Basın açıklamasına, oturma eylemine ya da gösteriye katılanlara sık başvurulan yaptırımlardan biri Kabahatler Kanunu'nun 32. maddesindeki “emre aykırı davranış” idari para cezası. Anayasa Mahkemesi bu kabahatin barışçıl gösterilere dolaylı müdahale aracı olarak kullanılma riskine dikkat çekiyor ve Genel Kurulun 2022–2023 kararlarıyla valilik yasaklarının hangi koşullarda bu cezaya dayanak olamayacağını belirledi.

AİHM de Yılmaz Yıldız ve Diğerleri (2014) ve Akarsubaşı (2015) kararlarında, barışçıl bir basın açıklamasına katılma nedeniyle verilen idari para cezalarını Sözleşme'nin 11. maddesine aykırı buldu.

Emre aykırı davranış kabahati (Kabahatler Kanunu m. 32)

Maddenin birinci fıkrasına göre yetkili makamlar tarafından adli işlemler nedeniyle ya da kamu güvenliği, kamu düzeni veya genel sağlığın korunması amacıyla, hukuka uygun olarak verilen emre aykırı hareket eden kişiye idari para cezası verilir; cezaya emri veren makam karar verir (Adnan Vural ve diğerleri [GK], § 25). Uygulamada emir çoğunlukla valiliğin ya da kaymakamlığın toplantıları belirli yerlerde veya belirli bir süre boyunca yasaklayan kararıdır.

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu 2017'de bu kabahatin barışçıl gösterilere dolaylı müdahale edilmesinde kullanılma riski bulunduğuna işaret etti ve sonraki kararlarında bu tespiti hatırlatarak inceleme yapıyor (Dursun Soydan ve diğerleri, § 55). Cezanın uygulanabilmesi için önceden ilan edilmiş ve maddede belirtilen amaçlarla verilmiş bir emrin bulunması ve kişinin bu emre aykırı davrandığının tespit edilmesi gerekir (Çağla Yolaşan Kurul [GK], § 58).

Basın açıklaması yapılamayacak alanlar

Dursun Soydan kararında Hatay Valiliği kentin bazı bölgelerinde basın açıklaması yapılmasını yasaklamış, kararı belediye hoparlörlerinden duyurmuştu. Yasak bölgede basın açıklaması yapıp oturma eylemine geçen 31 kişinin her birine 189 TL ceza verildi (§§ 14, 18-19). İdare provokasyon ihtimalini, işyerlerinin zararını, dershanelerdeki eğitimin ve ibadethanelerin etkilenmesini ve turistlerin rahatsız olmasını gerekçe göstermişti. Anayasa Mahkemesi bu gerekçelerin kamu düzeninin bozulduğunu veya bozulma tehlikesinin doğduğunu ilgili ve yeterli biçimde göstermediğine karar verdi (§ 60).

Aynı yaklaşım Çiğdem Serin kararında (2025) da sürdü: idarece belirlenen yerler dışında ve bildirim yapılmadan katılınan bir basın açıklaması nedeniyle verilen ceza toplantı hakkını ihlal etti (§ 23). Buna karşılık Halil Devrim Ulaş ve diğerleri kararında, toplantı duyurusu için izinsiz afiş asılmasına verilen ceza ihlal sayılmadı; Mahkemeye göre afiş asmak toplantının zorunlu koşulu değildi ve toplantının duyurulması başka yollarla mümkündü (§§ 43, 46).

Valilik yasakları ve izne bağlama: iki Genel Kurul kararı

Adnan Vural ve diğerleri (2022). Başvurucular, aralarında kamu görevinden çıkarılmış kişiler ve üniversite öğrencilerinin bulunduğu bir gruptu. 2016 sonundan 2018 ortasına kadar başta Yüksel Caddesi olmak üzere Ankara'da yapılan protestolara katıldıkları için Ankara Valiliğinin olağanüstü hâl dönemindeki yasaklama kararlarına dayanılarak cezalandırıldılar (§§ 13-16). Genel Kurul yasakların kanuni dayanağını yeterli buldu (§ 51). Ancak kararlarda terör tehdidine ilişkin somut hiçbir olgudan hareket edilmediğini, yasakların bu toplantılara odaklandığını (§ 69) ve idarenin süresi belli olmayan kategorik bir yasakla aynı etkiyi yaratan bir külfet doğurduğunu tespit etti. İdare daha hafif tedbirlerin neden yetersiz kalacağını göstermemişti ve toplantılarda şiddet de yaşanmamıştı (§ 72). Kamuoyuna duyurulmayan bir yasak ile geçerlilik süresi yurt dışındaki bir askerî operasyonun bitişine bağlanan izne bağlama kararı ise öngörülebilirliği tamamen ortadan kaldırıyordu (§§ 61-62, 73). Anayasa Mahkemesi müdahalelerin olağanüstü hâlin gerektirdiği ölçüde olmadığına da karar verdi (§§ 63-73).

Cihan Tüzün ve diğerleri (2022). Batman Valiliği, terör saldırılarını gerekçe göstererek İl İdaresi Kanunu'nun 11/C maddesine dayanıp 14 gün boyunca resmî etkinlikler dışındaki bütün eylem ve etkinlikleri mülki amirin iznine bağlamıştı. Başvurucular bu süre içinde, kamu görevinden çıkarılan sendika üyeleri için PTT önünde yapılan toplu faks eylemine katıldıkları için cezalandırıldı (§§ 6-9, 28). Genel Kurula göre Anayasa'nın 34. maddesi yalnızca toplantı hakkını değil, bu hakkın önceden izin alınmadan kullanılabilmesini de ayrıca güvenceye bağlıyor. Toplantıların izne bağlanması bu ek güvenceye aykırı olduğundan müdahale Anayasa'nın sözüyle çelişiyordu (§§ 29-31).

Salgın dönemi yasakları ve 7420 sayılı Kanun

Çağla Yolaşan Kurul kararında Tunceli Valiliği salgın gerekçesiyle otuzar günlük genel yasaklar koymuş, başvurucu bir basın açıklamasına katıldığı ve Nevruz kutlamasında sosyal mesafe kuralına uymadığı için cezalandırılmıştı (§§ 7, 11). Genel Kurul her dayanağı ayrı ayrı inceledi. İl İdaresi Kanunu'nun 11/C maddesi genel sağlık amacı içermiyor ve on beş günle sınırlıydı (§ 47). 2911 sayılı Kanun'un 17. maddesi yalnızca belirli bir toplantının yasaklanmasına izin veriyordu (§ 49). 19. maddedeki erteleme yetkisi kaldırılmış olan bölge valiliğine aitti (§ 50). Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ise toplantıları sınırlama konusunda valiliğe açık bir yetki vermiyordu (§§ 54-56). Ayrıca Nevruz için valiliğin gönderdiği yazı bir emir değil, yalnızca bildirimde bulunan kişiye tebliğ edilmiş bir uygunluk yazısıydı (§ 58). Sonuçta müdahale kanunilik ölçütünü karşılamıyordu (§ 60).

Kanun koyucu 2022'de 7420 sayılı Kanun'un geçici 4. maddesiyle, salgının yayılmasını önlemek amacıyla 11.3.2020'den itibaren Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ve Kabahatler Kanunu kapsamında verilen ve tebliğ edilmemiş idari para cezalarının tebliğ edilmemesini, tebliğ edilmiş olanların tahsilinden vazgeçilmesini öngördü. Anayasa Mahkemesi tahsil edilmiş cezaların iade edilmeyeceğine ilişkin ibareyi 5.4.2023'te iptal etti; ardından eklenen fıkra, tahsil edilen cezaların 31.12.2024'e kadar tahsilatı yapan birime başvurulması hâlinde iadesini düzenledi. Anayasa Mahkemesi bu düzenlemelerle ihlalin sonuçlarının giderildiğini belirterek bekleyen bazı başvurularda düşme kararı verdi (Abdulaziz Boğa ve diğerleri, §§ 13-21).

Hangi hak ihlal ediliyor

Anayasa Mahkemesi şikâyeti olayın niteliğine göre farklı başlıklar altında inceliyor. Toplu basın açıklamaları ve gösteriler toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı kapsamında değerlendiriliyor. Nursel Tanrıverdi kararında tek başına oturma eylemi yapan başvurucunun cezası ifade özgürlüğü yönünden (§ 44), Aydın Yiğit (2) kararında yasaklama kararına aykırı bildiri dağıtılması da yine ifade özgürlüğü yönünden incelendi (§ 16). Murat Kaya kararında sendika çağrısıyla yapılan basın açıklaması sendika hakkı açısından ele alındı.

Bazen sorun cezanın dayandığı kuralın kendisidir. Yunus Özgür kararında işçilik alacaklarının ödenmemesine ilişkin açıklama yapan başvurucuya, Kabahatler Kanunu'nun “mal veya hizmet satmak için başkalarını rahatsız etme” fiilini düzenleyen 37. maddesine dayanılarak ceza verilmişti. Anayasa Mahkemesi bu yorumu öngörülemez buldu ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiğine karar verdi (§§ 10, 14, 27-28).

AİHM kararları

Yılmaz Yıldız ve Diğerleri/Türkiye kararında Niğde ve Mardin'de hastane önünde ve bahçesinde sendika basın açıklaması okuyan başvuruculara emre aykırı davranıştan ceza verilmişti (§§ 7-9). AİHM barışçıl bir gösterinin ilke olarak cezai yaptırım tehdidine tabi tutulmaması gerektiğini hatırlattı ve iç hukuktaki kararların müdahalenin ölçülülüğünü tartışmadığını belirterek 11. maddenin ihlal edildiğine karar verdi (§§ 46-49). Başvuruculara ödedikleri 62 avroluk ceza tutarı maddi tazminat olarak, ayrıca 1.500 avro manevi tazminat verildi (§ 54).

Akarsubaşı/Türkiye kararında başvurucu, valiliğin basın açıklaması yapılabilecek yerleri belirleyen kararına aykırı olarak Adana Adliyesi merdivenlerinde yapılan bir basın açıklamasına katıldığı için 143 TL cezaya çarptırılmıştı (§§ 6-10). AİHM 11. maddenin ihlal edildiğine karar verdi. Başvurucunun duruşma yapılmadığına ilişkin şikâyetini ise, Kabahatler Kanunu'nun 28/4 maddesi imkân tanıdığı hâlde duruşma talep etmediği için açıkça dayanaktan yoksun buldu (§§ 57-58). Adil tazmin talebi süresinde sunulmadığı için tazminat da verilmedi (§ 60). Akarsubaşı ve Alçiçek/Türkiye kararında ise okul çitine “Bu iş yerinde grev vardır” pankartı asan iki sendika üyesi kamu görevlisine verilen cezalar ihlal sayıldı ve ödenen ceza tutarları maddi tazminat olarak ödendi (§§ 7-8, 42-43).

Kararlar tablosu

Tablo, bu yazıda ele alınan kararları gösteriyor. Anayasa Mahkemesi kararlarında ihlal bulunan hak, kararın hüküm fıkrasındaki adıyla yazıldı.

KararMahkemeTarihOlaySonuç
Yılmaz Yıldız ve DiğerleriAİHM14.10.2014Hastane önünde sendika basın açıklaması11. madde ihlali
AkarsubaşıAİHM21.7.2015Adliye önünde basın açıklaması; valiliğin yer kararı11. madde ihlali (6'ya karşı 1)
Akarsubaşı ve AlçiçekAİHM23.1.2018Okul çitine asılan grev pankartı (m. 42)11. madde ihlali
Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası ve diğerleri [GK]AYM25.5.2017Sendikanın basın açıklamalarıSendika hakkı ihlali
Dursun Soydan ve diğerleriAYM14.11.2018Hatay'da basın açıklaması yasaklanan alanToplantı hakkı ihlali
Halil Devrim Ulaş ve diğerleriAYM6.3.2019Toplantı duyurusu afişlerinin izinsiz asılmasıİhlal yok
Yunus ÖzgürAYM19.1.2022İşçilik alacakları açıklamasına “rahatsız etme” cezasıSuç ve cezaların kanuniliği ve toplantı hakkı ihlali
Adnan Vural ve diğerleri [GK]AYM10.3.2022OHAL döneminde Ankara Valiliği yasaklarıToplantı hakkı ihlali
Nursel TanrıverdiAYM4.7.2022Tek kişilik oturma eylemiİfade özgürlüğü ihlali
Cihan Tüzün ve diğerleri [GK]AYM10.11.2022Batman'da bütün etkinliklerin izne bağlanmasıToplantı hakkı ihlali
Çağla Yolaşan Kurul [GK]AYM27.9.2023Tunceli'de salgın gerekçesiyle genel yasakToplantı hakkı ihlali
Abdulaziz Boğa ve diğerleriAYM5.6.2024Salgın döneminde verilen ceza; 7420 sayılı KanunDüşme
Çiğdem SerinAYM21.1.2025Belirlenen yerler dışında, bildirimsiz basın açıklamasıToplantı hakkı ihlali
Aydın Yiğit (2)AYM18.11.2025Yasaklama kararına aykırı bildiri dağıtmaİfade özgürlüğü ihlali
Murat KayaAYM9.4.2026Sendika çağrısıyla yapılan basın açıklamasıSendika hakkı ihlali

Başvuruda dikkat edilecekler

Sulh ceza hâkimliğine başvuru. İdari para cezasına karşı tebliğden itibaren on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurulur (Kabahatler Kanunu m. 27/1). Kararlarda öne çıkan noktalar dilekçede ayrı ayrı ele alınmalı: aykırı davranıldığı söylenen emrin hangisi olduğu, önceden ilan edilip edilmediği ve süresinin belli olup olmadığı (Adnan Vural, §§ 61-62; Çağla Yolaşan Kurul, § 58), valiliğin dayandığı kanun hükmünün bu yetkiyi verip vermediği (Çağla Yolaşan Kurul, §§ 47-56), toplantının barışçıl olup olmadığı ve somut bir tehlikenin gösterilip gösterilmediği (Adnan Vural, §§ 69, 72). Tutanakta yazılanlara itiraz varsa duruşma ve tanık talebi de açıkça yazılmalı. Akarsubaşı kararında bu talebin yapılmaması duruşma şikâyetini sonuçsuz bıraktı (§ 57). Bu konudaki kararlar idari para cezasına itirazda duruşma ve tanık yazısında anlatılıyor.

Anayasa Mahkemesi. Hâkimlik kararına karşı itiraz yolu da tüketildikten sonra, kesin kararın öğrenilmesinden itibaren otuz gün içinde bireysel başvuru yapılabilir. Şikâyetin doğru hak başlığıyla ileri sürülmesi önemli: toplu eylemlerde toplantı hakkı, tek kişilik eylem ya da bildiri dağıtmada ifade özgürlüğü, sendika eylemlerinde sendika hakkı, kabahat olarak tanımlanmamış bir fiile ceza verildiyse suç ve cezaların kanuniliği. Ceza verilmeden yalnızca yasaklama ya da dağıtma ile yapılan müdahalelerde ise Genel Kurulun 2025 kararı uyarınca önce idari yargı yolu tüketilmeli (Meral Danış Beştaş (6) [GK], §§ 58-59).

Giderim. İhlal kararında Anayasa Mahkemesi dosyayı yeniden yargılama için hâkimliğe gönderiyor; tazminat taleplerini bu kararlarda genellikle reddediyor (Murat Kaya, § 23; Adnan Vural, Cihan Tüzün ve Çağla Yolaşan Kurul kararlarının hüküm fıkraları). AİHM'de ödenen ceza tutarı maddi zarar olarak talep edilebiliyor; adil tazmin talebinin süresinde sunulması gerekiyor (Akarsubaşı, § 60). Yeniden yargılamanın işleyişi ayrı bir yazıda, Anayasa Mahkemesinin toplantı hakkına ilişkin diğer kararları toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı sayfasında derleniyor.

Sık sorulanlar

Basın açıklaması ve gösteri nedeniyle idari para cezası hakkında sık sorulan sorular

Basın açıklaması yapmak için izin almak gerekir mi?

Hayır. Anayasa'nın 34. maddesine göre herkes önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleyebilir. Anayasa Mahkemesine göre 2911 sayılı Kanun'daki bildirim sistemi izin anlamına gelmez; Batman Valiliğinin bütün eylem ve etkinlikleri mülki amirin iznine bağlaması ise Anayasa'nın sözüne aykırı bulundu (Cihan Tüzün [GK], §§ 29-31).

Valiliğin yasak kararına uymayan herkese ceza verilebilir mi?

Kendiliğinden verilemez. Kabahatler Kanunu'nun 32. maddesi hukuka uygun olarak verilmiş ve önceden ilan edilmiş bir emrin varlığını arıyor (Çağla Yolaşan Kurul [GK], § 58). Emrin kanuni dayanağı da bulunmalı (§ 60). Ayrıca yasağın somut bir tehlikeye dayanması ve barışçıl katılıma verilen cezanın ölçülü olması gerekiyor (Adnan Vural [GK], §§ 69, 72; Dursun Soydan, § 60).

Salgın döneminde verilen idari para cezaları ne oldu?

7420 sayılı Kanun'un geçici 4. maddesi, salgın tedbirlerine aykırılık nedeniyle verilip tebliğ edilmemiş cezaların tebliğ edilmemesini ve tahsilinden vazgeçilmesini öngördü. Anayasa Mahkemesi tahsil edilmiş cezaların iade edilmeyeceğine ilişkin ibareyi iptal etti; sonra eklenen fıkra 31.12.2024'e kadar başvuranlara iade imkânı tanıdı. Anayasa Mahkemesi bu nedenle bekleyen bazı başvurularda düşme kararı verdi (Abdulaziz Boğa, §§ 13-21).

Anayasa Mahkemesi ihlal kararında tazminat veriyor mu?

Bu kararlarda çoğunlukla vermiyor. Dosyayı yeniden yargılama için sulh ceza hâkimliğine gönderiyor, tazminat talebini ise yeniden yargılamanın yeterli giderim sağlayacağı gerekçesiyle reddediyor (Murat Kaya, § 23; Aydın Yiğit (2), § 25). AİHM ise Yılmaz Yıldız ve Diğerleri kararında ödenen ceza tutarını maddi tazminat olarak, ayrıca 1.500 avro manevi tazminat verdi (§ 54).

Yasak kararına karşı ayrıca idari yargıda dava açmak gerekir mi?

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu 2025'te, kötü muamele iddiası bulunmayan ve yalnızca idari işlem veya eylemle yapılan müdahalelerde (yasaklama, dağıtma) tüketilmesi gereken yolun idari yargı olduğuna karar verdi (Meral Danış Beştaş (6) [GK], §§ 58-59). İdari para cezası verilen dosyalarda ise bu karardan sonra da sulh ceza hâkimliğinin itirazı reddeden kararını esastan inceleyip ihlal buldu (Aydın Yiğit (2), 18.11.2025; Murat Kaya, 9.4.2026).

Başlıca hukukî kaynaklar

  1. AYM [GK], Adnan Vural ve diğerleri, B. No: 2017/36237, 10.3.2022
  2. AYM [GK], Cihan Tüzün ve diğerleri, B. No: 2019/13258, 10.11.2022
  3. AYM [GK], Çağla Yolaşan Kurul, B. No: 2021/29184, 27.9.2023
  4. AYM, Dursun Soydan ve diğerleri, B. No: 2015/2948, 14.11.2018
  5. AYM, Abdulaziz Boğa ve diğerleri, B. No: 2021/24647, 5.6.2024
  6. AYM [GK], Meral Danış Beştaş (6), B. No: 2022/35, 23.10.2025
  7. AİHM, Yılmaz Yıldız ve Diğerleri/Türkiye, 14.10.2014
  8. AİHM, Akarsubaşı/Türkiye, 21.7.2015
  9. AİHM, Akarsubaşı ve Alçiçek/Türkiye, 23.1.2018