AİHM Türkmen/Türkiye kararında (3.3.2026), saat 22.00'den sonra içki sattığı gerekçesiyle verilen 50.000 TL idari para cezasına itirazın duruşma yapılmadan reddedilmesini Sözleşme'nin 6/1 maddesine aykırı buldu. Ceza, yalnızca kolluk görevlilerinin gözlemine dayanıyordu.

Bir yıl önce verilen Dilek Genç/Türkiye kararı da idare mahkemesinde tanık dinlenememesini ihlal saymıştı. Anayasa Mahkemesi 2021'den bu yana aynı sorunu sözlü yargılanma, tanık dinletme, silahların eşitliği ve mülkiyet hakkı başlıkları altında ihlal kararlarıyla karşılıyor.

İdari para cezası 6. madde bakımından suç isnadı

AİHM, 6. maddenin ceza başlığının uygulanıp uygulanmayacağını Engel ölçütleriyle belirliyor: fiilin iç hukuktaki nitelemesi, fiilin niteliği ve kişinin karşı karşıya kaldığı yaptırımın türü ve ağırlığı. İç hukukta fiilin kabahat olarak düzenlenmesi tek başına belirleyici değil (Türkmen, §§ 4, 6).

Türkmen kararında Hükûmet, cezanın idari makamca verildiğini, caydırıcı amaç taşıdığını, adli sicile işlenmediğini ve ödenmemesi hâlinde hapse çevrilemediğini ileri sürdü (§ 2). AİHM bu itirazı reddetti: ceza başvurucunun verdiği bir zararın karşılığı değil, fiili tekrarlamasını önlemeye yönelik caydırıcı ve cezalandırıcı bir yaptırımdı; cezayı bir idari makamın vermesi de sonucu değiştirmiyordu (§ 6). AİHM aynı sonuca daha önce Sosyal Sigortalar Kanunu, Kabahatler Kanunu, maden mevzuatı, Karayolları Trafik Kanunu ve Dernekler Kanunu uyarınca verilen idari para cezalarında da ulaşmıştı (§ 5).

Anayasa Mahkemesi de Anayasa'nın 36. maddesinin suç isnadı boyutunu geleneksel ceza hukuku kategorilerine girmeyen idari yaptırımları ve vergi cezalarını kapsayacak şekilde özerk biçimde yorumluyor. Ancak bu güvencelerin, ceza hukukunun çekirdeğindeki davalardaki katılıkla uygulanmayabileceğini de vurguluyor (Adnan Görgülü, § 18).

Duruşma ne zaman gerekli

Kabahatler Kanunu'nun 28/4 maddesine göre hâkimlik, talep üzerine veya kendiliğinden tarafları belli bir gün ve saatte çağırarak dinleyebilir. Duruşma yapmak bu nedenle bir takdir yetkisi; Anayasa Mahkemesi bu sınırlamanın hafif kabahatlerde yargılamayı hızlandırma ve iş yükünü azaltma amacı taşıdığını ve meşru olduğunu kabul ediyor (Adnan Görgülü, §§ 21-23). Ölçüt, dosyadaki bilgi ve belgelerin uyuşmazlığı çözmeye yetip yetmediği. Delillerin güvenilirliği, çelişkili tanık beyanı veya tartışmalı bir olgu yoksa duruşma gerekli görülmeyebilir (§§ 19-20; Talet Şanlı [GK], 2017/20526, §§ 52-53).

AİHM de aynı ayrımı yapıyor. Türkmen kararında, hız ölçer ve alkol testi gibi nesnel yöntemlerle elde edilen delile dayanan Suhadolc davasının aksine, cezanın yalnızca kolluk görevlilerinin bizzat gözlemine dayandığını belirtti. Böyle durumlarda duruşma, bu gözlemin güvenilirliğini sınamak için zorunlu olabilir (§ 15). Başvurucu tutanağın dükkânın dışında ve kendisi yokken düzenlendiğini, içkiyi satın aldığı söylenen kişinin imzasının, adresinin ve telefonunun tutanakta bulunmadığını ileri sürmüştü. Ankara 2. Sulh Ceza Hâkimliği itirazı duruşma yapmadan ve duruşmadan neden vazgeçtiğini belirtmeden reddetmiş, itirazı inceleyen Ankara 3. Sulh Ceza Hâkimliği de kanun gereği dosya üzerinden karar vermişti (§§ 16-17).

Özmurat İnşaat kararında da mahkeme, duruşma, keşif ve tanık taleplerini gerekçe göstermeden reddetmiş ve cezayı başvurucunun güvenilirliğine itiraz ettiği denetim raporuna dayandırmıştı. AİHM'e göre raporun güvenilirliği, başvurucunun ve tanıkların doğrudan dinlenmesi olmadan adil biçimde çözülemezdi (§§ 34-37).

Anayasa Mahkemesinin Adnan Görgülü kararında başvurucu, tutanağın matbu bir form doldurularak hazırlandığını ve işyerinde bulunan kişinin beyanının tutanağa yazılmadığını ileri sürüp bu kişinin dinlenmesini istemişti. Hâkimlik bu talep hakkında hiçbir değerlendirme yapmadı. İçkiyi satın aldığı belirtilen kişi de sonradan dosyaya dilekçe vererek kolluktaki beyanının doğru olmadığını bildirmişti (§§ 6-8, 24). Anayasa Mahkemesi, idarenin düzenlediği tutanağa ve geri alınan bir beyana dayanılarak duruşmasız karar verilmesinin yargılamanın hakkaniyetini zedelediğine karar verdi (§ 25).

Tanık dinletme ve kolluk tutanağının gerçekliği karinesi

Oğuzhan Kaplan ve Sezgin Kaya kararlarında ceza, kolluğun düzenlediği tutanağa dayanıyordu. Başvurucular, içkiyi satın aldığı belirtilen kişilerin ve işyerinde bulunan kişinin dinlenmesini istemiş, talebi itirazda da yinelemişti. Hâkimlik tanıkları dinlemek için bir işlem yapmadı; kararında tutanağı doğrulayan başka delillere de yeterince yer vermedi. Anayasa Mahkemesi, olguların varlığı için yalnızca tutanağın esas alınıp aksini ispat için gösterilen tanıkların dinlenmemesinin başvurucuyu idare karşısında önemli ölçüde dezavantajlı duruma düşürdüğünü belirterek tanık dinletme hakkının ihlal edildiğine karar verdi (Oğuzhan Kaplan, §§ 21-23; Sezgin Kaya, §§ 21-23).

İkinci sorun, tutanağa verilen ağırlık. Balıkesir'deki bir işyerine verilen cezaya ilişkin Gurbet Çoban kararında itiraz, kamu görevlilerinin düzenlediği tutanakların gerçekliği karinesine dayanılarak reddedilmişti; Anayasa Mahkemesi silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiğine karar verdi (§ 58). Musa Çelebi kararında başvurucu, olay anında aracı kullanmadığını ve trafik cezasının muhatabı olmadığını ileri sürmüş, delil toplanmasını istemişti. Hâkimlik bu iddiaları tutanağın aksini ispat eden belge sunulmadığı gerekçesiyle soyut saydı. Anayasa Mahkemesine göre karine aksi ispat edilebilir nitelikte olsa da savunmanın hiç değerlendirilmemesi karineyi başvurucuyu otomatik olarak kabahatli kılan bir araca dönüştürmüştü (§§ 16-19).

Anayasa Mahkemesi bazı içki satışı cezalarını mülkiyet hakkı açısından da inceliyor. Savaş Kubat kararına göre cezanın ölçülü sayılması için başvurucuya cezanın keyfî veya makul olmayan biçimde uygulandığına ilişkin itiraz ve savunmalarını etkin biçimde ortaya koyabilme imkânı tanınmalıdır (§ 26). Başvurucu tutanağı hiç görmediğini, kime hangi içkinin satıldığını bilmediğini ileri sürmüştü; hâkimlik kararları bu itirazlara ilişkin ilgili ve yeterli gerekçe içermiyordu (§§ 25, 27). Yusuf Aydınlı kararında tutanakta satış saati 22.10 olarak yazılmıştı; başvurucu kamera kayıtlarına göre satışın 21.50'de yapıldığını belirtmiş, kayıtların incelenmesini ve alıcının dinlenmesini istemişti. Anayasa Mahkemesi başvurucunun itiraz ve savunmalarını etkin biçimde ortaya koyamadığı sonucuna vardı (§§ 27, 29, 33).

Talebin karşılanmaması her zaman ihlal sonucunu doğurmuyor. Muhsin Hükümdar kararında dinlenmesi istenen tanıkların kolluktaki beyanları ve imzaladıkları tutanak başvurucunun anlattığı olayı desteklemiyordu; Anayasa Mahkemesi tanıkların ileri sürülen olguları kanıtlamaya elverişli olmadığını belirterek ihlal bulmadı (§§ 46-47).

İdare mahkemesinde görülen cezalar: Dilek Genç

Bazı idari para cezaları sulh ceza hâkimliğinde değil idare mahkemesinde dava konusu ediliyor. Dilek Genç kararında Bornova Belediyesi, İzmir'deki bir müzikholün belediyece belirlenen kapanış saatlerine uymadığı gerekçesiyle, kolluk tutanaklarına dayanarak başvurucuya ikişer kat tutarında iki ceza vermişti (§§ 5-7). Başvurucu, o saatte çalışanlarının temizlik yaptığını ileri sürerek İzmir İdare Mahkemesinden tanık dinlenmesini istedi; mahkeme bu talebe hiç değinmeden davaları reddetti (§§ 9-10). Anayasa Mahkemesi de 2014'te başvuruları, idari yargılamanın yazılı usulle yürüdüğünü belirterek açıkça dayanaktan yoksun bulmuştu (§§ 13-15).

AİHM, Hükûmetin idari yargıda tanık dinlenebileceğine ilişkin tek bir yargı kararı sunamadığını tespit etti. Kararda incelenen dönemdeki mevzuat ve yargı uygulamasından kaynaklanan bu durumu yapısal bir usul eksikliği olarak niteledi. Hükûmetin tanık beyanlarının noterden alınabileceği, polislerin yalan söylemek için bir nedeni olmadığı ve başvurucunun işyerine kamera taktırabileceği yönündeki savunmalarını da reddetti (§§ 77-84). Sonuçta 6/1 maddesinin 6/3-d ile birlikte ihlal edildiğine karar verdi (§§ 85-86).

Anayasa Mahkemesinin idari yargıya ilişkin yaklaşımı da sonradan değişti. Atif Öktem kararında (2021) Erzurum 2. İdare Mahkemesi, ÇED taahhütlerine aykırılık nedeniyle verilen cezaya karşı açılan davada keşif ve bilirkişi talebini karşılamadan tutanak ve fotoğraflara dayanarak davayı reddetmişti. Anayasa Mahkemesi Özmurat İnşaat kararına atıf yaparak silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiğine karar verdi (§§ 29, 42).

Kararlar tablosu

Tablo, bu yazıda ele alınan kararları gösteriyor. Anayasa Mahkemesi kararlarında ihlal bulunan hak, kararın hüküm fıkrasındaki adıyla yazıldı.

KararMahkemeTarihOlaySonuç
Özmurat İnşaatAİHM28.11.2017Maden denetim raporuna dayanan ceza, duruşma talebi gerekçesiz reddedildi6/1 ihlali
SancaklıAİHM15.5.2018Kabahatler Kanunu; tutanakların güvenilirliğine itiraz edilmediİhlal yok (6'ya karşı 1)
Dilek GençAİHM21.1.2025Belediyenin kapanış saati cezası; idare mahkemesinde tanık dinlenmedi6/1 ve 6/3-d ihlali
TürkmenAİHM3.3.202622.00'den sonra içki satışı; itiraz duruşmasız reddedildi6/1 ihlali
Muhsin HükümdarAYM7.11.2019İçki satışı; tanıkların önceki beyanları talebi desteklemiyorduİhlal yok
Atif ÖktemAYM13.4.2021ÇED taahhüdü cezası; idare mahkemesi keşif talebini karşılamadıSilahların eşitliği ihlali
Gurbet ÇobanAYM17.11.2021İçki satışı; itiraz tutanağın gerçekliği karinesiyle reddedildiSilahların eşitliği ihlali
Adnan GörgülüAYM30.4.2024İçki satışı; duruşma ve tanık talebi hakkında karar verilmediSözlü yargılanma hakkı ihlali
Oğuzhan KaplanAYM17.7.2024İçki satışı; tutanağı imzalamayan kişiler dinlenmediTanık dinletme hakkı ihlali
Savaş KubatAYM10.12.2024İçki satışı; başvurucu tutanağı hiç görmemiştiMülkiyet hakkı ihlali
Sezgin KayaAYM2.7.2025İçki satışı; alıcı olduğu belirtilen iki kişi dinlenmediTanık dinletme hakkı ihlali
Musa ÇelebiAYM14.10.2025Trafik cezası; sürücü olmadığı savunması incelenmediSilahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ihlali
Yusuf AydınlıAYM18.5.2026İçki satışı; kamera kaydı ve tanık talebi karşılanmadıMülkiyet hakkı ihlali

Başvuruda dikkat edilecekler

Sulh ceza hâkimliğine başvuru dilekçesi. İhlal kararlarının ortak noktası, başvurucunun duruşma ve tanık talebini somut gerekçeyle ileri sürmesi. Türkmen kararında Hükûmet, başvurucunun duruşma talebine somut bir gerekçe göstermediğini savundu; AİHM bu savunmayı, başvurucunun tutanakta alıcının imza ve adresinin bulunmadığını ve dükkânın o saatte kapalı olduğunu ileri sürmüş olmasına dayanarak reddetti (§ 16). Sancaklı kararında ise tutanakların güvenilirliğine itiraz edilmemişti; ihlal bulunmadı (§ 51). Dilekçede tutanağın neden güvenilir olmadığı, dinlenmesi istenen kişilerin kim olduğu ve neyi ispatlayacakları, varsa kamera kaydı gibi deliller açıkça yazılmalı.

İtiraz aşaması. Oğuzhan Kaplan ve Sezgin Kaya kararlarında Anayasa Mahkemesi, başvurucunun aynı talebi itiraz dilekçesinde de yinelediğini ve itiraz merciinin de bunu değerlendirmediğini ayrıca belirtti (§ 21). Hâkimlik kararına itirazda talep ve gerekçe tekrar edilmeli.

Anayasa Mahkemesi. Şikâyet, olayın niteliğine göre sözlü yargılanma hakkı, tanık dinletme hakkı, silahların eşitliği ilkesi veya mülkiyet hakkının usul güvenceleri başlığı altında ileri sürülüyor. Bu kararlarda Anayasa Mahkemesi yeniden yargılama için dosyayı ilgili mahkemeye gönderdi ve yargılama giderlerine hükmetti. Musa Çelebi kararında manevi tazminat talebini, yeniden yargılamanın yeterli giderim sağlayacağı gerekçesiyle reddetti (§ 24); Atif Öktem kararında da tazminat talebi reddedildi. Yeniden yargılamanın nasıl işlediği ayrı bir yazıda anlatılıyor.

AİHM. Türkmen kararında Anayasa Mahkemesi şikâyeti esastan inceleyip açıkça dayanaktan yoksun bulmuştu; AİHM bu durumu 6. maddenin uygulanabilirliği yönünden de dikkate aldı (§ 7). Ceza tutarı düşükse Hükûmet önemli zarar itirazında bulunabiliyor; Dilek Genç kararında AİHM tutarı asgari ücretle karşılaştırdı (§ 47). Cezanın başvurucunun mali durumuna etkisinin baştan gösterilmesi bu nedenle yararlı (önemli zarar şartı). Dilek Genç ve Türkmen kararlarında ihlal bulunmasına rağmen başvurucular adil tazmin taleplerini süresinde sunmadığı için tazminat verilmedi (Dilek Genç, § 88; Türkmen, § 21).

Anayasa Mahkemesinin tanık hakkına ilişkin diğer kararları tanık sorgulama hakkı, tutanak ve delil eşitliğine ilişkin kararları silahların eşitliği sayfasında derleniyor. Ceza yargılamasında tanık beyanının değeri tanık beyanı yazısında anlatılıyor.

Sık sorulanlar

İdari para cezasına itirazda duruşma ve tanık hakkında sık sorulan sorular

İdari para cezasına AİHS 6. maddenin ceza güvenceleri uygulanır mı?

AİHM bunu Engel ölçütleriyle belirliyor: iç hukuktaki niteleme, fiilin niteliği ve yaptırımın ağırlığı. Türkmen kararında Hükûmet idari para cezasının adli sicile işlenmediğini ve hapse çevrilemediğini ileri sürdü; AİHM cezanın zararı karşılamaya değil caydırmaya ve cezalandırmaya yönelik olduğunu belirterek 6. maddenin ceza başlığını uyguladı (§§ 2, 4-8). Anayasa Mahkemesi de idari yaptırımları suç isnadı kapsamında değerlendiriyor (Adnan Görgülü, § 18).

Sulh ceza hâkimliği itirazı duruşma yaparak incelemek zorunda mı?

Her dosyada değil. Kabahatler Kanunu'nun 28/4 maddesi hâkimliğe tarafları talep üzerine veya kendiliğinden dinleme imkânı veriyor ve iki mahkeme de dosya üzerinden incelemeyi tek başına ihlal saymıyor. Ancak ceza yalnızca kolluk görevlilerinin bizzat gözlemine dayanıyor ve başvurucu bu gözlemin doğruluğuna somut olarak itiraz ediyorsa duruşma zorunlu hâle gelebiliyor (Türkmen, §§ 15-18; Adnan Görgülü, §§ 19, 25).

Kolluk tutanağının aksi ispat edilebilir mi?

Evet. Anayasa Mahkemesine göre kamu görevlilerinin düzenlediği tutanağın gerçekliği karinesi aksi ispat edilebilir nitelikte olmalı; başvurucunun karinenin aksini göstermek için yaptığı açıklamalar ve sunduğu deliller özenle incelenmelidir (Musa Çelebi, §§ 14, 17-18). Yusuf Aydınlı kararında satışın 22.00'den önce yapıldığını gösteren kamera kaydı ve alıcının tanık olarak dinlenmesi talebi karşılanmamıştı (§§ 27, 29).

Hangi durumlarda ihlal bulunmadı?

Sancaklı kararında başvurucu tutanakların güvenilirliğine itiraz etmemiş, delil de istememişti; AİHM duruşma yapılmamasını haklı buldu (§§ 48-51). Muhsin Hükümdar kararında dinlenmesi istenen tanıkların önceki beyanları ve imzaladıkları tutanak talebi desteklemiyordu (§ 47). Hız ölçer veya alkol testi gibi nesnel yöntemlerle elde edilen delillerde de duruşma ihtiyacı daha zayıf görülüyor (Türkmen, § 15).

Ceza miktarı düşükse AİHM başvurusu önemli zarar yokluğundan reddedilir mi?

Miktara ve başvurucunun durumuna bağlı. Dilek Genç kararında iki ceza toplamı yaklaşık 3.186 avroydu; AİHM bunun asgari ücretin dokuz katından fazla olduğunu, yaklaşık 500 avro ve altındaki tutarların önemli zarar doğurmayabileceğini belirterek Hükûmetin itirazını reddetti (§§ 46-47). Hükûmet ayrıca başvurucunun mali durumu hakkında bilgi vermediğini ileri sürmüştü (§ 42).

Başlıca hukukî kaynaklar

  1. AİHM, Türkmen/Türkiye, B. No: 27818/17, 3.3.2026
  2. AİHM, Dilek Genç/Türkiye, B. No: 74601/14 ve 78295/14, 21.1.2025
  3. AİHM, Özmurat İnşaat Elektrik Nakliyat Temizlik San. ve Tic. Ltd. Şti./Türkiye, B. No: 48657/06, 28.11.2017
  4. AİHM, Sancaklı/Türkiye, B. No: 1385/07, 15.5.2018
  5. AYM, Adnan Görgülü, B. No: 2021/13137, 30.4.2024
  6. AYM, Oğuzhan Kaplan, B. No: 2021/64508, 17.7.2024
  7. AYM, Gurbet Çoban, B. No: 2019/38857, 17.11.2021
  8. AYM, Musa Çelebi, B. No: 2022/23867, 14.10.2025
  9. AYM, Yusuf Aydınlı, B. No: 2021/27743, 18.5.2026