Anayasa'nın 159. maddesinin onuncu fıkrası, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun meslekten çıkarma cezasına ilişkin olanlar dışındaki kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulamayacağını öngörüyor. Nakil, görevden alma ya da görevden uzaklaştırma gibi kararlar bu nedenle yargı denetimi dışında kalıyor.

Anayasa Mahkemesi bu kuralı uygulayarak ilgili şikâyetleri konu bakımından yetkisizlik nedeniyle inceleyemiyor. AİHM ise 2021'deki Bilgen/Türkiye kararından bu yana, hâkimlerin görev koşullarına ilişkin kararlar için yargı yolunun bulunmamasını mahkemeye erişim hakkının ihlali sayıyor.

Meslekten çıkarma dışında yargı yolu kapalı

2010 Anayasa değişikliğinden önce 159. madde, Kurulun hiçbir kararına karşı yargı yoluna gidilemeyeceğini öngörüyordu. 12 Eylül 2010 halkoylamasıyla kabul edilen değişiklikle yalnızca meslekten çıkarma kararları yargı denetimine açıldı (Bilgen, §§ 22-23). Bugünkü onuncu fıkra şöyledir: “Kurulun meslekten çıkarma cezasına ilişkin olanlar dışındaki kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulamaz.” 6087 sayılı Kanunun 33. maddesi bu kuralı Kurulun genel kurul ve daire kararları için somutlaştırıyor (Ahmet Özveren, §§ 40, 42).

AYM: Kurul kararlarında konu bakımından yetkisizlik

Anayasa Mahkemesi Ahmet Özveren kararında, HSK'nın görevden uzaklaştırma kararı nedeniyle açılan tazminat davasının incelenmeksizin reddedilmesine ilişkin başvuruyu inceledi. Bir HSK kararına karşı yargı yoluna başvurmanın iptal davası kadar tazminat davası biçiminde de olabileceğini, yargı yolu kapalı bir kararın doğurduğu zararın tazmini için de yargı yoluna başvurulamayacağını belirtti ve başvuruyu konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez buldu (7.1.2025, §§ 41-43).

Kural yalnızca Kurulun genel kurul ve dairelerinin kararlarını kapsıyor. Ali Suat Ertosun (15) kararında HSK Genel Sekreterliğinin belge vermeme işlemine karşı açılan davanın incelenmeksizin reddedilmesini mahkemeye erişim hakkının ihlali saydı ve yeniden yargılamaya hükmetti (8.2.2024).

AİHM: hâkimin görev koşulları 6. maddenin korumasında

Bilgen kararında başvurucu hâkim, isteği dışında daha alt dereceli bir yargı çevresindeki bir mahkemeye nakledilmişti. AİHM, kamu görevlilerinin 6. madde korumasından ancak iç hukukun bu personel grubunu yargı yolundan dışlaması ve bu dışlamanın devletin yararına objektif gerekçelere dayanması hâlinde çıkarılabileceğini hatırlattı. İkinci şartın gerçekleşmediğini, yargı bağımsızlığının güvenceleri karşısında hâkimlerin özel sadakat bağı gerekçesiyle görev koşullarına ilişkin uyuşmazlıklarda bu korumadan dışlanmasının haklı olmadığını belirtti (§§ 76-81). Kariyerlerine ilişkin tek taraflı kararlarda yargı denetiminin yokluğunu istisnaen haklı kılacak ağır nedenler gösterilmediğini, yargı yolu yokluğunun meşru bir amaç taşımadığını ve hakkın özünü zedelediğini tespit etti (§§ 96-97). Başvurucuya 12.500 avro manevi tazminat ve 8.000 avro masraf verdi.

KararTarihKonu
Bilgen9.3.2021İsteği dışında nakil; 12.500 avro
Gülcü ve Diğerleri23.4.202450 hâkim ve savcı; nakil
Kartal26.3.2024Teftiş Kurulu görevinin kanunla sona ermesi
Sözen9.4.2024Danıştay üyeliğinin 6723 ile sona ermesi
Demiryürek ve Diğerleri14.1.202542 kişi; HSYK'daki görevin sona ermesi
Benli ve Diğerleri11.2.2025Tetkik hâkimliğinden alınma ve nakil
Samet Kaya26.5.2026Sağlık nedeniyle meslekten çıkarma; 9.000 avro

Gülcü ve Diğerleri kararında 50 hâkim ve savcının isteği dışındaki nakil kararlarına karşı yargı yolu bulunmuyordu. Hükûmet, başvurucuların sonradan FETÖ/PDY ile bağlantı nedeniyle meslekten çıkarıldığını, bu nedenle hukukun üstünlüğüne bağlılıklarının şüpheli olduğunu ve yargı yolundan dışlanmanın haklı olduğunu savundu. AİHM Bilgen'deki ilkelerden ayrılmadı ve 6/1 ihlali buldu (23.4.2024, §§ 10-11); başvurucuların çoğuna 2.500 avro verdi. Kurtoğlu Karacık ve Diğerleri (2024) ile Benli ve Diğerleri (2025) kararları da aynı yöndedir. Şişman ve Diğerleri kararında ise HSYK önündeki nakil sürecinde adil yargılanma güvencelerinin bulunmaması ihlal sayıldı (22.10.2024).

Sağlık nedeniyle meslekten çıkarma: Samet Kaya (2026)

Samet Kaya/Türkiye kararında (26.5.2026) Karabük'te savcı olarak göreve başlayan başvurucu, 2019'da akut bir psikotik bozukluk tanısıyla tedavi görmüştü (§§ 6-11). Adli Tıp Kurumu kurulları, başvurucunun hastalığının remisyonda olduğunu ve belirgin bir psikopatoloji bulunmadığını tespit etti. Buna rağmen ilk tanının ağırlığını belirleyici sayarak görev yapamayacağı sonucuna vardı. HSK İkinci Dairesi bu raporlara dayanarak başvurucunun görevine son verdi; itirazı da reddedildi (§§ 16-22).

Anayasa'nın 159. maddesi ve 6087 sayılı Kanun'un 33. maddesi, meslekten çıkarma dışındaki HSK kararlarını yargı denetimi dışında tutuyordu. AİHM, hâkim ve savcıların emekliliğe kadar görev teminatına sahip olduğunu ve görevlerinin ancak Anayasa ve Kanun'da sayılan istisnai hâllerde sona erdirilebileceğini hatırlattı. Eskelinen testinin ikinci şartının gerçekleşmediğini, yani yargı yolundan dışlamanın objektif gerekçelere dayanmadığını belirtti (§§ 44, 47, 51-52). Yargı yolunun mutlak biçimde kapalı olması nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verdi. 8. madde şikâyetini ayrıca incelemedi (§ 61) ve 9.000 avro manevi tazminat verdi (§ 65).

Kanunla sona erdirilen görevler

İkinci hat, görev sürelerinin kanunla erken sona erdirilmesine ilişkin. 2016'da yürürlüğe giren 6723 sayılı Kanun, Yargıtay ve Danıştay üyelerinin büyük çoğunluğunun üyeliğini sona erdirdi. AİHM Sözen kararında, hâkimlik görevi sürmekle birlikte Danıştay üyeliği kanunla sona erdirilen başvurucunun bu tedbiri yargı denetimine götürememesini 6/1 ihlali saydı ve 7.800 avro manevi tazminata hükmetti (9.4.2024). HSYK Teftiş Kurulu başkan yardımcılığı bir kanunun yürürlüğe girmesiyle sona eren başvurucu hakkında Kartal kararında, HSYK'daki görevleri aynı şekilde sona eren 42 kişi hakkında Demiryürek ve Diğerleri kararında aynı sonuca vardı. Yargıtay ve Danıştay üyelikleri sona eren başvurucular hakkındaki Olcay ve Diğerleri, Tosun ve Diğerleri (2025) ve Kaya ve Diğerleri (2026) kararlarında 3.000 avro manevi tazminat verildi.

Hâkim ve savcıların KHK ile meslekten çıkarılmasına ilişkin Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu kararları ayrı bir yazıda, hâkim ve savcıların tutuklanmasına ilişkin AİHM kararları Turan ve Diğerleri yazısında anlatılıyor.

Sık sorulanlar

HSK kararlarına karşı yargı yolu hakkında sık sorulan sorular

HSK'nın hangi kararlarına karşı dava açılabilir?

Anayasa'nın 159. maddesinin onuncu fıkrasına göre yalnızca meslekten çıkarma cezasına ilişkin kararlara karşı. Kurulun bunun dışındaki kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulamaz (AYM, Ahmet Özveren, 7.1.2025, § 42). 2010 değişikliğinden önce Kurul kararlarının hiçbirine karşı yargı yolu açık değildi.

HSK kararı nedeniyle tazminat davası açılabilir mi?

Anayasa Mahkemesine göre hayır. Ahmet Özveren kararında, yargı yolu kapalı bir HSK kararından doğduğu ileri sürülen zararın tazmini için açılan tam yargı davasının da o karara karşı yargı yoluna başvuru sayılacağını belirtti ve başvuruyu konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez buldu (§§ 41-43).

AİHM'e göre sorun nedir?

AİHM, hâkimlerin görev koşullarına ilişkin uyuşmazlıklarda Sözleşme'nin 6. maddesinin uygulanacağını ve yargı bağımsızlığının güvenceleri karşısında hâkimlerin devlete özel sadakat bağı gerekçesiyle bu korumadan dışlanmasının haklı olmadığını kabul ediyor. Bilgen kararında yargı denetiminin bulunmamasının meşru bir amaç taşımadığına ve mahkemeye erişim hakkının özünü zedelediğine karar verdi (§§ 76-81, 96-97).

Hükûmetin FETÖ/PDY savunması sonucu değiştirdi mi?

Hayır. Gülcü ve Diğerleri kararında Hükûmet, başvurucuların darbe teşebbüsünden sonra FETÖ/PDY ile bağlantı nedeniyle meslekten çıkarıldığını ve bu nedenle yargı yolundan dışlanmanın haklı olduğunu ileri sürdü. AİHM Bilgen'deki ilkelerden ayrılmadı ve 6/1 ihlali buldu (23.4.2024, §§ 10-11).

Bu durumda AİHM'e nasıl başvurulur?

AİHM'e dört aylık süre iç hukuktaki son kararın bildirilmesiyle başlar. Anayasa yargı yolunu açıkça kapattığı için, hangi kararın son karar sayılacağı ve sürenin ne zaman başladığı her dosyada ayrıca değerlendirilmelidir; en güvenli yol süreyi en erken tarihten hesaplamaktır. Sürenin hesaplanması AİHM başvuru süresi yazısında anlatılıyor.

Başlıca hukukî kaynaklar

  1. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 159/10
  2. AİHM, Bilgen/Türkiye, B. No: 1571/07, 9.3.2021
  3. AİHM, Gülcü ve Diğerleri/Türkiye, 23.4.2024
  4. AİHM, Sözen/Türkiye, B. No: 73532/16, 9.4.2024
  5. AYM, Ahmet Özveren, B. No: 2020/18321, 7.1.2025
  6. AYM, Ali Suat Ertosun (15), B. No: 2019/9590, 8.2.2024