Aldatan eşin davranışı çocuğun bakımını ve gelişimini doğrudan etkiliyorsa mahkeme bunu da gözetir. Ayrıntı: velayet davası.
Aldatma suç mu?
Hayır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda zina suç olarak düzenlenmemiştir; aldatmanın sonuçları boşanma, tazminat ve mal rejimi gibi medeni hukuk alanında doğar. Delil toplarken eşin telefonuna gizlice girmek, özel konuşmaları kaydetmek gibi davranışlar ise suç oluşturabilir ve elde edilen delil hukuka aykırı sayılabilir.
Başlıca hukukî kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 161, 166, 174, 175, 236; 6100 sayılı HMK m. 119, 140, 189
- Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu, E.2015/5 K.2018/7 (06.07.2018); Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2017/1426 K.2018/1789 (27.11.2018)
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2025/4127 K.2026/71 (12.01.2026); E.2025/4491 K.2026/199 (13.01.2026); E.2025/5248 K.2026/236 (14.01.2026); E.2025/4348 K.2026/358 (14.01.2026); E.2025/1886 K.2026/608 (20.01.2026); E.2025/9370 K.2026/770 (22.01.2026); E.2025/7952 K.2026/3598 (02.04.2026); E.2025/7106 K.2026/5270 (07.05.2026); E.2025/8700 K.2026/5303 (07.05.2026); E.2026/1018 K.2026/7332 (29.06.2026)

