Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, 29 Mayıs 2025 ve 25 Eylül 2025'te verdiği dört kararla OHAL kanun hükmünde kararnamelerine dayanan kamu görevinden ve meslekten çıkarma işlemlerinin özel hayata saygı hakkı bakımından nasıl inceleneceğini belirledi. Ölçüt şu: FETÖ/PDY ile iltisak veya irtibat, ciddi, önemli ve somut objektif olgulara dayanmalı ve idari yargı bunu ilgili ve ikna edici gerekçeyle ortaya koymalıdır.

Genel Kurul dört kararın üçünde ihlal bulmadı. Halit İnciroğlu kararında ise yalnızca kanaate dayanan bir tanık beyanının ve FETÖ'nün etkin olduğu dönemdeki bir atamanın yeterli olmadığına karar verdi ve yeniden yargılamaya hükmetti.

OHAL Komisyonu, idari yargı, sonra AYM

KHK'ya ekli listede adı yer alarak kamu görevinden çıkarılanlar için Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kuruldu; Komisyon kararlarına karşı Ankara idare mahkemelerinde iptal davası açılabiliyor (685 sayılı KHK m. 1, 11; bu hükümler 7075 sayılı Kanunla kanunlaştı). Sinan Ulu kararındaki öğretim üyesi 672 sayılı KHK'ya ekli listeyle görevinden çıkarılmış, Komisyon başvurusunu reddetmiş, idare mahkemesi, bölge idare mahkemesi ve Danıştay da davayı reddetmişti (§§ 12-20).

Hâkim ve savcılar için yol farklıdır. HSK, 667 sayılı KHK'nın 3. maddesine dayanarak meslekten çıkarma kararları verdi; yeniden inceleme talebinin reddinden sonra ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda dava açılabiliyor, Danıştay Beşinci Dairesinin kararlarını İdari Dava Daireleri Kurulu temyizen inceliyor (A.S., §§ 11-17). Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru bu yollar tükendikten sonra yapılır.

Ölçüt: iltisak ciddi, önemli ve somut olgulara dayanmalı

Genel Kurul, mesleki hayata yönelik bu müdahalenin kişinin özel hayatını ciddi biçimde etkilediğini ve başvuruların özel hayata saygı hakkı kapsamında incelenmesi gerektiğini kabul etti (Sinan Ulu, §§ 69-71). Tedbir olağanüstü hâlde alındığı için inceleme Anayasa'nın 13. maddesine göre değil, 15. maddesindeki “durumun gerektirdiği ölçüde” şartına göre yapılıyor (Halit İnciroğlu, §§ 107, 131).

Mahkemeye göre devlet, kamu görevlilerinden ve özellikle yargı mensuplarından anayasal düzene sadakat bekleyebilir. Ancak sadakatten duyulan şüphe kamu görevlisinden kaynaklanan bir sebebe dayanmalı ve bu sebep ciddi, önemli ve somut objektif olay ve vakıalarla desteklenmelidir (§ 142). İnceleme, yargı mercilerinin açıkladığı gerekçeden hareketle bu olguların ortaya konulup konulmadığına ve kişinin menfaati ile kamu yararını dengeleyen yeterli bir gerekçe bulunup bulunmadığına bakar (§ 148). İltisak ve irtibat değerlendirmesi idari yargının görevidir; ceza yargısının suç değerlendirmesinden farklıdır (Sinan Ulu, § 98).

ByLock ve görgü tanığı yeterli, kanaat ve atama tek başına değil

Aşağıdaki tablo Genel Kurulun dört kararını ve belirleyici olguları gösteriyor.

KararOlguSonuç
N.E.Savcı; ByLock abone kaydıİhlal yok
A.S.Savcı; ByLock kullanımıİhlal yok
Halit İnciroğluHâkim; kanaate dayalı tanık beyanı ve atamaİhlal, yeniden yargılama
Sinan UluÖğretim üyesi; sohbet toplantıları, görgü tanıklarıİhlal yok

N.E. kararında savcının ByLock abone listesindeki kaydı, ilk kullanım tarihi, kullanıcı adı ve şifresi tespit edilmişti (§ 142). A.S. kararında başvurucunun uygulamayı yükleyip sunucuya iki yüzden fazla bağlandığı belirlenmişti; Genel Kurul ByLock kullanımı açıkça tespit edildiği için diğer delilleri ayrıca değerlendirmeye gerek görmedi (§§ 142, 146, 151). Sinan Ulu kararında sohbet toplantılarına katılma, toplantılara davet etme ve finansal destek sağlama yönündeki görgüye dayalı, tutarlı beyanlar yeterli sayıldı; başvurucunun bu tanıklarla ceza davasında yüzleşme imkânı bulduğu da gözetildi (§§ 100-103, 110).

Halit İnciroğlu kararında Danıştay davayı bir tanığın beyanına ve başvurucunun FETÖ'nün etkin olduğu dönemde HSK müfettişliğine atanmasına dayanarak reddetmişti (§ 147). Genel Kurul tanığın somut bir eylemden bahsetmediğini, beyanında kişisel yorumların ağır bastığını; atamanın örgüt amacıyla yapıldığı kabulünün başka bir delille desteklenmediğini ve iki yargı mensubunun lehe beyanlarının hiç değerlendirilmediğini tespit etti (§§ 153-154). Danıştayın da benzer durumlarda kanaate dayalı tanık beyanını ve tek başına atamayı yeterli görmediğini hatırlattı (§ 152). Sonuçta ilgili ve ikna edici gerekçe bulunmadığına karar verdi ve dosyayı yeniden yargılama için Danıştaya gönderdi (§§ 155, 167). Yeniden yargılamanın işleyişi ayrı bir yazıda anlatılıyor.

Bu dört karara 3 Eylül 2026'ya kadar atıf yapan 23 Anayasa Mahkemesi kararının 15'inde ihlal bulunmadı, 4'ünde ihlal kararı verildi, 4'ü kabul edilemez bulundu. Konuyla ilgili diğer Anayasa Mahkemesi kararları KHK ile ihraç ve OHAL tedbirleri sayfasında derleniyor.

AİHM: Pişkin kararında gerçek nedenin denetimi

AİHM Pişkin/Türkiye kararında (15.12.2020) KHK'ya dayanılarak iş sözleşmesi feshedilen bir kamu kurumu uzmanı hakkında Sözleşme'nin 6/1 ve 8. maddelerinin ihlal edildiğine oybirliğiyle karar verdi. Mahkemeye göre KHK yargısal denetimi açıkça kısıtlamıyorsa mahkemeler keyfîliği önleyecek yeterli bir denetim yapmalıdır (§ 153). İç mahkemeler feshin gerçek nedenlerini belirlememiş, bu nedenle yargısal denetim yetersiz kalmıştı (§§ 227-229). AİHM, hukuk yargılamasının HMK m. 375/1-i uyarınca yenilenmesini uygun giderim saydı (§ 240).

Sık sorulanlar

KHK ile kamu görevinden çıkarma ve AYM hakkında sık sorulan sorular

KHK ile ihraç edilen kişi AYM'ye gitmeden önce hangi yolu izler?

KHK'ya ekli listeyle kamu görevinden çıkarılanlar önce Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna başvurur; Komisyon kararına karşı Ankara idare mahkemelerinde iptal davası açılır, ardından istinaf ve Danıştay temyizi gelir (685 sayılı KHK m. 1, 11; 7075 sayılı Kanun). Sinan Ulu kararındaki başvurucu bu yolu Danıştayın onama kararına kadar tüketmişti (§§ 12-20). Hâkim ve savcılar ise HSK'nın meslekten çıkarma kararına karşı ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda dava açar.

AYM bu başvuruları hangi hak kapsamında inceliyor?

Özel hayata saygı hakkı (Anayasa m. 20) kapsamında. Mahkemeye göre FETÖ/PDY ile iltisak veya irtibat gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılmak kişinin sosyal ve mesleki itibarını ciddi biçimde etkiler (Sinan Ulu, §§ 69-71). Tedbir olağanüstü hâlde alındığı için inceleme Anayasa'nın 15. maddesindeki ölçütlerle yapılıyor (Halit İnciroğlu, § 107).

ByLock tespiti meslekten çıkarma için yeterli sayıldı mı?

Evet. N.E. ve A.S. kararlarında Genel Kurul, ByLock kullanımının yargısal mercilerce açıkça tespit edildiği durumda iltisak ve irtibat için ciddi ve objektif bir neden bulunduğunu kabul etti ve diğer delilleri ayrıca değerlendirmeye gerek görmedi (A.S., §§ 146, 151).

Ceza davasında beraat etmek meslekten çıkarmayı ortadan kaldırır mı?

Kendiliğinden kaldırmaz. Genel Kurula göre iltisak ve irtibat değerlendirmesi ceza yargısının değil idari yargının görevidir; idari yargının iltisak tespiti kişiye suç yüklemedikçe masumiyet karinesini ihlal etmez (Halit İnciroğlu, §§ 159-162; Sinan Ulu, § 98). Halit İnciroğlu ceza davasında beraat etmişti; ihlal kararı ise iltisak gerekçesinin yetersizliğine dayandı.

Davanın uzun sürmesi şikâyeti AYM'de incelenir mi?

Hayır. Makul sürede yargılanma şikâyetleri, Veysi Ado kararında belirlenen ilke uyarınca önce Tazminat Komisyonuna götürülmelidir; Genel Kurul dört kararda da bu şikâyeti başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez buldu (örneğin Halit İnciroğlu, §§ 163-165).

Başlıca hukukî kaynaklar

  1. AYM [GK], N.E., B. No: 2022/62466, 29.5.2025
  2. AYM [GK], A.S., B. No: 2023/30928, 29.5.2025
  3. AYM [GK], Halit İnciroğlu, B. No: 2023/38006, 29.5.2025
  4. AYM [GK], Sinan Ulu, B. No: 2023/57158, 25.9.2025
  5. AİHM, Pişkin/Türkiye, B. No: 33399/18, 15.12.2020